DOÇ. DR. ERKAN YÜKSEL / ESKİŞEHİR
16 Şubat günü gazetelere yansıyan bir haberin başlığında şu ifade yer aldı: "Otomobilde sevişirken az daha ölüyorlardı". Haberin spotunda "Kaporta ustası evli ve 2 çocuk babası Şuayip Darılmaz, kepenklerini kapattığı atölyesinin içine park ettiği otomobilinde 30 yaşındaki sevgilisi Ayse Bedia Baydar'la sevişirken, egzoz gazından zehirlendi" deniliyordu.
Ayrıntılarda ise "aşk yaşadığı belirtilen" Darılmaz ve Baydar çiftinin o geceyi nasıl geçirdikleri, sanki bütün gece onları takip eden gizli bir göz varmışçasına anlatılıyordu. Sonunda da "Darılmaz ve sevgilisinin", motor sesini duyan komşularının ihbarıyla otomobilin içinde "çırılçıplak ve baygın halde" bulundukları belirtiliyordu.
Haberin yanında her iki kişinin de portre fotoğrafı vardı. Daha büyük fotoğrafta ise, duvarında süslü bir yazıyla "Darılmaz" yazılı kaportahanenin içindeki aracın arkadan görüntüsü yer alıyordu. Aracın plakası da gayet rahat biçimde okunabiliyordu.
Bir başka yaygın gazete, aynı haberi "Otomobilde aşk koması" başlığıyla yayınladı. Haberin spotunda şöyle denildi: "Sevgililer Günü'nde tamirhanedeki otomobilde aşk yapan çift, egzoz gazından zehirlendi. İki çocuk babası tamirci Şuayip Darılmaz ile yasak aşkı Ayşe B. yoğun bakıma alındı."
Yine bu gazetede de çiftin ne yaptıkları "açık bir dille" anlatılıyordu. Ancak bu haberde "yasak aşk" sayılan kadının soyadı kodlanmıştı.
Bir internet sitesinde ise haber şu başlıkla yer aldı: "Otomobilde aşk hastanede bitti". Sitede haberin gazetelerdeki bölümlerinde eksik kalan kimi yönlerine de yanıt veriliyordu. Örneğin Darulmaz'ın yaşı 36'ydı. Sonuç olarak hayati tehlikeleri bulunan Darılmaz ve Baydar yoğun bakıma alınmıştı. Savcılık konu ile ilgili soruşturma başlatmıştı.
KENDİNİ MAĞDURUN YERİNE KOYMAK...
Gazetenin üçüncü sayfasına manşet yapılan bu haberi okuyunca ve biraz da empati, duygudaşlık kurunca insan, "kaç kez mağdur olduğunu" düşünmeden geçemiyor.
Örneğin olayda adı geçen kaporta ustası, evli ve iki çocuk babası. Dolayısıyla yaşadığı olay nedeniyle Darılmaz ailesinin bir sarsıntı geçireceği açık. Diğer yandan mesleği ya da kimliği belirtilmese de, haberin ikinci kişisi Baydar da ailesine ve çevresine karşı zor durumda. Yaşadıkları "yasak" ilişki nedeniyle başları epeyce dertte. Darılmaz'ın kaportahanesi de olayda ifşa edilmiş. Dolayısıyla kişinin bundan sonraki mesleki yaşantısının da bu "yasak aşk"ın gölgesinde kalacağı söylenebilir. Olay ise sanki onları izleyen gizli bir göz ya da kamera varmış da tüm gece yaşananları gözetlemiş gibi aktarılmış. Bu anlatım biçimi de ayrı bir konu. Öte yandan her iki kişi de haberde belirtildiğine göre "yoğun bakımda" ve deyim yerindeyse belki de "ölümle pençeleşiyor".
Darılmaz ve Baydar'ın sağlık durumları şu anda nasıl, merak ediyorum. Ancak bilemiyorum da. Çünkü haberciler, bu kişilerin sağlık durumlarıyla ya da hayatlarının bundan sonraki gelişmeleriyle pek de ilgili değiller. Yaşadıkları yasak aşkın değil ama yaşamlarının bundan sonraki yönünün çizilmesinde, üçüncü sayfaya bu şekilde manşet olmanın hangi etkileri getireceği de yanıt bekleyen büyük bir soru. Habercilerin bu soruya da, pek de ilgi duyduklarını sanmıyorum.
Öte yandan otomobilde sevişirken egzozdan çıkan karbonmonoksit gazı zehirlenmesi ve sevişen kişilerin çırılçıplak ve baygın halde bulunmaları, habercilik adına yeterince "tahrik edici". Dolayısıyla konunun haber niteliği taşıyıp taşımadığını tartışmak gereksiz. Ancak medya içeriklerinde yer alış biçimi, dolayısıyla sunuş biçimi üzerinde durmak ve düşünmek gerekiyor.
VURUN ABALIYA...
Habercilik mesleğinin temel direklerinden birisi emniyet-adliye haberciliğidir. Büyük sorumluluk gerektirir. Bu haberlerin heyecanlı, ilginç, tehlikeli, korkunç, kavga ve gürültülü yönlerinin yanı sıra "insanı insan yapan unsurlarla yüzleşmek" adına öğretici pek çok yönü vardır.
Bir çok masum, sanık ya da suçlu bu tür haberlerin konusu olur. Kimi zaman ise bu tür haberler, haberin kahramanlarına ya da kamuya "iyilik etmek" anlamına gelmez. Kamu yararının nerede başlayıp, kişisel hak ve sınırların, eş deyişle özel hayatın nerede bittiğinin kararını vermek hiç de kolay değildir. Bu anlamda "vurun abalıya" ya da "sırtına bir yumruk da bizden" ayrımına dikkat etmek gerekir.
Haber, kamuoyunu bilgilendirmek için verilir. Eğitim, tartışma ortamı yaratma, kültürün gelişimine katkı, toplumsallaştırma, güdüleme, eğlendirme ve bütünleştirme haberciliğin diğer işlevleridir.
Şimdi soralım:
Bu haber kamuoyunun nasıl bir bilgi ihtiyacını karşılamıştır? Okuyan kişiye nasıl bir doyum sağlamıştır?
Bu kişilerin adlarını açık bir biçimde öğrenmek ve fotoğraflarını görmek kamuya ne kazandırmıştır?
Kamu bu haberi okuyarak olayın tüm yönleri hakkında yeterince bilgi sahibi olabilmiş midir? Kamunun aklına gelen başka sorulara bu haber içeriğinde yanıt verilebilmiş midir?
Bir gazete erkeğin adını tam, bayanın soyadını kodlayarak vermiştir. Bu ayrımda neye dikkat edilmiştir? Bu olayın kurbanı ya da mağduru kimdir? Yasak aşkın sorumlusu kim olarak tanımlanmıştır?
Kadının ya da erkeğin yaşını yayınlamak ya da yayınlamamak ya da birini yayınlayıp diğerini yayınlamamak nasıl bir yorumu akla getirmektedir?
"Darılmaz ve sevgilisi" ifadesinde "sevgili" sözcüğü niye kadına işaret etmektedir? "Yasak aşk", tek yönlü bir sevgi midir?
Gazetede, Darılmaz'ın kaportahanesinin fotoğrafını yayınlamak, müşterilerine ve mahalleliye hangi mesajı iletmektedir? Aracın görüntüsünü ve plakasını göstermek, bir anlam ifade etmekte midir?
Olayı, yaşandığı anda oradaymış gibi aktarmak, dolayısıyla herhangi bir konuşmaya ya da açıklamaya atıfta bulunmadan aktarmak nasıl bir gazetecilik yeteneğidir?
Zina suç mudur? Bu haber egzoz zehirlenmesi haberi midir, "yasak aşkın ya da zinanın ortaya çıkması" haberi midir?
Yasak aşk yaşanların fotoğraflarını yayınlamak mı gerekir?
Bir tek yasak aşk yaşayan bu kişiler midir? Bu kişilerin yanlışı, otelde ya da evde buluşmak yerine kaportahanedeki otomobili tercih etmek midir?
Olayda her iki kişinin de yaşamlarının ayrıntıları hakkında herhangi bir bilgi verilmemiştir. Bu kişiler kimdir, kim değildir, bilinmemektedir. Olayın neden ve sonuç ilişkisine dayalı bağlantıları üzerinde durulmamıştır. Savcının açtığı soruşturmanın yönüne ilişkin bilgi yoktur. Haber kaynağı tanımlanmamıştır. Habere ilişkin kişilerin açıklama ve görüşlerine yer verilmemiştir. Sözcük seçiminde ve anlatım biçiminde önyargı ve genelleme kaynaklı tutum belli sözcükler bazında dikkati çekmektedir.
Sonuç olarak Darılmaz, belki bu haberlere darılmaz ama başkaları adına daha dikkatli olmak gereklidir.
-------------------------------
Doç. Dr. Erkan Yüksel
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi