Sapıklarla baş edilebilecek mi?
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Çocuk istismar edildikten sonra diyelim ki fail yakalandı , nasıl ceza verilecek bu mu esas sorun, çünkü gündemde iktidarın tartıştığı bu.
Asalım mı, keselim mi, boğalım mı, torbaya koyup denize mi atsak, giyotin daha caydırıcı olabilir mi , idam cezası geri mi gelsin gibi manasız tartışmalar.
Yok gelmesin diyenlere ,siz çocuk tacizcilerinden yana mısınız diye siyasi bir suçlama kırıp sarmak , ya da önlem alın çocuklarınız çığlık atsın demek meselenin ciddiyetine gölge düşüren yaklaşımlar.
Çocuğun kuytu bir yerde sapık tarafından ele geçirildiğinde çığlık atması çevreden yardım istemesi sadece işin ayrıntısı olabilecek bir tavsiye, tamam olsunda , o çığlığa kim yetişecek, ya da kuyulara, kuytulara atılmış o yavrular çığlık atmadıkları için mi o korkunç sonu yaşadılar sanıyoruz ?
Ahh kimbilir ne feryad ettiler ama beyhudeydi.
Çocuk çığlık attı diyelim, ve birileri duydu ve müdahele ettiğinde çocuğun yanındaki ya çok yakını ise ne olacak ?
Ya babası ise ?
‘Ne bağırıyorsun ayıp değil mi, aaa büyüğüne iftira mı atıyorsun’ diye çocuğa yaklaşan ve celladının elini öptüren , özür dileten zihniyetle önce savaşmak gerekmiyor mu ?
Önce çocuğa inanmak var sırada, ve başına gelenleri ona verilen bu güvenle anlatmasını sağlamak .
Ona , başına gelenlerin toplum tarafından kabul edilemez bir suç olduğunu ve cezalandırılacağını anlatabilmek.
Açık koyalım meseleyi ortada avlanması gereken bir avdır sapık , bu noktada hukuk , avukat avcıdır .
Ve bu ‘sapık avı’ çocuğu avukat , pedagogların yardımı ile kurban olmaktan avcı olmaya dönüştürmekle mümkündür.
Bunun yolu önce çocuğa, sadece çocuğa inanmaktan geçer, onların yardımı olmadan bu sapıklar yakalanamaz.
Bu yüzden ve genellikle bu sapıkların aile içinden veya aileye ya da çocuğa çok yakın çevreden çıkıyor olması gerçeği göz önüne alındığında bu tür davalarda avukatlar sadece ve sadece çocuğun vekili olmalıdırlar ve aileler samimi iseler bu koşulu kabul etmelidirler.
Çünkü failin aileden biri olması ihtimali yüksektir, bu durumda çocuğun mefaati ile aile şerefi arasında sıkışmalar olmakta , çocuğun menfaati, mağduriyeti bu tercihler arasında sıkışıp kalıp örtbas edilme riski doğmaktadır .
Ayrıca işin içine töreler girdiğinde neler olduğunu defalarca yaşamadık mı ?
Küçük bir kıza topluca sırayla tecavüz eden sapkınlara ne ceza verildi ?
Hepsini asmış olsaydık bir daha olmayacaktı diyebilir miyiz ?
Demek ki ortada derin bir sorun var, öyle asmakla, çığlık atmakla , mini etek yasaklamakla halledilecek gibi değil.
Bu tür olaylarda kurban daima çocuk , demek ki
Ne anne, ne baba müvekkil çocuktur.
Babaları veya erkek kardeşleri tarafından taciz edilen ve annelerin hissetseler dahi gık çıkartmadıkları gerçeği önümüzde duruyor.
Esas mesele önce çocuğa inanmak başına gelenlerin toplum tarafından kabul edilemeyeceğine ikna etmek , arkandayız diyebilmek ve çocukla birlikte işbirliği yaparak sapığı avlamaktır.
Çocuğun yaralarını sarmanın yolu avı onunla birlikte yakalamak olduğu gibi sapıkların korkunç emellerinin tekrarını önlemektir.
Çünkü istatistikler gösteriyor ki yakalanan sapıkların büyük bir bölümü ne yazık ki çocukluklarında tacize uğramışlar arasından çıkabiliyor.
Her tekrar başka canavarlar ortaya çıkaracaktır. Yaygınlaşmanın nedeni bu olsa gerek.
İstismara uğrayan ve bunu söyleyemeyen çocuklar sonra nasıl bireyler oluyorlar sorusu önemlidir.
Sapık musallat olduğu çocuğu bazen, hatta çoğu kez öldürmüyor ruhunu çalıyor ve geride korkunç yaralı bir insan bırkıyor, bu öylesine bir yara ki çocuk süreç içinde canavarlaşabiliyor ve kendisine yapılanın toplum tarafından kabullenildiğini düşünerek bunları yapana dönüşebiliyor, istatistikler ortada.
Bu acılardan geçmiş yetişkinlerin başkalarına zarar vermeyip kendilerine zarar verenleri ise başka bir dram.
Canım arkadaşım bunlardan biri ,
Üvey babası tarafından taciz edildiğini annesine anlattığında kendisine inanılmadığı için şimdi annesine içi sitem dolu, keşke nefret edebilseydi belki o zaman teselliyi içkide aramaz kendisine zarar vermeyi sürdürmezdi.
Oğlumun doğum günlerini atlamadan , onun her başarısını , sıkıntısını paylaşarak sürdürdüğü ilgisiyle , çocuğumun her yaşında pek çok şey paylaştığı teyzesi oldu , ama kendisi gibi incinebileceği düşüncesiyle asla evlat sahibi olmadı .
Bu özlemi içimi yakar. Meslek sahibi , hayvansever, güvenilir , çocukları kucaklayabilen ama kalbi kırık bir çocuk görürüm hep karşımda , 60 yaşımıza rağmen.
Bir diğerinin öyküsü ise başka bir dram.
6,7 yaşlarında, kızlarıyla arkadaş olduğu , birlikte oynadığı yakın aile dostlarının babası tarafından acaip şeyler yapması isteniyor. (ayrıntıya girmiyorum iğrenç)
Uyanık bir çocuk olduğu için adamı savuşturuyor fakat annesine söylediğinde kendisine inanılmıyor üstüne üstlük aile ile dostluk devam ediyor, yıllar sonra adam kızına tecavüz edince kime inanılması gerektiği anlaşılıyor ama iş işten geçiyor.
Dahası iş örtbas ediliyor, kıza yurtdışında bir evlilik yaptırılıyor , sapığın eşi ölene kadar evliliğe devam ediyor, ikinci kız susuyor , adama gelince ne utanç verici ki maalesef önemli bir hukuk adamı , sosyal hayatında da maaşallah epey saygı görmekte , oraya buraya başkan yapılıyor.
Eğer çocuğa inanılsaydı sonrası olmayacaktı, bu elbette bildiklerimiz belki başka ne naneler yedi, kızına , kızının evcilik oynadığı arkadaşına bunları yapan kime ne yapmaz, lakin şimdi yapacak ne var söyleyin.
Kim kime neyi kanıtlayabilir .
Ancak biz olayı bilen bir kaç arkadaş bu melunu görünce, ki utanmadan toplum içinde büyük bir muhabbetle bizleri kucaklıyor , bu pisliği kenara çekip yapmadığımız hakaret , tehdit kalmıyor ama nafile yüzsüz yüzsüz gülüyor, korkarım zevkte alıyor ehh hakkı zafer onun.
Hala çok hasta.
Yakalanıp toplumdan daha fazla zarar vermemesi için dışlanmalı , tedavi edilmeli (mümkünse) idi.
Hiç biri yapılamadı , aramızda saygın saygın dolaşıyor.
Bu tür sapıkların kimilerinin uzun mahkumiyet , tedavi dönemlerinden sonra şartlı tahliyelerinde , ki pek çok sınırlamalar getiriliyor hayatlarına , bazıları kendileri hadım edilmek istiyorlar.
Çünkü kendilerinden , tekrar bu güdüye esir olmaktan korkuyorlar, bu da insana dair başka bir acı , ben onlara kötünün iyisi diyorum, yukarıda örneğini verdiğim pislikten çok daha saygıdeğerler.
Sayın Arınç’ın mini etek yaklaşımı da maalesef siyasi, onlar kazık kadar olmuş yetişkinler , kaldı ki şu an konu mini eteklilere saldırı artışı değil , aralarında uzun etekli , başı örtülü çocuklarında olduğu çocuk tacizleri.
Geçenlerde ekranda dizmişler 6.7 yaşında kız çocukları ellerinde bebekler pışpışlatıp annelik dersi veriyorlardı, marifet gibi anlattılar birde , kardeşlerine bakmayı ve ileride anneliğe hazırlıyorlarmış ‘küçük anneler’ Maaşallah , sapıkların iştahlarını kabartmaya mini etekten daha etkili sahneler !
Sayın Arınç kamu yayıncılığının esası yaratılan illüzyonlardır, bu bakımdan TRT’de bilhassa dramalarda ehil olmayan yandaşlara dağıtılan diziler yerine daha bilinçli işler yapılması şart , eskiden belediyelerde iş bulunurdu şimdi yapımcı yapılıyorlar. Her saniyeyi kamu yararına kullanabilmek bilgi, titizlik ister malumunuz , kaynakalr savruluyor ,olmuyor efendim.
Yıllardır bu sapıklar üzerinde yazdım, artık iktidarın umuru olmayacağını biliyorum çünkü onlar sınırlı sayıda kendilerinden saydıkları kalemleri okuyorlar , böyle fena bir huyları var halbuki TMSF döneminde bir süre çalıştığım ve kovulduğum Star gazetelerinde konuyla ilgili yazılarımı bulabilirler.
Günlük siyasi dalkavukluk dışında yazılardan pek hazzedilmiyordu o zamanda fakat dalkavukluk yapılan farklı ikizdi.
Ama Avukatlarımız , Barolarımız belki feryadı duyar ve işe ailelerin baştan rızası ile sadece çocukların savunmanları olmaları şartını getirebilirler.
Başta İstanbul Barosu Başkanımız Sayın Ümit Kocasakal’ın saygıyla dikatine sunarım konu ellerinden öper.
Durumu kayda geçirdik efendim
Yazı uzun ama sabırla okuduğunuz ve okuttuğunuz için teşekkür ederim.
sevgiyle




