|
|
| . |
|
|
|
| ||||||||||
Türk kanalları Avustralya’da da ruh sağlığını etkiliyor!
Avustralya’nın dünya medyasına haber kaynağı olarak sağladığı ayrıcalık çok büyük. Türkiye gibi ülkeler arasında dokuz veya daha yukarı saat farkıyla günü daha önce yaşaması sebebiyle ajanslar Avustralya’dan sürekli haber pompalıyorlar. Özellikle magazin ağırlıklı haberlerin Türkiye’nin de aralarından bulunduğu dünya medyasındaki kullanılma oranı diğer ülkelerde meydana gelen olayların kullanılmalarından daha yüksek. Sabahleyin yayın toplantısına gelen ve üzerinde değerlendirilme imkanı bulunan bir haber, daha sonra gelen ama aceleye gelebilecek haberin kullanılmasından daha şanslı.. Asıl anlatmak istediğimiz Avustralya değil, Avustralya gibi ülkelerde yaşayan Türk toplumlarının Türkiye’deki gazete ve televizyonları izlemeleri... 1968’lerden sonra binlerce kilometre uzaktaki Avustralya’ya çalışmak için gelen Türkler, Almanya’da olduğu gibi artık “kalıcı” durumdalar. Büyük çoğunluğu Avustralya vatandaşı olan bu insanların dönüşü yok. Çocukları, torunları ve gelin, damat ve onların akrabaları sebebiyle artık Avustralya’ya Türkiye’den daha çok bağlılar. 1970’lerde Türkiye ile haftalarca süren mektuplarla haberleşebilen toplum, 1980’lerde haftada bir gelen gazeteleri takip ederek “yurttan haber” alabilmiş. Bu arada Avustralya hükümetinin yayına sunduğu Türkçe radyo ile haber akışında en büyük bağlantısı olmuş ama kendi arzu ettiği haberleri bulamamış. Avustralya’da yayınlanan Türkçe gazeteler de Türkiye haberlerini Türkiye’den gelen gazetelerden veya çeşitli yolardan temin etmeye çalışmışlar. Daha sonra “videoculuk” yaygınlaşmış. TRT ve daha sonrasında özel kanalların haber ve diğer proğramlarını videoculardan kiraladıkları kasetlerle Türkiye’yi izleme imkanı bulurken, 2000 Sydney Olimpiyatları öncesinde önce TRT-INT’nin gelmesi, daha sonra özel kanların bazılarının yayınlanması artık Türkiye ile Avustralya arasındaki binlerce kilometreyi aradan kaldırdı. Şimdi, Avustralya’daki insanlarımız da Ali Kırca’nın hangi kanala geçtiğini ve politikacılarımızı, televoleleri vs. izleme imkanını buldu!. Bu gelişmelerle birlikte Avustralya’daki Türk insanına da Türkiye’de meydana gelen gündem yoğunluğu meşgul etmeye başladı. Evinde izlediği Türk televizyonlarını bırakıp sokağa çıktıktan sonra Avustralya’nın sakin gündemiyle yüzyüze gelen Türk toplumu zaman zaman iki cami arasındaki insan durumuna düşüyor. İlk zamanlarda daha çok etkileyen Türkiye gündemi şimdilerde biraz daha sakinleşmiş durumda. Binlerce kilometre ötede Türkiye’yi “kurtaramayacağını” anlayanlar, morallerini bozacak yayınlar yerine yararlanabilecekleri veya çocuklarına, torunlarına Türkiye’nin güzelliklerini gösterebilecekleri proğramları izletiyorlar. Buna yakından tanıdığım birisinin durumunu aktararak vereyim. TRT-INT geldiğinde hemen uydu anteni balkonuna taktıran bu şahıs daha sonra özel kanallara da ilk abone olanlardandı. TRT-INT zamanlarından Türkiye’den izlediği haberleri sıcağı sıcağına bana aktarıyor ve hemen yorumlarını da yapıyordu. Yani, Türkiye’nin nasıl kurtarılacağını anlatıyordu. Gazeteci olarak da benim görüşlerimi sormayı ihmal etmiyordu. Söylediklerimiz işine gelirse hoşlanıyor, işine gelmezse “Filan kanalda falanca şunu söyledi ama” diyerek izlediği kanalarda olup bitenleri aktarıyordu. Şimdilerde aynı şahıs artık eskisi gibi her proğramı izlemiyor. Çünkü, zamanla izlediği proğramlardan ruh sağlığının bozulduğunun ve Avustralya’dan Türkiye’yi kurtarmasının mümkün olmadığını biraz olsun anladı. Bu arada işini de aksattığını gördüğü için televizyon karşısında geçirdiği zamanların boşuna olduğunu idrak etmeye başladı. Avustralya’da İngilizceyi iyi konuşamayanlar, yani genellikle Türkiye’den belli yaşın üzerindeyken gelmiş olanlar Türk kanallarını izleyip yorum yapıyorlar. Gençler ise Türk kanallarını izleme yerine Avustralya kanallarını izlemeyi tercih ediyorlar. Kuşaklar arasındaki bu çatışma ayrı bir yazı konusu olacak durumda. İtiraf etmek gerekirse Türk kanalları dünyada bir çok ülkeye nasip olmayacak derecede izlenme imkanına sahip. Dünyanın hemen her yerine yayılmış durumdaki Türkler’in arzusu sebebiyle Orta Asya başta olmak üzere, Avrupa, Amerika ve Avustralya vs. gibi bir çok ülkede izlenme arzusuyla evlere giren dünyada kaç televizyon kanalı var? Türkler, televizyonları izleme arzusu kadar gazeteleri takip etmeye meraklı değiller. Gazeteleri daha ziyade internetten izliyorlar. Gazeteleri izleyenlerin eğitim düzeyleri yüksek. Eğer sınıflandırmak gerekirse yurtdışındaki Türkler’den üniversite mezunu olanlar ve okuma-yazmaya meraklı olanlar internetten gazete ve haberleri izlemeyi tercih ederken, eğitim düzeyi daha düşük olanlar da televizyonları izlemeyi tercih ediyorlar. Elbette eğitim düzeyi yüksek olanlar da televizyon izliyorlar fakat onlar daha ziyade belli proğramları izlemekle yetiniyorlar. Yurtdışındaki Türkler’in interneti izlerken nasıl hareket ettikleri ve bazı gazetelerin internetten izlenme oranlarının Türkiye’deki satışlarıyla doğru orantılı olmadığını ifade etmekte yarar var. Onları da bir başka yazıda geniş şekilde aktarılabilir. Fakat, Türkiye’deki televizyon kanallarının yurtdışında izlendikçe olumlu ve olumsuz etkileri artarak devam ediyor. Olumlu etkileri Türkçeyi özellikle yeni nesillere aktarmaları. (Kullandıkları Türkçe tartışılabilir.) Olumsuz etkileri ise bulunduğu ülke ile Türkiye televziyon kanallarını kıyaslayan vatandaşlarımızın olur olmaz saatte çocukları ile izlenmeyecek yayınları gördükçe yabancı kanalların daha muhafazakar olduğunu kabul etmeleri. Yurtdışından Türk internet medyasının nasıl göründüğü ise ayrı bir yazı konusu... ------------------------------------------------------------ 30 Aralık 2001 Pazar
| ||||||||||||
|