forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

ÖLÇÜT KAÇINCA…

Aktif .

ETİKETLER:Ümit Otan

ÜMİT OTAN /  EGE’DEN

Yeni yılın ilk ve “taptaze”  günü. Açtım önüme medyamızın bütün gazetelerinin birinci sayfalarını… Biri dışında tüm gazeteler, “gündemdeki en önemli” sıralamasında neredeyse “mutabık”  kalmışlar. “İşte bak, bunlar yandaş ya da taraftar medya” çığlıkları atmaya hazırlananlara da bir “soğuk duş” etkisi sunuyor.


Milliyet, Posta, Radikal, Birgün, Evrensel, Milli Gazete, Tercüman, Ortadoğu, Güneş, Sözcü, Referans ve Dünya gazeteleri, manşetlerinde önceliği yeni yıl zamlarına vermişler. Dar gelirlilerin yeni yıla başlarken en çok ilgilenecekleri konu bu çünkü.

Hürriyet, Vatan, Akşam, Taraf, Star, Yeni Şafak ve Zaman da, Özel Kuvvetler’deki gizli belgeleri inceleyen Hakim Kadir Kayan’ın askerlerce izlendiği haberlerini öne çıkarmışlar.

Şimdi iki taraftaki gazetelere bir kez daha bakınız.

Bir “yandaş bloğu” görmenin olanağı var mı?

Yok.

Sıra geldi, “ayrıksı” olana, Cumhuriyet’e.

Manşete Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un “Güçlü Türkiye” tümcesi uygun görülmüş. Haberin devamına baktım, Başbuğ’un yeni yılla ilgili bir iyi dilek mesajı. Hepsi bu.

Zamlar yanda tek sütun.

“Yine Cumhuriyet’e mi taktın”  “fırçaları” yiyeceğimi biliyorum, ama benim derdim başka.

Gazeteciliğin en önemli “görünmeyen ilkesi”, toplumu en çok ilgilendiren, sarsan gelişmeleri sıraya koyarken kullandığımız ölçüttür. Bu ölçüt kaçtığında, inandırıcılık da yara alıyor. Haberler de yorumlar da ahkamlar da büyüsünü yitiriyor.

Görmediğimiz, bilmediğimiz bir olayı bize aktaranın “samimiyetini”, “ne yapmaya çalıştığını”, neyi ne kadar bildiğini, çarpıtıp  çarpıtmadığını ya da bilerek, bilmeyerek bizi hangi ahkama boğduğunu nasıl anlayacağız?

Tam da burada “Bitmeyen Senfoni”ye geldi sıra…

Büyük şirketlerden birinin genel müdürü, “klasik müzik hastası”. Kente gelen ünlü bir orkestranın vereceği Schubert konserinin en önemli parçası da “Bitmeyen Senfoni”. Genel müdür, o kadar yoğun ki gitmesi olanaksız. Davetiyeyi şirketin insan kaynakları müdürüne verip, “Bu konsere git ve bana izlenimlerini aktar” diyor. 

İnsan kaynakları müdürü, konserden sonra izlenimlerini ve önerilerini şöyle sunuyor, genel müdürüne:


. Dört obuacı konserin önemli bir suresinde boş oturdular. Bunların sayısı azaltılırsa konsere daha çok katkıda bulunurlar.  

. Orkestrada on iki kemancı var. Bunların hepsi aynı anda hareket ediyorlar ve aynı notaları seslendiriyorlar. Kesinlikle personel tasarrufu yapılmalıdır.  

. Onaltılık notalara ağırlık verilmiş. Doğrusu, büyük ziyan. Seyirciler sekizlik ve onaltılık notalar arasındaki farkı anlamaz. Bu nedenle; onaltılık notalarla eser çalarak yüksek ücret alan elemanlar yerine, sekizlik notaları çaldırıp, düşük ücretle çalışan stajyerler kullanılmalıdır. 

. Yaylı sazların çaldığını nefesli sazlar aynen tekrarlıyor. Bu durum gereksiz tekrardan başka bir şey değil. Tekrarlar önlendiğinde, iki saatlik konser yarı yarıya inecektir. 

Özet olarak, eğer Schubert bu önlemleri alsaydı, “Bitmemiş Senfoni” kesinlikle biterdi.

Nasıl ama?

 E Mail: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir  

Ümit Otan'ın yazıları aynı zamanda http://www.t24.com.tr de yayınlanmaktadır.