Dördüncü Kuvvet Medya
      · GİRİŞ SAYFASI YAPIN   · SIK KULLANILANLARA EKLEYİN
ÖVGÜ BEKLERKEN MAHKEMEYE DÜŞMEK
17.01.2005
DOÇ. DR. ERKAN YÜKSEL / ESKİŞEHİR

Erkan Yüksel Bir süre önce yasa dışı sol bir örgüte mensup olduğu "belirlenen" kişiler Eskişehir'de gözlem altına alınır ve mahkemeye çıkarılır. Gazeteciler de bu kişiler mahkemeye götürülürken fotoğraflarını çeker ve ertesi gün (2 Ekim 2004) haber yayınlanır. Gazeteciler Emniyet'in "başarısını" haber yaptıkları için övgü beklerken, kendilerini mahkeme kapısında bulur.

İddiaya göre terörle mücadele eden polisler, gazetede yayınlanan fotoğraflarla deşifre edilmiştir...

Fotoğraf nedeniyle mahkemelik olan İstikbal gazetesi yazıişleri müdürü Murat Taşkın 14 Ocak 2005 günü yazdığı yazısında olayı şöyle anlatır:

"EMNİYET'DEN ARADILAR"

"Yasa dışı sol bir örgüte mensup olduğu belirlenen kişiler Eskişehir'e geliyorlar. Eskişehir polisi de kaldıkları evde bu kişileri yakalıyor. Sonra gazetelere telefon geliyor Emniyet Müdürlüğü'nden. "Yakalanan şahıslar Adliye'ye götürülecek. Haber yapın" diye. Bunun üzerine Eskişehir polisinin, yasa dışı sol bir örgüt üyesi olduğu ve eylem hazırlığında bulunduğu belirlenen kişileri başarı bir operasyonla yakaladığı yazılıyor gazetelere... Ertesi gün Emniyet'ten övgü beklerken, haber savcılıktan geliyor. "Emniyet Müdürlüğü, terörle mücadele yasasına aykırı davrandığınız için hakkınızda suç duyurusunda bulunmuş.Gelip hemen ifade verin" diye... Meğer, yasa dışı örgüt mensuplarının yakalandığına ilişkin haberin resminde, bir emniyet mensubu da çıkmış. Bizler de o emniyet mensubunu hedef göstermişiz. Dolayısıyla da terörle mücadele yasasına muhalefette bulunmuşuz."

Ardından söz konusu olayın fotoğrafını yayınlayan Sakarya, İstikbal ve İki Eylül gazetelerinin yazıişleri müdürleri Murat Taşkın, Hakkı Sağlam ve Can Hacıoğlu savcılığın para cezasını ödeme talebini reddeder ve mahkemeye çıkar.

Eskişehir 5'inci Asliye Ceza Mahkemesi, "görevi olmadığı" gerekçesiyle davanın Ankara 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine karar verir. Taşkın olayı şöyle değerlendirir:

"Şimdi, Eskişehir'deki gazete yöneticileri olarak bizler, DGM'de (Ağır Ceza Mahkemesi'nde E.Y.) yargılanacağız. Hem de yasa dışı örgüt üyesi olan kişilerin, başarılı şekilde yakalandıklarını yazdığımız için. Belki o yakalanan yasa dışı örgüt üyeleri mahkeme yüzü görmediler ama... Bizler DGM ile tanışacağız. Yaptığımız haberden ötürü keşke bizi o yakalanan ve amaçları devletin dibine dinamit koymak olan yasa dışı örgüt üyeleri mahkemeye verseydi..."

GAZETECİLER NASIL SAVUNUYOR?

Ağır Ceza Mahkemesi'ne giden olayla ilgili gazetede yazılanlar böyle. Bir de gazetecilerin Asliye Ceza Mahkemesi'nde yaptıkları savunmalar var. Kendisi ile telefonla görüştüğüm Taşkın bu konuda şu görüşleri savunuyor:

"Olay, Emniyet ile basın arasındaki gerginlikten kaynaklanıyor. Daha önce yaşanan birkaç olayda Emniyet'i eleştirmiştik. Sanıyorum oradan da bize karşı cephe alındı. Kendilerinin çağırıp fotoğraf çektirdikleri bir haber yüzünden mahkemelik olduk."

Taşkın'ın bu sözlerini mahkemede kendisinin dile getirdiğini söyleyen Can Hacıoğlu ise, "Emniyet Müdürlüğü'nün karşısındaki büfe ve işyerlerinin soyulması olaylarını haber yapınca bir gerginlik doğdu. Onun sonucudur bu olay" diyor.

Benzer görüşleri Hakkı Sağlam da dile getiriyor. Emniyet müdürlüğü ile "sürtüşme" yaşandığını belirterek şöyle devam ediyor: "Daha önce böyle bir olay başımıza gelmemişti. Böyle bir suçtan ya da uygulamadan da haberimiz yoktu. Üç-beş ay önce Emniyet Müdürü başarılı memurlara plaket vermiş ve orada da biz Terörle Mücadele memurlarının da fotoğraflarını gazetemizde yayınlamıştık. O zaman da bu polislerin fotoğrafı gazetelerde çıkmıştı. Ama kimse bir şey söylememişti. Şimdi mahkemelik olduk..."

Aynı görüşleri dile getiren Hacıoğlu ise, olay günü cep telefonundan arandığını, ancak haberin fotoğrafını İhlas Haber Ajansı'ndan aldıklarını belirtiyor.

"Bir gün önce bu kişilerin yakalandıkları haberi İstanbul gazetelerinde çıkmıştı. Biz de haber atlamak istemedik. Adliye'ye çıkarılacaklarını haber alınca olayı takip ettik" diyen Hacıoğlu, gazetesindeki fotoğrafta yer alan polisin tanınmasının mümkün olmadığını ve böyle bir amaçlarının da bulunmadığını savunuyor.

Taşkın ve Sağlam, ardından polisin deşifre olmak istemiyorsa tedbir alması gerektiğini vurguluyor. "Televizyonda da görüyoruz. Kar maskesi takıyorlar" diyen yazıişleri müdürleri, merakla Ağır Ceza Mahkemesi'nin gününü bekliyor...

MAHKEMELİK OLMAYAN NE DİYOR?

Öte yandan aynı gün, haberi farklı bir biçimde yayınlayan Eskişehir Anadolu gazetesi yazıişleri müdürü Hakkı Kutlu ise "mahkemelik olmama" nedenini "habercilik anlayışındaki farklılığa" bağlıyor.

Kutlu şunları söylüyor:

"Bu haber, biz dahil dört yerel gazetede yayınlandı. Biz, 'Teröre darbe' başlığıyla verdiğimiz haberde, 'yasadışı örgüt mensubu oldukları iddia edilen kişilerin' eylem hazırlığındayken yakalandığını belirterek, 'Soruşturmanın geleceği için haberde ayrıntı ve fotoğraf yayınlamıyoruz' diye ayrı bir biçimde haberin yanına not düştük. Bunun için de mahkemelik olmadık."

KANUN NE DİYOR?

Sonuç olarak pek çok boyutu ile bu olaydan ders çıkarmakta 7'den 77'ye herkese iş düşüyor. Merak edenler için ise belirtmekte yarar var ki, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 6'ncı maddesinin ilk paragrafında şöyle deniyor:

"İsim ve kimlik belirterek veya belirtmeyerek kime yönelik olduğunun anlaşılmasını sağlayacak surette kişilere karşı terör örgütleri tarafından suç işleneceğini veya terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklayanlar veya yayınlayanlar veya bu yolla kişileri hedef gösterenler beşmilyon liradan onmilyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır."

-------------------------------
Doç. Dr. Erkan Yüksel




Sayfa BaşıYazıcıya gönderBu yazıyı arkadaşına gönder
 
   İLGİLİ LİNKLER
· Erkan Yüksel Arşivi

Yazıcıya veya
Arkadaşına gönder

Sayfayı yazdır     Arkadaşına Gönder
1 Yorum
  
Re: ÖVGÜ BEKLERKEN MAHKEMEYE DÜŞMEK ()
Tarih: 17.01.2005
Gönderen: serkan duru
E Mail:
Yorumu: gerçekten şaşırtıcı bir durum.. ama yasa açık... önemli olan burada bence yazı işleri müdürlerinin bir konunun altını çizmesi... altı çizilen konu şu emniyetle aralarında bir çekişmenin, bir sürtüşmenin olması... yani yazı işleri müdürleri kaba tabirle emniyet güçlerinin basın mensuplarına "taktığını" söylüyor. önemli olan konu da bu bence emniyet ile basın bir çok yerde bir arada çalışmak zorunda kalıyor... eğer emniyet basına sert davranırsa ki bu zaman zaman oluyor istenilmeyen durumlar ortaya çıkmakta... emniyet ile basının kendi aralarındaki bu çekişmeyi bırakması gerekir. bunu sağlayacak olanlar ilgili kuruluşların yöneticileridir diye düşünmekteyim.... eline sağlık hocam hem bilgilendirici hem de farklı bakış açısı kazandıran bir yazı hazırlamışsınız...

saygılarımla,
serkan duru


[ Yorum Gönder ]

   KİM HANGİ MANŞETİ ATTI?
   KÖŞELERİN GÜNDEMİ!
   MEDYAKARİKATÜR
   MultiMEDYA

CANLI YAYINDA GÜLME KRİZİ


HABER MASASININ ALTINDAN ÇAYCI ÇIKARSA


BİR ZAMANLAR DARBE'Yİ İŞTE BÖYLE ELEŞTİRMİŞTİ!


İYİ BİR SUNUCU OLMAK İÇİN NE YAPMAK GEREKİYOR?


STÜDYODAKİLER ŞAŞTI KALDI BU İŞE


SİNİRLİ SUNUCU


HOOOP KAMERA GİDİYOR... İSMAİL...


Türk Televizyonlarında Yaşanan En Komik Anlar
Diğer Videolar
   SPONSOR
Bir-Net




Dördüncü Kuvvet Medya Bütün hakları saklıdır.
Yayınlanan haber ve yazılar kaynak gösterilerek ve içeriği değiştirilmemek şartıyla alıntılanabilir.
Yazarların yazıları kendi sorumluluğundadır... E mail: