Gerçekler ve Rüyalar Okan Bayülgen - Cüppeli İkilisi Dahil
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Değerli dostum, kardeşim, akıldanem Av. Timur Okay son emailinde bana ‘Hayırdır inşallah. Sen de amma sık rüyalar görüyorsun bre Necef... Allaha şükür kabuslar yanına yaklaşmıyor. Sen bu rüyaları görmeye devam et ve kayda geçir.’ diye tavsiyede bulunmuş.
Sık rüya görmem anlaşılıyor ki ömür boyu ayakta uyumuş olmamın bir ödülü Maaşallah etrafımda olanları gördükçe namusuyla sadece işini yapmaya çalışan her insan gibi çok şaşırmış vaziyetteyim, bizi hayaller ve rüyalar kurtarır !
Bu hafta kısa ve öz bir rüya gördüm, sonunda anlatacağım.
Ama önce gerçekleri kayda geçirelim diyorum. Başlayalım efendim,
Gerçek 1.
Ekranlarda yandaş medyanın bazı gazetecilerinin birbirlerini tanık göstererek Başbakan’ı sürekli aklama çabası toplu bir ‘ yandaş medya cinneti’ halini almış durumda , artık mesele realiteyi aştı fantastik boyutlarda.
Aslında başbakan ‘ öyle demedi ‘ , ‘öyle demek istemedi ‘ ‘öyle yapmadı’ diyerek Başbakan’ı savunmaya çalışırken bir yandan da bizi duyduklarımıza, gördüklerimize yani Başbakan’a inanmamaya ikna etmeye çalışıyorlar, yandaş gazeteciliğin geldiği çelişkilerle dolu fantastik boyutla kastım budur !
Halbuki yandaş medya mensupları her yurttaş gibi susma haklarını kullanabilirler ve aralarında bu hakkı kullanan aklıbaşında olanlarda yok değil.
Gerçek 2
İktidarın ekranlarda bu kadar çok konuştuğu başka bir ülke var mı, medyada mağdur konuşur, eleştiren konuşur bizde ise ; her Allahın günü o kanaldan bu kanala iktidar konuk , ya da bizzat kendi programlarını sunuyor.
Kayda Geçsin.
Gerçek 3
Uzun süredir Türkiye yanyana gelmesi imkansızlarla boğuşuyor ;
Despot ama çok hayırsever, yardımsever ,
Fahişe ama çok dürüst, namuslu ,
Hırsız ama çok asil , soylu .....olma halleri bir araya gelebilir mi ?
Türkiye gerçeği bu hallerin bir araya gelmesinde !
Gerçek 4
Ak Partinin 11 yıllık döneminde medyada servetine servet katan hatta batmışken , tutmamışken yükselişe geçirilenler kimsenin meçhulü değil .
Bu karma ; eskiler, yeniler müthiş bir ittifak oluşturdular , bakalım nasıl ayrışabilecekler , bu da kısmen cemaatin çözmesi gereken en büyük sorunu . Neden Gülen hareketinden çözüm bekliyorum hemen söyleyeyim entellektüel birikimleri müsait diğerlerinde hiiiç ümit yok.
Bu ittifakın arasında üstdüzey yöneticiler , yapımcılar , yazarlar , oyuncular , aracılar , ithalatçılar , ihracatçılar , Aksaray’dan abiye kıyafet toplayıp doğu Asya’ya uyduruk marka ile kakaklayandan tutun , eski dürümcü , alakasız yerlerden emekliler, eş , baba kadrosundan kendine yer açanlar ve hatta eski pornocular bile var.
Elbette işini yapmaya ehliyetli insanları tenzih ederim, ama medya mutabakatındaki bu çoğunluğu görmezden gelerek daha kaçıncı yüzyıla geri koşacağız ?
Gerçek 5
Ne yazık ki özellikle İslami hassasiyeleri olan ekranlardan sabah akşam her kafadan bir ses , kimi salya sümük , kimi komik , kimi siyasete niyetli popülerite peşinde ‘hoca‘ lardan Müslümanlık dersi aldığımız yetmiyormuş gibi Maaşallah aynı kanalların Hristiyan programcılarından da Müslümanlık dersi almaktayız ,bu densizlerin gerekçeleri de tamamen sosyolojik oluyor !
Ekranlarında sosyolog ukala tavırlarıyla entellektüel kılığında halbuki klasik terbiyesiz, hadsiz, maksatlı dangalaklara kucak açmak yayıncılıkta ne zamandan beri demokrat ve çok sesli olma anlamına geliyor durup bir düşünme zamanı .
Biri dini, biri sosyolojik ,hiç boş yok , çok hoş bir oriantalizm ortaya karışık , her halükarda mercek altındayız Müslümanlar olarak , kendi ülkemizde ve kendi insanlarımız tarafından ! Yetti yahu ....
Sen Müslümansın öyle mi hımmm dur sana nasıl Müslüman olunur ve ne olduğunu anlatayım durumları .
Müslümanlara Müslümanlık dersi vermekten ekranlarda helak oldular , biz Müslümanlar da çok yorulduk .
Ufuk Ötesi tarzı derinlikleri olan , ilahiyatçıların dini ; felsefi boyutlarıyla yaşam tarzında ararken tartıştıkları programları elbette kastetmiyorum .
Gerçek 5
Yaşam tarzını değiştirme meselesi ise neden sadece içki içme veya içmeme noktasında düğümleniyor . Peki ilitimaslı, yalan dolan dolu , arsız, obez, yüzsüz bir yaşam ve sadece parti programlarında başlık olarak yer alan ‘kültür sanat’ meselesi değişmesi gereken bir yaşam tarzı değil mi ?
Kadınları döve döve ayılaştığımız ve sanatta da artık sadece ayılıklarımıza , küfürlere güldüğümüz mizahla oluşan yaşam tarzımız kalsın mı ?
Gerçek 6
Artık anlı şanlı şarkıcılar bile kendi işlerini yaparak para kazanamaz haldeler, bırakın albüm yapmayı iki star birleşip bir şarkıyı ancak söylüyorlar .
İşte tam bu sırada yılın bomba haberi ‘ Okan Bayülgen ve Cüppeli ‘ ikilisi muştusu Tarkan ve Nazan Öncel’i gölgede bırakıyor.
Yanlız onları mı, Dünya televizyonlarının ünlü ikilileri Beavis - Butt-head, Sherlock Holmes - Watson , Tom and Jerry, Bert - Ernie bile Okan Bayülgen - Cüppeli ikilisi yanında çok silik kalıyorlar.
Her ikisi de Medya Gerçeğimiz olarak kayda geçiyor.
Gerçek 7
Ak Parti döneminde ‘ tıkırı yerindelerin‘ kimilerinin manevraya geçmiş olmalarını da kayda geçirelim.
Bunlar Başbakan’ı tam olarak eleştirmeye çekindiklerinden ( çünkü ‘ne istediniz de vermedik ‘ diyecek haklı olarak ) ne şiş yansın ne kebap tarzı yazılar yazıyorlar ve genellikle Başbakan’a soru soramayan gazetecilere yüklenmeyi tercih ediyorlar .
Gazetecilere yükleniyorlar , Başbakan’a yüklenmek sıkıyor çünkü.
Yüklendikleri gazetecilerin artık gazetecilik gibi bir iddiaları kalmamış zaten, aralarından ‘ Evet ben Tayyipçiyim, yalakayım’ diyen delikanlı bile çıktı .
Diğerlerinin ise meslektaşları, arkadaşları ,bakkal, çakkal , okurları , hatta çok yakınları bile arkalarından zaten konuşuyorlar !
Bu şartlarda itibarsız ama zengin bir yaşam kendi tercihleri.
Şimdi ;
Bu gazetecileri sorgulayan alaya alana ;
‘ O zaman sen sorsaydın kardeşim, yazdığın gazete yazılarında , oyunlarında bunca zaman tık etmedin ’ demek yerine , bu kimsenin yutmadığı troll pompası yazıları yaymak çok mu ahlaklı ?
‘ Bir bak Başbakan’ı eleştirmeyi göze alan gazetecilere, seninle bir mi ? ‘ diyen yok , yazıyı cesur bulup (!) sitelerinde yer verenlerin zekasına da hayran kalmamak mümkün değil.
Hala ortak çıkarlar , bileşik kaplar üzerinden yürüyen medya düzeneği yangından ilk kurtarılacakları kolluyor adeta ve gene yollarına Tayyip Bey sonrası nasıl aynen devam edeceklerinin hesaplarını yaparken hem de ya kalırsa üzerinden ince ayar yapıyorlar.
Özgüven ve yüzsüzlük bir arada, hani ‘birleşebilir mi hiç aşk ihtirasla‘ gibi bir şey.
Kayda Geçsin
Peki neye güveniyorlar , Bu ülkede ‘devri sabık’ olmayacağına, yapanın yanında kar kalacağına. yani hukuksuzluğa güveniyorlar.
Aptallara güven tam.
Ekip anlayışları , dayanışmaları kuvvetli böylesi SS’lerde görülmüş ortak suç kardeşliği diyelim , ekiplerine güveniyorlar.
Hiç bir yolsuzluk , arsızlık geniş katmanlar tarafından pay edilmedikçe bu kadar pervasız olmaz, mevcut medya zenginliklerine bu gözle bakınız.
Kayda geçsin.
Her dönem ‘ İktidar Paydaşlığı’ ndan beslenenlerin yumuşak geçişlerini izliyoruz bakalım çekirgeler ne kadar sıçrayacak .
Ve gelelim rüyama;
‘ Devleti küçültmek, halka hizmetkar etmek masallarını dinleme , bu ülkede her şey devletindir, devlet her şeyi yapar.
Çalmak ise vatandaşa yasaktır , vatandaş devletin işine karışamaz. Sözlerimi unutma ’ dedi ve kayboldu rüyamda bir peri......kısa bir rüyaydı bu sefer.
Asıl bunu kayda geçirelim efendim,
Sevgiyle...




