Yazdır

Aktif .

umit_otan_120ÜM?T OTAN - EGE'DEN

Laf? eveleyip, gevelemeden, direk soraca??m: Mehmet Faraç, CHP’nin Parti Meclisi’ne yeniden seçilseydi,  günlerdir ekranlardan ve internet sayfalar?ndan izledi?imiz kavga ya?anacak m?yd??” Benim yan?t?m, “hay?r”. Palavra de?il, elimde somut veriler var…

“?nan?n, ki?ilerle ilgili bir sorunum yok. Gazetecilik eti?i ile ilgili “meselem” var. ?ki yüzlülükle ilgili kar?n a?r?m var… “M??” gibi yapanlara isyan?m var. Bugünden tezi yok,  Parti Meclisi üyesi gazetecilerin derhal, sütunlar?n?, ekranlar?n? terk etmeleri gerekiyor. Cumhuriyet’te böyle bir al??kanl?k vard?, bir ara “es” geçildi. Umar?m yeniden gündeme gelir. Bu gazeteciler kendiliklerinden ayr?lmazsa, i? akitleri feshedilmeli ve politik arenaya u?urlanmal?. Yoksa, hem Parti Meclisi üyesi, hem gazeteci, hem yazar, hem televizyoncu  “gazetecilere” yeni bir s?fat aray?p, bulmak gerekiyor.”

Yukar?daki sat?rlar, 24 May?s 2010 tarihini ta??yor. ?nanmayan internette baks?n, yerli yerinde duruyor.

H?z?m? alamam???m ve 28 May?s 2010’da  “Gidi?at Embedded” ba?l???yla medya eti?ini yerle bir edenlere bir kez daha seslenmi?im.

 

Aynen ?öyle:

“Öncelikle tüm gazeteci örgütlerini, etik kurullar?n? bir aç?klama yapmaya ça??r?yorum.  Bir gazeteci ayn? zamanda aktif politikac? olabilir mi?  Dostlar, CHP’nin Parti Meclisi’ne seçilen gazetecileri televizyonlarda izliyorum.  Cüneyt Özdemir’in 5N1K’s?na kat?lan Enver Aysever, büyük bir heyecanla parti propagandas? yap?p genel ba?kan?na methiyeler düzerken, ekranda ad?n?n alt?nda “gazeteci” yaz?yor. Özdemir, çok k?sa zamanda politikac?ya dönü?en konu?una ?a??rd???n? ima etmekten de geri kalm?yor.  Mehmet Faraç da gözümüzün içine baka baka gazetecilikle politikac?l??? bir arada yürütece?ini s?radan bir ?eymi? gibi söyleyebiliyor. TV8’e ba?lan?p, Kürt sorunu konusunda ne kadar bilgili oldu?unu, yazd??? kitaplar?n say?s?n? balland?ra balland?ra anlat?p gazetesinden ald??? ücretle geçinmeye çal??t???n? söylüyor…  Maa??n? gazeteden alacaks?n. Parti Meclisi üyesi olarak haber yazacaks?n. Ben de okur olarak, “bir gazetecinin” yans?z, ba??ms?z haberini okumu? olaca??m.  Aptal yerine konulman?n bir s?n?r? olmal?…”

Yaz?larla da yetinmedim. Ba?ta Cumhuriyet gazetesinin baz? yazarlar? olmak üzere, ilgililere mektuplar yazd?m. Aç?lan yolun çok tehlikeli oldu?unu, “yanda? medya” diye ba??ranlar?n, “taraftar medya” yaratmakta olduklar?na dikkat çekmek istedim.

Aradan tam dolu dolu yedi ay geçti.

Hiç kimselerden “ç?t” ç?kmad?.

Cumhuriyet’in  Mehmet Faraç’?n i? akdini feshetmesiyle ilgili aç?klamas?n? az önce okudum. Mehmet Faraç’?  Cüneyt Özdemir’in 5N1K’s?nda izledim…

?ki taraf da bana inand?r?c? gelmedi. Bilmem size geldi mi?

Bir gazete yönetimi dü?ünün ki, hem profesyonel politikac?, hem kadrolu gazeteci çal??an?na yedi ay boyunca “katlanmak” zorunda kal?yor.

Bir gazeteci dü?ünün ki, hem parti meclisi üyesi hem kadrolu gazeteci olarak ya?am?n? sürdürmekten gocunmuyor ve televizyonlarda bunu aç?k aç?k söylüyor.  Hele y?llarca çal??t??? i? yerindeki  “olumsuzluklar?” bugün ortaya dökmesi de ayr?ca yaralay?c?. Adama, “bugüne kadar neredeydin” diye sorarlar.

O çok sevdi?im tümceyi yinelemek zorunday?m:

“Görüyorsan, içinde ya?ayamazs?n.”

Ama ne yaz?k ki, günün modas? bu.

Y?llarca içinde olacaks?n. Göreceksin. Sesini ç?karmayacaks?n, sonra oturup kitap yazacaks?n, “Ey halk?m bak ba??ma neler geldi”ye s?vanacaks?n.

Dostlar, “m?? gibi” hayatlar bir yere kadar.

Mehmet Faraç’?n yedi ayl?k serüveni “yenilir yutulur” olamayabilir, ama tüm “suçu” da onun üzerine y?kmak haks?zl?k olur. Ya?ananlarda Cumhuriyet yönetiminin tutumunu görmezden gelmek olur.

Son olarak ?unu söylemek istiyorum:

Lütfen bu karma?aya ideoloji k?l?f? sarmaya kalk??may?n. Atatürkçülükten, ilericilikten, laiklikten, solculuktan dem vurmaya kalk??may?n…

Ay?p olur…

 umitotan@gmail.com

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri