Bizim bağın üzümleri...
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Sacit Aslan, İzzet Çapa, Muhsin Kızılkaya, Turgay Güler , Merve Boluğur ve diğerleri...
Bu sabah Uçankuş TV’de Sacit Aslan ile İzzet Çapa arasında muhteşem bir tartışma vardı , marjinaller , ahlak üzerine .
Gene ne varsa magazinde var hep söylerim , hep yazarım magazinciler bu ülkede çağın antalojisini yazıyorlar , benim diyen gazetecilerin yapamadığı onların sözleri, magazin görüntülerinde saklı .
Tartışma mealen şöyle oldu ;
Örneğin , adam nikahlarında şahit olduğu en yakın arkadaşının eşini ayartıyor . evine girip çıktığı ailenin kızına göz koyuyor gibi durumlar....
Sacit Aslan için bunlar kabul edilmez davranışlar .
İzzet Çapa ise ahlaken hemfikir Sacit ile ama özel hayatına karışmıyor insanların .
Biraz ‘ Hayrola Hasan Efendi .....seyirdi ‘ oldu ama durum böyle, ben ne yapayım !
İzzet biraz ‘ Bana ne’ ci , pratikte haklıdır da , adam ne halt ederse etsin İzzet’e ne !
Hatta daha ileri gidelim böyle insanlarla röportaj da yapabilir, dükkanında müşterisi de olabilirler .
Ekmek parası faslına girer , hatta söz konusu kişilerin ‘ahlaksız’ özelliklerini bilmeyebilir, veya açığa çıkmamış kimbilir ne kepazelikleri biliyordur da ne yapabilir , ne diyecek ‘arkadaş sen yaramaz bir adamsın sana servis açtırmıyorum ‘ mu ?
Amerika’da çocuk tacizci ve bilumum sapıklar şartlı tahliyelerinden sonra ev bulamadıklarından onlar için bir mahalle kurulmuş , adalet, hukuk, devlet olmanın yüksek bilinci devrede.
Biz bunları ıskaladığımız için sapıklarımızla , hırsızlarımızla , karısını doğramış katillerimizle , ve sanki adam kalmamış gibi sahtekarlıktan yargılanan adamı parti yönetimine seçebilen politik anlayışla hep beraber yaşamaya , yemeğe , içmeye alıştırılmış vaziyetteyiz ya da alıştırılmaya çalışılıyoruz İzzet Çapa neylesin.
Aslında İzzet bu tartışmaya esnaf müşteri ilişkileri düzleminde bakıyor .
Sacit ise bunca yaşamışlıktan sonra feylesof noktasına gelmiş, aslında gerçek marjinal olan Sacit, İzzet değil , İzzet çoktan çizilen yeni müesses nizamın parçası , bunun için hiç işsiz kalmayacak.
Evet görüntüye aldanmamak lazım , Sacit Aslan’ın klasik giyim tarzı , kullanığı dil , olaylara bakışından umulmaz ama artık marjinal olan Sacit Aslan bunun için en sevilen , en istenen açık ara o , hakkını alıyor mu ayrı konu .
İzzet Çapa ‘ Zaten dünyada , her yerde böyle, eh bizde neler gördük , annesinin kocasını ayartanlar, üvey kızıyla evlenenler, ee bunları eleştirirsek o zaman bizde eleştirileceğiz , niye magazin programı yapıyoruz mealinde bir konuşma yaptı. Konuşma sevimsizdi ama kendisi o kadar sevimli ki !
Radikal Demokrasinin sakıncası klanlara ayrılmaya açık olmasıdır , malum bütün kalınırsa yol su elektrik, okul geliyor !
İzzet Çapa ne var ki ; neredeyse Muhsin Kızılkaya’nın teleffuz ettiği Radikal Demokrasinin örneği, çok tatlı bir paralelelik !
Çapa hizmet sektöründen olduğundan ‘şimdi’ ağır basıyor düşüncelerinde , Kızılkaya için ise ‘sonra, gelecek’ var gibi.
İzzet zararsız .
Ama bu işler paradoksal yani malumunuz ‘aykırı düşünce’ ile izah edilmiyor hukuk devletlerinde , düşünce olmadıkça aykırısı , ahlak olmadıkça gayrısı yok , sadece şu sıralar da olduğu gibi ‘La’ var.
Uygarlıklar tohumlarını koruyor , bizim gibi ‘ aahh bir zamanlar Bursa şeftalisi vardı tadından yenmezdi ‘ demiyor , korumanın ötesinde saklıyor , satacaksa genleriyle oynamış bir sene sonra meyve vermeyen tohumu kakaklıyor .
Turgay Güler romanında yazmıştı bu tohum meselesini , romanın başı biraz Bilbilik sonu Amerikan Science Fiction filmi olmuş ama olsun !
Çocukta , her hafta karşısında avaz avaza konuşan profesörü sabırla dinlemekten roman yazacak kafa kaldıysa bu kadarına bile şükretmek lazım.
Uygarlıklar genç nesilleri koruyor , geleceği özenle yetiştiriyor , önünde buluşacakları heykeller yapıyor , biz yol kenarlarına çiçeklerden garip şekiller yapıyoruz şimdi çakıl taşları ve bayıra çizilmiş bir ev üzerine çalışıyorlar , herhalde otoyollara bakan milyon dolarlık evlere manzara olsun diye , tek kelimeyle facia.
Uçankuş sabahları bir alem , iyi oyunculara örnekler ise Tatlıtuğ ve galiba Kenan İmirzalıoğlu idi.
Dünyaca ünlü aktrist Lauren Bacall’ın şu sözlerini duymadıysanız kayda geçirin derim, ben öyle yaptım : ‘Büyük aktörler hakkında konuşurken bilin ki konumuz Tom Cruise değil’
Merve Boluğur’u tanımayan İzzet Çapa entellektüel boyutunu ve Boğaziçinde okuduğunu program sunucusu hanımefendiye bir soruyla kayda geçirdi , soru Kültür Bakanının adıydı ve yanıtı alamadı. Hem sevimli, hem zeki, hem pragmatik İzzet Çapa !
Üzülecek biri varsa ‘Kamu Alanlarında Aşk’ yazısını yazan Sayın Ömer Çelik !
Hepsi bizim bağın üzümleri kayda geçsin.
Sevgiyle




