forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

İyilik ve kötülük, savaş ve barış, her insanın içindedir ve çatışırlar. Hangisi beslenirse o kazanır.

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Teröre son veren, Barış Türkiye’sine Uyum Süreci   halka  kendini nasıl anlatacak meselesi ‘Akil Adamlar’ listesinin  açıklanmasıyla başlayan  tuhaf  bir evreye girdi.

Teröre son vermek için  Sayın Başbakan çok ciddi siyasi  riskler almıştır.

Teröre karşı olan her vatandaşın  bu sürece saygı  göstermesi ,  kutsal  yurttaşlık görevidir.

Ancak sürecin içinde bulunduğumuz dilimi maalesef okyanusu geçip derede boğulma riskini  taşıyor. 

Savaşın dili, retoriğini siyasi , maddi ranta çevirmeye alışık çevrelerin  rahatsızlıklarını ,  yıllardır süregelen utanmazlığın  sosyolojik , ahlaki boyutunu  ve elbette arkasındaki  maddi gücü artık bilmeyen kalmadı.

 

Barış ortamını kurmak , anlatmak ,  Savaş çıkarmaktan  çok daha zor. 

 

Bu süreci yönetmek de  öyle. 

İktidarın işidir , bu medyayla işi zordur .

Barış sürecine halkı ikna etmek , bilinçlendirmek  , yeni dünyaya   uyumu sağlamak için yapılanmış bir medya yoktur ,  oyalayıcı bir medya vardır.

Dünya dizileri halkını bilinçlendirmek için kullanırken ;

biz halkımıza yıllardır  Fatmagül ve Tecavüzcülerini, Şıpsevdi Bücür Sultan’ı  sarayda bu hafta hangi komutan refüze edecek  , Aliye  hangi adama gidecek,esas çocuk  kadınlardan hangisini seçecek , Zerda ne olacak  tarzı dizileri seyrettiriyoruz , soap opera  deyip geçmem hele prime time da , olsun razıyım da içlerine doğru anlamlar yükleyemedik . Bırakın  anlam yükünü , içlerinde  bilinçlendiren , dolaylı da olsa uyandıran  dialoglar bile yazılamadı. 

Her dizide zengin iş adamları var ne iş yaptıkları belli değildir ,bu beste kurguların içinde  bir kişi   ‘siyasetten mucize beklemeyin, iktidarı, muhalefetiyle siyasetin işi çok zor çünkü   artık dünyayı şirketler, medyalar, ve sadece üç beş siyasetçi idare ediyor , dünyayı döndüren halksız demokrasiler  ‘ diye bir cümle kurabildi mi ?  Kuramaz,  ne anlattığı belli değildir, üç eklektik cümleyle de olacak işler değildir.

Beğen beğenme , inan inanma içerikli , cesur dialoglar sadece Kurtlar Vadisinde var onun için 10 yıldır halk baştacı ediyor, içindeki şiddet sineye çekiliyor çünkü o sözler ancak öyle dinletilir izletilir.

Bu süreç yaman bir süreç , barış özlemimiz , ama bunu anlatmak bu medyayla kolay değil, çünkü söz konusu olan  inşası  yıllar süren bir itimat meselesidir  ekranlarla , izleyici arasında. 

Teröre karşı şiddet önermek , istemek kalabalıkların   vuralım kıralım  önerilerinin   bir siyasi liderden kabul görmesi  ve kalabalıklara  zamanını daha sonra  bildireceğim tarzı cevabı , kara mizahtır. 

Liderler kendilerine inanmış insanlara terörere karşı terörle mücadele etmek için randevu saati kararlaştırır mı yahu ! 

Gelelim ‘Akil Adam’ larla çözüme ;  

Bilgeliği anlamak bilgelik gerektirir dinleyici sağırsa müzik hiç bir şey ifade etmez. 

Biz sıradan insanların basitliğinde yatan bilgeliği de hafife almamak gerekir anlayacak bilge gerektirir.

Listedeki bazı değerli isimleri bir tarafa bırakın, memlekette akil sıkıntısı elbette yoktur, listenin dışında kalan ,  listedekilerden  daha akiller  de vardır,   hatta listeyi aşarlar,   listenin içinde akil makil olmayan da olabilir , listede  tek kadın olması hasebiyle  Jülide Kural Hanımefendinin  olması akile sıkıntısını gösteriyor  bunlar önemli değil, ama bu girişimde muhalefetin her partiden 3 akil önerisiyle  ‘Senin akilin, benim akilim’ noktasına gelmiş bulunuyoruz , kara mizahtır ,  

‘Ak saçlı Akil adam Taki Doğan’ noktasına gelmek üzereyiz dikkat !

Yıllarca  terör  rantından   faydalananların  savaş baltalarını gömmelerini  sağlayacak ‘akillere ‘ Allah kolaylık versin , karşılarındakiler   yıllardır  süregelen savaştan rahatsız oldular mı, hayır hatta savaşı kabul bile etmediler , hatırlayın medya dilinde kullanılan  ‘kalkışma’  gibi  ve benzeri uyduruk lafları, oysa resmen bir iç savaştı geçirdiğimiz.

Barışı çoğunluk istiyor ama bu isteğin gerçekleşmesi  için çoğunluk baskısı gerekiyor.

Çoğunluk barış için nasıl bir baskı oluşturacak ki ,barış gerçekleşebilsin ‘akiller’ bunu başarabilir mi ?  

Barış sürecine ‘Biz ille savaşmak isteriz’ diyenlerin  bir zararı olmaz, saçmalık hiç bir zaman baskı gurubu oluşturmaz. ‘Göze göz, dişe diş’ diyerek dünyayı kör etmeye niyet etmişleri kim dinler.

Ama süreci destekleyenlerin içinden saçmalayacak olanların  zararı çok olur.

Barış ortamına intibak  sürecinde bizim gibi kollektivist kültürü olan doğu toplumlarında yapılacaklar  o kadarda meçhul değil, sorun medyadır .

Ekranlarda  hayatı yaşanası kılan , barışı ARZU ettirecek ne var ?

Survivor mı,  yarışmalar mı barışın değerini anlatacak  ?

Seçilen yabancı filimler bile suyuna tirit geçiniz. 

Sadece yapanlara para kazandıran izleyenlerin kazandığı hiç bir şey olmayan işler bunlar, geçiniz. 

Sanat hiç yok, oysa sanat günlük yaşamda banyoda söylenen bir şarkı, duyduğun müziğe tuttuğun ritim , çocuğuna uydurduğun masal, bir arkadaşına yazdığın şiirdir , iyi olmak zorunda da değildir hiç biri, ama hayatı yaşanası kılar , ekranlar bunu anlatabiliyor mu ?

Toplumun hayalleri  iğdiş edildi , aslında gerçeğin ta kendisi  olan hayaller hiç yok.

Ama kara mizah devam ediyor, Diyanet işleri başkanı İzmir’e ‘İrfan Sahibi’ bir müftü atadı, böylece müftülerin ‘İrfan Sahibi’ olanlar ve olmayanlar’ olmak üzere ikiye ayrıldığını öğrenmiş olduk, Bravo !

‘Halkı buna hazırlamak önemli’ diyor sayın Başbakan , yerden göğe kadar haklıdır, hangi medyayla Sayın Başbakanım ?

Hani insanın , medyada sayıları sınırlı değerli insanları ayırıp , geri kalanını  silahlı PKK güçlerine rica etsekte yanlarında alıp sınır dışına gitseler  diyesi geliyor.

Jimi Hendrix ‘Bilgi konuşur, Bilge dinler’ diyor ,sözlerimin cüreti  burdadır sayın Başbakan, hadsizliğimden değil.

Hikmetinden sual olmaz Allah’ım  insan ağzını açılır ve kapanır şekilde yaratmış, Yüce Rabbim bilenlerin ağzını kapattığı , bilmezlerin açtığı insan türünü benim ülkem için  mi yarattın, nedir benim günahım diyorum ekranlara baktıkça.

Kendimizi bir ekran kuyusunda bulduk ve kuyuyu içinde kazmaya devam ediyoruz kazdıkça batıyoruz.

Yoksa , iyilik ve kötülük, savaş ve barış her insanın  içindedir ve çatışırlar. 

Hangisi beslenirse  o kazanır. 

Çağdaş dünyada bu beslenme iletişim , medya  yoluyla yapılıyor.

Kayda geçiriyoruz...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN