KEŞKE BU ÜLKEDE KADIN SEVSE SEVİLSE, DERDİMİZ AŞK OLSA!
NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN
Herhangi bir sosyal güvencesi olmayan ve eşi vefat eden kadınlara nisan ayından itibaren 250 lira maaş ödenmesi planlanıyormuş.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın eşi vefat eden kadınlar için yaptığı ve yakında devreye girmesi beklenen çalışmaya göre ödenecek maaş 250 lira olarak tespit edilmiş.
Sigortası bulunmayan ve eşi olmayan kadınların hesaplarına iki ayda bir 500 lira maaş yatırılacakmış.
Anladığım kadarı eşinden maaşı veya herhangi bir güvencesi olmayan ortada dımdızlak kalan kadınlar sorumsuz ya da şu dar dünya da ailelerine sosyal güvence sunamamış insanca bir hakka layık görülmemiş eşlerinin ölümü halinde ayda 250 liralık bir ohh diyecekler.
Ancak sevgilileri olursa bu para derhal kesilecek.
Rahmetli belli ki kaybedenlerden , sonrasını düşünememiş düşünse bile elinden gelmemiş devlete havale etmiş, zavallı kadın ise hayatın zorluklarını yaşadığı yetmez gibi eşinin ölümünden sonra hepi topu 250 T.L alacak , bu çileli ömründe olur a , sevdalanırsa da 250 T.L kesilecek ! Sanki devlet ölenin namusunun bekçisi , adamın çaresizliği kadını devlete emanet ettiği yeterince acı değilmiş gibi devlet ölümünden sonra sosyal güvenceye kavuşturamadığı rahmetlinin namus bekçiliğine soyunuyor , olmadı bu son derece kaba, hoyrat devlet aklı yakışmadı.
Zaten kadının atlattığı onca badireden sonra sevgili bulacak takati kalmışsa dayanıklılık primi olarak bir 250 daha ödemeli devlet.
Kadın muhtemelen dayak da yemiştir, ve devlet karı koca arasına asla girmemiş kadın dayaklar arasında gittiği hastane, sığınma evlerinden gene koca evine dönmüştür.
Aslında bunun içinde 250 dayak ilavesi uygun olur.
Ayrıca koca evini bırakıp baba evine sığındı diye babasından veya ağabeylerinden yediği dayaklar içinde 250 koyalım toplam etti mi 1000 TL.
Şayet kadın rahmetlinin sağlığında kalıcı bıçak yarası aldıysa 250 daha ilave edelim, ayrıca kaynana, elti dayağı içinde 250 koyarsak 1500 ’den aşağı rakamlar ‘Türkiye Şartları’na uymaz.
‘Türkiye Şartları’ lafını pek severim , malum kadın dövmeye, öldürmeye, cehalete, fukaralığa, hep mazeret olmuştur buraya da cuk oturdu .
Bahane ve mazeretler diyarı ülkemizde kadına aylık 250 T.L’yi sevgilisi varsa kesmek neyin bahanesi anlamadım.
Malum bu ülkede film yapılır ödül toplamaya bahane, kanun yapılır çoluk çocuğu içeri atmaya bahane, , aşklar yaşanır medyada yer almaya bahane, hayır hasenat reklamı yaparlar sosyal sorumluluk bahane, burada da 250 T.L veriliyor ama kadın sever sevilirse keserize bahane .
Kadının 250’sini kesiyorsunuz bari sevgiliye böylesi çileler çekmiş bir kadını mutlu ettiği için 500 bağlayın. Hem erkeklere maaş bağlamaya mazeret olur, ve hatta kadına iyi muameleye bahane olur.
Türkiye’de bahaneleri incelemeden siyasal duruşları, zihniyetleri anlamak imkansızdır.
Hangi parti olursa olsun İdeolojilerde bu bahanelerde saklıdır.
Sayın Fatma Şahin...
En iyisi kadınlardan özür diletin ve hiç olmazsa bu sefer özrü ‘Türkiye Şartları’ benzeri mazeretlerle berbat etmelerine izin vermeyin .
İşiniz elbette zor çünkü sizden tarih yapmanız bekleniyor , bir şeylerin değişmesine, kadına bakış açısında ihtiyaç duyulan zihniyet değişikliklerine vesile olmanız bekleniyor, bu yüzden fena işlere mazeret üretilmesine izin vermeyin, sonra hep fena kalıyorlar.
Karakoç’un dizelerini hatırlayın Fatma Hanım...
‘Yar deyince kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor
Lambada titreyen alev üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban…’
Keşke bu ülkede kadın sevse , sevilse
Derdimiz aşk olsa.
Keşke erkek kadına kendi yazamasa da Karakoç’un mısralarını ezberden söyleyebilse...
Keşke kadın erkek her yaşta birbirinin sevgilisi olabilse...
Bu uğurda hazineleri vermeye hazır bir bakan olarak tarihe geçseniz fena mı olur?
Sevgilisi varsa 250’yi keseriz ne demek?
Sevgiyle...




