Kadıköy Özerkliğini istemekte haklı ve olmalı
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Teşebbüsleri bütün kalbimle destekliyorum. En son 1 Mayıs’ı Kadıköy meydanında kutlamamız yasaklandı, evde doğum günleri kutlamasına da her an yasak gelebilir.
İktidar , seçim, sandık halk iradesi diye atıp tutarken resmen seçilmemiş ‘Zuhur’ etmiş İçişleri Bakanımızın ses tonunda bir yumuşama olmakla beraber , gene de insanı korkutan yanı devam ediyor .
İmaj fikrin tasviri olduğu sürece Efgan Ala hangi tonda konuşursa konuşsun korkutucu bir adam , buna Türkçe’yi kaba vurgularla kullanması da ilave edilince bana öcü gibi geliyor .
Bundan Kadıköy’lüler korkaktır anlamı çıkması ben Kadıköylü’yüm korktum diye.
Kadıköy’lüler korktuklarını söyleyecek kadar cesurdurlar.
Üstelik Kadıköy’lülerin delikanlılığı öyle korumalarla gezen delikanlık değildir.
Malum uzun süredir mitolojik bir sürece girdik, Beşiktaş vapurundan inen Kadıköylü kadınların kılık kıyafetine takmaktan başlayarak iktidarın gazabı üzerimizde.
Ak Parti Manitusu bizi sevmiyor.
Çünkü Kadıköy özgürlüklerin yaşandığı bir yerdir.
Kadıköy teravilerin kılındığı , oruçların tutulduğu, Paskalya çöreklerinin, yumurtalarının yendiği ezanla çan seslerinin kardeşçe yaşandığı bir beldedir.
Kadıköy yeryüzündeki cennettir.
Marina yapılıp denizi bok edilmeden önce kumsallarında her bir çakıltaşı şairin yekpare acem mülkünü feda ettiği sengin ta kendisidir.
Bulgarın fırının poğacası ,Baylanın griyesinin tadı fabrika yapımı sütlaçlara , benzemez.
Selahattin Pınar’ın öldükten sonra bile gecelerinde sanki yaşıyormuşcasına tabağına mezelerinin konduğu
Bedri Rahmi’nin evinden resimlerin sokaklara vurduğu
Fani’nin cam bardakları yiyip çocuklara gösteri yaptığı
Kalamışlı Sarhoş Mehmet’in cebinde taşıdığı makasla köşklerin bahçelerine dalıp , azgın köpekleri atlatıp gül agaçlarından kestiği gül dalllarını sokaktaki kadınlara dağıttığı.
Sabahları teknelerle denize açılıp adaların fırınlarından çıkan ilk taze ekmeği alıp katıksız yemeğe yelken açanların yaşadığı yerdir Kadıköy.
Daha ayaküstü yiyecek zincirleri açılmadan önce yeşil, boyalı Büfelerinde Hayrabet ile madamın sosisli sandöviç sattığı yerdir.
Belvünün son demlerinde bile bahçesinde canlı müzik yapılan , dans edilen Kadıköy’üm benim.
Mehter takımına yemek müziği yaptırmak hödüklüğü terbiyesizliği kimsenin aklına bile gelmez Kadıköy’de , ne o öyle yemek yerken Osmanlı’nın ordusunun bandosuna Fetih Marşları çaldırmak !
Adı köy olup hep en büyük, en yeni şehir olandır Kadıköy.
Thames nehri ile köprü arasından tayyaresini uçuran ve ordudan bu yüzden atılan ‘Tayyareci Fiko (Fikret )‘nun her meyhaneye girişinde ayakta alkışlarla karşılandığı ,
Denize açılmak için bahçelerinde teknelerin inşaa edilip yelkenlerin biçilip dikildiği yerdir Kadıköy.
Kadıköy Papazlar ve imamların cenazelerde birlikte dua ettikleri mezarlıkların olduğu yerdir ..
Kadıköy’ün aklıbaşında , güzel insanlarının yaptıkları say say bitmez.
Sokaklarında yürüdüğünde evlerinden piyano sesi gelen yerdir Kadıköy .
Keman hastası bir hırsızın , aşık olduğu keman çalan kızın evinin önünde Paganini dinlerker yakalandığı tek yerdir Kadıköy’üm. Şimdi bu kadar hırsız var aralarında Paganini dinleyen kaç tane , varsa kalksın söylesin.
Muziki , fasıl yaparız eğleniriz maksadıyla yapılmaya başlanan, Padişaha burada alem yapacaklar diye gammazlanınca , camiiye çevrilen hamamın olduğu yerdir.
Kadıköy’ün insanları da elbette sever, ayrılır, başka sevgili bulur, metres tutar lakin son yıllarda kendilerine ‘çok eşli’ yakıştırmasıyla dolananlara ‘çok eşli’ değil ‘çok karılı’ denir Kadıköyde , çünkü bir adamın bir çok eşinden biri olmayı sindirip oturan kadına ‘eş’ değil ancak ‘karı’ denir Kadıköyde. Kadıköy aslında Kadınköy’dür , ‘n’ harfi tarih sürecinde düşmüştür, evet haysiyetli kadınların yeridir Kadıköy.
Kadıköy’lü çocuklarda sınava giderken okunmuş pirinç yutar ,
simit aldıkları amcalar , okula giderken önlerinden geçtikleri dükkanların esnafı onları okur üfler ve gene de sınıfta kalanlar olur tabii .
Kadıköy sokaklarına , bahçeleri güzelleştiren bahçevanların adını veren insanların ülkesidir.
Kadıköyde insanlar birbirlerinin isimlerini bilmeden selamlaşırlar, tanışıklık Kadıköy’lü olmaktır .
Kadıköy’lü olmak birlikte yaşamaktır , yeni site zenginleri gibi duvarlarının arkasına saklanıp ne olursa olsun umursamamak değil.
Şimdi yasaklanan meydanlar, caddelerde fener alaylarımız vardır , dans ederiz, şarkı söyleriz Cumhuriyeti kutlarız tutkumuzdur bizim Cumhuriyet ve Atatürk.
Pastanede, çayhanede, kasapta, manavda , meyhanelerinde Atanın illaki resmi vardır.
İstanbul’un kurtuluşunda bitkin yorgun ordusuna üstünden geçsin diye evlerinden yola halılarını serenlerin yeridir Kadıköy
Biz böyleyiz, değişmeyiz, övünmek gibi olmasın Kadıköy’lüyüz.
Sosyolog , iktidar düşünürü Cemaatin göz bebeği aydın kişi , Ak Partililerin ‘Etyen Baba’ sı tek filimlik senarist , sosyolog, Müslüman uzmanının 20 yıl süreceğini buyurduğu bu hükümetle geçinemiyoruz, onlar gibi değiliz diye taktılar bize.
Zorla güzellik olmaz, Kadıköy’ün zaten %80 ni bu hükümeti istemiyor, sandıksa sandık aha demokrasi işte !
Başbakan Kadıköy çatışması normal bir iktidar ve ona muhalif yurttaşlar ilişkisi olmaktan çoktan çıktı , zıtlaşmaya döndü.
Arkasında polisi, tankı, tüfeği , devlet gücü olan iktidar Kadıköy’lülerle resmen hesaplaşıyor bizi kendilerine benzetemediler sonumuzu Ksantosluların’kine benzetmeye kararlılar.
Buna razı gelemeyiz, gelmemeliyiz .
Kadıköy Özerk olmalı , tartışmalar başlamalıdır.
Öyle anakentin her dediğini mecburen yapan belediye ile olacak iş değil Kadıköy’ü idare etmek.
Müzakerler istedikleri adada olabilir, Kınalı, Heybeli, Büyük, zaten onlarda bizlen birleşecektir büyük olasılıkla.
AB sürecinde sorunumuz olacağını sanmam kısa sürede gireriz özerk olmuş olsaydık zaten çoktan girmiştik AB kriterleri bakımından hiç bir sorunu yok Kadıköy’ün.
Bizim başmüzakerecimiz ulusumuzu temsil edecek , rezil etmeyecektir.
Kadıköy Anadolu’un muhtelif yerinden gelenlere kucak açmıştır .
Elbette Malatya , Iğdır kayısısından , Karstan kaldıysa peynir, kazdan , ve bunun gibi göç aldığımız her yerden Kasımpaşa dahil , ki pek çok Kadıköylü’nün eski Kasımpaşa kışlık yeridir tıpkı Şehzadebaşı, Şişli, yangından önce Cihangir’in olduğu gibi ,
Doğu, Güneydoğudan Diyarbakır’da üretilen petrolden hak talep edeceğiz.
Gülten Kışanak güzel bir yol açtı , biz buradan epey onların elektrik parası ödedik artık petrolle ödeşiriz.
Asıl adı farklı olan Muazzez Ersoy’un dediği gibi Kasımpaşa’nın ‘Aslanı’, Gülü olmak gibi bir şey değil Kadıköy’lü olmak , herşeyin sahicisidir Kadıköy, mesela takma isimli kimseye rastlayamazsınız.
Kuran’ın arkasına ne yazıldıysa ya da hangi isimle vaftiz edildiyse odur isimlerimiz . Lakaplar bile hak edilir benim Kadıköy’ümde.
Bizim kimsenin toprağında malında gözümüz yok ama bize ait olanları, değerleri korumaya kararlıyız , sandık öyle diyor , irademiz belli bakın burada Ak Parti ile anlaşıyoruz sandık Ak Parti’yi istemiyor Kadıköy’de , zaten bütün sıkıştırma bu yüzden.
Kadıköy Özerk olmalıdır.
Ve bu hareket dünyaya kendini anlatmalıdır ki ülkemiz Aydınlıklara çıksın.
Ak Parti ile geçinemiyoruz ,çünkü biz Kadıköylüyüz sandıkta söylüyoruz karşılığında ilaçlı su sıkıyor, yasaklar koyuyorlar , yapabildikleri budur.
Özerk olduktan sonra Kadıköy’de yapacak çok iş var elbette, özellikle bu iktidar marifetmiş gibi denizi doldurumakla bozduğu için kalan denizi iyi kullanmamız ve doldurulan yerleri mümkün olduğu kadar boşaltmamız , edebildiğimiz kadarını denize iade etmemiz gerekiyor çünkü nerede ise balıklar karada yürüyecek.
Deniz kenarı, kıyısı kalmadı , yerine dolgu toprak yaptılar ne fikir ama değil mi !
Denizi doldurun , kafeye kiralayın bende dolgu toprak üzerinde bir kahve içeyim gibi saçma sapan talebi olmaz Kadıköy’lülerin.
AKP’lilerin denizi sevmedikleri için nerede kıyı görseler doldurma hastalıkları var.
Biz Kadıköylü’ler kadınlı erkekli denize gireriz , balık tutarız ‘Lüfer’e çıkarız’ bilen bilir.
Bıraksalar Ak Partililer Okyanusları da doldurur ihale açıp, dünya kara parçasından ibaret olmalı diye düşünüyorlar her halde ya da deniz tutuyor bunları .
Sonra Şair Can Yücel’in ’72 Yazı’ şiirini yazdığı Todori Maliye Bakanlığından alınmalı, ilk devletleştirilen meyhanedir çok ayıp oluyor .
Yaşamını azınlık haklarına , papaz yetiştirmeye adamış ilk müslüman kadın avukat Kezban Hatemi Papaz mektebiyle uğraştı durdu epey buna daha sıra gelmedi herhalde , koskoca tarihi Kilise bitişiğindeki meyhaneye devlet el koydu yahu, artık sadece devlet memurları içebiliyor !
Bunlar çözülmeyecek sorunlar değil, hele bir özerk olalım kendi parlamentomuzu, ticaret odamızı, televizyonumuzu , polis teşkilatımızı, ordumuzu kuralım hepsi hallolur moral bozmaya gerek yok.
Kadıköy’e şöyle güzel bir donanma yakışır, işsiz kıymetli amirallerimizin komuta ettiği !
Kadıköy’ün akil seçme ihtiyacı hiç olmaz, seçilenler zaten akil olduğundan gayet güzel idare ederler.
Bize zulmeden iktidarın ve yalakalarının ne yaptığını gördük kimler olduğunu biliyoruz tecrübemiz Türkiye’yi kurtarmaya yeter.
Elbette Türkiye’nin başka yörelerinden Kadıköy’e iltica etmek isteyenler için gereken yardım yapılacaktır ve sonunda büyük birleşme olacaktır.
Özerk olursak işin en güzel yanı En Siirt’li Egemen Bağış’ın milletvekilliği düşer, sırf bunun için bile özerk olmaya değer.
İktidara Kadıköy’ün bir jesti olur, onların yapamadığını biz yapmış olacağız.
Sevgiyle...




