İNTİHAL KAMPANYASININ PERDE ARKASI!
2004 yılında o dönemde Başbakanlık Müsteşarı olan Ömer Dinçer hakkında çok sayıda medya organında 'İntihal' kampanyası başlatıldı. Bu kampanyanın bayraktarlığını ise Hürriyet yapıyordu. Başyazar Oktay Ekşi, Ömer Dinçer'e ağza alınmayacak ifadeler kullanmıştı.
Olayın üzerinden 7 buçuk yıl geçti ve Ömer Dinçer Milli Eğitim Bakanı oldu. Bazı medya organları bu intihal olayını tekrar gündeme getirdi...
Hürriyet'in bugün sürmanşetten yayınladığı Ömer Dinçer'in sözleri tartışmaya yeni boyut kazandırmaya aday...
"İntihal suçlaması Ergenekon talimatı. Elimde Belge var' başlığının kullanıldığı haber aslında Hürriyet'in 2004 yılında öncülük ettiği İntihal kampanyasını tekzip etmesi anlamını taşıyor..
HÜRRİYET'TE BUGÜN YAYINLANAN HABER
Ergenekon projesidir
- İntihal iddiası, tam bir faciadır. İntihal beni en çok yaralayan bir olaydır. Ergenekon'un benim müsteşarlıktan alınmam için hazırladığı özel bir projedir. O zaman hepsinin bilgisini de aldım. Çalışma Grubu'nun 20 maddelik stratejik hedeflerinden bir tanesi de Başbakanlık Müsteşarının görevden uzaklaştırılmasıydı.
- Ben Başbakanlık Müsteşarlığı'na geldiğimde, Başbakanlık Müsteşarı'nın oynatmaması gereken taşları oynattım. Başbakanlık Müsteşarı, Türkiye'nin geleneksel anlayışı içerisinde devleti koruyan birisidir. Ben, Başbakanlık Müsteşarı olarak devleti değil, halkı koruyan bir tavır içerisinde oldum. Bu bütünüyle Başbakanlık Müsteşarlığı tarzını değiştiren bir anlayıştır.
Polis bana anlattı
- Kendini devlet yerine koyanları korumadığım için bunlar başıma geldi. Ben o tarihlerde, bütün devletin bilgilerinin aktığı merkezi bir yerde duruyordum. Benimle ilgili operasyonu başlatan şu anda içeride, Ergenekon'dan tutuklu olan bir paşa. O talimatı verdiği günden 3 gün sonra, Emniyet İstihbaratı bana bilgi notu olarak, ‘şu paşa şunları şunları şöyle bir şey yapmıştır' dedi.
- Bana tek taraftan gelen bir bilgi olsa ihtiyatla karşılayabilirim. Ama hem Emniyet'ten, hem MİT'ten bunları doğrular bilgiler geldi. Belgeler elimde. Başbakanlık Müsteşarı olmadan benim peşime hiç düşülmedi. Ne olduysa, ben 2003 Ekim'inde müsteşar olduktan sonra oldu.
- Benim o yazdığım İşletme Yönetimine Giriş, İşletme Yönetimi ve Stratejik Yönetim diye 3 seridir. İşletme Yönetimine Giriş kitabını 1994-95'te yazdım. O dönem, ders kitaplarında kaynakça olmazdı, ‘ben öyle olmasın, ciddiyet gelsin' diye Türkiye'de ilk kez ders kitaplarında kaynakça göstermeyi başlatan hocalardan birisiyim.
Alıntı 4 yıl sonra
- Ne oldu biliyor musunuz?Kitap1995'te çıkmış. 2003 yılında 6'ncı baskısını yapmışım. 6'ncı baskıyı almışlar - MİT Müsteşarı o dönem bana, ‘Bu bir kurmay çalışmasıdır' dedi - Uzmanı olduğunu iddia eden birisi, 2003 yılı baskısını almış, sayfa sayfa, bölüm bölüm karşılaştırmış, 11 kitaptan 51 başlık halinde intihal iddiasında bulundu. Benim o iddia edilen kitapta takriben 500'e yakın dip not var. Ve hiçbir kişi yok ki, iddia edilen kişi o dipnot - kaynakçada olmasın.
- Kitabımın 1995'te çıktığını gözardı etti. 1998-2001 yıllarında basılmış kitaplardan intihal etmiş konuma düştüm. Bu ülke bana onlardan dolayı ceza verdi. Daha komiğini söyleyeyim; kendi kitabımdan, başka bir kitabıma intihal yapmakla da suçlandım ben.
Anamın ak sütü gibi profesörüm
İNTİHAL tartışması önceki gün TBMM'de hükümet programı görüşmelerine de damgasını vurdu. CHP'li Muharrem İnce'nin “Korsan yayını intihalciler yapar. Bizde intihalci yok. Sağınıza solunuza bakın, intihalci görürsünüz” sözleri üzerine kürsüye gelen Dinçer, şunları söyledi: “Benden önce gelip konuşanlar o kadar dürüsttürler ki; kendisinden 4 yıl sonra, 5 yıl sonra çıkmış kitaptan alıntı yaptığım için beni intihalle suçlarlar. Bunlar o kadar dürüstler ki; benim kendi kitabımdan aldığım bilgileri intihal yaptığım iddiasını dile getirirler. Benim profesörlüğüm de alınmadı, benim öğretim üyeliğim de alınmadı. Bunun bir kurgu olduğu, bugün kendi arkadaşlarının yaptığı bir senaryo icabıyla gerçekleştirildiği ve o senaryo sahiplerinin de bugün hesap vermekte olduğunu unutarak gelip burada konuşma cesareti gösterirler. Anamın ak sütü gibi profesörüm. Doçentim de, doktorum da. Bunların hepsi anamın ak sütü gibi helal.”
Cezasını YÖK kaldırmış
TÜRK siyasi hayatına 11 Nisan 2003 tarihinde Başbakan Başmüşaviri, 21 Ekim 2003 tarihinde de Başbakanlık Müsteşarı olarak giren Ömer Dinçer'le ilgili “intihal” (aşırma) iddiası 2005 yılında gündeme geldi. 2005'te YÖK Genel Kurulu, Ömer Dinçer hakkında “İşletme Yönetimine Giriş” isimli kitabında intihal yaptığı gerekçesiyle, “üniversite öğretim mesleğinden çıkarma” cezası verdi. Ömer Dinçer,Ankara1'inci İdare Mahkemesi'ne itiraz etti. Mahkeme, 2008'de Dinçer'in itirazını reddetti. Dinçer, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevini yürütürken, YÖK'ün yeni Genel Kurulu, 23 Aralık 2010'da 5 yıl önce verdiği intihal nedeniyle öğretim üyeliğinden çıkarılma cezasını sessiz sedasız kaldırdı. Dinçer, 5 yıl sonra hem intihalden hem de intihal nedeniyle verilen cezadan kurtulmuş oldu. Dinçer, 7 Temmuz 2011'de açıklanan 61'inci hükümetin Milli Eğitim Bakanı oldu.
HÜRRİYET 13 TEMMUZ 2011
HÜRRİYET GAZETESİNİN 11 ŞUBAT 2004'TE MANŞETTEN YAYINLADIĞI HABER
| Özür dileten intihal | |||
Başbakanlık Müsteşarı Prof. Dinçer'in 1995 yılında Yard. Doç. Yahya Fidan ile yazdığı "İşletme Yönetimi" kitabının birçok bölümünün intihal (çalıntı) olduğu ortaya çıktı.
İntihalin Prof. Tamer Koçel'in "İşletme Yöneticiliği" kitabından yapıldığı anlaşıldı. Akademik çevrelerdeki eleştiriler üzerine Prof. Ömer Dinçer Prof. Koçel'den özür diledi ve kitabı yayından çekti. Laiklik karşıtı konuşmaları tepki çeken Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'in, Yrd. Doç. Fidan'la birlikte yazdığı kitabın birçok bölümünün Prof. Koçel'in kitabından çalıntı olduğu ortaya çıktı. Dinçer, skandalın ortaya çıkması üzerine Koçel'den özür dileyerek kitabı yayından kaldırdı. | |||

