Vesayetin 41. Yıldönümü ‘Altın Kelebek’
Hürriyet, Doğan Medya Grubu'nun ‘Popüler Kültür ve Sanat’ dünyasında 41. Vesayet yıldönümü ‘Altın Kelebek Ödülleri’ töreni ile kutlandı ve gece önemli belgeler bıraktı.
Okan Bayülgen’in motorsiklet ve kaskıyla katıldığı gecede lüks arabalara dokundurmaları ‘Altın Kelebek’ in anlamını değiştiremedi.
Okan; Ben bu mahallenin asi çocuğuyum kılığında yaşlanmış , bıdık James Dean tadındaydı .
Didem taslanın omzuna kondurduğu kelebeklerle kutsadığı ödül töreninin 41. yerine 10. yılını kutlaması çok tatlıydı .
Ece Gürsel’in pembe kirpikleri geceye damga vuramadı , yeşil denemek lazım.
Giysisinin içinde kendini ‘Hediye Paketi’ ne benzeten adını hatırlayamadığım ünlü de geceye damgasını vuramadı çünkü hediyede zarfa değil mazrufa bakılır , bir türlü paketi açmayınca olmadı tabii.
Single’ıyla ilerleyen dakikalarda ödül alan İrem Derici bir single için epey uzun bir teşekkür listesi sundu, albüm çıkarırsa teşekkürleri sabahı bulacak demek .
Cengiz Semercioğlu ile birlikte ‘ hoş geldin’ komitesi sunucusu kızımızı kamera yandan gördüğü için tam göremediğimizden kim olduğunu bilmiyorum ama ,
‘single’lı İrem Derici’ye ‘Uzun vadede ruhu yormaz mı zirvede kalmak’ sorusu insana bu yaşta bu zeka dedirtti , Derici’nin cevabı ise daha da zekiyceydi , ‘Gençlik olduğu için yorucu olmuyor ‘
Genelde gecenin eski yeni yıldız kızları ‘ burun estetiği olmamışlar Altın Kelebek’e katılamazlar gibi bir izlenim bıraktı !
Ertuğrul Özkök bir şeyden şikayetçi oldu ama ses gitti tam nedir anlaşılmadı, olsun yakışır kendisine ‘anlaşılmazlık ‘ ....havalı oldu, şikayet ediyor, baş kaldırıyor ama neye belli değil ,
Hürriyet Yayın Direktörü Fikret Ercan’ın ‘Altın Kelebek’ etrafında Türkiye’nin aydınlık yüzünü arayıp bulmuş olması , ‘muasır medeniyet’ le adeta ülkenin vuslatı ‘ Altın Kelebek’ ödülleri , mealindeki sözleri gecenin en büyük, en önemli cümleleriydi.
Fakat iddialı oldukları ‘Zihniyet’ devriminden gecede eser yoktu , sadece bazı isimler gecede yoktu, Seda Sayan, Orhan Gencebay , Bülent Ersoy gibi .
Kim kime ödül verdi her yerde yazılı çok da önemli değil çünkü ‘Altın Kelebek’ ödülleri akraba düğününde takılan takılar gibiydi .
Hani böyle düğünlerde damat aslında gelinin amcaoğludur , esasen amcasının eşi olan yengeside aynı zamanda teyzesidir ve damat’ta ana tarafından teyzesi, baba tarafından yengesi olan kayınvaldesine ne diyeceğini şaşırır ya o hesap .
Sonra sakat doğan çocuklar için ailece göz yaşı dökülür düğünden 9 ay sonra .
41 yıldır yapılan benzer hesap , ‘geleneksel’ le kastettikleri budur herhalde tek fark bunların mutlu mesut birbirlerini ödüllendirmeleri, ödül alıp vermeleri.
Türkan Şoray 29 yılda 25 kez Altın Kelebek aldığını söyleyerek gene tarihe büyük belge bıraktı.
29 yılın 25 yılı kimse Altın Kelebek’te Türkan Hanımı aşamamış, buna oturup ağlamak lazım ama herkes alkışladı .
Zaten alkış istenmeyen ve karşılık bulmayan tek bir an yoktu , ‘alkışkan ‘ bir salondu.
ama biraz boştu.
Pek az kişinin ilk ‘Altın Kelebek’ iydi,... bende 20 tane var sende kaç soruları uçuştu hal böyle iken Sefa Önal’ın kendisine hiç ‘Altın Kelebek ‘ verilmemiş olması sitemi yürekleri yaraladı .
Mete Horozoğlu zuladan bir tane çıkarıp ‘seni mi kıracağız abi ‘ diye verebilirdi, bunu akıl etmiyecek bir çocukta değil lakin böyle anlar için iki üç ekstra ödül yaptırılmamış herhalde.
Gecenin anahtar ve çokça kullanılan kelimeleri ‘gerçekten’ , ‘prestij ‘ ‘Abi’ ve ‘Hollywood’ sözcükleriydi .
Gecenin sırrı bu kelimelerdeydi.
Algı yönetimi maymuncukları peki artık kilitlenmiş kapıyı açabildi mi ?
Sizlerin takdirine bırakıyorum.
İllaki prestijliyiz ısrarları ,
adeta ne olur inanın bize anlamında sıkça kullanılan ‘gerçekten’
ve aile düğünü samimiyetinde ‘Abi hitapları,
ve öykünülmek istenen ‘ Holywood ‘ halıları
hele ‘ prestij’ kelimesini hayli büyümüş olan Emrah’ın vurgulaması , ve onu şöhret yapan filimde annesi rolündeki Oya Aydoğan’ın artık magazin gazetecisi olarak sistemde ödülüyle yer alması ,
Mehmet Ali Erbil’in yeni sunucuları başarılı bulması ve bu yolları açtığı için kendine pay çıkarması ama ödülü 40 yıllık arkadaşı Selçuk Yöntem’e vermesi komikliği, ‘ Altın Kelebek’i Prestijli yapabildi mi ?
Hangi prestij, hangi gerçek ?
Elbette ödül alanlar , verenler arasında değerli insanlar var , ama sistem insanları ne hale getirebiliyorun araştırılması için ışık tutacak belgesiydi 41. Altın Kelebek gecesi.
Zara ödülünü alırken Ali Ekber Çiçek, Aşık Veysel, Neşet Ertaş’a teşekkür etti , birde özür dilemesini bekledim zira saydığı cennet mekan bu üç isimden hiç biri tavukları ‘Helal’ , ‘haram’ diye ayırt etmiyordu.
İrfan Değirmenci’nin Gezi, Soma göndermeleri ise sabır taşırıcıydı ekran başındakiler için , insaf yahu , Soma uzun bir aymazlık sürecinde gelinen son nokta,
Gezi ise görmezden gelinen bir büyük dönüşüm iken günlerce susan bir medyanın mensubu hiç olmazsa o gece de susabilirdi.
Gecenin dünyada ilki ise sunucu Nefise Karatay’a afiş programından dolayı ödül verilmesiydi.
Aslında sanat programları çoğalsın istiyormuşlar ..... Nazım Alpman, Vecdi Sayar, Yekta Kopan ilk ağızda sayabildiklerim ne programı yapıyorlar acaba ?
Nefise Hanım ve ekibinin haberleri yok herhalde !
Sanattan bu kadar bi haber olabilirler mi, neyse Nefise Hanım o gece Mehmet Ali Erbil’le de yıllar sonra sahnede bir araya geldi, ikisininde giyinik görmek çok hoştu.
‘Altın Kelebek’ sadece popüler kültür , eğlence’nin kendi aralarında alıp verdiği bir gece değildi.
Analiz edilmesi gereken önemli bir belgedir gece.
Ön sıralarda oturan çok uluslu şirketlerin reklam bağlantılarının Türkiye izdüşümü sorumlusu bir simayı kamera yalayıp geçti.
Dizi dünyasının milyon dolarlık işlerinin başındaki genç ‘yapımcı guru’ya teşekkür eden edeneydi.
Diyeceğim o ki , bir diyeceğim var ki bu geceyi kayda geçiriyoruz yoksa manyak mıyım bunları izliyeyim ortada milli menfaat ve mecburiyet olmasa !
Ülkeler savaşları ordularındaki askerleri yanlız bırakarak veya içeri tıkarak kazanmıyorlar .
Ordunun dışında kalan sivil muharip , savaşçı gücün en önemlisi sanatçılar , onlar işleriyle lojistik destek vermeden hiç bir savaş kazanılmıyor.
Vesayete son verdiğini zanneden Ak parti iktidarının en büyük yanılgısı bu alanı küçümsemek ve eklemlenmeye kalkmak oldu.
Yıllarca kendi yarattıkları temelsiz, uyduruk sözde ve klasiğe geçiş yapamayan ‘popüler kültürle’ bal gibi ülke idare etmeye kalkan ve bunu hep yapan aslında basit bir düzeğe sahip bu paralel kurgu vesayetini yok edemediler.
Ben en çok nice değerli sanatkar muhariplerin içinden çıkamadıkları tutsaklıklarına yanarım.
Peki şimdi ne oldu ?
Vakit kaybedildi , pek çok savaşı bu yüzden kaybettik şimdi döner kule gibi dönüp farklı manzara sunmaya kalkıyorlar.
Ne var ki tabiat , zaman akışı durduramıyor 41. Vesayet yılı ne kadar Maaşallah çekerlerse çeksinler bir çöküştür.
Dünya güzeli bir adam Sefa Önal, sisteme bana niye ödül vermediniz diye sitem ederken kaybolan yıllarını geri verseler acaba neleri sil baştan alırdı, bilmek isterdim.
Sayın Başbakan 41 yıllık vesayeti yıkamadı asıl bunu kayda geçiriyoruz.
Sevgiyle efendim




