forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

KİTAPSIZ ATILANLAR…

Aktif .

ETİKETLER:Ümit Otan
umit_otan_120ÜMİT OTAN - EGE'DEN    

Onları tanımıyorsunuz, adlarını hiç duymadınız. “Tomar tomar” alınır, “posta posta” atılırlar. Yaşadıkları çileyi anlatsalar, okuyan bulamaz ve belki de inandırıcı bile olamazlar. Sizin “ah-vah” çekerek okuduklarınız, “bir eli yağda bir eli balda” olanlar…

Bir gecede işsiz kalan “ecir” dostlarımın, arkadaşlarımın, sevdiklerimin, sevmediklerimin yıllardır izlediğim iç burkan hayatlarının hiçbir kıymeti harbiyesi olmazken, “şöhretlilerin” afra tafrası ne yalan söyleyeyim sinirlerimi bozuyor.

İnternette yer alan haberlere göre Ciner Grubu bazı dergilerini kapatmış ve “çok sayıda” gazeteci işsiz kalmış. Atılanlar hakkında tek bilgimiz, “çok sayıda” oldukları. Bazı siteler, “150’ye yakın” diye vermiş.

Kimmiş onlar?

“150’ye yakın” işte, hepsi bu…

Evlerine gidiyorlar yapabilecekleri başka bir işleri de yok. Kiralar, borçlar, bunalımlar, bunalımlar…

Yıllardır o hüzünlü hayatları dinleyerek, görerek, içinde yaşayarak, büyüdüm, yaşlandım.

Bu nedenle, sözüm ona atılmışların, sözüm ona hüzünlü öyküleri beni bozuyor.

“Kovulduk Ey Halkım”, “Meslek Yarası” derken geldik, “Başın Öne Eğilmesin”e…

Bekir Coşkun’un kitabını okuyanlar bilir de okumayanlar için beni neredeyse “şoke” eden bir bölüm var paylaşmak istiyorum:

Coşkun, reklam geliri olmayan, okurların verdiği “tek liraya” ihtiyacı olan bir gazeteye, Cumhuriyet’e hazırlandığını eşine anlatınca, eşi kalkıp boynuna sarılmış ve, “…Bana düşen ne fedakarlık, ne bedel varsa ödemeye hazırım" demiş.

Allah Allah…

Ne fedakarlığı, neyin bedeli…

Doğan grubunda çok iyi paralarla çalıştığı zamanlarda, “Arkadaş ben bu kadar kıyıma ve sansüre dayanamıyorum. Zor dönemden geçen Cumhuriyet’e gidiyorum” dese, anlarım da...

Ne olmuş?

Doğan Grubu iş akdini feshetmiş. Tazminatını vermemiş mi? Vermese dava açardı. Sonra Habertürk. Buralardan beş kuruşsuz mu yollanmış?

En son Cumhuriyet.

Bir de Cumhuriyet’e, “fakir gazeteye” gelenlerde bir şeyleri bahşetmiş havaları da seziyor insan.

Yıllar önce Milliyet’ten atılıp da gelenlerden sonra incelemiştim de tirajlara hiçbir katkıları olmadığını görmüştüm.

Üşenmedim, Bekir Coşkun öncesi ve sonrası satış rakamlarına şöyle bir göz attım.

Bekir Coşkun yazılarına başladığı 3 Kasım 2010 haftasında tiraj, 53 binlerde. Bir hafta sonra 11-17 Kasım arasında 51 binlerde. Biraz önce son hafta rakamlarına da baktım. 53-54 bin aralığı sakin şekilde sürüyor.

Kimseye bir art niyetim yok. Kişilerle de bir işim olamaz…

“Deste deste” kapı önüne konulup neredeyse açlıkla cebelleşen “kitapsız” dostların anımsanmasını istedim.

“Tuzu kuruların”, “acındırıksı” öyküleri bana fazla gelmeye başladı.

Siz ne dersiniz?

umitotan@gmail.com

 

DKM ARŞİVİ