forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

KAYDA GEÇSİN...

Aktif .

necef_ugurlu_140NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Döndüm... Şükürler olsun dönecek yerim var ki dönebiliyorum. IV  Kuvvet Medya adlı  ‘Medya Ütopyası’ nı   çok kıymetli  dostum, kardeşim Ertuğrul Acar inatla yıllardır ayakta tutmakta,  bu sanal ortamda IV Kuvvet Medya’yı  nasıl kapısı yazarlara açık bir  gerçeğe çevirdi,  görüyoruz.  Metafizik bir olayla karşı karşıyayız.

İnsanların dönebileceği bir yerin kapısını açık tutabilmek hele bu zamanda   ‘zamanın ruhu’ na hiç uygun değil.  Zor bir işi yıllardır başarıyor.

Geçenlerde  IV Kuvvet Medya’nın kurucusu  dostum Ahmet Tezcan’ı    muhtelif iş yerlerinden kovulmalarını  ekranda göğsünü gere gere anlatırken izlerken  hem  gülmüş, hem içim cız etmişti, insanların fikirlerinden dolayı kapı önüne konulmaları  patronluğun sıvılaşmış en gaddar halidir , müjdeli haberi  tebliğ ile görevli gönüllü yalakalar,  payelendirilmiş  bir sevinçle saçma sapan sebepler sayarken, kalakalırsınız, hele  ‘şartlar tekrar elverdiğinde tekrar çalışmak isteriz, sizinle sorunumuz yok, çok memnunuz ama patronun maddi durumu iyi değil ‘ cümlesini alıp adamın kulağına sokasınız gelir malum böylesi kutsal görevler ağzından çıkanı kulağı duymayan  seçilmişlere verilir , öyle ya madem memnunsun niye kovuyorsun, diyemezsiniz  esas muhatap zaten kendisi değildir.

Diyeceğim o ki Kurucusu   , kovulma işinde tecrübeli olduğundan herhalde   kurulmuş  , bir ‘Medya İmareti’  IV kuvvet Medya , güzel yanı  kovulmayana da açık kovulana da bir İmaret  , kurandan da  devam ettirenden de  Allah Razı olsun diyelim .

Ahmet Tezcan işleri Ertuğrul’a devredip gittiğinde  biraz para kazanacak  diye sevinmiştim, kaç yıl geçti hala Türkiyenin ilk 50  milyon zengini  listesinde adı  yok , kalan zaten fakirlik ve fakirlik alt sınırı !

Son gördüğümde  Ertuğrul ve   güzeller güzeli Ayşe’nin   nikahına şahitlik ediyordu , eh uygundur, Ertuğrul’un nikah şahidi Ahmet olmayacak da kim olacak.

Onlar daima gönlümdedirler,  çok sık olmasa da iyi günde, kötü günde  birbirimizi hiç terk etmedik, Ertuğrul’un  nikahı, babamın cenazesi  , Ankara’da ayaküstü bir buluşma yılladır geçinip gidiyoruz. Ben gazete, makale tarzı yazılara son kovulma deneyimimden sonra pes etmiştim, memleketin derdi ben yazsam da yazmasam da bitmiyor derken ;

Yeni Harman Eylül 20210  145. Sayısında Başar Başaran’ın Oktay Taftalı’yla  yaptığı röportajı (okumadıysanız okumanızı öneririm.  Gecikmiş bir öneri kabul ediyorum, lakin Yeni Harman meydan okuyan,  edebi değeri  olan fikirlerin dergisi olduğu için geçmiş sayısı olmayan bir dergi, her sayısı şimdi  ,  yaşadığımız zamanların antalojisi,  bulun okuyun, bir yerlerde duruyordur Eylül sayısı, öyle okudum atayım, balık sarayım, buzdolabı altına koyayım kiloyla satayım karşılığında mandal alayım yığınına katılamayacak bir dergi.  Yüzlerce ‘Taç Beyit’ler var dergide.)

Yorgun, hastalıklı, yenilgiyi kabul ettiğim ve kendimi tamamiyle ev idaresi mühendisliğine verdiğim son yıllarımda (Teknoloji harikası yeni düdüklü tenceremin ilmini  aldığım ve artık 1,5 saatte pişen yemekleri aynı kıvam ve lezzette 5 ila 15  dakika arasında pişirerek ciddi bir tüpgaz ekonomisine imza atmış bulunuyorum)  Taftalı’nın  röportajında söylediği  şu sözler beni hüngür hüngür ağlattı ; Taftalı Başaran’ın  referandumda ‘evet’ mi ‘hayır’ mı sorusunu şöyle yanıtlıyor :

‘Ah be Başarım, ben yokum ki, biz yokuz ki  an’da, biz otuz sene önce bertaraf edildik, ne oyumuz kaldı, ne evetimiz, ne hayırımız kaldı bu memlekette , kaldıysa bir kalemlik kelam kaldı elimizde, anca onu veriyoruz  buradan, nefes yerine, başka ne verebiliriz ki ? Olsa, vallahi dükkan senin’

Gözyaşlarıma Ertuğrul’un olağan  daveti karıştı, geri dönüyorum ve Dördüncü kuvvet Medya’da yeniden yazmaya başlıyorum, bilmem ne kadar dayanırım, daha önemlisi Ertuğrul bana ne kadar dayanır  ama deneyeceğim yeniden.  Ülkemin demokratikleşememe halinin ciddi bir pekliğe dönüştüğü şu günlerde başlıyorum IV kuvvet Medya’ya ,  ‘KAYDA GEÇSİN’ diyorum.

Oktay Tafta’lı  Başar Başaran’ın kendisiyle yaptığı röportajın son bölümünde  ise şöyle diyor ‘……çürüyen toplumlarda hayatı kurtarmak için politika tek seçenek değildir. Tarihi sırtında taşıyan  büyük maceraperestler arasında politik olanlar, olmayanlardan daha üstün değildir…..

Gençlerin tabiriyle gaza gelmiş bulunuyorum,  neden olanlar, Oktay Taftalı, Ertuğrul Acar, Ahmet Tezcan’dır, Yeni Harman’dır  yoksa  ‘Döngel’’den bu yana evimde oturmuş güzel güzel düdüklümde yemek pişiriyordum,  haa Gürkan’ı da unutmıyayım (Hacir )  o da az değil, kitabından ileriki günlerde ki yazılarımda bahsedeceğim.

IV kuvvet Medya  bir ‘ Medya Ütopya’ sıdır dedim ya,

‘Ütopya sol ilahiyatın gizli adıdır’ diye bir tespitte bulunuyor  Burhan Sönmez. Bu  sözler de beni çok tahrik etti,  Dücane Cündioğlu’nun  bir yazısında okumuştum, Dücane Bey’de beni  gaza getirenler listesine dahildir.  Kimi oğlum, kimi kardeşim, kimi yaşıtım olacak yaşta , kimisini  tanıdığım bazısıyla karşı karşıya gelmişliğim olmayan ama hepsi   kekik, nane gibi kokan insanın nefesini açan bu adamları bir listede topladım ya  , kayda geçsin.

Sevgiyle

Necef uğurlu

necefugurlu@gmail.com.

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN