forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

'AKŞAM'A TEMSİLCİ OLAMAYINCA MUHALİF OLDUM' DİYEN ÖNKİBAR'I NURAY BAŞARAN YALANLADI...

Aktif .

Akşam Gazetesi'nin eski Ankara Temsilcisi Nuray Başaran, "Akşam'a Ankara Temsilcisi olacaktım buna Başbakan engel oldu" diye yazan Yeniçağ Ankara Temsilcisi Sebahattin Önkibar'ı yalandı. Önkibar geçtiğimiz yıl verdiği bir söyleşide Erdoğan'a muhalif olmaya itildiğini ve 'Muhtar bile olamaz' sözünün kendisine ait olduğunu iddia etmişti... 



NURAY BAŞARAN'IN AÇIKLAMASI...

Sayın Sebahattin Önkibar;

4/Mart/2010 tarihli Yeni Çağ Gazetesi’nin 9. sayfasında, “ İşte tanıklar, beni Akşam’dan sen kovdurdun Tayip Bey!” başlıkla yazınız tamamen gerçek dışıdır.

Ne sizin, ne de başka bir gazeteci için Sayın Başbakan Erdoğan’a ima yoluyla bile olsa şikayetim olmamıştır, olamaz. Üstelik bu tavrım tüm zamanlar ve tüm şahışlar için geçerlidir. Aynı yazı içinde satır aralarına yerleştirdiğiniz çelişkiler zaten yazının doğru olmadığını yeterince ispatlıyor. Yazınızın bir bölümünde şahit olarak gösterdiğiniz Sayın Mehmet Emin Karamehmet’in, “Ali Bey ben ne yapayım, Başbakanınız istemiyor…” ifadesinin hiçbir yerinde, “Nuray Başaran Başbakan’a Önkibar’ı şikayet etti” ifadesi yok,olamaz da.

Ayrıca zan altında bırakmak istediğiniz Sayın Karamehmet’in siyasi tavassutlardan etkilenmeyen bir medya patronu olduğu da kamuoyunun malumdur.

Sayın Önkibar;

Yazınızda yine şahit olarak gösterdiğiniz Sayın Ali Coşkun ve Sayın İsmail Küçükkaya’nın demeçlerine yazınızda yer vermemişsiniz. Madem Sayın Coşkun ve Sayın Küçükkaya bu konuşmaya şahittirler, kamuoyuna ya da size konuyla ilgili açıklama yapmaları gerekmez mi? Şu aşamada Sayın Çoşkun ve Sayın Küçükkaya’nın konuyla ilgili her hangi bir açıklamaları olmadığı için bu konuda değerlendirme yapmayı gereksiz görüyorum…

Sayın Önkibar;

Yazınızda benim yerime göreve geldiğiniz için benim bu konuyu Sayın Başbakan’a taşıdığımı yazmanız ise her türlü izahtan yoksun bir yalandır. Benim üzerimden Sayın Başbakan ve Sayın Karamehmet’i toplum nazarında küçük düşürmeye matuf bir açık yalandır bu. Çukurova Grubundan kendi isteğimle ayrıldığım kamuoyunun açık bilgisidir. Siz, ben Çukurova’da görevli iken benim yerime gelmiş, ya da gelmesi söz konusu olan bir gazeteci değilsiniz ki, sizinle bir meselem olsun. Ayrıca şahit olarak gösterdiğiniz Sayın Küçükkaya bir süredir temsilcisi olmak istediğiniz yerin genel yayın yönetmenidir. Sizi isterse Ankara temsilcisi yapabilir, buna da mı ben engel oldum, ya da olacağım?

Sayın Önkibar;

Basının güven sorununu aşmamız için öncelikle basın mensuplarının doğru haber yazması gerekir. Kaleme aldığınız yazı kesinlikle iftiradır. Bu yazınızla ilgili dava hakkımı saklı tutarak gönderdiğim açıklamanın sütununuzda aynen yayınlanmasını rica ederim.

Nuray BAŞARAN
GAZETECİ



SABAHATTİN ÖNKİBAR BUGÜNKÜ YAZISINDA ŞUNLARI YAZMIŞTI

BAŞARDI...

İşte tanıklar, beni Akşam’dan sen kovdurdun Tayyip Bey!

Başbakan önceki gün hiç bir yazarı patrona şikayet edip kovdurmadığını söyledi ki bu doğru değil!
Tayyip Erdoğan’ın kovdurduklarından biri de benim ve canlı tanıklarım var.
Bir kaç yıl önceydi.

Mehmet Emin Karamehmet’le anlaştım ve Akşam gazetesinin Ankara Temsilcisi oldum. Mutabakata göre gazeteye yazarlık ve temsilciliğin yanı sıra Show TV’de de pazar günü gündüzleri Alternatif Programını yapacaktım. Karamehmet’le anlaşmam Akşam gazetesi çalışanları tarafından duyulması ile o zaman Ankara Temsilcisi olan Nuray Başaran soluğu Tayyip Bey’in yanında alır ve  “Sizi hiç sevmeyen Sabahattin Önkibar’ı patron benim yerime Temsilci yaptı”  diye şikayette bulunur. Bunun üzerine Tayyip Bey direkt olarak Mehmet Emin Bey’i arar ve  “Önkibar’ı almışsın, onu istemiyorum bilmiş ol”  der. Karamehmet çaresiz anlaşmamızı bozar... Peki ben bütün bunları nereden mi öğrendim? O günlerde Sanayi Bakanı olan Ali Coşkun’dan. Bizim iş bozulunca daha önce başka bir kurumda beraber çalıştığımız yakın dostum Ali Coşkun’a gidip durumu anlattım ve nelerin döndüğünü öğrenmesini istedim. Ali ağabey yanımdan Mehmet Emin Karamehmet’i aradı ve telefondan aynen şunları dinletti:  “Ali Bey ben ne yapayım, Başbakanınız istemiyor...” Bakın Ali Coşkun sağ ve bu konuya bugün de şahitilik yapar. Sadece o da değil, o an yanımızda olan ünlü bir Belediye Başkanı da bu hadiseye şahit!.. Keza İsmail Küçükkaya da bu konuyu biliyor. Söylemek istediğim, olayın birden çok tanığı var... Hal bu iken Başbakan hiç kimseyi kovdurmadım diyor... Bakın ben inançlı biriyim. Bu olayın doğru olduğuna dair tanıkların dışında Kur’an’a el basarım. Aynı şeyi Tayyip Erdoğan yapabilir mi? (Yeniçağ Gazetesi)

ÖNKİBAR NEDEN TAYYİP ERDOĞAN'A MUHALİF OLDU?

Sebahattin Önkibar geçtiğimiz yıl Nisan ayında Aksiyon Dergisi'ne verdiği söyleşide ilginç şeyler söylemişti. Röportajın girişinde Önkibar'la ilgili şu tespit dikkat çekiyordu.

"Mesut Yılmaz’la başbakanlığı döneminde çok yakın olan, Turgut Özal’ın cumhurbaşkanlığını desteklediği için küstürdüğü Süleyman Demirel’e 5 kez gül gönderip gönlünü alan Önkibar, diğer hemşehrisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ise ‘tamamen şahsi’ sebeplerle muhalif. Önkibar muhalif kalmaya itildiğini düşünüyor. Muhalifliği “Ben AKP’ye şu an itiraz ediyorum. Şimdi AKP sahipleniyorsa ben sahiplenmiyorum.” düzeyinde."


"BAKTIM ASKER ÜSTÜNÜ ÇİZDİ BEN DE 'MUHTAR BİLE OLAMAZ' DEDİM"

Röportajın son bölümünde geçen bir diyalog ise şöyleydi.

-Neden hemşehrinize bu kadar karşısınız?

Erdoğan’ın en yakın olduğu birkaç gazeteciden biri bendim 1990’ların ilk yarısında, hemşehrisi olarak. Beni biliyordu. Tayyip Bey’i de severdim. Ben TGRT’den Star Gazetesi’ne transfer oldum. O ara biz Ankara nabzını elinde tutanız ya. Ben 4 orgenerale gittim. Onlara Tayyip Bey’i sordum. ‘Tayyip Bey’in önü açılır mı, ne diyorsunuz?’ ‘Hayır’ dediler. Baktım ki asker çizdi bunun üstünü. Dedim ki bu Tayyip Bey muhtar bile olamaz. ‘Muhtar bile olamaz’ jeneriğini şeye sokan benim, benim yazdığım yazılarla… Star’a yeni geçmiştim. Orada kendimi kanıtlamam lazımdı. Tayyip Bey’e de söyledim ‘Senin üstünü çizdiler’ dedim. Sonra ben birkaç tane haber aldım, AKP’nin içinden haber geliyordu sürekli. Mesela, Dünya Yahudiler Birliği Başkanı Foxman’la İstanbul’da gizli bir görüşme yaptılar. Ben hemşehrim demedim, gazeteci olarak yazdım.

-Ahde vefayı unuttunuz!

Başka gazeteler de aldı bunu. Tayyip Bey buna alındı. Kızdı. Bir huyu varmış, ben bilmiyordum. Dostla dost, kırıldı mı da kırılıyormuş. İlk kırgınlığımız orada başlıyor. Sonra ben Akşam grubu ile anlaştım, Ankara Temsilciliği’ne başlıyordum. Apar topar Başbakan’la görüştüler, sonra o iş olmadı.

-Peki, yeni bir kapatma davas olur mu?

Benim bu konuda bilgim yok.

-Abdüllatif Şener için sağın adayı diye üzerinde çok durdunuz.

Yok, ben AKP’ye muhalif biriyim, dolayısıyla kendimce bir alternatif aradım.

-Numan Kurtulmuş’la ilgili de yazıyorsunuz.

Numan Bey’i millî görüyorum. “AKP’ye zarar veriyor” diye de düşünüyorum.

-Pişmanlık duyduğunuz bir şeyler var mı?

Çok var; ama farklı yorumlanır şimdi. Bu kadar yeter ya. Bir soruya da cevap vermeyeyim.