forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

PARÇALA BEHZAT Ç: SENİ GİŞEYE GÖMDÜM

Aktif .

suat_oktay_140SUAT OKTAY ŞENOCAK

Behzat Ç, Bir Ankara Polisiyesi adıyla Star TV’den ekranlarımıza teşrif edince, daha önce bildik polisiye ve tüm TV dizilerinden farklı bir anlatım dili, farklı bir oyuncu konsepti ve  kısa sürede geniş bir hayran kitlesine ulaşmıştı.

Fazla dizi izlemediğim halde yerli yapımlar içerisinde ilgimi çeken tek yapım Bevzat Ç oldu. Sinema filmini de merakla bekleyenler arasında ben de vardım.

Dizi filmleri beyazperdeye aktarmak gerçekten zordur.

Çünkü yaptığınız işin daha farklı ve çok özel olduğunu, izleyiciye bilinenin çok ötesinde bir “SİNEMA”vaat ettiğinizi kanıtlamak zorundasınız.


Bu coğrafyada pek nadir rastlanılan gerçek sinema izleyicisi çabuk tüketilecek dizi filmden ziyade kalıcı bir sinema eseri sunduğunuzu düşünecektir. Çünkü işiniz beyazperdedir ve insanlara“hadi bakalım pamuk eller cebe, öyle bir film yaptık ki, gidin ve filmimizi sinemada izleyin!”dediğiniz zaman yapılan iş farklı değilse, homurdanmaların desibeli yüksek olacaktır. Tıpkı şu an klavyemin tuşlarına dokunan parmaklarımın çıkardığı hoyrat ses gibi.


Filmi izlerken, “Bunu Serdar Akar mı çekti? Böyle bir filme usta bir sinema adamı nasıl da yönetmen olarak imza atar?” diye sormadan edemedim?

Sanırım Serdar hocam dizi film çeke çeke sinema estetiğini yitirmiş.

Geçmişte yaptığı işleri bilmesek, son çalışmalarını dikkate alırsak eğer, Akar’ın sinema adamlığından da endişe duyacak hale gelebiliriz.

Ne yazık ki ortaya çıkan iş sinema olmaktan öyle uzak ki?

Madem böyle vasat bir iş çıkaracaktınız, ne gereği vardı sinema filmi yapmaya, onca kopyaya yazık. İkiye bölüp TV’de gösterirdiniz, olur biterdi.

Sıradan bir Behzat Ç bölümü olmaktan öteye geçmemiş, o nedenle bu sinema değil, düpedüz TV filmi olmuş!


Çarpıcı ve özel hiçbir şey vaat etmiyor, “Seni kalbime Gömdüm”

Tek kelimeyle “hayal kırıklığı”

Belki TV için sinema gibi dizi yapabilir ama beyazperdede dizi gibi sinema filmi olmuyormuş. Bu bir kez daha anlaşıldı.

Sinema başka bir şey…

TV başka…


Hem, ekranlardaki yolculuğunun henüz başında olan bir projeyi ne diye beyazperdeye yansıtmakta bu kadar acele etmişler, onu da anlayamadım. Dizide heyecanı sürükleyen Nejat İşler’in hayat verdiği Ercüment Çözer karakteri ile ilgili yaşanan çatışmayı konu edinen bir senaryo beklentisi içinde olanlar da kötü bir “Seven7” çakmasıyla karşı karşıya kalmanın üzüntüsünü yaşayacak!

Özgün hiçbir şey yok!


Dizide döktüren, Antalya’da en iyi erkek oyuncu Altın Portakalı ile ödüllendirilen Erdal Beşikçioğluda ne yazık ki bildik performansın yanına bile yaklaşamamış.  Beşikçioğlu’nın yeteneğine kimsenin itirazı olamaz, aldığı ödül de bu filmdeki oyunculuğundan ziyade, genel performansıdikkate alınarak verilmiş olmalı! Ama oyuncuların büyük bölümü, TV’de dizginledikleri performanslarının ayarını kaçırınca “abartılı” olmaktan öteye geçememişler. Ekran başındaki doğallık ve samimiyet de kalmayınca, kötü adam rollerinin vazgeçilmez ismi Hakan Boyav’ın az, öz amaetkili oyunculuğu ön plana çıkmış, bu bile senaryoyu kurtarmaya yetmemiş.


Bu sinema sezonunun ilk hayal kırıklığını Behzat Ç ile yaşadık. Keşke filmin adı PARÇALA BEHZAT Çfalan olsaydı(!) Ve Umarım TV izleyicisinin baş tacı edip kalbindeki özel yere gömdüğü diziyi sinemada gişeye gömmez ve harcanan emeğin karşılığı alınır.


Başka sinemacılar alamadı, umarım onların emeği karşılıksız kalmaz!

 

Suat Oktay Şenocak
Bursa İnSanat Sinema Derneği

suatsh@gmail.com


DKM ARŞİVİ