HARDA BİR RASİM OZAN, NAGEHAN GÖRİREM KORKİREM BALA KORKİREM!
NECEF UĞURLU
Sayın Akif Beki yazısında diyor ki; ‘Huzursuzum; susmakla konuşmak arasında kararsız kaldım. Dünkü gözaltılar karşısında susarsam fikrin namusuna halel getirmekten, konuşursam gazetecilik kisvesi altında işlenmiş bir suça ortak olma ihtimalinden korkuyorum.
Soruşturmayı yürüten savcılara sesleniyorum, iki yanlıştan birine düşmekten kurtarın beni. Nedim Şener, Ahmet Şık, Yalçın Küçük ve diğerleriyle ilgili elinizde her ne maddi delil varsa, beklemeden açıklayın. Açıklayın ki, dilimin bağı çözülsün...
Çünkü pek çokları gibi benim de kalbim mutmain, vicdanım rahat, aklım net değil bu sefer. O gazetecilerin hangi güçlü şüphe emarelerine, hangi somut delillere istinaden gözaltına alındıklarını bilmek istiyorum.’
Son gözaltına alınmalarla ilgili en güzel yazılardan birini yazmış Beki. Hakka, Hukuka ve ahlaka bir davet bu yazı.
Haftalardır süren ‘Bekleyin neler olacak’, ‘ben biliyorum ama söylemem, yalnız bu söylediklerinize pişman olacaksınız’ ‘Siz faşizmden mi yanasınız, önce bunu söyleyin’ ‘sen darbelerden yana mısın söyle, karşı değilim de‘ tarzı cümlelerin uçuştuğu ve nereden nasıl olduğu bilinmez gizli bilgilere sahip olduğunu her fırsatta ima edenlerin ekran krallığı, palavra demokratlığı gösterisiyle bulanan mideme ilaç oldu bu yazı...
Beki şöyle devam ediyor ;
‘Söze söz, yazıya yazı, kitaba kitapla karşılık verilsin isterim.
Yalçın Küçük, Nedim Şener tarzı gazeteciliğe söyleyecek bir dünya lafım var ama dün sabahtan itibaren diyemiyorum artık. Onların özgürlüğüyle birlikte benim konuşma hakkım da elimden alındı.
Bütün kalbimle sesleniyorum size; özgürlük ve adaletin, insaf ve vicdanın, fikir ve kalemin namusu tehlikedeyse beni lütfen böyle suskun bırakmayın. Açık müracaatımdır; güvenimi sarsmayacağınıza inanıyor, konuşma hakkımın bir an önce iadesini rica ediyorum sizden.’
Demokrat olmanın, ahlaklı kalmanın binbir cefa ile sınandığı zor zamanlarda yazılan bu yazıyı çok değerli buluyor ve Sayın Akif Beki’yi kutluyorum.
Beki’nin rahatsızlığını paylaşan pek çok ahlaklı insan var bu ülkede.
Ne yazık ki, bu ülke sağcısı solcusu, etnik maksatlısı, maksatsız aptalıyla hiç bu kadar ahlaksız olmadı. Ahlaklı insanların huzurunu bozanda bu olmalı.
Bu ülke daima yanlış kararlarıyla mağdur ettiği yurttaşını kötü, kalitesiz bir demokrasinin uzun, karanlık tünellerinden bin türlü meşakkatle sınamıştır , sonra da ‘telafi’etmiştir , bu iyi midir hayır değildir, ne telafi et ne cefa çektir . Ama bu bir gerçektir, bu ülke bir ‘Telafi Cumhuriyeti’ dir . Öyle ki ‘ telafi’ olmasa bazı köşe yazarları, kanaat önderleri , hatta sanatçılar oldukları yeri rüyalarında görürlerdi. Telafi mekanizması devletin vicdanının kanaması sonucu işler ve kaş yapayım derken de göz çıkarır, başka haksızlıklara yol açar. Hukuk devleti hakkı teslim eden ve az telafili bir devlet olduğu zaman demokratik bir devlettir.
Şimdi ülkemizde;
Ayn Rand ‘objektivist’ felsefesi şemsiyesi altında yeni moda bir sağcılığı, Rand egoizminin sığ sularında kayık yapmış yüzdürüyor. Kafası karışık bu hanımın felsefi anlamda falsoları bir kenara (Binlerce sayfa incelemeler var meraklısı okuyabilir ) Mc Carthy dönemi yaptığı ahlaksızca işbirliklerden (Huac friendly witness ) görüyoruz ki, faşizmin, cadı avcılığının iğrenç yüzünde Mc Carthy ‘den de beter rol almış.
Ayn Rand etkisi nerede bizim eski sağcılarımız, solcularımız dedirtiyor.
Ekranların senkron yüzücüleri Rasim Ozan ve Nagehan Alçı çifti bana sığ sularda kulaç atan ve her kulaçta sadece suları bulandıran Ayn Rand cadısını hatırlatıyor. Bir de değerli dostum Yavuz Top’un meşhur ettiği şu Azeri Türkü’sünü...
‘ay balam
şafak vakti düşürem ben çöllere bala çöllere bala çöllere
çöllere bala çöllere
kükremiş aslan görirem
kan giyen sırtlan görirem
dalgalı umman görirem
cin görirem can görirem
mezerde hortlak görirem
bin türlü tufan görirem
türlü bir yaban görirem korkmirem
korkmirem bala korkmirem
ay balam
bu korkmamazlığım ile bu korkmamazlığım ile
vallahi bala billahi bala tillahi bala
harda bir yobaz görirem
harda bir rasim ozan görirem
harda bir Nagehan görirem
korkirem bala korkirem bala korkirem
kandan fikirlerinden
riyakar zikirlerinden
korkirem bala korkirem bala korkirem
korkirem bala korkirem’
Not : Tornistan için hakkını helal et Yavuz kardeşim.




