ANA SAYFA
AKTÜEL
  Medyascope
  Medyajans
   Yazarlar
  Röportaj/Sohbet
  Tirajedi Raporu
AKADEMEDYA
  Araştırmalar
  Media Studies
  Medya Kitaplığı
  Media Net Link
  Köşelerde Medya
  Meslek İlkeleri
KO'MEDYA'
  Tezcanlık
  Karikatür
  Meslek İlkelleri
  MedyaRazzi
FORUM
  Sizden Gelenler
  MedyaKritik
  Chat/Sohbet
  Tekzip-Açıklama
MESLEK ÖRGÜTLERİ
  TGC
  TGS
  Basın Konseyi
  Örgütlerden
İLETİŞİM
  

Ev Sahibimiz
Bir-Net
TEŞEKKÜRLER

Özgür Gazeteciler Platformu
 

Medya Gerçeği

Noam Chomsky

Tümzamanlar Yayıncılık

Independent On Sunday, 1996 yılının son günlerinde, 21.Yüzyılı düşünceleriyle yönlendirecek kişilerin isimlerinin yer aldığı bir liste yayınladı. Önümüzdeki yüzyıla ışık tutacak 40 düşünürü seçerken, onların kendi konularında belli bir otoriteye sahip olmalarını, meslektaşları ve okuyucuları tarafından görüşlerine itibar edilmesi kıyas alınarak hazırlanan listede çağımızın en etkili isimleri yer alıyordu.

Alman tarihçi Hans Magnus Enzensberger, Horward Üniversitesi Profesörlerinden Samuel Huntington, Politika tarihçisi Paul Kennedy, İletişimbilimci Neil Postman, Bilimkurgucu Nicholas Negroponte, Postmodernizm kavramını ortaya atan Jean Baudrillard, bu listeye giren ünlü düşünürlerden bazıları. Ve tabiki bir de Noam Chomsky.

Noam Chomsky için kullanılan ifade aynen şöyle: “Devrimci, dilbilimci ve MIT (Massachusetts Institute of Technology) profesörü Chomsky, Amerikan Emperyalizmini ve onunla kolkola giden medyayı acımasızca eleştiriyor. Amerikan entellektüel çevrelerini aldırmazlıkla itham eden Chomsky, Aydınlanma fikirlerinin önümüzdeki yüzyılda da yaşatılması gerektiğini savunuyor.”

Chomsky’yi bir-iki cümleyle anlatmak öyle kolay bir iş olmasa gerek. Biz burada Chomsky hakkında bilgiler vermekten ziyade, onun Türkçe’ye çevrilmiş 12 kitabından biri olan “Medya Gerçeği” nden sözedeceğiz.

“Medya Gerçeği” nin çatısını, Noam Chomsky’nin CBC (Canadian Broadcasting Corporation) radyosunda Kasım 1988’de verdiği “Massey Dersleri”oluşturuyor. “Massey Dersleri” Eski Kanada genel valisi Vincent Massey onuruna verilen, seçkin otoritelerin genel ilgi alanlarındaki araştırma ve çalışmalarını duyurabilmeleri için 1961’de CBC tarafından başlatıldı. Bu dersler, modern çağın ileri demokratik sistemlerinin işleyişiyle, özellikle de düşüncenin ve anlayışın, ülke içindeki ayrıcalıklı kesimlerin çıkarları doğrultusunda şekillenişiyle ilgili belirli sonuçları ortaya koymaktaydı.

Kitap beş bölümden oluşuyor. Demokrasi ve Medya, Düşmanı Kontrol Altına Almak, İfade Edilebilir Olanın Sınırları, Hükümetin Uzantıları ve Yorumların Faydası. Ayrıca Chomsky’nin çeşitli yayın organlarında yayınlanmış onsekiz tane makalesi de, ekler bölümünde okuyucuya sunuluyor. 

Chomsky toplumların kendilerini ifade edebildikleri tek sistemin demokrasi olduğunu savunuyor. Ancak nasıl bir demokrasi!.. Halkın gerçek anlamda egemen olduğu, kamunun tamamen halkın hizmetine girdiği ve en önemlisi, medyanın halkın menfaatlerinin savunucusu olduğu bir demokrasi. “Medya, haberlerin ve çözümlemelerin çatısını yerleşik ayrıcalıkları destekleyen bir çerçevede kurarak zve bu doğrultuda her türlü tartışmayı sınırlayarak, birbiriyle sıkı sıkıya kaynaşmış olan devletin ve şirketlerin çıkarlarına hizmet etmektedir.”
“Propaganda Modeli” Chomsky’nin 1988’de  Edward Herman’la ortaya attığı bir teori. Bu teori, demokrasilerde, yönetenlerle medyanın nasıl el ele verip halkı yönettiklerini anlatıyor. “Propaganda Modeli”ne göre medya-yönetici ikilisinin temel amacı “Rıza İmalatı”nı gerçekleştirmektir. Bunu da, Chomsky’nin “Gerekli Yanılsamalar” dediği konseptle sağlar. “Gerekli Yanılsamalar” yani; insanları alakasız düşünceye sevkederek asıl gündemden ve asıl bilgiden uzaklaştırmak.

“Demokratik liderler, insanların fikirleri ve programları destekleme görevini yerine getirirken bilimsel ilkeleri ve sınanmış pratikleri uyfulayarak, toplumsal düzeyde temel öneme sahip hedeflere ve değerlere rıza gösterilmesinin... üretilmesinde... rol oynamalarıdırlar. İkna etme özgürlüğü eğer birkaç elde toplanıyorsa, özgür bir toplumun niteliğinin bu olduğunu kabul etmemiz gerekir.”

“Kontrol Altına Alma” söylemi de tıpkı “Rızanın Üretilmesi” gibi bir şeydir Chomsky’e göre. ‘Kontrol Altına Alma’, söylemi global yönetim projesine savunmacı bir çehre kazandırmak amacıyla geliştirilmiştir ve dolayısıyla ülke içindeki düşünce denetimi sisteminin bir parçası işlevini görmektedir. Ülke içinde rızanın üretilmesi, ‘Kontrol Altına Alma’ denilen bu global politikanın içerdeki karşılığıdır. Hem maddi hem de manevi, ağır olabilecek olan ‘Kontrol Altına Alma’ politikasının bedelinin içerdeki halka ödettirilmesi gerektiğinden, bu iki politika aslında sıkı sıkıya içiçe girmiş durumdadır.”

Rıza üretiminde asıl hedef, kendilerini toplumun önderleri sayan entellektüeller, aydınlar ve düşünce önderleridir. Sıradan insanların zaten detaylarla uğraşmayacağı ve yüzeysel düşününeceği bilinir. “Bir programın ayrıntıları sıradan insanları pek ilgilendirmez.  Önemli olan, topluluğun liderlerinin planı nasıl değerlendirdiğidir.”

Chomsky, demokratik toplumları kontrol altında tutmanın en etkili aracının propaganda olduğunu savunurken bir benzetme yapıyor. “Totaliter toplumlarda insanların başlarına vurulan sopa neyse, demokrasilerde de propaganda odur.”

Chomsky çalışması hakkındaki düşüncesini şu cümlelerle dile getiriyor. “Kişisel duygum o yöndedir ki, demokratik toplumların yurttaşları kendilerini manipülasyon ve denetimden korumak ve daha anlamlı bir demokrasinin temelini atmak üzere bir entelektüel özsavunma biçimi geliştirmeleridir. Gerek bu kitabı, gerekse kitap boyunca değinilen diğer yapıtların büyük bölümünü motive eden kaygı budur.”


Hazırlayan: Ertuğrul Acar