Estetikli Ünlüler ve Sacit Aslan
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Sacit Aslan estetik yaptıran hatta kendini yeni baştan yaptıran ama bunu saklayan ünlülerle ilgili çarpıcı, düşündürücü bir yazı yazmış.
Okumanızı tavsiye ederim. (http://www.sacitaslan.com)
Fotoğraflarını da koymuş Deniz Akkaya’nın eski halini gördüm yenisi aklıma gelmez.
Yazısında ; ‘Fakat anlamadığım bir nokta var ki o da yaptırılan işlemlerin saklanması. Tamam sen saklıyorsun da , güzel kardeşim bizim gözümüzü ne yapacaksın ? Hafızalarımızı mı sileceksin’ cümlesine dikkat çekerim.
Gene Sacit Aslan’ın ‘Allah gecinden versin emri hak vaki oldup huzura çıktığımızda , Allah yarattığı kulunu tanımayacak ‘Ben böyle bir şey göndermedim’ diyecek ...Bunlar hala ‘ Bende estetik var ama çok az ‘ diyorlar ‘ cümlesine çok güldüm ve bir kere daha düşündüm.
Algıladığım kadarıyla Sacit Aslan yaptırılan estetiklerden çok doğruyu söylememelerine , onları sevenlerin zekalarıyla alay edilmesine takılmış haklı olarak.
Medyamızın ikonları ; ne ve kim oldukları , yaptıklarıyla değil uzun bir süredir ne olmadıklarıyla şöhret kazandılar.
Ameliyathanelerde üretilen , kimbilir kimin zevkine ve modasına göre , birer ‘Güzel ama Frankeştayn’lar ‘ olarak piyasaya sürüldükleri bir sosyolojik gerçek.
Yaşlılığa karşı mesleki ömrünü uzatmaya , rolü icabı estetik ameliyatla fedakarlık yapan oyuncuyu bir nebze anlayabilirim, ama gençliklerinden beri estetik ameliyatlarla ömür geçirenleri anlamak zor .
Devamlı hastalık uyduranları duydum meşhur Munchausen Sendromu , bu tür hastaların çok zeki gözlemcileri kandırabilecek kadar zeki olduğu ve psikiyatrik bozuklukları olmadığı biliniyor.
Bizim estetik ameliyatları ile baştan yaratılanların sendromu bu değil, yaradılışlarından farklı , toplumun istediği birbirine benzeme hastalığı mı desek acaba , çünkü aynı yüz , kaş yapısını , dudak dolgusu uyguluyorlar.
Ama anlaşılması daha zor olan onları bu hale getiren , çünkü talep var, bir düzenin olması, bu durumu inanılmaz bir sapkınlık olarak görüyorum .
Porno dünyasında bazı kadınları sapkın zevkler için sözde estetik operasyonlarla ne hale getirdikleri haberleri içler acısıdır , aşırı silikondan ne hale gelenlerin resimlerini görüyoruz.
Elbette bizim şöhretlerle aynı durum değil , en azından onlar beter olurken bizimkiler daha iyi olduklarını düşünüyor ve toplum tarafından itibar kazanıyor ve kabul görüyorlar.
Daha iyi mi olmuşlar sorusu göreceli , bu kadar değişmeyi göze aldıklarına göre demek ameliyat öncesi kendilerinden hiç memnun değillerdi, kendisiyle barışık olmayan insan acı içindedir estetik iyi gelmiş olabilir mi bilmiyorum.
Beni sevmeyin, benim ameliyat masasında yapılmış versiyonumu sevin deseler sorun yok ama bunlar ben böyle doğdum diyince hakikaten insan aptal yerine konulmuş hissediyor.
İşin karşılarındakini aptal yerine koyma noktası ise sıkıntı verici .
Bir hastalığa toplumu ortak etmek , ya da bir toplumun hastalıklı bir isteğine cevap vermeleri ne iştir yahu.
Yoksa ; bizleri aptal yerine koyan öyle çok şey var ki ülkemizde .
Aptal yerine konularak para kazanılan bir ülke burası , onlarda paylarına düşeni alıyorlar diyip geçebilir miyiz ?
Siyasette , hukukta, ev alırken, satarken, vergi öderken, bir malı alırken, benzin doldururken ...say say bitmez aptal yerine konulduğumuz yerler .
Yetmez ama evet diyenler bile kandırıldıklarını söylüyorlar , demek onlar da aptal yerine konuldular.
Ülkenin, medyanın köşe bucak sahibi, seçilmiş, en akıllı insanlarıydılar.
‘Yanılmışız Arkadaş’ çılardan sevgili Perihan Mağden bir röportajında gençlerden ümit var olduğunu söylemiş , Beren Saat , Şahan’ı örnek vermiş, ikiside üniversite mezunu demiş . Umutlu olmasını önemsedim değer verdiğim bir insan Mağden, uzun bir ayrılıktan sonra onda da bir kabulleniş , bir Polyanna pes etmesi, hani tecavüzü önleyemiyorsan bari zevk al felsefesi sezinledim haklıdır da .
Acun bile tazminat istiyormuş bir yazısından dolayı ödeyecek gazete yoksa baş etmek zor iş.
Bu düzene Mağden kalibresinde bir yazarın Karun’ın Hazinesi olsa yetmez.
Lakin Müttefik oluşturmada , Floransa’ yı kurtarayım derken Napoli ile ittifak kurmak ne kadar güvencelidir bilemiyorum . ( Bakınız Da Vinci’s Demons 2.sezon 3. bölüm )
Bu iki değerli sanatçımıza gelince ;
Malum ülkemizde artık üniversiteler aldı yürüdü, hatta ‘çocuk üniversiteleri’ da açılıyor
bunlar çok güzel parlak fikirler , ilkokulları kaldırdılar , orta eğitimi de herhalde kaldırmaya niyetliler ki bu da çok güzel bir fikir direkt üniversite en iyisi.
Aslında doğuştan titr vermek daha da iyi .
Çocuk doğunca bokuna bakıcan, adam olacak oradan bellidir derler mimar, mühendis, hakim, avukat, oyuncu , gazeteci, paparazi neyse hakkını baştan teslim edeceksin.
Ha büyüdükten sonra seçilmiş ha doğar doğmaz ....
Oyuncu , şarkıcılar için ileride surat verimli olmazsa ameliyatla düzeltmek mümkün nasılsa.
Ülkenin aptal yerine konulanları ; tek teselliğimiz bizi aptal yerine koyanlar gibi aptal değiliz hiç olmazsa., buna şükretmeyeceğiz de neye edeceğiz.
Aptallar ise ne eğitim alırlarsa alsınlar düşünmelerini sağlamak gene de mümkün olmuyormuş.
Sacit Aslan yazısını ‘Ayıp ve komik oluyor’ diye bitirmiş.
Ayıp kalktı , sadece ‘ Komik Olmak ‘ kaldı Sevgili Sacit Aslan !
Derinlikleri olan bir yazıydı, Sacit Aslan’ı kayda geçiriyoruz.
Sevgiyle...




