Dördüncü Kuvvet Medya
      · GİRİŞ SAYFASI YAPIN   · SIK KULLANILANLARA EKLEYİN
HABER AYRINTIDA GİZLİDİR, PEKİ YA STAR'DA? (I)
07.07.2005
DOÇ. DR. ERKAN YÜKSEL / ESKİŞEHİR

Erkan Yüksel Star gazetesinin televizyon reklamında, hatırladığım kadarıyla, "Haber ayrıntıda gizlidir, ayrıntı ise Star'da" diyordu. Ben de Star gazetesinde hangi ayrıntı saklı, onu aramaya koyuldum. Hafta sonu 25 Yeni Kuruş'a aldığım Star gazetesini haber konuları, haber ve köşe yazısı sayıları, fotoğraf ve muhabir adının belirtilmesi gibi kimi başlıklarda inceledim. Ancak ondan önce bu slogan için düşündüklerimi ifade etmeliyim.

Aslında "haberin, ayrıntıda gizli" olduğu görüşüne tamamen katılmadığımı en başta belirtmeliyim. Star gazetesi bu yorumu üzerine alınmasın ama bence haber, her zaman ayrıntıda gizli değildir. Hatta çoğu zaman filin kuyruğuna odaklanılarak, asıl haberin kaçırıldığı da doğrudur. Ayrıntı, gerçek manzaranın gizlenmesi ya da görmezden gelinmesi anlamına da gelir. Ayrıntıya takılmak, gerçeği ya da manzaranın tamamını görmeye çalışmaktan çoğu zaman daha kolay, daha eğlenceli ve daha ilgi çekicidir. O nedenle de genellikle haberlerde ana temadan çok, ayrıntılar önem kazanır.

Örneğin kürsüde konuşan bayan Başbakan'ın, bir ara, ayakkabısının tekini çıkartması, Bakanlar Kurulu'nun uzayan toplantısında yenilen kuru fasulyenin nereden geldiği ve nasıl piştiği, büyük bir özelleştirmeden sonra kazanan tarafın kurabiye yemesi, kaybeden tarafın su içmesi ya da yabancı konuklara lahmacun ikram edilmesi medyada, asıl haber ya da konulardan daha geniş yer bulur. Konuşmacının ne dediği, toplantıda ne görüşüldüğü, özelleştirmenin ne götürdüğü, yabancıların ziyaretinin ne anlama geldiği ayrıntıların girdabında boğulur gider.

"PEKİ, YA NİYE?" SORUSU...

Ailesinden ayrı yaşayan, 18 yaşından küçük bir çocuğun tek başına oturduğu kiralık evin sahiplerinin boğazını kesmesi haberdir. Ancak onun neden bu cinayeti işlediği, niye ev sahipleri ile tartıştığı, niçin bu yaşta hayat savaşını vermek üzere şehre göçüp geldiği ve okula gitmek yerine lokantada garsonluk yaptığı soruları pek de kimsenin aklına gelmez.

Lise öğrencisinin "geçirdiği ruhi bunalım sonucu" hayatına son vermesi haber olur ama "ruhi bunalımın nedenlerinden" söz edilmez. "İyi ama niye intihar etti?" sorusunun peşine düşülmez.

"Otopark mafyası", "organ mafyası", "sağlık terörü", "gıda terörü", kapkaççılık olayları, hırsızlık olayları, trafik kazaları, tinerci çocuklar, rüşvetçi memurlar, hortumcular, cezaevlerindeki mahkumlar, düşünce suçluları, insan hakları ihlalleri, kötü ya da sert muameleler her biri haberdir; ama çoğunlukla, haberciliğin 5N1K formülüne verilebilecek en basit yanıtlarla ya da ilk akla gelen yanıtlarla, ayrıntılarla haberdir.

Ayrıntılar, çoğu zaman gerçeklerin önünü kapatır. Böylece olayları çepeçevre saran, yaşam damarlarının saklandığı, toplumsal, ekonomik ya da siyasal bağlantılar, olayların içinde meydana geldiği ortam ya da manzara silinir; görmezden gelinir. Haberin kim için ne anlam ifade ettiğine ve hangi sonuçları doğuracağına da dikkat edilmez. Bembeyaz zemin üzerine, katil zanlısı çocuğun; neredeyse gözlerine bant atılmanın amacı bile unutulmuş, fotoğrafı yerleştirilir. "İşte o" denir. Tinerci çocukların "dramı" ve "yarattıkları korku" haber yapılır; ertesi gün unutulur. Köprü altında yaşayan "küçük Okan" haber yapılır; 10 yıl sonra birini bıçaklayan aynı Okan'dan artık "Rambo Okan" diye söz edilir. Oysa, daha onlarca Okan vardır ve belki de her biri "Rambo" olacakları günü beklemektedir.

BİLGİ YOĞUN HABERCİLİK

İşte bunun için de ben, bir çok akademisyen gibi bilgiye dayalı, bilgi yoğun haberciliği daha çok önermekteyim. Bilgi yoğun habercilik; tarih hafızası olan, verdiği bilgi tam ve kalıcı olan, boşlukları bilgi ile donatılmış, kişinin zekasına hitap eden, gerektiğinde günlük yaşam sorunlarını çözebilmede ve düşünce üretmede kullanılabilen mesaj tasarımıdır.

Örneğin terör olayları karşısında bilgi yoğun habercilik, terörizmin bir süreç olduğunu bilmeyi ve bu süreci tanımlamayı gerekli kılar. Nedenlerini, niteliklerini ve sonuçlarını bütün boyutları ile ortaya koymayı amaçlar. "Kim?" ve "Ne?" soruları yerine, ısrarla "Neden?" ve "Niçin?" sorularının ardına düşer. Net ve yalın olmaya çalışır. Duygulardan çok beyinlere seslenir. Bilinçli medya, bilinçli birey ve bilinçli toplum için hizmet verir.

Enformasyon ya da duygu yoğun habercilik anlayışının devamı ile medya içeriklerine dönük mevcut tartışmaları aşmak mümkün görünmemektedir. Çünkü, tarih hafızası olmayan, verileri anlık duygulanımlara neden olan, düşünce üretmeye katkısı olmayan, kolay anlaşılma ve kolay tüketilme kaygısıyla tasarlanan medya içerikleri, sorunları doğru teşhis etmekten ve onları çözmekten uzak bulunmaktadır. Ancak bilgi yoğun habercilik yaygınlaştığı takdirde medyanın tartışmaya konu olan işlevlerinin önemli bir bölümünü yerine getirebildiği söylenebilecektir.

Elbette ki "var olan her şey haberdir". "Dün bilinmeyen her şey haberdir". "İlgi çeken her şey haberdir". "Bir insanın bir köpeği ısırması, haberdir". Ancak haber aynı zamanda, "bir olayın raporudur, özetidir" de... "Yarının tarihidir". Tartışmalı da olsa, bir anlamda "gerçeklere ışık tutmaktır". Bütün bunlar, "haber ayrıntıda gizlidir" sözü üzerine yapılmış yorumlardır. Star gazetesinin içeriğine yönelik bulgulara ise bundan sonraki yazımda yer vereceğim.

-------------------------------
Doç. Dr. Erkan Yüksel

Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi




Sayfa BaşıYazıcıya gönderBu yazıyı arkadaşına gönder
 
   İLGİLİ LİNKLER
· Erkan Yüksel Arşivi

Yazıcıya veya
Arkadaşına gönder

Sayfayı yazdır     Arkadaşına Gönder
         0 Yorum var
  
   KİM HANGİ MANŞETİ ATTI?
   KÖŞELERİN GÜNDEMİ!
   MEDYAKARİKATÜR
   MultiMEDYA

CANLI YAYINDA GÜLME KRİZİ


HABER MASASININ ALTINDAN ÇAYCI ÇIKARSA


BİR ZAMANLAR DARBE'Yİ İŞTE BÖYLE ELEŞTİRMİŞTİ!


İYİ BİR SUNUCU OLMAK İÇİN NE YAPMAK GEREKİYOR?


STÜDYODAKİLER ŞAŞTI KALDI BU İŞE


SİNİRLİ SUNUCU


HOOOP KAMERA GİDİYOR... İSMAİL...


Türk Televizyonlarında Yaşanan En Komik Anlar
Diğer Videolar
   SPONSOR
Bir-Net




Dördüncü Kuvvet Medya Bütün hakları saklıdır.
Yayınlanan haber ve yazılar kaynak gösterilerek ve içeriği değiştirilmemek şartıyla alıntılanabilir.
Yazarların yazıları kendi sorumluluğundadır... E mail: