Başbakan’a çip mi takıldı?
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Ardı arkası kesilmeyen telefon konuşmalarının getirdiği kim dinliyor, paralel mi, istihbarat mı, Gülen Hareketi mi, dışarıdan mı, içeriden mi sorularını herkes gibi bende soruyorum kendi kendime... Vardığım sonucu sizlerle paylaşmak isterim.
Eğer mesele sağlaması yapılabilecek kasetlerin içeriği değil sadece hangi yolla elde edildikleri ise, şöyle bir tahmin yürütmek mümkün...
Bence Başbakan’a ait olduğu söylenen sesler eğer ona aitse , tek bir yolla elde edilmiş olabilir, bence Başbakan’a çip takıldı.
Bu konuda ciddi bir araştırma yapılmasının gerekliliğine inanıyorum.
Cüneyt Özdemir’in birdenbire ortaya çıkan muhterem refikasına sorunuz , malum uzmanıymış işin , böyle bir şey mümkün mü değil mi ?
Başbakan’da çip var mı yok mu ?
Son dinlemeden bir öncekinde koskoca iş adamı torun torba sahibi telefonda hüüü hüüü ağlıyor , parası var pulu var, tabloları var, evleri var , tüpçüler kralı , evde tüp bitti derdi yok , istediği kadar şişman istakoz yiyebilir isterse velhasıl her imkan varda var demek para saadet getirmiyor ki telefonda içini çeke çeke ağlıyor !
Kimileride bu gözyaşlarına dayanamamış görünüyor , utanmasalar ‘sen ağlama dayanamam’ diye şarkı söyleyecekler.
Zengini ağlıyor , fakiri ağlıyor ne tuhaf bir ülke olduk kayda geçsin.
Hele şu aralar 12 yıldır Ak Parti iktidarında zengin olanlar en çok ağlayanlar, durumu tam kestiremediklerinden ne tarafa çark edeceklerini bilmez haldeler , nedir memleketin hali filan diyorlar , şu ana kadar sesleri çıkmıyordu , ta ki dinlemeler ortaya çıkana kadar.
Bu tuhaflık kayda geçsin.
Derken bir başka tuhaflık daha ; Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattına yardım için Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi 4 İtalyan sopranoyu sen yeme içme buraya getirt !
Ana sponsor Penti , Borusan müzikal sponsor Mavi Jeans co-sponsor Zorlu Center PSM mekan sponsoru .
Dayak yiyen , şiddet gören kadınlar, çocuklar yararına konser tertipleniyor, toplanan paralar Acil Yardım Hattına verilecek.
Ey sponsorlar vereceğiniz parayı dolaysız bağışlayamaz mıydınız ?
Mutlaka reklam yapmak zorunda mısınız ?
İlla toplumsal yaralar üzerinden eğlence kırıp sarmak mecburiyetinde misiniz ?
İlla eğlencelerinize sosyal yarar bahanesi bulmak zorunda mısınız , harbiden eğlenemiyor musunuz, toplanın yiyin için , oynayın bahanesiz , size kim ne diyebilir .
Artık 2.sahifelerde boy gösterirken iyilik melekleri pozları olmazsa sevimsiz olduğunuz farkına mı vardınız nihayet , ama bu seferde başka bir soru takılıyor zihinlere.
Acı dolu bahaneler şart mı sizi eğlendirmeye ? Bu ne sadizm !
Sosyal devlet olamamanın boşluğunu eğlenceye çevirdiğiniz hayır hasenat gösterileriyle siz mi dolduracaksınız , Seda Sayan’ı geçtiniz be.
Devlete saygı gösterin , bireylerinin dertlerine saygı gösterin biraz, sevgiden geçtik saygı diyoruz saygı.
Sizlerde Demirören gibi hem eğlenip hem sahip , olup hem eğlenmek mi istiyorsunuz ? Ağlatırlar adamı sonra , görmüyor musunuz, bu hep böyle gitmez ki.
Bu kadar ‘Düşünce Kuruluşu’ var memlekette bir tanesi bunları düşünceye davet edemiyor mu ?
Bakın canlarım , değerli sosyetem ; aile içi şiddette fiziki şiddetten öte insan olma onuru meselesi var ,
kadın erkek eşitsizliği var,
çiğnenen çocuk hakları var ,
Sosyal develet olmanın gereklerini yerine getirememe var, siz bunları bilirsiniz bal gibi....
Öyle 4 sopranonun t- shirt giyip çözeceği bir iş değil , hele hele durumu ( merchandise ) mala çevirme , çorap üzerine simgeler, metaforlar rica ederim ayıp ediyorsunuz .
Ne dediniz 4 sopranoya, bizim ailelerde kan gövdeyi götürüyor gelin bizim kendileride dayak yiyen elitimize konser verin onlardan toplayacağımız parayla acil yardım hattına yardım edeceğiz mi dediniz .
Nerede kaldı milli şuur, milli onur ?
Onlarda sizin yüzünüze olmasada , arkanızdan ‘ Ölme eşeğim ölme, yonca zamanı gelsin yonca yersin’ mi dediler acaba , İtalyan’ca.
Eğer mesele toplumun dikkatini çekmek ve para toplamak ise şiddet gören kadın, çocukların şiddet görürken çıkarttığı seslerini dinlemeye ne dersiniz , iş buraya doğru gidiyor. Hoşunuza gider mi ?
Buna ne deniyor ingilizcesini yazayım bari belki daha iyi anlaşılır ,çünkü Türkçe anlamıyorsunuz , buna ‘Moral judgement loss’ deniyor .
Yani sadece hukuk değil ahlaki hükümlerimiz dumura uğramış hali...
Bütün bunlar artık ‘ sosyal sorumsuzluk ‘ projesi haline geldi .
Hedonizm bu ülkede ki kadar kadar hiç bir yerde bu kadar gaddarlaşmadı ,ayağa düşmedi.
%99 Müslüman olduğunu laik olan olmayanların kabul ettiği bir toplumda böyle rezaletler nasıl olabiliyor kayda geçsin.
Sorsan annem mevlithan, dedem molla, büyükbabam şeyhülislam , geçen sene umra yaptım diye övünürler .... ama yardımları davul çalarak , reklam yaparak , eğlence haline getirerek yapmak sizce mübah öyle mi ?
Bırakın bu göstermelik duyarlılık ayaklarını.
Sıktınız artık , kayda geçsin.
Son sıkıntıda İbrahim Tatalıses’in Reza Bey’e kefil olması , malum kendisinin itibarı pek yerindedir kefil oluyor ! Bozacı ve şıracılara ayıp etmeyelim.
Sahiden bu konsere , aile içi şiddete karşı bu ‘soylu çaba’ ya İbrahim Tatlıses’i sunucu yapmayı düşünmez misiniz ?
Arkada dövdüğü kadınların basına yansımış fotoğraflarını verin hem siz eğlenirsiniz hem biz.
Keşke yayınlansanda bu tür organizasyonların ses kayıtlarını dinlesek , kim ne kadar para koyuyor ortaya ne kadarı vergiden düşüyor , ilişkiler neler, görünmeyen destekler nereden ,kime iş icat ediliyor, kim parlatılacak , fikri ortaya atan sivri akıllılar kimler falan filan.
Heepsini Kayda Geçiriyoruz.
Ve ne yapıyoruz, artık yemiyoruz.
Sevgiyle...




