Ana Sayfa

Dördüncü Kuvvet MEDYA- Özgür Gazeteciler Platformu

Dördüncü Kuvvet MEDYA- Özgür Gazeteciler Platformu

.


    Gündem
    Medyascope
    Medyajans
    MedYaram
    Röportaj/ Sohbet
    Medya Dosyası
    Yerel Medya
    Gazete Tirajları


    Medya Kitaplığı
    Araştırmalar/Tezler
    Media Studies
    Media Net Link
    Köşelerde Medya
    Meslek İlkeleri


    Tezcan'lık
    Karikatür
    MedyaRazzi
    Meslek İlkelleri


    Medya-Forum
    Eleştiriler-Öneriler
    Tartışma Platformu
    Tekzip-Açıklama


    TGC
    TGS
    ÇGD
    Basın Konseyi
    Örgütlerden


    Künye
    Reklam
    
    


Bir-Net



             AHMET TEZCAN
             DİLEK YARAŞ
             ESRA DOĞRU
             FUAT UĞUR
             HASAN ÖZSAN
             KEMAL BELGİN
             NECEF UĞURLU
             RAGIP DURAN
             ÜMİT OTAN
             YAVUZ BAYDAR
             ZAFER ÖZCAN


Medya konusundaki tartışmalara katılabilmek, medya eleştirilerinizi Dördüncü Kuvvet Medya'da yayınlatabilmek ve sayfalarımızdaki değişiklikleri size bildirmemiz için lütfen listemize üye olun.

Gelen Mesajların Listesi


Haber Türk, haber hırsızlığının boyutlarını utanmazlığın şahikasına çıkardı. Artık sıradan haberleri değil, köşe yazılarını bile kopyalayıp kendi haberleriymiş gibi yayınlıyor.

BU AHLAKSIZ HIRSIZA
DUR DİYECEK YOK MU?

Ufuk GüldemirMedyanın şımarık, yüzsüz ve ahlaksız çocuğu Ufuk Güldemir'in, kendisiyle birlikte çalışmış bütün gazeteciler tarafından yakinen bilinen "haber hırsızlığı" hakkında Dördüncü Kuvvet Medya'da pek çok haber çıktı daha önce.

"Haberleri Apart Al Olsun Sana Portal" ve Haber Türk'tü Apar Türk Oldu" haberlerimizle, Ufuk Güldemir'in haber kleptomanisini duyurmuş ve kendisini kınamıştık. Ufuk Güldemir bunlara verecek cevabı olmadığı için, medyadaki klasik "Bizi tekzip edenin sülalesini tekzip ederiz" ilkelliğine sığınarak isim vermeden Dördüncü Kuvvet Medya'ya saldırmıştı. Ancak ne yaparsa yapsın o artık tescilli bir hırsızdı ve kleptomanlığı Dördüncü Kuvvet Medya'nın haberlerini referans alan dış basında da yer almıştı.

Ufuk Güldemir, gazeteciler arasında para sıkıntısı hiç olmamış ender insanlardan biri. Ankara'da düğün salonlarına sahip zengin bir annenin şımarık ve haylaz çocuğu olarak büyüyen Güldemir, Dördüncü Kuvvet Medya'ya dolaylı ortaklık teklifinde bulunduğu görüşme sırasında bana "Benim tuzum kuru kardeşim." demişti. "Ben hiç bir iş yapmasam bankadaki paralarımın faiziyle şu andaki standardımı bozmadan ömrümün sonuna kadar yaşayabilirim." İstese Haber Türk için güçlü bir haberci kadrosu oluşturabilir, dünya ajanslarına abone olabilir, yabancı on-line gazeteler ile işbirliğine gidebilir, internet haberciliğinin yüzakı olabilirdi. Ancak Güldemir, bunları değil, haber hırsızlığını ve Haber Türk'ü çalıntı haberlerle ucuza getirmeyi tercih etti. Haberleri muhabiriyle birlikte kopyalamaktan geri kalmadı. Anadolu Ajansı, Dördüncü Kuvvet Medya'nın yayınları üzerine harekete geçip dava açıncaya kadar, ajans abonesi olmadı.

Oysa sözünü ettiğimiz ilkeli yayıncılığı tercih etseydi, Ufuk Güldemir ve Haber Türk hepimizin övünebileceği bir örnek olacaktı. Bu şansı, ahlaksızca utanmaz bir hırsızlık hastalığı yüzünden kaybetti. Hepimize kaynak olabilecek iken, Haber Türk Türkiye'nin en güvenilmez çalıntı haberler ve dedikodular cenneti haline geldi.

İşin en kötü tarafı, bu durumdan Ufuk Güldemir'in rahatsız olmaması değil. Bu son derece normal, çünkü o bir kleptoman. Her kleptoman gibi hastalığından rahatsız olmasını beklemek yanlış olur. Ancak normal olmayan şey, haberleri çalınan gazetelerin ve gazetecilerin, bu ahlaksızca hırsızlık karşısında hemen hiç bir şey yapmamaları. Merak ediyorum; haberleri muhabiriyle birlikte kopyalanan Milliyet Gazetesi'nin yöneticileri ne yaptılar? Herhangi bir girişimde bulundular mı yoksa bütün sosyal güvenceleri ellerinden alınmış muhabirlerine davrandıkları gibi boş mu verdiler?

YAZISI ÇALINAN YAZAR

Haber Türk'ün Ayşe Karasu'dan Çaldığı YazıBugün (29 Temmuz 2001 Pazar) bilgisayarın başına geçip Dördüncü Kuvvet Medya için çalışırken, Hürriyet Gazetesi'nde Dış haberler Müdürü olan Ayşe Özek Karasu'nun "Medyanın İntikam Kitabı" başlıklı yazısını okudum. Karasu'nun bu yazısını "Köşelerde Medya" sayfamızdan anonslayarak okurlarımıza duyurmak için kollarımı sıvadım. Ancak ne var ne yok diye internet haber sitelerini gezerken Haber Türk'ün Ayşe Karasu'ya ait köşe yazısını olduğu gibi kopyalayıp kendi haberiymiş gibi hiç bir alıntı ibaresi olmaksızın yayınladığını görünce çılgına döndüm. (Haber Türk'teki hırsızlığı görmek için tıkla)

Hemen Hürriyet Gazetesi yazıişlerini aradım ve Yazı İşleri Müdürü Nurcan Akad'la görüştüm. Hırsızlığı anlattığımda Nurcan Akad şaşırdı ve adeta ne diyeceğini bilemedi. "Hemen bakacağım ve neler yapabileceğimizi arkadaşlarla görüeşeceğim." dedi. Yazısı çalınan Ayşe Özek Karasu'yu aradım. Yazısının çalındığından haberi yoktu. Haber Türk'ün daha önce pek çok haberi çaldığını duymuştu ama bu kez kendi başına geliyordu, ilk kez yazısı çalınmış ve haber diye yayınlanmıştı.Hemen Haber Türk'e girdi ve yazısının kopyasını görünce iyice şaşırdı. "Ne yapabilirim?" dedi. "Bu yapılan çok çirkin bir şey. Haber Türk'ü kınıyorum. Kınamanın dışında yapabileceğim bir şey var mı?" Bunun üzerine "Telif hakları yasasına dayanarak dava açabilirsiniz. " dedim. Ayşe Karasu, Türkiye'nin en önemli hukuk adamlarından Çetin Özek'in kızı. "Bu konuyu babamla bir görüşeyim, sonucu size de bildireyim." diye konuştu.

Ayşe Karasu ile konuşurken yıllarca köşe yazarlığı yapmış bir gazeteci olarak, emeği gaspedilmiş bir yazarın üzüntüsünü çok somut bir şekilde hissettim. Tam anlamıyla "güler misin ağlarmısın" haleti içinde ne diyeceğini, ne yapacağını bilemeden, öfkeli ve çaresiz gülüşlerle "Ne yapabilirim?" diye soran Ayşe Karasu, umarım bu hırsızlığın peşini bırakmaz. Bırakmamalı. Aynı tavrı haberleri çalınan muhabirler ve gazete yöneticileri de göstermeli. Hırsızın peşine düşmeli, yakalamalı ve adalete teslim etmeli. "Boş ver" diyeceklere soruyorum: Arabanız çalındığında da boş ver diyor musunuz? Hayır, değil mi? Bulunana dek, gazeteci kimliğinizi de kullanarak Emniyet teşkilatını ayağa kaldırıyorsunuz. Peki, emeğiniz, alın teriniz, bilgi birikiminiz ve mesleki tecrübeniz, şımarık bir ahlaksız tarafından gaspedildiği zaman niçin hiç bir şey yapmıyorsunuz? İnsani ve mesleki onurunuz, arabanızdan daha mı önemsiz?

SERDAR, AYŞE'NİN YÜZÜNE NASIL BAKACAK

Bu arada, Hürriyet Gazetesi'nin yıllarca Dış Haberler Servisini yönetmiş olan Serdar Turgut'a da küçük bir sorumuz var. Serdar Turgut, sık sık gazetedeki köşesinde, emek hırsızlığını görmezden gelerek Haber Türk'ün reklamını yapıyor ve bu siteyi en iyi siteler arasında gösteriyor. Soruyorum; Serdar Turgut daha önce de Yasemin Çongar'ın yazılarını çalarak kendi haberi gibi yayınlayan Haber Türk'ün bu hırsızlığından hiç mi rahatsız olmuyor? Mesai arkadaşı Ayşe Karasu'nun yazısının çalınmasını protesto edecek mi yoksa sessiz mi kalacak? Sessiz kalırsa, Ayşe Karasu'nun ve aynada kendisinin yüzüne nasıl bakacak? Aynı soruyu, Oktay Ekşi, Emin Çölaşan, Bekir Coşkun, Fatih Altaylı, Ertuğrul Özkök ve Aydın Doğan'a da soruyorum:

Bu ahlaksız hırsıza ne zaman dur diyeceksiniz?

E-mail:

29 Temmuz 2001 Pazar


SON DAKİKA NOTU: Haber Türk editöründen Dördüncü Kuvvet Medya'ya açıklama ve özür mektubu geldi.

"ÇALMADIK, HATA ETTİK
ÖZÜR DİLİYORUZ!"

Haber Türk editörlerinden Oray Eğin, Dördüncü Kuvvet Medya'ya bir elektronik mektup göndererek Ayşe Karasu'nun yazısını çalmadıklarını, bir teknik hata olarak kopyaladıklarını belirtti. Eğin; "Şüphesiz bu dikkatsizliğim herhangi bir şekilde yanlışlığımı hafifletmiyor, nitekim mesleki sorumluluğumdan dolayı bir kez daha kontrol edip, bizzat yazarın yazarın adını vermem gerekirdi. Zaten Sayın Karasu'nun yazısını "çalmak" gibi bir bir niyetim asla olamaz. Dolayısıyla bir etik ihlalinde bulundum. Bundan dolayı sizin nezdinizde hem Hürriyet gazetesi yönetiminden, hem de son derece güzel bir haber yapan Sayın Ayşe Özek Karasu'dan özür dilerim." dedi.

DKM'nin Notu: Oray Eğin'e samimi açıklaması ve özrü için takdir ve teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sanırız "Ensende akrep var" diyene tokat atmaya kalkışmadan uyarı olarak dikkate alır ve gereğini yaparsak, el ele bu güzel mesleğin yeniden saygın bir seviyeye ulaşmasını sağlarız. İşte o zaman omuz omuza, bir ağızdan "Yaşasın Özgür Habercilik" diye haykırma mutluluğunu yaşarız. İnşallah bu daha temiz ve özgür medya için somut ve önemli bir adım olur.

Haber Türk editörü Oray Eğin'in Mektubu ...>>>