forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

MEDYA VE FENERBAHÇE...

Aktif .

necef_ugurlu_300NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN  

Pazar günü fena halde içerlemiş, kalbi kırık,  medya da Fenerbahçe üzerinden verilen ahlak derslerinden bıkmış bir Fenerbahçe’li olarak Bağdat Caddesi’ndeydim.

Fenerbahçeliyim ama aynı zamanda bütün gerçeklerle yüzleşmeye hazır, ülkemdeki bütün pisliklerin temizlenmesini isteyen bir yurttaşım... Yalnız Fenerbahçe bahsinde değil, tüm alanlarda temizlik... Adalet bekliyorum. 

Ama bu operasyonları yapanlar  bilmeli ki, kulüp tutmak siyasi parti tutmaya benzemez. İnsan siyasi görüşünü, partisini değiştirebilir  ama tuttuğu takımı zor değiştirir. Hele içinde doğduğum  büyüdüğüm Fenerbahçe camiasında takımını değiştiren hiç duymadım.

Fenerbahçeli olmak bana ayrıca umut , güç veriyor; çünkü  yalnız  değilim benim gibi sıradan milyonlarca  insan var. Fenerbahçe camiasının tek korunağı Fenerbahçe’dir. Onun için sokaklarda, meydanlarda ‘Fenerbahçe Türkiye, Türkiye Fenerbahçe ‘diye bağırdık. 

Nitekim ‘Ebedi dost Ezeli rakibimiz’ Galatasaray’ın Başkanı Ünal Aysal öyle bir laf etti ki Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki  önemli  farkı bizzat  kendi ağzıyla ortaya koydu. 

Fenerbahçe  ligden düşerse  futbolcularımızı kiralamayı planlayan , başkanlarının ifadesiyle  ‘Aristokrat Klüp’  Galatasaray  gibi asla ‘aristokrasi’ iddiası yoktur bizim Fenerbahçe’mizin. 

Bizler ‘sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitleyiz’ Fenerbahçe’nin dillere destan büyüklüğü buradadır. 
Saniyen bu ‘Aristokrasi’ kelimesinin, Galatasaray kulübü  başkanı tarafından kulübü nitelemek amacıyla kullanılması bana çok ürkütücü geldi. 

‘Aristokrasi’ kelimesi  malumunuz  ‘ fikri aristokrat zekası kuramı’na,  tüyler ürperten  Galton kuramlarına, doğuştan iyi anlamına gelen ‘eugenes’ e ve kast sistemini, zenginlerin kibrini meşrulaştırmaya kadar gider.  

Neyse benim başım bir Fenerbahçeli olarak zaten kendi başkanımla yeterince dertte. Bir de Galatasaray Başkanı ile uğraşamam... Lakin dikkat diyorum Galatasaray’lı kardeşler dikkat,  sizlerin başı bu fikirlerle daha büyük derde girebilir. Başkanınızın ‘Beyerki’ hevesleri  iyi bir şey değildir.

Hele Fenerbahçe gibi bir klüple ‘Ezeli Rekabet’e soyunmuş  kulübünüzün hiç hayrına değildir. Ama gün gelir icap ederse merak etmeyin  biz Fenerbahçe’liler ‘Aristokratlara karşı ‘ sizin yanınızda da durmasını biliriz. 

Türkiye’nin, Cumhuriyetin temel felsefesi Fenerbahçe’de kaynaşmıştır. Darısı daha büyük kaynaşmalara İnşaallah.
Esasen Sayın Başbakan’ın Fenerbahçe’li olmasının altında yatan da bu kaynaşmışlıktır. Fenerbahçe taraftarlarının Bağdat caddesinde Sayın Başbakan aleyhine tek bir slogan atmamasının, sapı samandan ayırmasının  nedeni de bu olmalı.

Bir medya kuruluşunun  yayınlarına göre iş köprüye yürüyüşte değişmiş, taraftar Başbakan aleyhine slogan atmıştır. Hımmmm  bunu kayda geçiriyoruz.  Ancak aynı yayın kuruluşu  Bağdat Caddesinde Cemaat, Sayın Gülen, Emniyet için atılan ve burada yazamayacağım sloganları nedense duymazdan gelmiş twitterlarda böbürlendiği  ‘bitaraf yayıncılığını’ Sayın Erdoğan aleyhine köprüde  atılan sloganlarla  sınırlamıştır . Bu kanalın ‘yandaş’ diye nitelenmesini ayrıca kayda geçiriyoruz,  kimin neyin yandaşı insan merak ediyor. 

Öte yandan Sayın Gülen’in hoşgörü, diyalog felsefesi Bağdat Caddesinde FB Taraftarının algılarında iflas etmiş durumdaydı. Cemaatin medyası dilini diğer medya grupları gibi gözden geçirmeli. Burada yazarsam incinecekler ama  haklı şüphe ve temellere dayanan  sloganların defalarca tekrar edildiğini Sayın Gülen duysa, cemaatle Fenerbahçe  taraftarı  arasında oluşan bu gerilimden hoşlanır mıydı  acaba? Hiç sanmam. Gülen’i zor duruma düşürdünüz beyler ve Emniyeti de.

Fenerbahçe haksız yere  hedef tahtası yapılmayacak derecede önemli. Değişmeyen bir ittifak merkezidir. Tahrir Meydanı kalabalıklarını katlar ve unutmayın müdanasız bir kalabalıktır.

Fenerbahçe olayıyla birlikte medyanın zihniyeti, dilini  artık sorgulamamız gereken bir noktaya geldik. Bakalım operasyonların ucu ne zaman bu karmaşık yapıya yönelecek.

Ekranlarda; çıktıkları kanala göre ağız değiştirenler mi istersiniz, aynı gün içerisinde üstte aynı gömlek o kanaldan bu kanala koşanlar mı... Menümüzde eski kuyruk acılarını çıkartanlar (çoğu haklı da  olabilir ) ahlak dersi verenler, işi siyasi bir boyuta çekenler, yeni pozisyon alma telaşında gündem arsızları ne ararsanız var. Herkes de söze ‘Hukuka Saygılıyız’ diye başlamıyor mu insan  iftihar ediyor. Hukuk’a bu kadar saygılı bir milletin  mensubuyum diye! 

İki ara bir derede Özkök’ün Alex’in kıçına takılıp Brezilya’ya gitmesi ayrıca izaha muhtaç bir durum. Zaten Fenerbahçe’nin en önemli  derdi de Fenerbahçe’yi sevenlerle mücadele.. Neydi o Uğur Dündarın birden  Fenerbahçe’nin durumunu bahane edip  ‘Burjuva Değerlerini’ fevkalade temsil ettiğini söylediği   Ali Koç methiyesi... Hani "Kral  öldü yaşasın Kral" kabilinden... Kardeşim tamam sen bizden daha fazla bilgi  sahibisindir olacakların tüyosu gelmiştir  elbette (Rasim Ozan Kadar değil tabii) ama biraz dur. Başkan daha içeri girmemişti yahu! Kaldı ki daha hala iddianame hazırlanmadı. Neydi o telaş ! Acaba Ali Koç memnun kalmış mıdır o konuşmadan. Hiç sanmam.

Bu olaylar sebebiyle Fenerbahçe gene büyüklüğünü gösterdi. Birçok maskeyi düşürdü. Bütün bunlar hayırlara vesile olacak. Daha ne maskeler düşecek. İnşaallah ama kronik Fenerbahçe düşmanları unutmayın  Cumhuriyet, "imtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir kitle" vadetmişti; tümüyle  başaramadı! Bugün imtiyazlı, sınıflı ve kaynaşma sorunları yaşayan  bir kitleyiz.

Bakın Ünal Aysal Aristokrasiden filan bahsediyor.. Ağzından çıkanı bilmemesi imkansız. Okumuş zengin adam.   Ciddiye alıyor ve kayda geçiriyorum ve Fenerbahçe’ye şu yaralı haliyle  bile  şükredin diyorum! Fenerbahçe halk demektir.

Derken Alev Alatlı Habertürk’de  ‘Kimse duymasın, Türkiye’yi kurtaran kayıtdışı ekonomidir’ demesin mi? Öyle, dondum kaldım ekran karşısında  asıl bu sözleri  kayda geçiriyorum. Veya sabır Fenerbahçeliler diyorum.

necefugurlu@gmail.com 

DKM ARŞİVİ