forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Başbakanımız Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teslim oldu

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN 

Gezi direnişiyle ilgili olarak, iktidar bıkmadan usanmadan suçlu, zanlı arıyor, içimizden  dışımızdan  fark etmiyor artık.

Krize sebebiyet veren davranışlarını sorgulamıyor ,krizi yönetemediğini sorgulayamıyor kabahati üstüne atacak adam arıyor.
Çok yazık,  bu demokrasi yazığını kayda geçiriyoruz.

Bir adam nöbet tutuyor Taksim’de milyonlar toplanıyor etrafında sanal ortamda , dünyayı arkasına aldı ,  ondan bile şüphe ettiler.
Oturarak boşa çıkrık çevirsek bu sefer Gandhi’den şüphe edecekler.
Akıl veren Gandhi bunlara deyip,  hadii adamla görüşenleri saptamaya (!) başlamaları an meselesi.

Vahe Kılıçaslan yıllardır çeşitli yerlerde öyle durur , işi durmaktır ,o da mı dış mihrakların oyunu ?
Onca yıl CIA ‘dan mı talimat aldı  vitrinlerde öyle dur Vahe diye , insaf.

Komik duruma düştü iktidar.

Yürüsek kabahat, dursak kabahat mesajı verildi hala anlayamadılar.
Evet Cumhuriyet tarihimizin komik duruma düşen ilk ve tek iktidarını üzülerek  kayda geçiriyoruz.

O iktidar ki , siyasi mizahı yasaklamanın sonucunun komik duruma düşmek olduğunu anlayamadı, bunu da kayda geçirmek durumundayız.

İktidara  suçlu  , zanlı yetiştirilemez hale gelindi .
 
Ak Parti yanlısı öğretim görevlileri, bakanlar , partinin ileri gelenleri ‘Duran Adamlar’ ın kaç dakika ayakta kalması gerektiğini tartışıp hala  komik duruma düşüyorlar .

Üniversitelerden bazıları  da iktidara yaranma derdine düşen profesörleri yüzünden komik duruma düşüyorlar  
TV 8 de Çarşamba günü Gökmen Karadağ’ın gündemi değerlendirdiği Haberaktif programının iki konuğu vardı , Marmara Üniversitesinden Prof. Recep Bozloğan ve Bilgi Üniversitesinden Prof. İlter Turan .
Her anne gibi profesörler konuşunca kulak kesilirim , çünkü konuşan Profesörler üniversitelerinin ağzıdır ,fikirleridir, bakışlarıdır. 
Söylediklerinden o üniversitelerin bilim, siyaset, sanat, demokrasi dilini  anlarız biz sıradan insanlar.

Marmara Üniversitesi beni korkuttu, Prof. Bozloğan’ın demokrasiye bakışı, ‘Duran Adam’ eylemine bakışı ünvanını kullandığı bilim dünyası, Üniversitesini komik duruma düşürdü.

Prof. İlter Turan’ın Avrupa’da her sokakta raslanan ‘Duran Adam’ların hayatlarını böyle kazandıklarını söylemesi üzerine Prof. Bozloğan’ın  onların bu kadar uzun süre ayakta durmadıklarını, 2 saat sonra ihtiyaçlarını karşılamak, yemek, istirahat molası verdiklerini ciddi ciddi anlatması , yani koskoca Marmara Üniversitesi profesörünün sokakta duran adamların günlük yaşamlarını takip etmiş olması olasılığı , ‘Duran Adam’ uzmanlığı karşısında kahkahalarımızı tutamadık .
Efsane olmuş Marmara Üniversitesini Profesörünün komik duruma düşürmesi bir yana,   üniversitenin bu perspektiften bakan bir profesörünün olması ve göğsünü gere gere ekranlara çıkması beni bir anne olarak çok üzdü.
Ve kaçınılmaz olarak  iki üniversiteyi mukayese ettim, Bilgi açık ara fark attı, demokrasiyi özümleme, analitik düşünce açısından .

Sonuçta anasına bak kızını al,  Profesörüne bak  üniversitesine kahkaha at durumuna geldim ekran başında.

YÖK öğretim görevlilerinin ağzından çıkanlardan ne kadar sorumlu bilemiyorum ama son haftalarda kürtajdan , direnişe, demokrasiye , dış mihrak oyunlarına , sokakta duran adamlara  ilişkin ağızlarından çıkanlardan hatırı sayılır sayıda profesörün bilimsel düşünceye değil Ak Parti’ye sorumlu gibi davrandıkları açık, net.

Hele bir tanesi utanmadan kürtaj konusunda  eşini örnek vererek, jinekolojik ayrıntılara girerek  doktorun risk uyarısına rağmen eşini  doğurttuğunu çocuğun sağlam olduğunu anlatarak adeta doktorları dinlemeyine getirdi sözü.
Yani bu olacak iş mi Sayın Başbakan ?

Ekşi sözlükte bu profesör  için yazılanlar doğru mu bilmiyorum, ama okuyunca dehşete düştüm.
Epey marifetli bir bilim insanı , ekranlarda konuşmalarından anladığımız   jinekoloji konusunda  uzman ve fakat   ana bilim dalı sosyoloji, levirat sorart evliliklerine üzerine kitabı var  !
Kendisini kayda geçiriyoruz. Kanal kanal geziyor hem Prof ünvanını kullanıp hem Ak Parti MKYK üyesi sıfatıyla.
Kanada Toronto, ABD Houston üniversitelerinde de çalışmalar yapmış , acaba o da mı ABD oyunu diye düşünmemiz gerekir mi Yiğit Bulut’un yüksek takdirlerine bırakalım ve Prof.Mazhar Bağlı’yı kayda geçirelim.

Ak Parti yandaş kanalları   Gene Sharp’ı yeni keşfetmiş bulunuyor , hayırlı olsun .
Soros , Otpor’dan sonra onuda olağan şüpheliler listesine eklediler , epey gecikmeyle.

Hadi diyelim ki bütün bunlar bize muzır fikirler aşılıyorlar, yeni mi keşfediyorsunuz , bu nasıl bir cehalettir , zira;

Otpor bir vakıa, adamlar saklamıyorlar zaten ajans gibi çalışıyorlar.
 
Sharp’a a gelince  pasif direniş hareketlerinin Gandhi hareketini temel alıp kitabını yazmış, internette var, çeşitli dillerde basılmış kitapları olan bir adam, hatta ilk kitabına Einstein  önsöz yazmış , hepsi açık , ortada.

Ak Parti  ‘Büyük Strateji Kuranları ’ , Siz hiç okumuyor musunuz  sadece kendi söylediklerinizi , yazdıklarınızı mı okuyorsunuz ?

Açık bilgileri , sırları ifşaa ediyormuş gibi yapıp yandaşı olduğunuz  iktidarı   komik duruma düşürmenin  alemi var mı ?

Demek ‘Büyük Strateji’ filan kuran yok Ak Parti’de. 
Bu açık bilgilerden bile  haberleri yokmuş.
Demek ki ‘Grand Strategy‘ üreten bir Ak Parti yok,  
Sayın Başbakan’ın taktikleriyle ayakta kalan bir Parti var .
Sayın Erdoğan yoksa yoklar.
Liderlerini bu kadar yoran başka parti var mı dünyada, bütün yük adamın omuzlarında zaten Arınç’da demedi mi ‘Civanım’ ne hale geldi diye !

Durumu kayda geçiriyoruz.

En komik yanda bütün bu olağan açık bilgilerden çıkarttıkları sonuç ; Hepsi Amerikan İstihbaratına dayanıyor , Yahu sizde  her filminin  sonuda ABD’ye kabahat yükleyen basit düşünceli  adamlara mı teslim oldunuz ? 
Ak Parti’nin   Olağan şüpheliler listesinde 1 numara olmayı sürdürüyor ABD.

Zaten bu iktidarın entellektüel demiyorum ama yetenek alanında ki eksiklikleri, filim , dizi yapma tutkusu ve bunları yapan aynı dar çevresinden akiller kırma sarma yanlışı bakın nasıl düğüm etti hesapları.
 

Kimsenin kimseye şunu yaz, şunu oyna, şunu çiz, şunu düşündür , şunu konuş gibi dikte etme hakkı yoktur hele siyasetçilerin hiç yoktur , yazar geçinen iktidar yandaşlarının hiç yoktur , herşeyin mal sahibi gibi davranamazlar bunlar Ak Parti iktidarında olmuştur .

Önlerini kapatmışlardır yetenekli insanların , hadsizlik noktasını aşmıştır  bu yüzden güdük kaldık düşüncelerde , sanatta , kimileri vatanlarını terk edip kendilerini dar atmışlardır dışarıya.

Arsız ve hadsiz yandaşları da  kayda geçirelim.

Sanatçıların özgün düşünmeden kaynaklanan özgüvenleri kaybettirdi iktidar,  dizilere bakın yeter ,  oluşturulmak istenen   algının izdüşümüdür.
Ak Parti medyasının müesses nizamın medyasına  eklemlenerek  yarattığı algı , sabrı taşırmıştır ve taşırmaya  devam etmektedir .
Sayın Başbakan neden bunu kabul etmez , görmez asıl bunu kayda geçiriyoruz.

Aslında Yandaş, candaş medya farkı kalmamıştır asıl tehlike budur, Halk TV bunu haber vererek bir ölçüde kırmıştır.

Ak Parti  soyunduğu  fütürist işlere ters orantılı bir zihin , televizyon, sanat dünyasının esiri oldu asıl konuşulması gereken budur , bir ileri derken bin geri nasıl düşülür kitabını yazdılar.

Bu durumu  üzülerek, iktidarın kat ettiği  yolları heba eden iktidar yanlılarına  ithaf ederek kayda geçirelim.


Ak Parti sempatizanı medyanın  ekranlarda  her şey akıllarından geçiyor  meydandakiler için ,  ama insan gibi demokratik, çağdaş bir ülkede yaşamak isteyebilecekleri ihtimali hala  akıllarına gelmiyor , nasıl iştir bu ?

Şimdi İktidar  ; Kanuni rolünü oynayan çocuğa verdiği mesajcı rolünden   medet umar hale geldiği yetmiyormuş gibi bir başka çocuk Mehmet Ali Alabora ile didişiyor .
O çocuğa ne kızıyorsunuz Kanuni rolünü oynayan gibi ateş olsa cürmü kadar yer yaktığı ortada, ha soracaksanız trilyonluk hesabı İş Bankasına sorun o ayrı iş .

İktidar döneminde yarattığı   ünlülerden medet umar hale geldi .
Ziyaretlerdeki ziyaretçilerin ortak noktaları 10 yıllık iktidar döneminde hayatlarında göremeyecekleri imkanlardan  yararlanmış olmalıdır, bunu göz ardı edemeyiz.
İşsiz mi kalmışlardır, para mı kazanamamışlardır, bir fikirleri olmuşta yasaklanmışlar mıdır?

Bu hakikatleri lütfen kayda geçirelim.
 
Direniş zeka üzerine inşa etti hareketi,  berbat  dizilerin ünlüleri üzerine değil arada büyük fark var.

Ak Partiye yakın  medyanın yarattığı bir başka komik algıda meydanlara inen halka birilerinin bu akılları verdiği .
Esasen  en komik olan halkın bu noktada akılsızlar, veya saflar olarak ikiye kategorize edilmesi .

Ne ayıp şey, kayda geçiriyoruz.

Kim mi bize bu akılları öğretiyor , siz  memleketteki herkesin bir şıhı mı  var zannediyorsunuz  vallahi ben Kadıköylü’yüm  pek çok din, etnik grubunların  terbiyesi içinde büyüdüm  Allah’tan başka tapacağım yoktur.
Kayda geçsin, çünkü bu dar  kafalı zihniyete kızıp dinden, imandan çıkmaya hiç niyetim yok tekrar kayda geçsin.

Sanki birileri düdük çaldı indi meydanlara halk , şimdi  ‘tadında bırakın’  diyor ‘Bilgeler , Yandaşlar Korosu’.

Hakikaten kendilerini komik duruma düşürüyorlar.
Korkusuzluğu tattık ,  tadından yenmiyor Vallahi.
Bize  kimse düdük çalmadı, kimse de  dağılın komutu veremiyor görün bunu artık.

Şimdi kendi yarattığı  ve paradan başka şey düşünmeyen dalkavuk  dar çevresinin kazanç ve konumlarını kaybetme  telaşı yüzünden   korkuyu tadıyor iktidar , ve sertleştikçe sertleşiyor ve komik duruma düşüyor.  Eğer bu yüzden  abuk sabuk hareketler yapıyorlarsa ; 
Tattırdıkları ve kendilerinin tadmadığı korkuyu tadıyorlarsa , eski ağıza yeni taam olsun.

İktidarın komik duruma düşmesi bununla bitmiyor.
80 yaşında sağ kalmış belkide Türkiye’nin  en  marjinal  adamı  Prof. Yalçın Küçük hapiste  , ona  ‘Hocam Beynimin yarısısınız’ diyen Avni Özgürel Ak Parti Akili !
Bari Küçük’ü  akil yapsaydınız hiç olmazsa beynin öbür yarısını da  tamamlamış olurdunuz. Yarım beyin pek verimli olmuyor.
Tam bir acı komedi, cinnet hali. Kayda geçiriyoruz.
Şimdi zarar ziyan bilançosu çıkarıldı , neredeyse direniş  yapanlardan  üzerlerine sıkılan gaz ve suyun da parasını isteyecekler .

Bu ayıbı da kayda geçiriyoruz.
Meydandaki insanların  kıymetini bilemedi Sayın Başbakan  , gençlerin kıymetini bilemedi,  her fırsatta çullandıkları  Kemal Kılıçdaroğlu bildi, ülkemizin itibarını dünyada  yükselttikleri için onlara teşekkür etti. 
Ak Parti  edemedi.
Durum budur kayda geçsin.
Oyunlar içinde oyunların oynandığı ülkemizde oyunları bozamadılar , halbuki bu oyunları bozma sözü vardı Başbakanımızın.

Yiğit Bulut esip küfürüyor,  anlattıkları elbette dikkate değer ama o da direnişçilere teşekkür etsin, çünkü çıkan sonuç şudur;
eğer çocuklar meydanlara çıkmasaydı demek bu oyunları göremiyecek , söyleyemiyecektiniz , 10 yıldır onların direnişe geçmesini mi beklediniz açıklamak için ?

 Bizleri etnik, dinsel, sekter olarak tespit edip ayırmaya doyamıyor anketler, şimdi parti dağılımına göre yüzdelere ayırmaya başladılar, meydanın % bilmem kaçı CHP’li, % bilmem kaçı şu parti, bu partidenmiş , yahu meydanlardakilerin yüzde yüzü insan, bu niye gelmiyor aklınıza ?

Yüzdelik dağılıma da  güvenmeyin sağımız  solumuz belli değildir yoksa  Ak Parti  nasıl iktidar olurdu ?
Bu soruyu da kayda geçirelim.

Mevsim normallerinin çok üzerinde bir abuklama görüyorum,  bu sefer de  bu kadar saçmalık  ancak dikkat  çekmek için yapılır ,  acaba gözlerden  gündemden uzak  tutmak istedikleri kimin nedir diye aklından geçiriyor insan. durup duruken benide manyak ettiler.

Poliste berbat durumda,  çocuklara su, gaz sıktırdınız , sonunda onlarda aslında  kendilerine sıktıklarını anladılar gazları suları, ve bir tanesi sanki diğerlerinin çaresizliğini dile getirdi, ‘Ne yapayım, silah mı çekeyim, ne yapayım gaz sıkmayıp, osurayım mı ?‘ diye sorar hale geldi. Bir kısmıda oturup kitap okumaya başladı bu iyi bir gelişmedir .
Bu gelişmeyi de kayda geçiriyoruz.

Burası oyunbazlar ülkesi , Sayın Başbakanım    biz sıradan insanlar oyunlardan korkmayız işimiz , vatandaşlık görevimiz  oyunları bozmaktır  . 
Ama siz   bizleri yarı yolda bıraktınız bu olmadı işte, hiç olmadı .
Hani Oyunları bozacaktık ?
Demokrasi diyoruz siz yanımızda meydanlarda yoksunuz !
Velhasıl Sayın Başbakan
Bir zamanlar Demirel :
‘Memleket meseleleri bir parkta oturarak halledilseydi , çok büyük bir park yaptırır, hep beraber  içinde otururduk’ demişti.

Allah  ona memleket meselelerinin parklarda , barışçı, evrensel demokrasi normları, özgürlük  isteyen gençlerle nasıl halledilmeye çalışıldığını gösterdi ,söylediklerinden utanır mı , acı mı çeker yoksa hala inat mı eder bilemem.

Siz onun gibi olmayın  isterim, beni bir Kadıköylü olarak kılık kıyafetime bakıp zaten kırdınız , Allah için her zaman şık, tertemiz tiril tiril  giyimine özen gösteren bir insansınız , hani tanımasam , bilmesem nereli olduğunuzu uzaktan  Bir Kadıköylü Beyefendi derim, Orhan Gencebay’ın o pullu payetli rüküş kıyafetlerine aldırmadan  akil yaptınız  biz Kadıköy’lülere durup duruken niye taktınız kırdınız  onu da anlamadım.
Bari şimdi kırmayın,Allah Aşkına cadı avı başlatmayın.
Yeriniz direniş, direnin bizle Sayın Başbakan , başa dönün.
Meydandakileri terk ettiniz, halbuki onlar sizi terk etmediler demokrasi istediler, hepsi bu.
Şimdi Kılıçdaroğlu bir el uzattı, halk uzatılan eli sıkar.
Başbakanımız kendi kalabalıklarını tercih eden Ak Parti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teslim oldu, terk etti halkını.
Asıl teslimiyet budur kayda geçsin.

Yeis ve acı içinde sevgilerle...

necefugurlu@gmail..com

DKM ARŞİVİ