forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Kahpe Tuzaklar

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN 

Dünyamızda  yaşayan insanların büyük bir  çoğunluğunun yeni dünya düzeninde kahpe tuzaklarla dolu bir ormanda mahsur kalmış bebekler gibi olduğunu düşünüyorum .

Yanlız insanlar mı, bitkiler, hayvanlar, sular, bütün canlılar. 

Bu vahşi ormanda sağ kalmalarını sağlayacak yol gösterecek kılavuzlarını nasıl seçmeliler , demokrasi tarifinde bu soruyu kayda geçiriyoruz.

Kastım siyasi liderler, kadrolarıyla da  sınırlı değil , medyada bu kılavuzluğun içindedir  ve siyasetten çok daha sorunlu bir alandır.

Medya neye kılavuzdur sorusunu kayda geçirelim ve    boşuna söylenmiş değildir diyerek , kılavuzu karga olanın başı  b....tan çıkmaz atasözümüzü hatırlayalım.

Neticede siyasi alanda fazla seçeneğimiz  olduğunu  düşünmüyorum, çoğunluğumuzun da düşündüğünü sanmam  ama kontrol bizde.
Partilerimiz, sistemimiz belli. Alternatif yaratıp yaratmamak veya beklentilerimizi mevcut partilere dayatmak elimizde.

Ama Medya’da tam tersi , seçenek çok gibi  dursa da   binlerce aynı uğultunun çıktığı bir kakafoni içindeyiz . Ve kontrol bizde değil.

Sait Faik’in  ‘son Kuşlaröyküsünü ‘  yıllar sonra bir daha okudum.
Öykü ; Minicik kuşları mideye indirmek için ökse kuran Heybeliadalı et obur adamı   anlatır , kuşların  her biri bir lokma etmeyen  gövdelerinden binlercesini yese doymaz , ökseleri kurarda kurar.

Adaya süzülüp gelen kuşlar ve onlara tuzak kurmuş bekleyen adamın öyküsüdür, aslında adamda kötü bir adam da değildir, aile babasıdır ama kuşları yer !

Bizim televizyonlarda bu etobur adam gibi, maalesef bizi yiyor . Onlarda , karar vericilerde kötü insanlar değiller , aile babaları  ama bizi yiyorlar hatta kendilerini de yiyorlar.

Evet dünyamız kahpe tuzaklar, ökselerle ve  oburlarla dolu ama ne yapıp yapıp ‘Son Kuşlar’ olmayacağız , bizim aklımız, inancımız var ve bu toprakların insanlarının  birbirlerini yemekle geçirdikleri zamanlar kadar medeniyetler kurdukları sulh sükun anlarıda var.
Fukaralaşmayacağız, zenginleşirken oburlaşmayacağız, ahlaksızlaşmıyacağız
Başaracağız.
Medya , televizyonlara da bu bağlamda bakarsak ;  izlence seçeneklerini  fakirleştirip ,  daralttıkça bizi bekleyen çürümeye karşı güçsüzleşiriz.

Dizi mi, elbette ama  sıradanlaşmayı , vurdum duymazlığı önermeyen diziler lazım, aşkta olsun içinde, ihanette yani  insana dair ne varsa ama yeter ki  ‘bana ne’ ciliği, sıradanlık, bayağılığı, ucuz kahramanlığı, büyümüşte küçülmüş laflarla dolu , her cümlesi ‘ya..’ diye başlayan dialogları  kimse  çağdaşlık, liberalizm , modernite , vatanseverlik  diye yutturmaya kalkmasın.

Farklı seçenek olmadığı için dayatmalarla palazlanan pek az dizinin izlenme paylarının dişe dokunur olduğunu görüyoruz zaten ,gerisi fos .
Dizileri mizileri Mesir Macunu gibi uzatıp halka atıyorlar , kalabalıklarda atlıyor ama yiyeceğinden , şifa beklediğinden değil.
İzlenmeyenler için de  ‘Anlamadılarda  ondan izlemediler’  diye bir durumda yok ortada, hani ağır bir sanat yapılıyordur da halk anlamamıştır edebiyatına sığınmak anlamsız.
Esasen artık ;  nispeten izlenen kaldırılıyor, hiç izlenmeyen devam ediyor, internette, sosyal medyada pek beğenilen ekranda izleyici toplayamıyor işin aklı mantığı başka yerde. İnternet mecra henüz kendi dizi , program  ortamını yaratamadı.
Olacaktır , kayda geçirelim.
Geçen yıl Kevin Costner ‘House of Cards’ ı yeniden çekti hatırlayın.

Dikkat ederseniz artık dizileri değil  ‘oyuncuların’ ayaklarının altına takoz konulup konulmadığı haber oluyor, yani oynayanların  öyküleri  ile ayakta kalıyor diziler  .
Dizinin öyküsü heyecan vermeyince böyle olur.

Şu an bu gidişattan büyük paraların döndüğü sektör memnun
İzleyici izlenme paylarında müşteri memnuniyet ifade etmiyor, neden  sektörün umuru değil  ayrıntıya girmiyorum.
Sektörün içindekilerden bir kesim rüyalarında göremeyecekleri servetler karşısında her hafta aynı kişiye çıkan piyango talihlilerine  dönmüş durumdalar. İtibar da istiyorlar lakin çok da ısrarlı değiller. akıllı olanlar ağızlarını zorunlu olmadıkça açmıyorlar zaten.

Bir kesim ise  bu talihlilere dahil olmak istiyor ama nasıl olacağını çözebilmiş değil , oynadığı diziyi göklere çıkartıp  ‘ Bu projeye dahil olmak için kesinlikle para almayabilirdim’ deyip tiplemesi patlamayınca  (hep bir tipleme lafıdır sürüp gitmektedir )  ‘yooo öbür taraf daha fazla veriyor gidiyorum’ diyenler mi istersiniz,
Yapımcısını baba gibi gördüğünü açıklayıp dizi kaldırılıp parasını alamayınca kıyametler koparıp babanın sülalesinden başlayanlar mı...
Birde dizi kaldırıldığında dizi yapımcısı ile yayın kuruluşu arasında olanları izah eden , dizinin yayından kaldırılışına siyasi kılıf bulma heveslisi oyuncular var , hani kaldırıldık bir misyon olsun bari hevesleri, genellikle bu grup yapımcı ile yayın kuruluşunun arasının açılmasına neden olma tehlikesi arz ettiğinden  yayın kuruluşu muhtemelen  yapımcıya ‘kardeşim sen yapımcısın bu dizi biter başka dizi ısmarlarız bu herife ne oluyor’ dediğinde  cırcır böceği  oyuncu 24 saat içinde aksi beyan ile tükürdüğünü  yalamak zorunda kalıyor.

Bu insanların çoğu işlerini iyi yapan , haklı olarak  sektörden  güvence ve paylarını almak isteyen normal insanlar. Piyango çıkanlardan fazlaları var eksikleri yok . Ama konjektür ne omurga bırakıyor ne dik duruş , ökselere doğru uçan son kuşlar geliyor aklıma içim acıyor.

Hep siyasi alandaki yalakalıktan bahsedilirken üzülerek kayda geçirmek zorundayım ki ; dizi , tv dünyasındaki yalakalıklar  siyaset dünyasının bin misli ve ibret verici.

Kendi kendini bu kadar hızlı itibarsızlaştıran bir başka sektör var mıdır acaba soralım ve sorumuzu kayda geçirelim.

Genede  ilk defa medyada yalaka yetersizliği olduğunu düşünüyorum. Bu medyamızın ciddibir sorunu.
Mevcut yalakalar artık kafi gelmiyor , yalakalıkları  izlettirmiyor.
İzleyici izliyor gibi yapmaz, ne mecburiyeti var, ama birileri izleniyor gibi yapıyorsa ve izlenme olasılığı olan işleri izlenemez saklı köşelere koyuyorsa ,  ki bu numaralar bayat numaralardır ,ekranlar  bir süre daha emperyal duygular , seks, ensest ilişkilerle idare edecekler.

Medya da  kontrol bizde değil, kahpe tuzakları , ökseleri  kayda geçirelim.
Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN