forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

ONUN ADINA 'AJDA' DENİR, NE SÖYLESE YERİDİR!

Aktif .

necef_ugurlu_300NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Uğur Dündar kolay kolay tepesi atmayan gençlerin tabiriyle ‘cool’ bir adamdır. Sanat dünyasıyla çatıştığı da asla görülmemiştir. Yeri geldi söyleyeyim sanatçı dostlarına da son derece duyarlıdır. Bir sıkıntılarını hissederse maddi manevi elinden geleni yapmaya hazır olduğunun pek çok defalar bizzat tanığıyım.

 

Uğur Dündar’ın sabrını taşırmak da kolay iş değildir lakin   Ajda Pekkan pek çok konuda olduğu gibi, bunu da nasıl başardı hayretler içindeyim.

Yılın ikilisi Egemen Bağış ve Ajda Pekkan ‘ın sinir ettikleri elbette Uğur Dündar’la sınırlı değil. Biri siyasetçi, diğeri ‘Superstar’ şu günlerde sinir olmak için iki sağlam neden!

Yapamayacağı şeyleri yapabilirmiş gibi konuşmak, avurt satmak epey yaygındır ‘starlar’ımız arasında. Anlamlarını bilmediği kelimeleri kulağa hoş geliyor hadi kullanayım maksadıyla kullananlara da alıştık, kusur gibi gelmiyor artık esasen Mizah yokluğunda hoş bir ortam oluşturuyorlar. Onlar söylüyor biz gülüyoruz.

Bir de prensiplerin adamları var, siyasetçiler arasında oluyor , söylemleri açık, net, fakat hiçbirini uygulamıyorlar. Teorileri kuvvetli pratikleri zayıf, onlara da alıştık hatta ağızlarından çıkanla uyguladıkları uymayanlar topluma moral veriyorlar, ‘ben de tutarsız olabilirim bak o da tutarsız koskoca bakan’   diye insan kendine avans veriyor e bu da hoş bir rahatlama.

Ajda Pekkan nasıl bu kadar rahat sallıyor kimsenin kimseyi dinlememesine mi güveniyor acaba derken Say Yayınları’ndan çıkan Yalçın Pekşen’in ‘Dilin Kemiği Yok’ kitabını tekrar okumaya başladım ve gördüm ki röportaj alanında bir başyapıt, ders kitabı yazmakla kalmamış aynı zamanda Türkiye’nin medya çağına bir antoloji belgelemiş Yalçın Pekşen. Gençler için özellikle okul müfredatlarında yer almalı.

Yalçın’ın kitabında Metin Akpınar ‘Issız adaya düşsem yanıma Zeki’yi de alırdım’ diyor, İbrahim Tatlıses politik görüşleriniz nedir sorusuna ‘Aklım ermez. Halkın malı olduğum için ayrım yapmam’ diye yanıt veriyor.

AJDA PEKKAN RÖPORTAJI

Kitapta Ajda Pekkan’la yaptığı efsane röportajı ise tekrar okumaya doyamadım, kaç yıl geçti aradan popüler kültür içinden çıkan bir röportaj bu kadar mı klasikleşir... Hoş Ajda Hanım yaşlandıkça, pardon yıllar geçip yaşlanmadıkça hala keramete perende attırmakta. ‘Ben proleterim’ mesela bunlardan biridir. Halil Ergün’le karşılıklı oturan Proleter kalkar , burada proleterlik dostluk ve sevdaya dahildir , anlayabiliyoruz.

Ajda Pekkan bir şarkısında da sözleri zaman zaman ‘Ben bir albay kızıyım lay lalay lay’ diye değiştirirdi onu da çok anlamlı bulurum. Yalçın’ın yapmış olduğu röportajda daha ne unutulmaz lafları var . Örneğin Y.P. etin fiyatını soruyor, Ajda Pekkan şöyle yanıtlıyor:

‘Takip etmeme imkan yok. O kadar diyalektik olaylar ki lojik değil bu sizin sorunuz.’

Röportajın bir başka yerinde de ‘Dört neslin sanatçısı olmak çok zor. İnsanlar seni anlamıyorlar’ diyor. Ajda dikkat çekerim anlaşılmamaktan şikayetçi, ee böyle konuşursa anlamakta zorlanıyoruz tabii, herkes Egemen Bağış mı onu anlayıp taa Brüksel’lere götürsün .

Bu röportaj yapıldığından bu yana en az iki nesil daha ilave olduğu için işi daha da zorlaşmış olmalı. Kaldı ki anlaşılmadan bunca yıl ayakta kalmak nasıl oluyor ancak istihbarat birimlerinin ortaya çıkartabileceği bir konu, bu kadar karmaşık bir meseleyi araştırmaya ciddi eğitilmiş personel, bütçe lazım öyle köşelerden atmakla olmaz tabii.

Ama birisi çıkıp Ajda’nın da arkasında İnan Kıraç vardı derse şaşmam çünkü bu günlerde Türkiye’de olan bazı doğa üstü olayların olağan şüphelisi İnan Kıraç oluyor, aslında burada çözülmesi gereken düğüm Ajda değil, Ajda’yı bunca yıl dört tornistan şarkıyla süperstar yapıp ayakta tutan zihniyet, bunu çözmek için de Rahmetli Sabri Ülgener gibi bir zihniyet çözümleyicisi lazım, ‘İktisadi Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası’ kitabına belki ‘Sanat Dünya’ sını da ilave ederdi sağ olsaydı.

Ajda Pekkan Zihniyet Dünyası Yalçın’ın kitabında dur durak bilmiyor

‘Erkek diye bir mefhum yok. Olaya yüniseks bakıyorum...’ diyor. İnsan yahu onca adamla bu kadın ‘yüniseks’ ne yaptı, nasıl yaptı diye merak ediyor.

Gastriti olduğu için yemeklerine soğan sarmısak parfümü kullanıyor, his hayatı vakitsizlikten ‘nonfiguratif bitiyor’, Mercedes alamıyor iki kapılı BMW ile idare ediyor (O tarihte... Bu tarihte gene böyle maddi sıkıntıları var mı bilmiyoruz).

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’a, "Muhteşem vizyonunuzla hep ülkemizin önünü açıyorsunuz. Allah sizi başımızdan eksik etmesin .Sizin için canımızı vermeye hazırız" sözleri de diğerlerinden farklı değil.

İnsanın bağıra bağıra gülesi geliyor. Ancak bu sefer işi ilerletmiş Ajda Pekkan Egemen Bağış için bizlerinde canını taahhüt ediyor, bu kadarı da artık bırakın demokrasiyi tiranlığa sığmaz.

Ben niye   el kadar çocukları mahkemeye veren bir politikacı için canımı vereyim , manyak mıyım ? Pankart açtı diye el kadar çocukları hapisanelerde süründüren zihniyete   bırakın canımı vermeyi oy da vermem.

Ajda Pekkan biliyorsunuz Sayın Emine Erdoğan’la birlikte Brüksel’e giden heyette yer almıştı. Hatta Pekkan’ın Stefan Füle’nin konuşması sırasında uzun uzun not alması dikkat çekmiş ve basında yer almıştı. Bu notlar, bu ziyaret pek hayırlı sonuçlar vermemiş olmalı ki bu toplantıyı düzenleyen, Ajda’yı oralara götüren Baş müzakereci aylar sonra AB sürecinde fişi çekmeyi onlara bırakıyoruz mealinde bir beyanat vermişti.

Ajda Pekkan’ın Menajeri Etel Sason’un ‘….evdeki personeli de müziği sevdiğinde, onlara da ‘canımı veririm size’ diyor…’ sözleri ise Baş Müzakereci için yenilir yutulur gibi değil. Ajda bu sefer Baş Müzakerecinin fişini menajerine çektirmiş, kendi de çekmemiş.

İlahi Baş Müzakereci sen ‘süperstar’lığı sahi mi sandın ?

Sanat köprüsü bre Baş Müzakereci dardır geçilmez

Sanatı bre Baş Müzakereci Ajda’nın oyunu mu sandın

Heder olmuş onca Sanatçının mezar taşlarını bre Baş müzakereci koyun mu sandın…

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ