AMERİKA'NIN HABER KAYNAĞI BEYAZ TÜRKLER'Dİ...
Emekli Büyükelçi ve Taraf Gazetesi yazarı Temel İskit, Wikileaks Belgeleri'nde Türkiye'yle ilgili bölümlerin Beyaz Türkler'in görüşleri çerçevesinde şekillendiğini söylüyor. İskit Neşe Düzel'in 'Kim bunlar' şeklindeki sorusuna şu cevabı veriyor: İstanbullu işadamları, Cumhuriyet gazetesi çizgisi düşünürleri, yazarlar, bazılarının adında stratejik kelimesi olan, ulusalcılara bağımlı birtakım sivil toplum kuruluşları...
Taraf Gazetesi'nde Neşe Düzel'in Temel İskit'le yaptığı söyleşiden bir bölüm... ...
En fazla Edelman’ın ön yargılı olduğunu söylediniz. Büyükelçi Edelman zaten bir neocon değil miydi?
Evet. O da, “Ortadoğu’da Amerikan hâkimiyetini kuracağım, Irak’ı işgal edeceğim, petrole hâkim olacağım” diyen bir neocondu. İslami referansları olan AK Parti’nin reformlar yapabileceğini, AB yolunda ilerleyebileceğini, İslam’la demokrasiyi barıştırabileceğini kesinlikle göremedi, olayları değerlendiremedi. Sonuçta dört Amerikan büyükelçisi de Washington’u yanıltıcı mahiyette mesajlar geçtiler. Zaten Washington da onlardan öyle raporlar bekliyordu, çünkü orada da o sırada neoconlar iktidardaydı. Bush iktidarı, büyükelçilerinden duymak istediğini duydu ve politikasını da ona göre oluşturdu. Kaynakları yanlıştı bu büyükelçilerin...
Kimdi kaynakları?
Benim gördüğüm kadarıyla “laik” denen kesimdi. Bunu açıkça söylemek lazım. O dönemde Amerikan büyükelçisiyle görüşenler daha ziyade “beyaz Türkler”di...
Kim bu beyaz Türkler?
İstanbullu işadamları, Cumhuriyet gazetesi çizgisi düşünürleri, yazarlar, bazılarının adında stratejik kelimesi olan, ulusalcılara bağımlı birtakım sivil toplum kuruluşları... Amerikan büyükelçileri onlarla konuşarak yanıldılar. Kısacası...
Evet...
Amerika’nın Ankara büyükelçilerinin temas ve bağlantı noktaları, Türkiye’deki yüzde 42’lerdi. Yüzde 58’lerle bağ kuramadılar ve Türkiye’nin büyük bir değişim geçirdiğini göremediler. Sonuncusu ayılmaya ve gerçekleri görmeye başlamıştı ki o da Bağdat’a tayin oldu. Şaka değil! AK Parti sekiz yıldır tek başına iktidarda. Dört yıl yanılırsın ama sekiz yıl boyunca yanılmak olmaz.
Amerikan büyükelçilerinin Washington’la yazışmaları, bize Amerika-Türkiye ilişkileri konusunda ne tür ipuçları veriyor?
Bugüne kadarki bir mit ortadan kalktı. Amerika’nın bizim kaderimizde birinci rol oynayan unsur olduğu efsanesi bitti. Birinci ipucu bu. Bizi Amerika’nın idare etmediğini artık biliyoruz. WikiLeaks sızıntılarının ait olduğu 2000-2010 yılları arasındaki dönemde, Amerika’nın Türkiye üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu ortaya çıktı. Hatta şaşkınlar ve Türkiye’yi yanlış değerlendiriyorlar. Amerika’nın Türkiye’deki iktidarları getirip götürdüğü efsanesini artık unutmak lazım.

