EN GÜÇLÜ SİLAH!
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
‘Bir kadının en güçlü silahı saçlarıdır’ diyor reklam spotu. Kadın hakları savunucusu örgütler, kadınların gıkı çıkmıyor.
O marka boya, şampuanı Allah bilir kullanıyorlardır bile.
‘Kadının en güçlü silahı saçları değildir ‘ diyerek sokaklara dökülmüyorlar.
‘Saçına güvenen kadınlar’ dan geçtim, saçının bir telini göstermeyen baş örtülü kardeşler sizinde gıkınız çıkmıyor. Bakın en güçlü silahınız saçınızmış , hemfikir misiniz ?
Ben bu düşünceye katılmıyorum , hatta mücadele edilmesi gereken bir zihniyet olarak görüyorum.
Sizler o zaman ‘en güçlü silah’ ı teslim etmiş oluyorsunuz.
Kadının gücü saçındaysa vay halimize, yetenek, direnç, akıl, kültür, anlama, analitik düşünce , sporda bedenini kullanma, fikir ve düşüncelerini ifade edebilme, seçme, seçilme hepsi hikaye kalıyor bu durumda. Kadının en güçlü silahı saçlarıysa gerisi ayrıntı.
Kadın hakları reklamlarda bu durumda.
Bu ülkede bitmedi saç , kadın kafası üzerinden oyunlar.
60 yıllık hayatımda bunları duymaktan usandım.
Her kadın gibi benimde içimde bir insan var , bunu göremeyenlerin yıllardır paramparça ettiği bir insan. Bu insan isyan ediyor , etmeyenlere teessüf ediyor.
Neye kime göre ‘saç’ en güçlü silah artık ona girmiyorum, kadının kafasındaki kıllarla bozmuş bir toplumda bu bakışa kadınların itirazı olmaması beni asıl öfkelendiren, yaralayan .
Oysa kadınlar meselenin saç olmadığını biliyorlar , ama susuyorlar.
Spor kulüplerine seyircisiz oynama cezası veriliyor, kadınlar ve çocuklar statları dolduruyor, aman ne marifet ne marifet , ceza olarak kadınlar ve çocuklar alınıyor statlara.
Ceza anlayışına bakın , ceza olarak belgesel göstermenin ötesi olmaz diyordum sen misin diyen , beterini icat ettiler , kulüplere ceza mı verilecek Allahın cezası kadın ve çocukları doldururuz statlara diyen bir zihniyet .
Sporda anlayışta bu durumda.
Peki önce dayak, sonra dizi aptalı haline getirilen kadınlarda durum nedir ?
Susuyorlar.
En güçlü silah saç diyenlerle demeyenler arasında bir yol ayrımındayız.
İçimdeki insan dışındaki kadına acıyor, ağlıyor, yasını tutuyor.
Kafa tutacak bir gün , tek başına beceremediği asıl güç olan birleşmekten 60 yıldır umudunu kesmedi hala bekliyor.
Son nefesine kadar bekleyecek.
Bir gün kadın kadının kurdu olmaktan vazgeçecek.
Ve bir gün bu ülkede kız babaları geç kaldı diye kızlarını dövmek yerine onların hakları için ayağa kalkacak.
Olacak bütün bunlar, dünyada bütün mesajlar değişimler kadın üzerinden , bizde jeton biraz geç düşüyor .
Sevgiyle...




