|
|
| . |
|
|
|
| ||||||||
MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN MEDYA PATRONLARINA SAĞDUYU ÇAĞRISIMedyadaki son zamanlarda kriz bahanesiyle çok sayıda gazetecinin işine son verilmesi gazeteci kuruluşlarını harekete geçirdi. Avrupa Gazeteciler Birliği, (AEJ) Türkiye Temsilciği, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Diplomasi Muhabirleri Derneği (DMD), Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD), Foto Muhabirleri Derneği (FMD), Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), Profesyonel Haber Kameramanları Derneği (PHKD), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Ankara Temsilciliği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ortak bir bildiri yayınlayarak sağduyu çağrısında bulundu. İşte dokuz gazetecilik örgütünün yayınladığı bildiri. "Biz gazeteciler, Türkiye’de yaşanan derin ekonomik krizin, bütün alanlari oldugu gibi basin sektörünü de etkilediginin, kriz öncesi yönetim anlayişinin kriz sonrasinda ayni biçimde sürdürülemeyeceginin bilincindeyiz. İçinde bulunduğumuz geminin hergün biraz daha derinlere doğru batmakta olduğunu ve geminin su yüzünde kalabilmesi için acil önlemler almak gerektiğini bizler de görüyoruz. O nedenle de krizin etkilerinin en aza indirilmesi için medya kuruluşlari sahip ve yöneticilerinin acil kararlar almak zorunda kaldiklari şu günlerde, bazi hatirlatmalarda bulunmak istiyoruz. Çünkü bu noktada dogru önlemlerin, dogru kararlarin alindigindan kuşku duyuyoruz. İçinde bulunduğumuz ortamda yapılanları, gemisi batma tehlikesi geçiren bir kaptanın, tayfalarını birer ikişer denize atması, her yeni dalgaya üçer beşer yeni kurbanlar vermesine benzetiyoruz. Ne yaptığını bilen kaptanlar, çıldırmış bir denizde sağ salim kalabilmek için her tayfanın, en az gemi kadar değerli olduğunu bilir. Oysa bizim sektörümüzde ne oluyor? Yöneticilerimiz, her dalgaya yeni kurbanlar veriyor; yıllarını bu mesleğe vermiş insanları bordrolardaki rakamlar olarak algılayıp, üzerilerini çiziveriyorlar. Ama artık işten çıkarılmak, işyerinin değişmesi anlamına gelmiyor. Bir kurumdan çıkarılan gazetecinin, başka bir gazetede, televizyonda iş bulma şansı da kalmadı. Onları aileleriyle birlikte işsizliğin kollarına atan medya sahiplerinin ve yöneticilerinin, hiç değilse bu nedenle işten çıkarma kararlarını yeniden değerlendirmelerinde yarar olduğu kanısındayız. Üstelik, medya sahip ve yöneticileri, tasarruf yolunun işten eleman çikarmak olmadigini da düşünmek zorunda. Önce insanlari harcamak yerine teknik nedenlerle yapilan harcamalar azaltilamaz mi? Rating savaşi için, milyarlar harcanmasina ara verilemez mi? Astronomik ücretli starlar yaratmaya son verilemez mi? Tasarruf için öncelikle ve asıl olarak bu yolların denenmesi gerekirken, sadece işten çıkarmalara başvurmanın, medya sektöründe ilerde onarılması imkansız yaralar açacağını hatırlatmak istiyoruz. O nedenle de bu bildiriye, “sağduyu çağrısı” başlığını koyduk. Dileriz, bu çağrı yerine ulaşır, medya sahip ve yöneticileri, işten çıkarmalardan medet ummaktan vazgeçer. Umarız, hiçbir gazeteci arkadaşımız, kurumlarının kapılarında manyetik kartları reddedilerek işten çıkarıldığını öğrenme aşağılamasıyla karşı karşıya kalmaz. Avrupa Gazeteciler Birliği
(AEJ) Türkiye Temsilciği, 05 Kasım 2001 Pazartesi
| ||||||||||
|