forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

EKRANLARDA TÜRK SONBAHAR’I

Aktif .

necef_ugurlu_300NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN  

Geçenlerde bir televizyon kanalında Nazif Okumuş, ülkemizde  ‘Kontrollü bir Kaos’dan bahsediyordu. İlginç bir saptama... Lakin  şimdiki zamanda  kaosun kontrollüsü nasıl olabilir ki...

 

Zira düdük çaldığında  ‘Tamam kaos bitti, düdük çaldı arkadaşlar’ komutuna artık uyan olur mu acaba. Dünya değişti, nüfus genç nerdeee...  12  Eylül’ler düdük çalınca dağılan kaoslar !

Hele ‘Arap Baharı’nı gördükçe,   ekranlarda ki  ‘Türk Sonbahar’ı beni  korkutuyor.

Ramazan boyunca  ‘Din’ Ahlak’ nasihatları yoğunluklu  programlardan geçilmedi. Özellikle ahlak dersleri  magazin programlarında da Mübarek ayın ruhuna uygun olarak yer almasın mı? Fakiri çok güldürdüler vallahi!  Zira ‘Gıybet’ yaparken ahlak dersi vermek, ‘Namus’ ‘İffet’den bahsetmek  çok komik oluyor.

Yazı böylece atlattık  derken Fenerbahçe  üzerinden oynanan büyük oyundan  oldukça eski  bir senaryo çıktı.

Şampiyon olmuş klübün yerine şampiyon olmamışı Şampiyonlar ligine yollamak son derece  bayat  bir iş oldu. Böylesi  ‘Burun sürttürme’  senaryolarından  Türkiye çok kaybetmiştir. Zamanında  21 ülkede ödül almış filmi göndermek yerine arkasına  bakarak dönmesi mukadder bir filmi yollamışlardı Oskar’a... Aynı senaryo  bu sefer başka bir ortamda hayata geçti.

Libya’dan  23 bin vatandaşını kısa sürede tahliye operasyonuyla  sağ salim ülkeye döndüren, oradaki yatırımları garantiye alabilen, bankaya el koyan  akılla  iftihar etmiştim.  Bu  organizasyonları  yapabilen  iktidara Fenerbahçe krizini bu kadar kötü yönetmek, haksız, hukuksuz, gurursuz uygulamalar yakıştı mı şimdi ?

Pirus zaferlerinin intikamcılara,  spor kulüplerine, spora  bir yararı olabilir mi ?  Bu Türk Futbolu'nda temizlik filan değil düpedüz rezalet.  Şimdi Fenerbahçe taraftarlarını acaba nasıl yok etmeyi planlıyorlar merak ediyorum! Telefonları mı dinleyecekler, yoksa taraftar tutuklamaları mı başlayacak.  Unutmamalı ki  insanlar bu ülkede kolayca partilerini değiştiriyorlar ama takımlarını asla !

***

Derdimiz   bitmiyor,  şimdi  sonbahara  hazırlanın ekranlarda  gene ‘Aşk Üçgenleri’ izleyeceksiniz.  Elizabeth  veya Jacoben dönemlerin ‘ Aşk  Üçgenleri’  apartma dizilerle huzurlarınızda olacak.

Mevzuu  üç kişi arasında ve  etraflarında garnitür karakterler şeklinde olacak . En yakın arkadaşlar aynı  adamı veya kadını sevecekler,  işin özeti bu.

Aşk veya dostluk  sınav  verecek sanmayın veya fonda ciddi bir mesele anlatılacak  asla ,   akım kakım bir girdapta  iş lastik gibi uzayacak.  Dörtgenlere gelemedik  henüz  dramatik yapılarımızda hala üçgenlerdeyiz.  Artık hep aynı şey hep aynı şey sıkıldık değişiklik olsun diye geçen sene üçgen ana,  kız ve üvey baba arasında kuruldu fakat onun ömrü fazla uzun olmadı, bu kadarı da ayıp artık diyenler oldu herhalde.   İki erkek kardeş arasında kalmış kızlı senaryo  eksik, bir erkek bir kız kardeş aynı adama aşık eksik . Bir de  adamın  en yakın arkadaşı eşiyle aşk yaşar fakat kadın bir kazada ölür, cenazede iki eski arkadaş yan yanadır  birisi ölen kadının eşi diğeri sevgilisi .  Sevgili olan göz yaşlarını tutamayınca ölen kadının kocası  eşiyle yasak ilişkiye giren  arkadaşını şöyle teselli eder ‘Üzülme nasılsa  yeniden evleneceğim ‘. Hadi bu da benden bir jest olsun apartmacılara.

*** 

Yedi kardeşe  yedi gelin benzeri bir işi başarıyla apartmış bulunuyorlar hasseten  tebrik ederim.  Geçen yılın  en başarılı dizilerinden  ‘Board Walk Empire’ ı henüz  apartmamış olmalarını da  hayretle karşılıyorum. Bence sona saklanan bombalardan biri bu olacak.

Kötü senaryolar, kötü diziler, kötü filmler,  kötü siyaset, kötü oyuncular  getiriyor.

Türk Dizilerinin  artizlerinin yabancı ülkelerde topladığı kof kalabalıklarla da  kimse boşuna övünmesin. ‘Köle İsaura’ veya benzeri dizilerle aklımızı oynatmıştık, Brezilyalı mı olduk? Güney Amerika hayranı mı?  Sorsanız o dizileri salya sümük izleyen  kaç kişi  Güney Amerika’da ki ülkelerin liderlerini bilir?  Hadi ondan vaz geçtim kaç kişi Güney Amerika’da ki ülkelerden üçünün ismini verebilir?

‘Dallas’  ve  ‘Kaçak’ dizilerli oynadığı zaman sokaklar  boşalırdı da ne oldu?  Amerikan hayranı mı oldu halk, tam tersi.

Onun için siyasetçilere tavsiyem bu  dizilerin ciddiyetine güvenmeyin ve  dizilerde  rol kapmaktan vaz geçin. Sevimli olayım derken sevimsiz duruma düşersiniz. Siyaset mesajını siyaset yaparak verir. Siz bu kötü senaryolara  ne prim verin, ne de  inanın.

*** 

Bu sonbahar  gene izlenme rekorları kırması için tezgahlanan kötü senaryolarla karşı karşıyayız. Yalnız dizi sektöründe değil elbette.

Derken bir haber  yıktı beni ;  Antidepressan ilaç kullanımında  halkımız rekor kırıyormuş .

Bu çok ciddi bir mesele, CNN TURK ‘de sabah  ‘ Haber Toplantısı ‘ programında haberi duyduğumda kahroldum.  Ama ne yazık ki bu haber başta Aslı Öymen  tarafından  gülerek karşılandı.

Morali bozuk , teselli aramak için antidepresan  içen insanların   arttığı bir ortama gülerek,   ağzı kulaklarında bakan  ‘Kültür ve Sanat’ tan sorumlu Aslı Öymen’e  kırkbir kere Maaşallah. Zaten ifade kabiliyeti  canlı yayını zorluyor araya Ferhat Boratav girip cümlelerini bağlamasa onun cümleyi bitireceği filan yok bir de bu duyarsızlığı ilave olunca insan bu işi yapacak duyarlı   insan kıtlığına kıran mı girdi diye sormadan edemiyor.

Hapçılarla alay eden değil,   halkın  moralitesinin  nasıl düştüğünü araştıran , bunun neyin alarmı olabileceğini  düşünebilen  kamu yayıncılarına  ihtiyaç var.

Millet hapçı olmuş ağlayanı yok , hangi konser bileti nereden satılıyor bana onu anlatıyor sen hapın yerine sanatı koymak için ne yapıyorsun  kamu yayıncılığı sorumluluğuyla  onu göster; ama  önce neye güleceğini neye ağlayacağını  öğren. Bu halk hiç mi umurun değil be kardeşim! Hepsini kayda geçiriyoruz.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ