Aylin Nazlıaka, Seda Sayan, Zara
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Seda Sayan’ı yapmış olduğu uygunsuz yayından dolayı haklı olarak eleştiren CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka’ya Seda Sayan üslubuna göre cevap vermiş, şaşırtıcı değil.
Kamu yayıncılığı sorumluluğundan uzak yayınlar yıllardır yapıyor, Seda Sayan’ın 16 yaşındaki Gülten’i annesinin feryatları arasında kuma gittiği adam ve hamile karısı ile ekranlara çıkardığını unutmayın, gönüller bir olmuş ne var bunda mealinde birde konuşma yapmış üstüne üstlük king size yatak hediye etmişti.
Şaşırtıcı olan Sayın Nazlıaka’nın gereğini yapmak dışında Seda Sayan’ın telefonuna cevap verip muhatap olması. Sayın NAzlıaka sizin muhatabanız yayın kuruluşudur, bunca yıldır bu tür yayınlara ve imtiyazlı Seda’ya yol veren… CHP hukuk mücadelesi verirken ekranlarda mahkemeler kuranlar var bu gücü imtiyazı nereden alıyorlar mesele budur .
Önerim CHP’nin medya takip kurulu kurması ve medyayı iyi bilenlerin bilgi ve birikimlerine baş vurması.
Çünkü Medya felaketleri bunlarla sınırlı değil ve ne yazık ki siyasi partiler direkt siyaset içeren programlar ve kendilerine ayrılan süreler dışında medyayı takip etmiyorlar.
Halbuki başta diziler ve bu programlar içinde asıl ‘siyaset’ gizli. Özellikle Ak Parti iktidarında çığırdan çıkmış durumdalar ve ne işler dönüyor ekranlarda.
Diğer bir şaşırtıcı yan Sayın Gökçek’in ‘Helal Olsun’ diyerek Seda Sayan’a destek olması !
Yakışmadı başkentimizin belediye başkanına , üstelik kendisini gazeteci ve oğlunu yayıncı olarak tanımlıyor, hiç yakışmadı.
Sayın Kılıçdaroğlu haklı olarak sivil toplum kuruluşlarını , meslek birliklerini duyarlı olmaya çağırırken unutulmamalı ki onlarda bu medya kaosunun girdabındalar.
Ancak , bu programları ayakta tutan dikkat çekmek için uygunsuz yayıncılık yapmalarının önünü açan zihniyet önemli olan , getirdikleri rating filan değil, örneğin söz konusu program 27. Olmuş. Dizilerde de aynı şey söz konusu, düşük rating, share ile birinci, ikinci, üçüncü olmak reklamcıya yetiyor !
Reklamlar bu programların hamisi iseler güzel , o zaman kamu yayıncılığına uygun olmayan bu tür programlara reklam veren ürünleri demek ki boykot edeceğiz.
Bu ülkede margarin, mısırözü yağı kakalamak için canım zeytinleri, zeytin ağaçlarını kötülemek için ‘Zeytinyağlı yiyemem aman , basma da fistan giyemem aman ‘ diye kırk yıllık ‘Kaldım duman içi dağlarda ‘ türkünsün bile ırzına geçildiği düşünülürse iş derin , basit değil ve azıttırmış durumdalar.
Bakın 5 Eylül 2007 de Zara bu türküyü Nazilli konserinde söylüyor, http://www.youtube.com/watch?v=ECPd_dvhEIE
bilmem konserde Nazilli’liler başlarına gelenin farkında mıydılar, 2002 de kapatılan o efsane basmaların yapıldığı ve 66 yıl hizmet veren fabrikalarının ardından Zara’nın oynak hareketleri eşliğinde zil takmış oynuyorlar mıydı , buradan Halk iradesini alkışlayan Selahattin Beye saygılar sunarım , buna ötenazi alkışı diyelim daha iyi.
Efendim medyamız trene bakar durumda, ülkemize sürekli boru döşenme halinde , devamlı boru hatları, boru döşemeler. Ne var ki borudan geçenin ne geldiği ne gittiği yer bizim kontrolümüzde değil. Sadece boru bizim, boruyu kapattım don , veya açmıyorum dersek dünyanın geldiği bu noktada insana ‘Aldın mı boruyu haydi şimdi git gez koruyu’ demezler mi ?
Buna vesayet denmezde ne denir ? Eleştirdikleri kelimeyi doğru söylemekten aciz ‘veseyet’ diyip durup uçaklarda poz veren gazetecilere kapak olsun .
Zeytin ağaçları, basma fistanlar bizimdi.
Zara kardeşin reklamını yaptığı tavuklar helal mi bilmem, her kesimden önce besmele çekiliyor mu bilmem , binlerce tavuk kesiliyor zor iş.
Lakin Kapatılan basma fabrikası sonrası Nazilli konserinde oynaya oynaya söylediği ‘Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman’ helal bir türkü değil. Cumhuriyetin hakkını helal etmediği ne türküyü, ne söyleyeni dinlerim ne tavuğunu yerim.
Durum budur sayın Nazlıaka.
Sevgiyle kayda geçiriyorum , elimden gelen budur.




