|
|
| . |
|
|
|
| ||||||||||
Medyada yoğun şekilde yaşanan işten çıkarmalara Gazeteci Başbakan Ecevit ve Gazeteciler Cemiyeti aynı tavrı koyduGAZETECİLERE KIYIM VAR AMA ELİMİZDEN BİRŞEY GELMİYOR!
Başbakan Ecevit, basın mensuplarının kitlesel boyutlara ulaşan basındaki işten çıkarmaları gündeme getirmesi "Basın, sorunlu bir dönemden geçiyor. Gazetelerde son günlerde büyük bir kıyım var. Ancak, elimizden birşey gelmiyor. Yetkimiz yok" diye konuştu. Ayrıca bunun görevleri de olmadığını belirten Ecevit, ancak görüştüğü gazete yöneticilerine bu yönde telkinlerde bulunabileceğini ifade etti. Basın meslek örgütlerinin son dönemde yaşanan işten çıkarmalarla ilgili bir rapor hazırlayacağının belirtilmesi üzerine Ecevit, bu çalışmanın kendisine de verilmesinden memnuniyet duyacağını söyledi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, basın sektöründe işten çıkarmaların ulaştığı boyutun, Türk basın tarihinin "kara lekelerinden birini oluşturduğunu" bildirdi. TGC Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, medyada yaşanan işten çıkarmaların "kıyım düzeyine" ulaşmasından duyulan kaygının daha önce dile getirildiği ve yöneticilere "yanlışlarının faturasını çalışanlara yüklemekten kaçınmaları" uyarısında bulunulduğu hatırlatıldı. TGC açıklamasında şöyle denildi: "Ancak son kriz bahane edilerek yeni kıyım listelerinin uygulamaya konulduğu, bir yandan gazeteciliğe umutla adım atmış gençlerin, bir yandan da işyerlerine güvenerek yaşamlarına yön vermiş yetişmiş gazetecilerin işlerine sorumsuzca son verildiği görülmektedir. İşten çıkarmaların ulaştığı boyut, Türk basın tarihinin kara lekelerinden birini oluşturuyor. Hesapsız yatırımların işyerlerine yüklediği maliyetin, kriz gerekçegösterilerek çalışanların sırtından karşılanmaya kalkışılması, kamuoyunun da dikkatinden kaçmamakta, yaşanan güven bunalımı daha da yoğunlaşmaktadır. Bu tür subjektif uygulamaların, basın çalışanlarının örgütsüzlüğünden cesaret aldığı da yadsınamaz bir gerçek olarak kanıtlanmaktadır. Medya sermayesi ile siyaset ilişkilerinin ulaştığı düzeyin de uygulamanın etkenlerinden biri olduğu gözlenmektedir. Toplu kıyımların, yasanın gereklerine aykırı düşmesine karşın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ilgisizliğinin ise vurgulanması gerekli olumsuz bir destek olarak medya yöneticilerine güç verdiği ortadadır. İhbar ve kıdem tazminatlarının ödenmemesi, çıkarılanlardan baskı yoluyla ibra için imza alınmaya çalışılması, uygulamaların yasadışı yönlerinden bir başkasını oluşturmaktadır. Basın sektörünün içine düşürüldüğü bunalımın çözüme ulaştırılması için, sorumluları bir kez daha sağduyuya çağırmayı zorunlu görmekteyiz." Diğer yandan Başbakanlık Merkez Binası'nda Başbakanlık faaliyetlerini izleyen basın mensuplarının merdivenlerden uzakta görev yapmaları ile ilgili uygulama, yürürlüğe konuldu. 01 Mart 2001 Perşembe
| ||||||||||||
|