HAKLARIMIZI SAVUNMAK İÇİN ÖNCELİKLE HAKLARIMIZI BİLMELİYİZ!
BUNLARI BİLİYOR MUYUZ? Gazeteci-Avukat Vural Ergül İşten çıkartılmada tebligat nasıl olmalı? Size işten çıkartıldığınız tebliğ edildiğinde, tebligat üzerine yalnızca,
"okudum, tebliğ aldım" yazmalısınız. Tebligatta yalnızca işten
çıkartılmanızın size bildirimine ilişkin ifadeler yer almalı. Ayrıca ibra
gibi bir ifade kesinlikle yer almamalı. İbraname imzalamalı mıyım? Eğer tüm alacak ve haklarınızı aşağıda detaylı olarak açıkladığım halde 212
sayılı basın iş kanununa göre aldıysanız veya işverenin tutumunu sineye
çekip dava etmeyi düşünmüyorsanız ibranameyi imzalayın! Ama alacak ve hak
iddiasında yahut düşüncesinde iseniz mutlaka imzalayacağınız evraka, "her
türlü yasal haklarımı saklı tutmak kaydıyla" ibaresini yazarak imzalayın! İş akdi yazılı olmalı! Basın İş Kanunu’nun 4. Maddesi gazeteci ile işveren arasındaki hizmet
akdinin yazılı şekilde yapılmasını şart koşmaktadır. Ancak, hizmet akdinin
yazılı şekilde yapılması zorunluluğu, bir “geçerlilik” şartı olmayıp
gazetecinin haklarının açıklığa kavuşturulması amacını taşıyan bir “ispat”
aracıdır.
Dolayısıyla gazetecinin, işvereni ile arasında imzalamış olduğu bir akit
olmasa yahut imzaladığı akit “dergi elemanı”, “çalışan”, “işçi” sıfatı ile
1475 sayılı Genel İş kanununa göre imzalanmış da olsa gazeteci işinden
ayrıldığı tarihten 5 yıl geçene kadar her zaman iş mahkemesine müracaat
ederek işvereni ile arasında ki ilişkinin 212 sayılı kanunda düzenlendiği
gibi “gazeteci-işveren” ilişkisi olduğunu ileri sürerek karar aldırabilir.
Bu karar ile birlikte gazeteci, o tarihe kadar yatırılmayan sigorta priminin
yatırılmasını sağlayabilir ve mahkeme kararı ile birlikte mesleki kıdem
başlangıcı gazetecinin 1475 sayılı kanuna göre çalıştırıldığı tarih olarak
esas alınır. 1475 ve 212 sayılı kanunlar arasında gazetecinin kanuni
alacakları açısından bir fark ortaya çıkmış ise bu fark da aynı mahkeme
kararının ardından işverene ödettirilir. Yazılı akdi düzenlemeyen işverene para cezası. Basın İş Kanunu ayrıca gazeteci ile arasında 212 sayılı yasaya göre yazılı
iş akdi düzenlenmesini öngörmektedir. Bu şarta uymayan işveren için para
cezası öngörülmüştür. Mahkeme kararı ardından işverenin yasaya uygun iş akdi
düzenlememesi para cezasını gerektirir. En çok 3 ay için deneme süresi. Mesleğe ilk başlayanlar için en fazla üç aylık bir deneme süresi
uygulanabilir. Ancak, 3 ay geçtiği halde gazeteci hala çalıştırılmaya devam
ediyorsa bu halde artık gazetecinin 212 sayılı basın iş kanununa göre iş
akdinin düzenlenmesi gerekir. Ve bu üç aylık sürede mesleki kıdemin
hesabında esas alınır. Geçmişte sigortasız olarak çalıştırılan
meslektaşlarımız sigortalarının yapılmasından önce veya 212 sayılı basın iş
kanununa göre sigortası yapılması gerekirken 1475 sayılı kanuna göre
sigortalanmalarına yahut telif adı altında hiç sigortaları yapılmadan
çalıştırıldı ise yukarıda da ifade ettiğim gibi 3 aylık deneme süresi yahut
başka her ne ad altında olursa olsun sigortasız geçen tüm mesleki sürenin de
212 sayılı kanuna göre sigortalandırılmasını isteyebilir ve buna ilişkin iş
mahkemesinden karar alabilirler. Evrakın eksikti, sigortan evraklarını tamamladığın tarihte başlatıldı! Bu arada daha önce gazeteci olarak gazete, dergi yahut başka bir işyerinde
çalışmış olan meslektaşlarımız bir başka işyerinde çalıştırılmaya
başladıkları ilk günden itibaren gazeteci olarak 212 sayılı kanuna göre
sigortalandırılmalıdır. Yasal haklarımızın talebinde bu hususa da dikkat
etmemiz gerekir. Bir işyerinde yeni olarak işe başlayan meslektaşımız için
deneme süresi yahut başka bir ad altında da olsa sigortasız bir günün dahi
geçmesine kanun izin vermemektedir. Sözgelimi kimi işverenler eksik
evrakınız vardı sigortanızın başlangıcını çalışmaya başladığınız ilk gün
değil de evraklarınızı hazır ettiğiniz tarihten itibaren başlattık derseler
de yasa buna izin vermemekte, işverenin böylesi bir mazeret ardına
sığınmasına imkan tanımamaktadır. Ek işe ek ücret. Gazetecinin göreceği işin, işe girişinde işveren ile arasında imzalanması
gerekli olan iş akdinde açıkça tanımlanması gerekir. Bu sebeple, aynı
işverene ait bir dergi yahut gazete için çalışmakta iken kendisinden bir
başka dergi yahut gazete için de iş istenilen gazeteci bu halde “sözleşme
dışı” olan bu işler için ayrıca ücret isteyebilir. Buna ilişkin bildiğim
kadarıyla emsal oluşturacak bir yargıtay içtihadı bulunmuyor. Ancak kanunun
yorumundan vardığım sonuç bu. Dolayısıyla mahkemenin buna ilişkin talepleri
kabul etmesi gerekir diye düşünüyorum.
Bu arada işverenin gazeteciye sözleşme dışı iş için ödemesi gereken ücrete
ilişkin olarak yapacağı ödeme içinde ek sigorta primi ödemesi gerekir ki bu
mahkemelerin vereceği kararın ardından ilgili SSK ve sair mevzuat gereğince
işveren için suç oluşturur. Zamanında ödenmeyen ücrete her gün için %5 fazla ödeme. 212 sayılı kanuna göre gazetecilere ücretleri peşin olarak ödenir. Gazeteci
ücretini peşinen ay başında ödemesi gereken işveren bunu yapmadığı takdirde
geç ödediği her gün itibarıyla %5 oranında fazla ödemede bulunması gerekir.
Bu %5’lik fazla ödeme yalnızca ücret alacaklarına ilişkin olup ikramiye,
telif, izin ücreti, ihbar ve kıdem tazminatı gibi ücretler için söz konusu
değildir. Yargıtayın ilgili içtihatlarında belirtildiği kadarıyla %5 fazla
ödeme, niteliği itibariyle ne faiz, ne cezai şart ne de tazminat değildir.
Geç ödenen gazeteci ücreti için kanunun öngördüğü %5’lik fazla ödeme bir
“kamu düzeni hükmü”dür. Yüzde 5’lik fazla ödeme kanun gereğince asıl alacağa
bağlı bir alacak olduğundan ücrete ilişkin alacağa uygulanacak olan
zamanaşımına tabidir. %5 fazla ödeme için önce ihtar! %5’lik ödeme yükümlülüğü, 200 günde (yaklaşık 7 ay içinde) asıl ücret
alacağını 10 kat artırmaktadır. Bu sebeple, mahkemeler gazetecinin haksız
menfaat elde etmesi olasılığı karşılığında %5’lik fazla ödeme taleplerini
titizlikle değerlendirmektedir. Mahkemelerin bu talepleri red gerekçesi,
“gazetecinin kendi kusuru nedeniyle ücretini geç ödeyen işvereninden menfaat
elde etmesi” olarak ifade ediliyor. Bu sebeple, hepimizin yapması gereken
buna ilişkin olarak öncelikle işverenimize bir ihtarname çekmek olmalıdır.
Özellikle İhlas ve Sabah gruplarında yer alan arkadaşlarımızın %5’lik fazla
ödeme taleplerinin kabulüne ilişkin yasal koşullar oluşmuş durumdadır. Bu
hususu her birimizin dikkatle göz önünde bulundurması ve taleplerimiz
arasına eklemesi gereklidir. Bununla birlikte Yargıtay İçtihadları arasında
Borçlar Kanunu’nun 44. Maddesine göre hakime tazminat miktarında indirime
gitmesi yahut bunu tamamen kaldırılması yolunda görüş bildiren kararlarda
bulunmaktadır. Bununla birlikte mahkemelerin Borçlar Kanunu 44. maddesine
göre %5’lik fazla ödeme taleplerinde bir indirime gitmesi halinde mutlaka
gazetecinin ücretini zamanında alamamasında kendi kusuru olduğuna da kanaat
getirmesi gerekir. Yani mahkemeler %5’lik fazla ödeme taleplerinin hesabında
gazetecinin kusuruna oranla bu talepleri kabul ya da red etmektedir.
Ancak medya patronlarının gerçek yüzleri olan hortumculukları açığa
kavuştuğu için hakimlerin bu yolda hiçbir kusuru olmayan, gazetecilerin
taleplerini kabul edeceğine eminim. Tabi bunun için medyanın ve medya
patronlarının gerçek yüzünün teşhirinde ısrarcı olmamız gerektiğinin ne
kadar önemli olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.
Haftalık çalışma süreleri... Gazeteci için haftalık çalışma süresi gündüz çalışanlar için, 6 gün X 8 saat
=48 saat, gece çalışanlar için 5 gün X 8 saat=40 saat’dir. Fazlası mesai
ücreti ile ücretlendirilmelidir. Toplu İş Sözleşmelerinde daha önce 08.00
ile 20.00 arasında başlayıp biten çalışmalar normal 08.00’den sonra biten
çalışmalar ise fazla çalışma sayılacağı kararlaştırılıyordu.
Özellikle gazetelerde çalışan arkadaşlarımızın ister gececi olsunlar ister
gündüzcü günde sekiz saati aşan çalışmaları mesai sayıldığından ayrıca
ücretlendirilmesi gerekir. Her bir saat fazla çalışma için ödenecek ücret
normal mesai saati ücretinin %50 fazlasıdır. Saat 24.00’den sonra mesai
ücretleri bir kat fazla ödenir. Ücretini parça başına yahut yapılan iş
miktarına göre alan gazeteciler fazla çalışma yaptırılacak olursa bunların
fazla saatlere denk düşen ücretleri de yukarıda yazdığımı esaslara tabidir.
Fazla çalışma ücretleri bir sonraki ayın ücreti ile birlikte ödenmeli ve
geciktirilmemelidir. Eğer ki geciktirilirse bu halde tıpkı aylık ücretin geç
ödenmesinde talep edildiği gibi %5'’ik fazla ödeme talep edilebilir.
Ancak fazla mesai talepleri açıkça söylemek gerekirse çok gerçekçi olmayıp
ispat edilmesi noktasında güçlük taşımaktadır. Gazeteci iken askerlik yaptı iseniz; Bu arada gazeteci iken askerliğini yapan arkadaşlarımızın talep
edebilecekleri bir haklarını hatırlatmak istiyorum; Gazeteci askerlik görevi
süresince de yarı ücret hakkına sahiptir. Eğer gazeteci, yedek subay olarak
askerliği sırasında aldığı ücret gazeteden aldığı ücretten az ise aradaki
farkı tamamlamakla yükümlüdür. Bu düzenlemeye uymayan işveren hakkında para
cezasına hükmedilir. Gazeteci iken doğurdu iseniz; Gazeteci iken doğuran arkadaşlarımızın analık haklarına ilişkin talep
edebilecekleri haklarını bilmeleri gerek. Gazetecinin hamileliği halinde,
hamileliğin 7 ayından itibaren doğumun ikinci ayının sonuna kadar gazeteci
ücretli izinlidir. Bu süre içerisinde gazeteciye aldığı ücretin yarısı
ödenir. Gazeteci iken tutuklandı veya hastalandı iseniz; Gazeteci olduğu sırada tutuklanan veya hükümlü bulunan arkadaşlarımızın da
durumlarına ilişkin ayrıca talep edebilecekleri bir dizi hakkı bulunuyor.
Ama bildiğim kadarıyla bu durumda olan arkadaşımız yok. Bu sebeple buna
ilişkin açıklama da bulunmuyorum. Çalıştığınız dergi veya gazete kapatıldı ise ne talep etmelisiniz? Dergileri, gazeteleri kapatılanlara gelince; her ne sebeple olursa olsun
çalıştığı gazete yahut dergisi kapanan gazeteciye dergisinin ya da
gazetesinin kapanmasından itibaren iki ay süre ile ücret ödenmesi gerekir
veya iki aylık ücret peşinen bir kerede ödenir. Bu sebeple dergisi, gazetesi
kapanan arkadaşlarımız iki aylık ek ücretlerini özellikle istemelidirler.
212 sayılı kanuna göre, hiç bir kusuru olmaksızın, “görülen lüzum
üzerine...” veya bir başka gerekçeyle iş akdi feshedilen gazeteci peşin
aldığı ücreti iade etmek zorunda değildir. Dolayısıyla ödenecek olan ihbar,
kıdem ve sair ücretten bir indirime gidilemez. Gazeteci iken hastalanan, kaza geçirenler ne talep etmeli? Gazeteci iken hastalanan, kaza geçiren meslektaşlarımızın durumlarına özgü
talep edebilecekleri özel hakları bulunmaktadır. Ancak, yine bildiğim
kadarıyla bu durumda olan arkadaşımız yok bu yüzden buna ilişkin olarak da
ayrıntılı açıklamada bulunmuyorum. Bu husus da ek bilgi isteyen
arkadaşlarımız olursa istenilen bilgiyi verebilirim. İkramiye haklarımız kanunda nasıl düzenlenmiş? Talep edebileceğimiz bir başka hakkımız ise ikramiye. Basın İş Kanunu, yılda
bir kez gazeteciye ikramiye ödenmesini hüküm altına almış bulunuyor. Hükümde
hizmet yılı sonunda işverenin sağladığı karın emeklerine düşen nispi
karşılığı olarak en az birer aylık ifadesi yer alıyor. Milliyet, Hürriyet,
Sabah, DBR gibi borsa da işlem gören şirketler borsaya gönderdikleri
açıklamalarında trilyonlarca lira kar açıklamaktalar. Bu halde
isteyebileceğimiz ikramiye oranını bir değil birkaç olarak dahi ifade
edebiliriz. Daha önce imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri uygulamasında
genellikle ikramiye oranı 4 maaş olarak belirlenmekteydi. En azından buradan
yola çıkarak talep edebileceğimiz ikramiye tutarını 4 olarak
belirleyebiliriz. Kanuna göre izin haklarımız nasıl düzenlenmiş? İzin haklarımıza gelince, gazeteciler, diğer tüm çalışanlara göre kayrılmış
ve izinleri itibarıyla çok önemli kazanımlara kavuşmuşlardır. Yasa
gereğince, 6 gün çalışan gazeteciye bir gün izin verilmesi zorunludur.
Gececi çalışanların izni ise haftada en az iki gündür. Hiç hafta tatili
yapmadan haftanın yedinci gününde de çalışan gazetecinin çalışması fazla
çalışma sayılır ve ücreti o güne ait ücretin bir kat fazlasının yarısı
oranında artırılarak yani 2.5 katı olarak ödenir. Bu yasadan kaynaklanan bir
zorunluluktur. Günlük gazetelerde çalışanların izin hakkı.
Günlük gazetelerde çalışan gazetecilere en az bir yıldır çalışması koşuluyla
dört hafta yıllık izin verilmelidir. Meslekteki kıdemi on yıldan fazla
olanlar için izin süresi altı haftadır. Burada kıdem, aynı gazetede çalışma
süresi olarak değil, gazeteci olarak meslekte geçen hizmet süresine göre
hesaplanır . Gazetecinin hizmet akdinin arada kesintiye uğraması, yani 10
yıl içinde işsiz kalınması gibi süreler hesaptan düşülmez. Gazeteci olarak
ne zaman göreve başlanıldığı önem taşır. Dergilerde çalışanların izin hakları. Dergilerde çalışanların izinleri ise her altı aylık devre için iki hafta
olarak düzenlenmiştir. Dergide çalışanların izin haklarının hesabında en az
bir yıldan beri çalışıyor olmak şartı aranmaz. Yıllık izinde iken iş akdinin feshi halinde talebimiz ne olmalı?
İş akdinin feshi halinde yıllık ücretli izin süresi ile ihbar süresi içiçe
girmez. İş akdi feshedilen gazeteci iznini hiç kullanmadı ise izin süresine
ait ücreti kendisine bir kerede, peşin olarak ödenerek iş akdi
feshedilebilir. İznini kullandığı süre içerisinde işten çıkartılan gazeteci
olursa bu halde de işveren ancak ihbar süresine denk düşen ücreti ayrıca
ödemek suretiyle iş akdini feshedebilir.
İznini kullanmakta iken dergisi, gazetesi kapatılanların durumu ne?
İznini kullanmakta iken gazetesi ya da dergisi kapatılanların durumu bir
özellik arz etmiyor. Ancak, izinli iken tutuklanan gazetecinin durumu
özellik taşıyor. İstisna bir durum olduğu için burada açıklamıyorum. Yine
böylesi bir özel durum taşıyanımız var ise ayrıntılı bilgi için yazabilir. Yıllık ücretli izni vermeyen işverene para cezası! Gazeteciye yıllık ücretli izin vermeyen veya izin vermiş olup da izin
ücretini ödemeyen iş veren yıllık ücretli izin süresine ait ücretler
toplamının iki katını ilgili gazeteciye ödemeye ve ayrıca bu miktarda ağır
para cezası ödemeye mahkum edilir. Gazetecinin olağanüstü izin hakları neler?
Gazeteciye, çoçuğu doğduğu zaman 3 gün, eşi, çocuğu, anası, babası öldüğü
zaman 4 gün, çocuğu evlendiği, kardeşi, büyük annesi ya da babası, torunu
öldüğü zaman iki gün olağanüstü ücretli izin verilmek zorundadır. Bu izinler
yıllık ücretli izin sürelerinden düşülemez. Yenilenmeyen süreli iş akitlerinde durum ne? İş akitlerimizde genellikle birer yılık bir süre kararlaştırılmaktadır. Bir
yıllık sürenin bitiminde iş akdimiz kendiliğinden sona ermektedir. Ancak
işveren ya da gazeteci sürenin bitimine rağmen çalışmaya, çalıştırılmaya
devam ederse bu halde bir yıllığına düzenlenen iş akdi yeniden bir yıllığına
yenilenmiş sayılır. Çalıştığı sırada ölen gazetecinin durumu nedir? Çalıştığı sırada ölen gazetecinin hakkı ayrıca kanunda düzenlenmiştir. Bu
durumu taşıyan arkadaşımız var ise veya biliniyor ise bilgi alınmak
istenilirse istek halinde ek bilgi verebilirim. İşverenin ölümü halinde işten çıkartılma durumu nedir? Dünya’da olduğu gibi işverenin ölümü ile birlikte iş akdi feshedilen
arkadaşlarımız varsa onlarda ek bilgi almak istediklerinde danışabilirler. İş akdini gazeteci fesh etmek isterse?
İş akdinin feshi hallerinde yalnızca işveren tarafından iş akdinin feshine
ilişkin ayrıntılı bilgiler veriyorum. Sanmıyorum ki, çalışan
meslektaşlarımızın hiçbirisi bu devirde iş akdine kendi isteği ile son
vermek istesin. Ama bununla birlikte sözgelimi 1475 sayılı kanuna göre
çalışmaktayken yahut 212 sayılı kanuna göre çalışmaktayken iş akdini
feshetmek isteyenler olursa nelere dikkat etmeliler, iş akitlerini tazminat
haklarını yitirmeksizin nasıl feshetsinler buna ilişkin olarak ek bilgi
istesinler. İhbar tazminatlarının hesabında süreler nedir? İhbar tazminatlarımızın hesabında taleplerimiz hep 212 sayılı basın iş
kanununa göre olmalı hatta sigortasız yahut 1475 sayılı iş kanununa göre
çalıştırılıyor olsak bile!
Olağan olarak, gazeteci-basın işvereni ilişkisi çerçevesinde hizmet ilişkisi
en az beş yıl sürmüş olan meslektaşlarımızın işlerine ancak yapılacak yazılı
ihbardan itibaren üç ay geçtikten sonra son verilebilir. Veya üç aylık ihbar
tazminatı peşin ve bir kerede ödenerek son verilebilir. Eğer ki,
gazeteci-basın işveren ilişkisi çerçevesinde hizmet ilişkisi beş yıldan az
sürmüş ise ihbar süresi bu halde bir aydır. Gazeteciliğe ilk kez başlayanlar
için 3 aylık bir deneme süresi kanunda yer aldığından 3 ayını doldurmadan iş
akti feshedilenler var ise bunların ihbar tazminatı alacakları bulunmuyor. Olağanüstü fesih hallerinde süreler nedir? Kanunda olağanüstü olarak ifade edilen iş akitlerinin feshinde
gazeteci-basın işvereni sözleşmesinin 1 yıl, 5 yıl gibi süreli, yahut
süresiz olmasının hiçbir önemi bulunmuyor. Burada da çalışan arkadaşlarımız
tarafından akdin feshi (sözgelimi, “vicdan hükmü”nden bahisle, yani basın
etiği, inanç, vicdan hürriyetine saldırı, ki toplu işten çıkartmalar bu hale
giriyor...) ya da işveren tarafından olağan üstü fesih hallerine ilişkin
olarak bilgiler vermiyorum. Bildiğim kadarıyla bu durumda bulunanımız yok.
Ek bilgi isteyen olursa bildirsin. Kıdem tazminatı talebimizde dayanağımız 212 olmalı! Kıdem tazminatı talebimizde de yine dayanağımız 212 sayılı basın iş kanunu
olmalı. Kıdem tazminatında da gazeteci tarafından iş akdinin feshi halinde
kıdem tazminatı bahsine girmiyorum. Çünkü hiçbir arkadaşımızın iş akdini
kendi isteği ile haklı ya da haksız bir sebeple feshedeceğini sanmıyorum. En az 5 yıl çalışmış olma şartı. Kıdem tazminatı hakkı 212 sayılı basın iş kanununa göre meslekte en az 5 yıl
çalışmış olan gazetecilere tanınmakta. Mesleğe ilk giriş tarihi olarak Basın
Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğündeki gazeteciler sicil defterindeki
kayıtlar esas alınıyor. Bununla birlikte 5 yıldır sigortasız çalıştırılanlar
yahut 1475 sayılı kanuna göre çalıştırılanlar açacakları dava ile 212 sayılı
basın iş kanununa göre gazeteci olarak çalıştıklarının tespitini
mahkemelerden alacakları kararlar ile sağladıklarında da geriye dönük olarak
kıdem tazminatı alacaklarını talep edebileceklerdir. İşverenin haklı fesih halleri nelerdir? İşveren tarafından haklı nedenlerle yapılmış bir tek fesih bile olmadığını
bildiğim için bu bahise ve gazeteci tarafından haklı sebeplere dayanarak iş
akdinin feshine ilişkin ayrıntılı bilgi vermiyorum. İstek halinde bilgi
verebilirim. Kıdem tazminatı hesabında küsurat aylar nasıl hesaplanır? Basın İş kanununa göre gazeteciye verilecek kıdem tazminatı miktarı her
hizmet yılı veya küsuru için gazetecinin son aylığı esas alınarak her yıla
bir ay ücret üzerinden ödenir. Yıllık hizmetin 6 aydan az kısmı nazara
alınmaz, 6 ay ve sonrası bir yıl olarak hesaplanır. Tekrar belirteyim ki
gazetecinin kıdem tazminatı mesleğe ilk giriş tarihinden itibaren hesap
edilecektir. Daha önce tazminat tazminatını alarak işten ayrılan gazetecinin
tazminatını aldığı döneme ilişkin çalışma süresi tazminatın hesabında göz
önünde bulundurulmaz. Yargıtay 9 hukuk dairesi başkanlığının verdiği bir
kararda da belirtildiği üzere; “Gazeteci hiç kıdem tazminatı almamışsa ve
ilk defa kıdem tazminatını alıyorsa aynı gazete veya işverene bağlı olarak
çalışması şart olmadığından tazminat istediği gazete veya dergi dışında
meslekte geçirdiği bütün yıllara ait tazminat tutarını en son çalıştığı
işveren ödeyecektir.” denilmektedir. Kıdem tazminatı bir defada ve peşin
ödenir. Eğer işverenin maddi imkansızlık nedeniyle gazetecinin tazminatını
bir defada ödeyememesi durumu söz konusu ise bu halde tazminatı en çok dört
taksitte ve tamamını en çok bir yıl içinde ödemesi de söz konusudur ki bu
halde Sabah, Milliyet, Hürriyet, DBR gibi borsada işlem görmekte olan
şirketler için İMKB’ye bildirimde bulunmak ve bu bildirimin İMKB bülteninde
ilanı gerekir ki bu ayrıca söz konusu işyerinin bağlı bulunduğu vergi
dairesince müessesenin zarar etmekte olduğuna kanaat getirilmesi halinde
verilir ama maşallahları var her bir basın işletmesi 10-35 trilyon kar
açıklıyor, dolayısıyla kıdem tazminatı alacaklarımız defaeten yani peşin
olarak ve bir kerede ödenmek zorunda. Kıdem tazminatı tavanı nedir? Kıdem tazminatı alacaklarına ilişkin olarak gelir vergisi kanununda 1475
sayılı yasaya göre bir tavan getirilmiş değil hatta gazetecinin iki yıllık
maaşına tekabül eden kıdem tazminatı da gelir vergisinden muaf bulunuyor.
Bununla birlikte kıdem tazminatı tavanına ilişkin yeni tarihli bir yargıtay
içtihadı olduğundan bir ara bahsedilmişti. Sizlere bu yazıyı hazırladığım
sırada bunu araştırma imkanım yok. Buna en erken bir sonra gün
bakabileceğim. Bu arada bir an önce sahip olduğumuz hakları öğrenelim diye
bu yazıyı hazırlıyorum ve zaten bir çoğu muhabir en çok editör olan
arkadaşlarımızın maaşlarının da kıdem tazminatı tavanına yakalandığını
sanmıyorum. Yüksek maaş alanların durumlarına ilişkin ek bilgi vereceğim. Bu
arkadaşlarımız talep edecekleri kıdem tazminatı alacaklarını buna göre hesap
etmeliler. SORULARINIZ İÇİN:
Telefon: 0543 742 88 43
E-Mail: 
|