HZ. İNSAN DİYEN DÜCANE CÜNDİOĞLU
NECEU UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Ekranlarda ‘ Asgari ücretlilerin ödediği vergi miktarı zenginlere fark atıyor’ alt yazısıyla güne merhaba dedim. Anlı şanlı ekonomistler, gazeteciler ne diyecekler bakalım.
Bazıları gene kahkahalar atarak mı bu konuyu konuşacaklar acaba ?
İçten olmayan kahkahalar beni korkutur . Kayda geçirelim.
Hele ekranlarda fikri düzeyde, siyasi tartışmalar esnasında neşeli görünmeler ve atılan kahkahalar dile getirilen acılarla hiç uyuşmayınca, acılara bir tarafı ile gülen adamlarla karşı karşıyaymışım , öyle olmasa da adamların umuru değilmiş hissi uyanıyor insanda , şahsen korkuyorum.
‘Eksik olmasınlar’, ‘Bizi kırmadılar’, ‘Lafınızı balla kestim’, ‘Size misafir olduk’, (Bilhassa TBMM’den yapılan naklen yayınlarda içimden ‘siz’ kim ? ‘Orası neresi , yeni stüdyonuz mu ?’ diye sormak geliyor içimden ) ,‘Sizden iyi olmasın’, ‘Evlerden Irak’, ‘Üzerinize Afiyet’ cümleleriyle derdim olamaz elbette ama bu tarzda mahalle karılarına taş çıkartan yayıncılık üslubundan da çok sıkıldım.
Hoş sıkılmak iyidir, sıkılmadan değişim nasıl olacak ?
Ben sıkıldım diye elbette değişecek değiller ama ‘Biz sıkılırsak’ değiştirebiliz.
Değişim sanki halkın canı sıkılınca olacak bir şey mi , e biraz öyle ve ne yazık ki bizler canımızın çok sıkıldığını iyice belli edemeyip içimize attığımızdan değişim bir türlü olmuyor.
Değişim diye bir yutturmacadır gidiyor, tabii buna ‘Onlarsız değişim olmaz’ kadrosunu da ilave edince hiç olmuyor. 1 Mayıs’da Taksim’de ekranlarda Aydın Ayaydın ve Ercan Karakaş’ı görünce bu hal aklıma düştü , Aydın Ayaydın’ın işçi , emekçiye eşlik ettiği 1 Mayıs’ın adını ‘ Kötü Şaka’ bayramı olarak değiştirsek diyorum. Ercan Bey’e lafım yok, Alba kulüpte Müjde kafasına espri mahiyetinde don geçirmeden önce sosyal demokrat bir adamdı, lakin aşk nelere kadirdir , aşka hürmetimiz vardır , içinde aşk yoksa sosyal demokrasi , sol neye yarar zaten.
.Cümleler , kelimeler de anlamlarını yitirip ağzımızda balon yapıp patlattığımız jiklet oldular, patlıyor ve yüzümüze yapışıyor, yıvışıyor jiklet balonlar.
Örneğin ; ‘Birbirlerine çok yakışıyorlar’ cümlesi de gıcık bir cümledir, bir kadınla bir erkek birbirlerine rıza gösterdilerse bunun yakıştı yakışmadı sı mı var, el aleme şey yemek düşer . Kadın erkek ilişkileri elbiseyle fiyonk gibi mi yakıştı yakışmadı diye değerlendirilsin. Eğer birbirlerine yakışmadı temelinden yola çıkacaksak çiftleri dizip ‘Sen ayrıl kızım bu adamdan , sende oğlum öbür kıza git sarışın olana bunun rengi tutmadı mı’ diyeceğiz. Neye göre, kime göre. Bu ırkçı, mezhepçi dünyada distopyan düşünceler dedikodu programlarında başlar sonra polis devletine merdiven olur. Bunun için magazin deyip geçmem, çok önemserim. Distopia’dan korkarım.
Dangalaklardan da korkarım, ‘ karım beni terk etti’ diye ağlayan adama ‘ Üzülme seni sadece karın terk etmiş, sonunda bir kadın ben bir çok kadınlar tarafından terk edildim üstelik hiç birisi karım değildi ‘ diye teselli veren adamlardan da korkarım.
Ezber geçenlerden korkarım ezber bozanlardan değil. Mesela İskender Pala’dan çok korkarım.
Ama Dücane Cündioğlu’ndan korkmam, hiç korkmam. Sanatta muhafazakarlık üzerine yazdığı yazısı keşke, keşke sanatçıların manifestosu olsaydı. Sokaklarda cüzdan arar gibi ‘Konsensus ‘ aramazlardı. Okumalarını tavsiye ederim.
Hz. İnsan (Kitabı hümaniter bilimler dersinde mutlaka yerini alacaktır bilmem İngilizce’ye çevrildi mi, malum bu ders bizde okutulmaz batıda okutulur ) diyen Dücane Cündioğlu’a ezberlerimi altüst ettiği için bırakın korkmak minnet duyarım büyük bir yolculuğu paylaştığı için, Allah razı olsun.
Haa bir de bir insanın yerine başka bir insanı koyabileceklerini zanneden ahmaklardan korkarım. O da insan bu da insan, onunda kaşı gözü var bununda, bu da yazar o da yazar , bu da sanatçı o da , kabilinden düşünenlerden öcü gibi korkarım , bir davette rastlasam gaygur görmüş gibi olurum. Onun için son zamanlarda davetlerde yokum, korkuyorum, refleks olarak omlardan daha beter öcüleşmekten korkuyorum.
Hz. İnsan diyen Dücane Cündioğlu
1 Mayıs Şakası Aydın Ayaydın, ‘Muhafazakar Sanat’ın Parlayan Yıldızı İskender Pala , seçim sizin. Ben seçimimi yaptım.
Sadece kayda geçiriyorum.
Sevgiyle




