ANA SAYFA
AKTÜEL
  Medyascope
  Medyajans
   Yazarlar
  Röportaj/Sohbet
  Tirajedi Raporu
AKADEMEDYA
  Araştırmalar
  Media Studies
  Medya Kitaplığı
  Media Net Link
  Köşelerde Medya
  Meslek İlkeleri
KO'MEDYA'
  Tezcanlık
  Karikatür
  Meslek İlkelleri
  MedyaRazzi
FORUM
  Sizden Gelenler
  MedyaKritik
  Chat/Sohbet
  Tekzip-Açıklama
MESLEK ÖRGÜTLERİ
  TGC
  TGS
  Basın Konseyi
  Örgütlerden
İLETİŞİM
  

Ev Sahibimiz
Bir-Net
TEŞEKKÜRLER

Özgür Gazeteciler Platformu
 
Medya Ninnileri
Nurdoğan Rigel
Sistem Yayınları
Çocukluğumuzda uyutmak ve avutmak için büyüklerimiz bizlere ninni söyler, masal anlatırlardı. Bizler hayal gücümüzü kullanarak çeşitli hülyalara dalar, başka alemlere göçerdik. Bazen hayal ederdik; bizler de büyüyünce çocuklarımıza, böyle ninni söyleyecek masal anlatacak mıydık? O günlerin bir an önce gelmesini arzulardık. Artık dinlemenin değil anlatmanın ta zevkini yaşamak isterdik.
Masal kahramanlarımız vardı çocukken. Ağzımız açık dinlerdik maceralarını. Neye ve kime benzediklerini bilmezdik. İster kör ister topal, ister tipsiz ister çelimsiz olsunlar, hiç önemli değildi; çünkü onlar kahramanlarımızdı.
Büyüyünce kahramanlarımız da değişmişti. Madonna, Michael Jackson, Elvis Presley, Silvester Stallone, Elizabeth Taylor, Tarkan, Riky Martin... Şimdiki çocuklar da artık masal yerine, çizgi film kahramanları ile yataklarına yatar, yataklarından kalkar oldular. Küçükken Kaf Dağı'nın neresi olduğunu bilmezdik. Büyüyünce Kâf dağının aslında Hollywood tepesinden başka bir yer olmadığını anladık.
Ancak ne bilebilirdik hayatımız boyunca ninnilerle avutulacağımızı, sürekli masal dinleyeceğimizi. Büyüyünce hayal kırıklığı yaşayacağımızı kim bilebilirdi ki?
Nurdoğan Rigel; " Medya Ninnileri" adını verdiği çalışmasında "Medya, kişilerin beyinlerine binlerce imajı, görüntüyü naklediyor. Uyku ve iş zamanları dışında içine girdiğimiz bu dünya, aynı zamanda düşüncelerimize olduğu kadar hayallerimize de hükmediyor. Her şeyi genlere ayrıştırarak bizlere gerçekle düş arası yeni bir yaşam atmosferi sunuyor. Kendi tanrılarını medya, hepsine bir görev yüklüyor. " derken bizlere, çocukluk hayallerimizi kimlerin çaldığını, nasıl hayal kırıklığına uğradığımızın ipuçlarını veriyor.
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi olan Doç. Dr. Nurdoğan Rigel, günümüz insanın komple olarak medya endüstrisinin elinde olduğunu savunuyor. "Gerçek yaşamın sıkıntılarını, düş dünyasının uyuşturan yumuşaklığında uyutuyor. Medya dünyası sanki bir marina. Herkese algılamasına ya da dalgalardan kaçışına uygun bir çekek yeri sunuyor."
Medyanın taşıyıcısı durumundaki yeni kültüre kitle kültürü adı veriliyor. Her şeyin standartlaştırıldığı ve tektipleştirildiği kitle kültüründe insanlar, hayatlarının başkaları tarafından formüle edildiği bir dünyada yaşamak durumunda bırakılıyor. Ve Rigel nasıl tembelleştirildiğimizi yüzümüze vuruyor.
"Okuması, seyretmesi, dinlemesi kolay mesajları çözümlemek için düşünce mekanizmamızı devreye sokmuyoruz. Ve masal dünyasının yumuşaklığını, her zaman gerçekliğin sert rüzgarına tercih ediyoruz. Bu psikolojik çözümlemenin bilincinde olan medya endüstrisi, hemen ardarda çizgi kahramanlar yaratmayı amaçlıyor. Öyle ki artık siyasi liderler de çizgi kahraman haline getiriliyor."
George Orwell'ın büyük eseri "1984" te, "Büyük Birader" düşünceyi durdurmak ve yaratıcı zekayı yok etmek için şöyle bir yol bulmuştu. " Sözcük sayısı her yıl biraz daha daralacak. Şimdi bile düşünce suçu işlemek için ne bir neden, ne bir özür var. Tüm iş kendini biçimlendirmek ve denetleyebilmek. Ama sonunda buna da gerek kalmayacak."
"Medya Ninnileri" bir bölümü kitap ve dergilerde yayınlanmış 17 makaleden oluşuyor.
Böyle bir çabanın içine girmesini yazar; "yeni soru işaretleri oluşturup, medyanın bizden almaya uğraştığı düşünce gücümüzü yeniden ele geçirme çabasına ivme kazandırmaktı. Bir diğer amacım da, daha önce olanak bulup yayınlayamadığım çalışmalarımın özetlerini, 23-73 yaş grubunda, "mış gibi" olma uğraşı içindekilerden korumak." cümleleriyle açıklıyor.
Hazırlayan: Ertuğrul Acar