Ayşe Arman’ın Haluk Bilginer’e Atatürk Ayarı
NECEF UĞURLU - KAYDE GEÇSİN
Haluk Bilginer kardeşimiz Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajında ‘Atatürk’ün baba’ lığından kurtulamadığımızı söyleyince Ayşe Arman durumu içine ‘Sindiremiyor ‘.
O Ayşe Arman ki çalıştığı gazetede neleri sindirmiş olgun bir insan, Haluk son damla oldu herhalde , sindirim sistemi altüst oluyor , insan üzülüyor tabii ama olacağı buydu . Ayşe Arman’ı parçası olduğu bu medya düzeninde insanın midesi bir yere kadar kaldırır sonunda sindirim sistemi altüst olur.
Bu durum üzerine Haluk Bilginer’in röportajı okudum malum Haluk Ege’lidir, Ege’den Atatürk’e eleştirel bakış her zaman çıkmaz.
Gözümün bebeği Haluk fena halde içini dökmüş neler yok ki röpotajın içinde , hani neredeyse söylenmedik söz bırakmamış şöyle ki :
Aylık Doblo ödemeleri , imam maaşları, geziye destek vermek ,25 yıldır tiyatro yapmak , Cannes’ da ki törenin yayınlanmaması karşısında isyanı , Yozgat ve Konya’da porno izlenme oranları ve tüketilen içki miktarı , kendisiyle ‘resim çekinmek’ isteyenler’ in resimleri sonra atacaklarının üzüntüsü , ödül törenine medyanın ilgisizliği vb... .
Her ne kadar bu filmin içinde olmaktan duyduğu mutluluğu söylesede , bence Haluk çok yorgun ve yorgunluktan ‘Babaları’ karıştırmış , yanlız ‘baba’ları mı çok şeyi karıştırmış ama ben babalarla sınırlıyayım yazıyı.
Bir kere aşamadığımız baba Atatürk değil Süleyman Demirel’dir .
Haluk bunu karıştıracak bir insanda değildir , fakat medarı iftaharımız ‘Kış Uykusu’ malum üç saati aşan bir filim , izle izle bitmiyor çek çek hiç bitmez demek Haluk yorgunluğunu üzerinden atamadı.
Gösterim süresi 3 saat’i aşan bir filimde oynadıktan sonra bir aktörün yorulmaması imkansız , seyirci oturarak yoruluyor düşünün Haluk bir de ayakta , o peri bacasından bu peri bacasına , gene iyi, ben olsam IV. Murad ile Başbakanı bile karıştırırdım , Haluk röportajda patlamış bir anda ve ‘Baba’ lar karışmış !
Biz laf açılmışken gelelim Atatürk meselesine
Atatürk 1881 - 1938 arası 57 yıllık ömrüne bizler için neler sığdırmış ki badire atlatma rekorlarımıza rağmen Cumhuriyetimiz hala dimdik ayakta .
1919 -1922 Kurtuluş Savaşı , 1923 Lozan , devrimler ve 1938 de veda.... aslında topu topu 20 yıldan bahsediyoruz !
Kimseden bana baba densin diye bir talebide olmamış Atatürk’ün .
Ama 1964‘den itibaren her saniyemizde var olan Demirel 50 yıldır ‘Baba’ !
Allah ömür versin sağ olduğu içinde kimse yüzüne bir şey söyleyemiyor , söyleyende iflah olmuyor (ben ) fakat Atatürk’ün durumu öyle değil, başımız sağ olsun sizlere ömür , arkasından konuşmak kolay .
Ama sıkıysa Demirel’ e iki çift laf söyle , tiyatroların aldığı yardımdan, düşün dünyamıza son 12 yılı katmazsak hesaba ki katsak fena olmaz , her anımızda , her kararda daima hep Demirel vardır bunu inkar edip Demirel’e de haksızlık etmeyelim .
‘Baba’ odur Haluk ‘Baba’ları karıştırmıştır, çünkü yorgundur .
Haluk’cuğumun röportajında zaten epey kafa karışıklığı var, ama en çarpıcı olan bir tanesini daha koyalım , ‘ Kış Uykusu’ filminde oynadığı rolün analizi ile ilgili .
Şöyle diyor canlandırdığı karaktere oyuncu Haluk ;
‘.............. O kadar geniş bakmasını, 360 derecelik bir perspektiften görmesini bekleyemeyiz. Aydın da 45 derecelik bir açıyla bakıyor dünyaya.’
Haluk yanlız oynadığı role değil, Türk Aydın’ına da sitem ediyor biraz , ve Ayşe de bu ‘entellektüel havalı ayar’ dan sıkıldığını söylüyor.
Ayşe Arman boşuna alınmış çünkü Haluk’un röportajında rahatsız olunacak bir entellektüel ayar filan yok , entellektüel hiç bir şey yok ve Haluk bu konuda tertemiz sadece yorgun karıştırmış.
Dönelim bu ‘360 derecelik ‘ perspektif meselesine ;
Canım kardeşim 360 derece bir perspektif değildir , aynı noktada duruyorsun demektir döner kule değilsen tabii, ben insan için söylüyorum zaten, kastım insan .
Hadi diyelim 360 derecede ‘Aydın‘ dön baba dön , dönmektedir , o zaman da fırıldak, duruşsuz derler, adama kızıyorsun ama 45 derecede sabitlemiş duruşu, keşke gerçek aydınlarda sabitlese.
Bir öyle, bir böyle abuklamazlar Halukcuğum.
Haluk derinlere dalmış, ve denizin dibinde gözlüğü çıkarınca gördükleri bulanmış tamam da , Atatürk düşmanı filan değil.
Ayşe Arman boşuna ayar çekiyor , o da yorgun çünkü ! Nuri Bilge Ceylan filminde oynamaktan değil belki ama onun yönetmeni de Ertuğrul Özkök ve Özkök’ün çektiği filimler öyle 3 saatle sınırlı değil, yıllardır hiç bitmiyor devam ediyor .
Ayşe Arman’da durum barsaklara vurmuş sindirememe hali başlamış , Atatürk bahane.
Bunca abur cuburu yiyeceksin barsaklar iflas ettiğinde kabahat Haluk’ta !
Ayşe Arman biraz da Haluk üzerinden Atatürk konusunda ne kadar hassas olduğunu kanıtlıyor gibi geldi bana, ama Ayşe arman gibi masum bir insanında günahını almak istemem .
Hoş Haluk’la bir röportajla barışırlar gibime geliyor , biraz sıkıntılı bir durum zaten var Arman röportajlarında , en son okuduğumda kızıyla röportaj yapmıştı.
Olmadı Araya İş Bankası filan girer barıştırır bu iki aydınımızı , malum Haluk İş Bankası reklamında Atatürk’ü canlandırmıştı ‘ 91 yıllık baba’ yı ‘ oynamıştı, bir red söz konusu olmamıştı , ben şimdi Atatürk’ü canlandırırsam kendimle çelişirim filan gibilerinden ...
Bunları düşünürken uykuya dalmışım dün gece , telefon sesiyle uyandım Gazi Hazretleri telefonda, uyku sersemi ‘Buyrun Atam’ dedim ve şöyle bir konuşma geçti aramızda :
Atatürk : Obama’yı dinledin mi ?
Necef : Dinledim efendim, aynen sizin preemptive war taktiğinizi uyguluyor gibi geldi bana,
ama tabii proxy war’u sanki bu düzleme çekmiş aynı zamanda.
Atatürk . Bizimkiler ne diyor ?
Necef: Daha konuşmayı analiz etmediler , o sırada Acun varsa kaçırmış olabilirler.
Atatürk : Sen yaz o zaman
Necef: Ayşe fazla entellektüel bulur bana da ayar verir diye çekiniyorum
Atatürk : Ayşe kim ?
Necef : Sizi seven bir kız...
Atatürk : Onu yurt dışına yollıyayım görgü bilgi arttırması için
Necef: Zaten yurt dışında oturuyordu .
Atatürk: Nerede ?
Necef: Dubai galiba
Atatürk : Dubai’de benim hayranlarım var demek , Ortadoğu yırtmış olmalı
Necef: Ortadoğu değil ama Ayşe yırttı efendim.
Konuşmanın devamı özel , Gazi Hazretleri bazı tembihatlarda bulundu şimdilik yazmam doğru değil.
Rüyadan uyandım, Atatürk bir rüya, Haluk ve Ayşe Arman ise gerçek.
sevgiyle efendim...




