Altın Palmiye, Taha Kıvanç ve Fehmi Koru
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Töreni yayınlamaya para kalmamış herhalde TV’lerde. Nuri Bilge Ceylan’ın Altın Palmiye ödülünün heyecanını maalesef ekranlardan paylaşamadık , bu sonucu bekliyorduk önce kutlarız.
Festivalin yayın hakkı satın alınmamış, anlaşılan televizyonlarımız maddi sıkıntı çekiyor ulusal bir sevinci yayınlayamadılar , fukaralıktan aciz haldeler.
Böyle önemli ortak sevinçleri yayınlayacak parayı toplamak için bir fon oluştursak diyorum çünkü bu böyle olmaz.
Hatta çalıştıkları programlarında hayır işlerinde pek mahir Gülben Ergen veya Seda Sayan toplayabilirlerdi parayı ....
‘Sayın izleyiciler Altın Palmiye’de ödül alma şansı çok yüksek Nuri Bilge’nin , töreni yayınlayabilmemiz için para lazım, bizim kanal çıkıştıramadı , pamuk eller cebe, ne verirsen elinle o gider seninle’ diye anons etseler vallahi toplardık yayın için gerekli telifi.
Bu öyle bir yüce millettir ki kimse ‘Size verecek parayı buluyorlar da Altın Palmiye’ye gelince mi bulamıyorlar ‘ demezdi , ya da derdi çünkü geçenlerde kafede kulak kabarttım hanımlar ‘Geberemedi şu Süleyman aaa yetti artık kaç kadın koydu kutuya’ diye konuşuyorlardı, sağı solu belli olmaz bizim milletin.
Fakat öte yandan bu hafta dizi oyuncularına bölüm başı ödenen ücretler yayınlandı, Özcan Deniz yazılanlara göre 120 -150 arası, diğerleri 60,70,80,90 gidiyor Allah arttırsın bunlara verecek parayı buluyorsunuzda Altın Palmiye Yayın hakkı kaç para da yayınlayamadınız sorusu akla geliyor .
Pahallı prodüksiyona yemin etmiş kanallar, sıra Altın Palmiye’ye gelince para yok.
Ne yapıyor kanalların anlı şanlı kültür sanat sorumluları , en son bir tanesini imaj gecesinde Ahu Yağtu öncesi ya da sonrası tuvaletinin sırt dekoltesi ve hotozunu anlatıyordu.
Dizilerde yurt dışı sahnelerinden geçilmiyor fakat sonunda memlekete dönüyorlar, bunlar hep para , ya da çakıltaşı ödüyorlar !
Ticaret tamam diyecek yok, bu paraları verip Arap ülkelerden gene yazılanlara göre 150 milyon topluyormuşlar , tabii bunların hepsi söylenti, elde resmi rakkamlar yok ve bu işin içinden artık masak çıkar gibime geliyor , çünkü bu rezalet Altın Palmiye’nin görüntülerini yayınlayamama noktasına geldi.
Bu olayda iktidarın zihniyetine güya karşı olan medyanın halini net olarak görme fırsatımız oldu.
Bütün kanallar aynı zihniyetteymiş bir kere daha gördük, iyi oldu.
TRT’de vermediyse töreni zaten ört ki ölelim olduk demektir.
Fehmi Koru’nun kimi yazılarında çok cesur saptamaları vardır .
Bazıları beni şaşırtırlar , öyle ki Fehmi Bey nasıl bu kadar sıkı sağcı olabiliyor bu zihinle diye düşündüğüm çok olmuştur .
Ama Taha Kıvanç bazen Fehmi Bey’den de cesur saptamalar yapıyor.
Onun için ; takma isimle yazan basit bir siyaset magazincisi demek haksızlık .
Fehmi Koru’nun yazmaya tenezzül edemediklerini yazan bir adam gibi de değil Taha Kıvanç .
Bir elmanın iki yarısı bu iki adam arasındaki benzerlik ve farkların edebi bir yanı olduğunu düşünürüm.
Tuhaf bir ikilidirler , birbirinin zaman zaman zıttı , zaman zaman tamamlayacısı ama ayrılmazdırlar.
Sabahları kimbilir hangi kahvede buluşuyorlar, konuşuyorlar diye aklımdan geçer hatta birbirlerin dostu mu düşmanı mı , ya da birbirlerine içlerini açıyorlar mı acaba diye merak ettiğim olmuştur, birbirinden farklı iki insan olduklarına inanmışımdır , bu hangisinin kaleminin ustalığı bilmek isterdim.
Her ikiside zaman zaman kendilerine biçilen roller hoşlarına gitmezse eyvallah etmiyor Allahaısmarladık diyorlar ....hep birlikte oluyor kapıyı çarpıp gitmeleri ama hep Zaman, Yeni Şafak ve zoraki gazete Star üçgeninde.
Nedeninin iç yüzünü bilmediğim ya da medyadan takip ettiğim kadarıyla bu terk etmelerde ‘ Ben artık başka eve çıkıyorum ‘ diye eve rest çeken ama aynı mahallede karşı eve taşınan ve yemeklerde gene annesinin sofrasında yerini alan , çamaşırları gene baba evinde yıkanan delikanlılara benziyorlar.
Taha Kıvanç kimi zaman hiç yaşamadıkarına nostalji duyan bir adam gibi gelir bana .
Taha bey yaşayan ama hiç bir yerde görmediğimiz bir adam, Kafka tadında bir öyküdür ikisi.
Ama kendi mahallelerinin senaryo fabrikatörlerinin ne dizilerine ne filimlerine ilham kaynağı olamamışlardır , onların kabahati değil öbürlerinin grado problemi, özetle Fehmi ve Taha yanlış medyada doğmuşlar.
Medyanın doğrusu hangisi o da ayrı bir konu !
23 Mayıs Star Gazetesi yazısında Taha Kıvanç yandaş medya tarafından battığı vehmedilen ‘ Medya Armada’ sının ‘Amiral Gemisi ‘ Hürriyet ve iktidar ilişkisinin ne denli birbirini tamamladığını anlatıyor .
Taha Kıvanç yazısında şöyle diyor :
‘ Bazen kendime bile itiraf etme cesareti bulamadığım bir düşüncem var; madem yine aklıma geldi sizlerden mi saklayacağım, yazayım: Hani bazıları Tayyip Erdoğan’ın Hürriyet
Taha Kıvanç yazının devamında son noktayı işlerinden olma tehlikesi , kaygısı taşıyan ve okuyucu üzerinde bu algı yaratılan yazarları kastederek şöyle koyuyor :
‘Rahat uyuyabilirler, onlara bir şey olacağını sanmıyorum... Aydın Bey ve yazarları iktidara çok lâzım çünkü... ‘
Kışkırtıcı olduğu kadar düşündürücü bir yazı .
Bu cümlede o kadar çok gerçek saklı ki ;
Böylece muhalefet eden Hürriyet efsanesi ve Yiğit Bulut’un teorileri yerle bir oluyor.
Vesayet kalktı oyunun sonu bile var.
Demek ki Yiğit Bulut’un ‘öteki medya’ ya atıp tuttuğuna bakmayacağız , Taha Kıvanç’ın ülkemizin geldiği noktada bana da doğru gelen saptaması İktidarın ve Hürriyet’in bu yollarda beraber yürüdükleridir.
Acaba Fehmi Koru’ nun ünlü Alaturka Geceleri’nin gelecekte açılış şarkısı İktidar ve Hürriyet’e ithafen sözleri Ayşe Birgül Yılmaz bestesi Mahmut Oğul’a ait Kürdi Fantezi makamında ‘Biz Ayrılamayız ‘ şarkısı olabilir mi ?
Aynı bedende can gibiyiz
Cana can veren kan gibiyiz
Yanıpta bitmez köz gibiyiz
Biz ayrılamayız..........
Hal böyle olunca işçi güvenliğinden , Altın Palmiye’yi yayınlamaya para zor bulunur, nelere bulunduğu ise ortada.
Kimdir Medya’nın ‘Dayıbaşları ‘ bilelim artık memleket meselesi !
Ortada olanları kayda geçiriyoruz
sevgiyle




