APTALLARIN DA GERÇEKLERİ BİLME HAKKI VARDIR!
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
İnsanların oy verdikleri partiler üzerinden tanımlanmalarını onlara yapılan haksızlık olarak görüyorum, acımasız buluyorum.
Bir de siyasi duruş sergilemedikleri halde böyle bir duruşları varmışçasına hareket ve sözlerinin yakıştırılması ise kimi zaman komik, kimi zaman linç niteliğinde oluyor.
Öte yandan tek duruşları para ve çıkarları olan, her iktidarın, askerin yalakası olmuşların ortalarda gemisini yürüten kaptanlar olarak yüzsüzce gezebilmesi Türkiye’yi ileri götürecek, rüzgarın üstüne giderek yol alacağımız sürecinin en büyük engeli.
Maaşallah rüzgar üstüne giden Türkiye değil, orsadan haysiyetsizlik rüzgarına kapılmış gidenler gemisini kurtaran kaptanlardan geçilmiyor.
Adam bu ülkenin en kanlı döneminde gönüllü olarak başbakanın ‘sanat danışman’lığına talip olmuş kabullenilmiş, ortalarda kasıla kasıla gezinmiş şimdi utanmadan ekranlara çıkıp sanatçıyım diye car car konuşabiliyor , felsefe yapıyor iktidarı eleştirebiliyor, vicdansız şimdi bir çok yalan yanlış var, başta sen, ama hiç olmazsa faili meçhul yok, insaf et biraz.
Bir başkası Çevik Bir’i Cumhurbaşkanlığı için televizyondan naklen yayın gaza getirme gecesinde muhabbetin ‘esprili çocuğu’ olarak hazırun arasında şimdilerde kendisi bu iktidardan para toplamaya devam ediyor , gaza gelen paşa içeride .
Biraz düşünelim diyorum.
Uzun bir süredir bu ülkenin sıradan insanları düşünme özgürlüğünün yerine konan çen çen konuşma özgürlüğüne razı oldular, alıştırıldılar konuştukça, saçmaladıkça özgür olduklarına inandırıldılar.
Sıradan insanlar çoğunlukturlar , kalabalıktırlar ve iyidirler.
Bana hayatım boyunca unutamayacağım insanlık derslerini verenler hep sıradan insanlar olmuştur. Bir ayrılık sonrası evinin eşyalarının toplandığı an, göz yaşlarını tutamayan hayatı paramparça olmuş bir kadına ‘ağlama hanım, istersen eşyaların hepsini yerine geri taşırım, para mara almam ’ diyen hamal sıradan bir insandı.
Eşinin ilk evliliğinden olan üvey kızına sahip çıkan öz babasının tacizlerinden korumak için üvey kızını koynunda yatıran , gelin edip evlendirene kadar sabahlara kadar uyumayan hizmetçilik yapan sıradan bir kadındı.
Saymakla bitmez sıradan insanların iyilikleri ve çokturlar , Allah onları iyi oldukları için çok yaratmıştır, inancım böyle izah eder.
Ne oldu da, para uğruna bin kepazelik, haysiyetsizliğe razı gelenler azınlığı, para hırsından kendilerine parayı ne için istediklerini bile sormaz, bilmez hale geldiler ve hala özellikle medya alanında hayatımıza hükmediyorlar.
İyi insan olmayı seçenlerin topu aptal mıydı ?
Hayır sadece şaşırtıldılar ve konuştukça düşündüklerini sandılar.
Medya mimarları şunu bilmelidirler ki ; ‘ Aptallar gerçekleri bilmek zorunda değildirler, bu diziler onlara yeter’ düşüncesi insan haklarını düpedüz ihlaldir , saniyen aptallarında gerçekleri bilme hakları vardır.
Hatta bazı diziler açıkçası aptalların bile tahammül eşiğini aşıyor. Öyle ki ; ‘ Sen vasatın altısın bu yüzden senin için planladığımız vasatın altı işlerle oyalan’ taktiği nedense sökmüyor, evet tuhaf ama gerçek vasatın altı olarak değerlendirilen izleyici , ki var sayalım öyle bende dahil, vasatın altı işlerden hoşlanmıyor . Kaldırılan ratinglerin asıl sakladığı gerçek bu muydu acaba ?
Yani vasattır, vasatın altıdır ama vasatın altı işlerden hoşlanmaz nasıl bir muhteşem topluluktur ki bu vatanlarının adı Türkiye’dir.
47 etnik gruptan söz edilir, peki anladık 47 parçayız, toplam nüfusa bölelim 1.5 milyon her etnik grup, kimi sürülmüştür kalanı diğerinden azdır, ve bütün anketlerde birbirlerine öfkelenirler lakin birbirleriyle evlenmekte sakınca görmediklerini söylerler, sonuçta bu ülke çoğunluk etnisitesi olmayan azınlıklar toplumudur.
Azınlıkların çoğunluğu bir ülkedir bizimki.
Demokrasi hepimize haktır.
Ve bu ülkenin sıradan insanları bütün azınlıklar , ‘Aşk’ der , ‘gönlümüz ne etnisite , ne ferman ne mezhep dinlemez aşk deyince ’.
Aşktan ötesi yok diyen azınlıklardır benim aidiyetim.
Din bürokrasisinden öte bir durumdur .
Bunun için insanların oy verdikleri partiler üzerinden tanımlanmalarını beyhude ve gülünç buluyorum .
Dallas dizisi yeniden başladı, televizyon tarihinin gelmiş geçmiş en muhteşem kötü adamı JR geri döndü, oğlu büyümüş JR.’a şükredersiniz bakın dizi dünyamızda bizden çıkamadı bir türlü JR türü bir kötü adam , düşünmek lazım . Kötülük aslında yoktur bu toprakların insanlarının içinde.
Belki bu yüzden bir iki sallanır dururuz ama yaşama sevincimiz devam eder.
Not : 90 yaşında anneme ambulansla ilk müdahaleyi , Acil’de gerekli tetkikleri yapan ve sağlığına kavuşturan Göztepe Hastanesi Acil servisine ve hastaneye doktorlara minnetlerimi sunarım. Bu hizmet sağlık karnesiyle hiçbir ücret talep edilmeden yapıldı.
Sevgiyle...




