ANA SAYFA
AKTÜEL
  Medyascope
  Medyajans
   Yazarlar
  Röportaj/Sohbet
  Tirajedi Raporu
AKADEMEDYA
  Araştırmalar
  Media Studies
  Medya Kitaplığı
  Media Net Link
  Köşelerde Medya
  Meslek İlkeleri
KO'MEDYA'
  Tezcanlık
  Karikatür
  Meslek İlkelleri
  MedyaRazzi
FORUM
  Sizden Gelenler
  MedyaKritik
  Chat/Sohbet
  Tekzip-Açıklama
MESLEK ÖRGÜTLERİ
  TGC
  TGS
  Basın Konseyi
  Örgütlerden
İLETİŞİM
  
ICQ:25171964

Ev Sahibimiz
Bir-Net
TEŞEKKÜRLER

Özgür Gazeteciler Platformu
 

Alev Alatlı
İdeolojisizlik ideolojisi!

Merve Kavakçı vakası uzadıkça asıl meselenin üstüne yığılan toprağın hacmi daha da artıyor. Asıl mesele yani Amerikan, İngiliz, Sudan, Çin, Alman ya da herhangi başka ülke vatandaşlarının TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'nde ne işleri olduğu meselesi. Geleceğini başka bir ülkenin bayrağı altında gören, başka bir ülkenin, bu durumda ABD'nin, bayrağına biat etmiş, ABD'nin çıkarlarını koruyacağına dair kutsal bildiği herşeyin üstüne YEMİN ETMİŞ birisinin TÜRKİYE Büyük Millet Meclisinde ne işi var?!
Çocuklarını doğurmak üzere New York'a taşınan yeni zengin eşlerini, ülkeyi dolandırdıktan sonra ABD'nin müşfik kollarına atılan hırsızları uğursuzları bilirdik ama bu arsızlığın, bu utanmazlığın Türkiye Büyük Millet Meclis'ine de taşınmış olması düpedüz dehşet verici! Daha da dehşet verici olan, sol, sağ, orta, Cumhuriyetçi, liberal ya da muhafazakar ya da İslamcı basından hiç bir kalemin, parlamentoyu fiilen sömürge parlamentosu haline getiren bu uygulamaya, bu ağır tahkire işaret etmemiş olmaları! Kavakçı'nın evliliği hülle olsa ne olur, aşk evliliği olsa ne olur?! Amerikan vatandaşlığını siler mi? Kadının geleceğini 'Amerika'da görürken, bir de milletvekili olmaya soyunmuş olması gerçeğini siler mi?
Başka ülkelerin vatandaşları bu insanlar, bu YABANCILAR, yarın TBMM'nin muhtelif komisyonlarında görev almayacaklar mı? Ya da ve mesela "Dışişleri Bakanı" olduklarında, Türkiye'nin ve sadece Türkiye'nin çıkarlarını kollayacaklarına ihtimal verilebilir mi? Bu insanlara "devlet sırları" emanet edilebilir mi?
Namus ve şeref kavramlarından nasiplerini asgari ölçülerde almışlarsa, asla! Onlar namuslu insanlar ise, üzerine yemin ettikleri bayrağın - bu durumda ABD'nin - çıkarlarını korumakla yükümlüdürler. Şeref, onur, dürüstlük bunu gerektirir. Dünyaya vatandaşı oldukları ülkenin gözlükleri ile, vatandaşı oldukları ülkenin çıkarları doğrultusunda bakmaları gerekir. Ahlaklı olanı budur. İyi. İyi de, çıkmaz sokak. Ahlaklı iseler de Amerika'ya yararlar, ahlaksız iseler de Amerika'ya - veya Almanya'ya, veya Sudan'a veya başka bir ülkeye. Kavakçı durumunda katmerli ironi kadının bir de İranlı idealistleri sokağa döken 'Müslüman' olması.
Bize gelince, 'hoşgörü' diye diye törpülediğimiz ideolojilerimizi sonunda 'ideolojisizlik' düzeyine indirmeyi başardık. Bundan böyle ne 'muhafazakarlar'dan fayda var, ne de 'ilericiler'den. Akit'le Cumhuriyet'in birleştiği 'ideolojisizlik' noktasında, 'Aman ABD çıkarları Türkiye'nin çıkarları ile hep çakışsın, hiç çelişmesinin!' diye dua etmekten başka çaremiz yok.