forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

DEĞİŞTİRİCİ OLAN ZAMANIN RUHUDUR

Aktif .

mustafakoker1O yıllarda İngiliz arşivlerinde yakın tarih araştırmaları yapan değerli dostum Profesör Hikmet Özdemir ile 1992 sonbaharında bir Eylül akşamı -şimdi hayatta olmayan- Kerküklü Türkmen lider İzzeddin Kocava’yı ziyaret etmiştik.

Ülkesinden uzakta sürgün hayatı yaşayan ve 2004 yılında kanserden hayatını kaybeden Kocava geç saatlere kadar Kerkük’ün Türk toprağı olduğunu tarihi kayıtlara dayandırarak anlatmıştı o gece.  Türkmenlerin yaşadığı zorluklar, Türkiye’ye düşen görevler, konuyla ilgili hemen hemen her şey konuşulmuştu.

Hikmet Özdemir de sözü yakın tarihe getirmiş, Osmanlı ile barışma zamanı geldiğini belirterek özetle şunları söylemişti: “Osmanlı’nın mirası hovardaca harcanıyor. Türkiye’nin hemen her kurumu Osmanlı tarihi ile barışmak zorunda. Biz Osmanlı İmparatorluğu gibi görkemli bir yapının mirasçısıyız. Oysa biz 1923’e kadarki tarihle göbek bağımızı kestik. Ancak 1923 sonrasını yaşatmaya çalışıyoruz. Tarihle barışmak demek, zihinlerdeki her türlü ambargoyu kaldırmak demektir. 1923 yılı öncesini öğrenmek, benimsemek, ya da kurumsal devamlılığını yeniden canlandırmak durumundayız”.

Özdemir’in bu sözlerini o tarihte çalıştığım günlük gazeteye yazdım. Ne var ki, gazete, sahip olduğunu iddia ettiği Osmanlı duyarlılığına rağmen- sistem ile ters düşme endişesinden olmalı Özdemir’in açıklamasına bir buçuk sütunluk bir haber olarak yer verdi.mustafakoker_kupur

Buna rağmen Hikmet Özdemir bu sözlerinden dolayı yıllarca eleştiri yağmuruna tutuldu.

Özdemir on yedi yıl önce, esasında bir “yeniden yorumlama” diyebileceğimiz “Osmanlı ile barışmalıyız” sözleriyle, Kemalizm savucularını rahatsız etmiş oldu.

Kimileri bu “yeniden yorumlamayı” (transition) tümüyle “inkarcılık” olarak anlamayı tercih etti.

Özdemir’in söylediklerini, kendi ifadesiyle, “süreklilik içinde dönüşüm” olarak anlamak daha makul ve mantıklı yoldu aslında.

Osmanlı’yı özleyen ya da ihya etmek isteyenlerin de alkışlarını aldı Özdemir.

Daha sonra çalışmalarını Türkiye’de sürdüren Profesör Özdemir, Türk Tarih Kurumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Genelkurmay için ciltler dolusu kitap yazdı sonraki yıllarda.

Tozlu arşivlerden gün yüzüne çıkarılan orijinal belgelerden oluşan ve her biri Türkiye için yakın tarihin hukuki belgesi olacak kitaplar, bu defa “Ulusalcı”  ve “Kemalist” kesimlerin hayır diyemediği eserler olarak raflarda yerini aldı.

Özdemir, Harp Akademileri’nde konferanslar verdi, televizyon ekranlarında “Bir kısım yaklaşımların devletin ve milli kimliğin çözülmesine yolaçtığı yönündeki gözlemlerini” dile getirdi ve Cumhuriyet değerlerinin yıpratıldığını anlattı.

Bir kaç cümlelik açıklamasıyla, geçmiş yıllarda, tam tersi bir anlayışta olduğu zannıyla eleştiri oklarına hedef olan Hikmet Özdemir’in 90’lı yılların başında ortaya koyduğu bu “açılım” aradan tam on yedi yıl geçtikten sonra, bugün Genelkurmay Başkanlığı başta olmak üzere Türkiye’nin gündeminde tartışılıyor...

Özdemir’in, on yedi yıl önce “Osmanlı tarihi ile barışmalıyız” sözlerini onaylayanlar, bugünkü söylemlerine daha mesafeli duruyorlar...

Oysa Profesör Hikmet Özdemir’in düşünce sistematiği sadece siyah ya da sadece beyaz olarak değerlendirilecek bir sistematik değildi. Kendisi, “gri bölge”nin, yani çoğunluğun yanında durduğunu düşünüyor. Özdemir’in on yedi yıllık çabasını Akşam gazetesi yazarı Atılgan Bayar, “Kemalist müktesebatı değişim içinde yeniden üretmek” olarak değerlendiriyor ki, üzerinde düşünmeye değer bir tespittir bu.

Zamanla ve zamanın ruhuna bağlı olarak düşücelerimizde, gelişmeler ya da değişmeler oluyor. “Mutlak bir düşünce var” diye inananlar, durağan bir akıldan söz etmiş oluyorlar aslında.

Ne katı “Kemalist” söylemler ile ülke refaha eriyor ne de geçmişe takılıp kalmakla...

Zamanla anlayacağız bunu.

Zaman en iyi öğretici çünkü.

kokermustafa@gmail.com
Mustafa Köker: Gazeteci, Haber Gazetesi Editörü - Londra

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN