Herşeyi uydurabiliyorsunuz da, senaryoyu mu uyduramıyorsunuz yahu!
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Maarifet hayali, imgesel, yani uyduruk senaryolar yazabilmekte. Filimleri, dizileri güzel, sanatkarane, etkileyici yapan uydurulmuş senaryolarıdır.
Gerçekten öyle olmadığı halde öyle sayılan, saymaca, itibari senaryolar.
Devletler de senaryolar yazar,herşey hedefleri hayal etmekle, ve kurmacaya inandırmakla başlar.
Hele kamu yayıncılığı yapan televizyonlarda ‘Senaryo’lar vizyona paralel üstün akıl isteyen işlerdir .
‘Senaryo’lar özünde uydurmacalardır ama sıradan uydurmacalar değildir.
Benim çözemediğim gerçek alanda uydurmaktan asla çekinmeyen medyamız nasıl oluyorda iş senaryo yazmaya gelince bir türlü uyduramıyor.
Halbuki uyduruk işlerden geçilmiyor .
Uydurulmaması gereken alanda uyduruyorlar, uydurulması gereken alanda uyduramıyorlar, duruyorlar.
Ekranlarda ‘Tarih’ i bile uyduruyorlar , pek çok konuda üstelik dünyayı referans verip uyduruyorlar, anlatanlar utanmadan anılarını bile uyduruyorlar ,
Ama sıra ‘Senaryo’ya gelince uyduramıyorlar.
Uyduruk medya kahramanları imalatı son günlerde seri imalata geçti.
Uyduruk mağdur imalatı mevsim normallerinin üstünde.
Uyduruk , çapsız siyasetçi lansmanı tavan yaptı.
Ama sıra senaryoya gelince uyduramıyorlar.
Ben böyle hikaye yoksunu birbirinin aynı senaryoları hayra yormuyorum , hatta artık korkuyorum.
Uyduruk başarı öyküleri,
uyduruk kasetler üzerine sohbetler ,
uyduruk modacılar,
uyduruk yetenek yarışmaları ,
uyduruk kavgalar , tartışmalar,
tirbünlere oynayan uyduruk siyasetçiler,
uyduruk yağcılık nutukları,
Uyduruk oyuncular hususunda hiç sıkıntımız yok.
Ekranlarımızda beş ana karaya yetecek bollukta var.
İş senaryo yazmaya gelince mi bunların sütü kesiliyor anlamadım halbuki Maaşallah gerçek olması gerekenleri uydurmakta pek mahirler.
Esas muhayyele isteyen işlerde maalesef hayal etmekten maluller.
Durumu kayda geçiriyorum.
Ancak; halk ürettiği kelimelerle olan biteni yutmadığını anlatıyor.
İçinde bulundukları durumu gayet iyi çözümlediklerini anlatan iki kelimeyi dilimize sokmaları , hemen her kesimden gençlerin kullanıyor olmaları beni ülkemin geleceği için umutlandırıyor.
Bana umut veren ve son yıllarda kullanıma giren bu iki kelime ‘Çakma’ ve ‘Prodüksiyon’ sözcükleri.
‘Prodüksiyon’ ve ‘Çakma ‘ kelimelerinin dilimize girmesinde teselli bulacak hale gelmek
hoşuma gidiyor mu, Vallahi ne yalan söyleyeyim subliminal mesajlara gelene kadar kör kör parmağın gözü bunca ‘prodüksiyon’ ve ‘çakma’ işler arasından aklını, beynini, ruhunu kurtarabilmiş ve durumu tespit edip ‘çakma’ , ve ‘Prodüksiyon’ kelimeleriyle teşhisi koyabilmiş bir halkın parçası olmam çok hoşuma gidiyor. Mutluyum.
Bir başka mutluluk haberi ise artık dünya tıp literatürüne geçmiş tescilli bir vampirimiz olması.
Hep bu konuda eziktik, dünya alemin vampirleri kol gezerken bizim yoktu.
‘İlk’ lerden pek hoşlanan medyamız bu ‘İlk Türk Vampir’ lansmanını da yaptı.
Amma velakin vampirimiz şifa bulmuş artık kan emmiyormuş, e ne anladım ben bu vampirden ama tesellimiz o ki ; ilk ‘Türk Vampir’e şifa verenin de bir ‘Türk Doktor’ u olması .
Tedavisi nasıl oldu ayrıntıları bilmiyorum, doktorlar haç mı gösterdi, sarmısak kürü mü yaptılar , bunlar ayrıntı , ilk Türk ve Müslüman Vampirimiz hayırlı olsun, bakın bu büyük bir eksiklikti giderildi.
Şimdi bu vampir kardeşimiz üzerine inşa edilmiş,
muhtelif Amerikan vampir dizi ve filimlerinden ustaca ve ‘ciddiyetle’ apartılmış, eklektik, ve oyuncuların içinde olmaktan ‘onur’ duyacağı % 100 bir Türk dizisi bekliyorum.
Not : THY’nin büyük modacımız Dilek Hanif’e ait yeni kıyafet tasarımlarında kabin memurları için tasarlanan kıyafetler gereken dikkati çekmedi. O kıyafetle mahallesinden işe giderken gündüz vakti nasıl yürür kimse irdelemedi.
Konu komşu ‘’nerede sahne alıyorsun abi ‘ diye sormaz mı? Kimin aklına gelir THY’de çalıştığı o kıyafete bakınca, erkeklerinde bir gururu var, o kıyafet tasarımı gerçekleşirse erkek sığınma evlerinin sayısını arttırmak lazım kabin memurları çok dayak yerler.
Modellerinde uzakdoğu esintileri olan Dilek hanım biraz daha cesur olsa da hanımlarla kabin memurlarının kıyafetlerini aynı empirme desenden yapsaydı da bizde kurtulsaydık bu arayışlardan artık .
Sevgiyle...




