Dinç Bilgin; Sabah Gazetesi'nin tehdit, şantaj içeren manşetlerine, Dinç Bilgin'i Menderes'e benzeterek Demokrasi Devrimcisi ilan eden Haber-Türk Apartalı'nın sahibi Ufuk Güldemir'e rağmen tutuklandı. TANRILIK SANRISI İÇİNDE OLANLAR HALKIN GERÇEK TANRISINA ÇARPACAK! Dinç Bilgin tutuklandı!
Sabah Gazetesi'nin aba altından sopa gösteren manşetlerine, Ankara nezdindeki yoğun kulislere, tehditlere, şantajlara ve Bilgin'i Menderes'e benzeterek demokrasi devrimcisi ilan eden Ufuk Güldemir'e rağmen; Dinç Bilgin "dolandırıcılık, halkın parasını zimmetine geçirmek ve bunun için çete oluşturmak" suçlarından tutuklanarak Kartal Cezaevi'ne kondu. Kimilerinin içi burulmuş! Bizim içimiz zerre kadar burulmadı! Bizim içimiz zaten yıllardır buruktu! Basının ahlak namına ne kadar ilkesi varsa hepsini ayakları altına alarak elde edilmiş gücün; kamunun, halkın kaynaklarına sokulmuş süper emişe sahip bir hortuma dönüştüğünü yıllardır görüyor, tedbirler alınması için çırpınıyor, feryad ediyor ama sesimizi kimseye duyuramıyorduk! Bu nedenle yıllardır tehdit edildik, itildik, horlandık! İçimiz yıllardır buruktu bizim! Hâlâ buruk... Dinç Bilgin tutuklandığı için içi burulanların henüz "derin uykudan" uyanmamış olduklarını görmenin, o doymak bilmez iştihanın kendisine benzettikleri tarafından "Tabağımı önümden aldılar, içim buruldu" itirafına benzer mırıldanmaları içimizi burulmanın ötesinde bulantılara sürüklüyor. Evet, Dinç Bilgin tutuklandı! Mutlaka tutuklanmalıydı! Etibank gerçek anlamda soyulmamış olsa dahi, salt medya gücünü, yani halkın güvenini kullanarak kamu bankalarına konmanın, devlet ihalelerinden en büyük payları kapmanın, canlı bedenden ciğer söker gibi bağırta bağırta, kanırta kanırta, kamu arsalarına konmanın mutlaka hesabı sorulmalıydı! Dinç Bilgin olayı bir ilk olarak tarihe geçecek ve ümidimiz odur ki, Dinç Bilgin'i diğerleri de takip edecektir. İçimiz hâlâ buruk bizim... Medya patronu olmayı ülkenin Allah'ı olmak zanneden ve her şey benim olsun iştahıyla her yere saldıranların, ellerini halkın beyninden ve cebinden çektikleri güne kadar... Gazetecilik üzerinden devlet kaynaklarının hortumlanmadığı, gazetecilerin sırf bu iştah yüzünden sokaklarda süründürülmediği, halkın yansız, yanlışsız, hilesiz haber okuyabilme özgürlüğüne sahip olabildikleri güne kadar... Yüreğimiz hep buruk kalacak! Umarız Dinç Bilgin olayı, bazılarına şunu öğretir: Tanrılık sanrısıyla halkın bütün değerlerine el uzatanlar, karşılarında kendilerinden çok daha güçlü bir el bulurlar: Halkın gerçek Tanrı'sının elini! 02 Nisan 2001 Pazartesi |