forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

BEKİR COŞKUN: 5 YILLIK GELECEĞİMİ SATARAK GİTTİM

Aktif .

Emin Çölaşan ve Şamil Tayyar'ın katıldığı Kanal A'da yayınlanan Görüş Farkı programına telefonla bağlananan Bekir Coşkun, Gazete Habertürk'e  5 yıllık geleceğini satarak gittiğini söyledi.
 
  
Ömer Şahin’in hazırlayıp sunduğu “Görüş Farkı” programına katılan Emin Çölaşan ve Şamil Tayyar'ın sözleri ilgi çekici... Emin Çölaşan, 'Aydın Doğan'ı Hürriyet'teyken eleştiremezdim, bunu hangi babayiğit yapabilir" derken, Bekir Coşkun ise; "Habertürk'e beş yıllık geleceğimi satarak gittim." değerlendirmesinde bulundu.
 
İşte programda yaşananlar...  
  
PROGRAMDAN SATIR BAŞLARI
 
EMİN ÇÖLAŞAN

“Aydın Doğan’ı Hürriyet’te iken eleştiremezdim, bunu hangi babayiğit yapabilir?”
“Hıncal Uluç da patronunu eleştiremez.”
“Evet sansürlendim ama tv programında bunu söyleyemezdim.”
“Sansürlendiği halde yazan onursuzdur dedim, sonra benim başıma geldi.”
“Doğan Grubu’ndaki muhaliflerin sigortası benim, Aydın Doğan kimseyi kovamaz.”
“Benimle röportaj yapıyorlar ama iş teklif etmiyorlar.”
“Hürriyet’te iken 24 milyar maaş alıyordum.”
“ 120 milyar artı 20 bin dolarla çalışan gazeteciler var.”
“Hürriyet’te günlük tuttum.”
“Yazar gitti diye hiçbir gazete batmaz.”
“27 Nisan e-muhtıraya saygım azaldı.”
“Ahmet Necdet Sezer’den siyasetçi olmaz.”
“Minik Kuş emekli oldu.”
“Sol toparlanamaz, onu hiçbir babayiğit yapamadı.”
“Askeri darbeden Allah korusun.”
“Kent Otel toplantılarının tamamına katıldım.”

BEKİR COŞKUN:

“3 milyon dolara gittiğim yalan.”
“Gelecek 5 yılımı satarak Habertürk’e gittim.”
“Hürriyet, Cumhuriyet kurumlarındandır. Yıkılırsa rejim de yıkılır.”
“Türkiye’de faşist yönetim başladı.”

ŞAMİL TAYYAR:

“İlhan Selçuk 40 yıldır cuntayla uğraşıyor, saygın birisi değil”
“1 Numara değişmedi ama etkisi azaldı.”
“Ergenekoncular TSK’da güçleniyor.”
“Ergenekon toparlanırsa 1 numara değişir.”
 
ÇÖLAŞAN'IN AÇIKLAMALARININ DETAYLARI ŞÖYLE:
 
 
HÜRRİYET’TEYKEN PATRONUNU NEDEN ELEŞTİRMEDİ

“Sözlü olarak söylerdim ama tabiî ki yazamazdım. Hangi köşe yazarı yazabilir, patronu hakkında yazı. Bir babayiğit köşe yazarı çıksın da patronunu eleştirsin, mümkün değil böyle bir şey. Eşyanın taabiatına aykırı.”

SANSÜRLENİP DE YAZAN ONURSUZ DEMİŞTİM, BAŞIMA GELDİ

O sözü rahmetli Yavuz Gökmen için söylemiştim. O zaman yazılarım sansür edilmiyor. Ben de yazısının sansürünü kabul eden onursuzdur diye. Aşırı boyuta kaçmış yazı yazdım. Yavuza hitaben yazmıştım, ondan sonra bizim başımıza geldi. Tartışma programında bana soruldu. Ya insansınız orda milyonlarca insan sizi izlerken “evet yazılarım sansürleniyor” diyebilir miyim? Ama sansürleniyordu yazılarım. Hiçbir babayiğit gazeteci o ortamda benim yazılarım sansürleniyor diyemez. Ama hürriyettekilerin hepsi bilirdi. Hürriyet’te yazılanların yüzde 90’ı çöpe gider. Hacı Ertuğrul alır makası eline, keser,biçer. Şükrü Küçükşahin yazı gönderir. Bir bakarsınız iki saat sonra başka bir yazı daha geçmiş. Niye deyince, “Abi Ertuğrul Bey, telefon etti. Maliye Bakanı’nın aleyhine yazma,yazını değiştir dedi” der. O da yeni yazı yazar”.Bana Hacı Ertuğrul defalarca torununun üzerine yemin etmesine rağmen sözünü tutmadı.

PİJAMAYLA KARŞILANAN BAŞBAKAN MI İSTİYOR?

Siz niye korkuyorsunuz Başbakan sizden korksun,her gün sizi arayıp “emriniz var mı “diye sorsun sözlerim mecaziydi. Abartılı bir cümledir. Denge kurun demek istiyorum. Benim elimde o kadar para,medya olacak ve yanlış gördüğüm şeyi yazmayacağım. Olacak şey değil,bunlar korkuyorlar

RÖPORTAJ YAPANLAR, İŞ TEKLİF ETMİYOR

Açıkça yanıt vereyim. Akşam Grubu’ndan teklif almadım. AKP’nin ilk yıllarında 2002-2003’te o zamanki Ankara temsilcileri Nuray Başaran, patronları adına transfer teklif etti. “Hayır” dedim. Fatih Çekirge’de Cem Uzan adına tam 3 kez transfer teklifinde bulundu ona da “hayır” dedim. Hürriyet’i seviyordum.

HÜRRİYET’TTE 24 MİLYAR MAAŞ ALIYORDUM

Turgay Ciner’le aylık 25 milyara el sıkıştık. Hürriyet’te iken 24 milyar maaş alıyordum. Bunlar çok yüksek ama isme verilen paralar. Dahasını söyleyeyim. Bu piyasada 120 milyar aylık artı 20 bin dolar kredi kartı harcama yetkili gazeteciler var.

AYDIN DOĞAN, MUHALİFLERİ ATAMAZ. SİGORTALARI BENİM

“Niye başkaların kovmuyor? Ben hepsinin sigortasıyım.herhangi birtanınmış ismi,muhalifi kovarsa kıyamet kopar;.kovamaz. benden sonra ikinci yazarını kovamazdı. Hürriyette,doğan grubunda yazı yazan bütün muhalif yazarların sigortasıyım”


YAZAR GİTTİ DİYE HİÇBİR GAZETE BATMAZ

“Hiçbir yazarın ayrılmasıyla, hiçbir gazete batmaz.bu hayat tecrübesidir.

HÜRRİYET’TE YAŞADIĞIM HER OLAYI GÜN GÜN NOT ETTİM
 
Her yaşadığım olayı günlük not alırdım

GÜNLÜK TUTMASI ETİK Mİ?

Etik tabii, onların özel yaşamını açıklamıyorum ki, dedikodu,rivayet yok. Birebir yaşadıklarımız

EVET İNSANLARI YAFTALADIM

Evet Yaptım,yaftaladım. Ne yazdıysam doğrudur.

ERDOĞAN-BÜYÜKANIT GÖRÜŞMESİ GİZLİCE KAYDA ALINDI!

Yüzde yüz eminim o görüşme birileri tarafından banda alındı. Birilerinin gizli kasasında,cebinde var.

Suçlamıyorum kimseyi,tahminlerimi söylüyorum. Bunu herkes söylüyo. O gizli görüşmede birseyler oldu.

BÜYÜKANIT’I OKUYUNCA 27 NİSAN’A SAYGIM AZALDI

27 Nisan’a destek verdim. Büyükanıt daha sonra tek başına bunu kaleme aldığını, geceyarısı internet sitesine koyduğunu söyledi. Biz bunu bilmiyorduk,askerlerin ortak görüşü olarak değerlendiriyorduk. Benim o zaman bu şeye saygım azaldı. Ben zannediyordum ki, silahlı kuvvetlerin kurumsal tavrıymış.. Oysa değilmiş…

BİR ASKERİ DARBEDEN ALLAH KORUSUN!

27 Nisan’ı destekledim. Sandıkla gelen sandıkla gitsin görüşüne de katılıyorum. Allah korusun ya birdarbe olsa,neler yaşanacağını,nasıl kargaşa yaşanacağını,21 nci yüzyıl dünyasında bunun nasıl fiyaskoyla sonuçlanacağını en iyi düşünecek insanlardan biriyim.

KENT OTEL TOPLANTILARININ TAMANINDA VARDIM

Toplantılara ben hepsinde varım. Ayda 1 ortalama toplanırdı,yaz ayları hariç. Amacı neydi? İlhan abi İstanbul’dan Ankara’ya geliyor, o gelince Ankara’da yaşayan çoğunlukla bir takım insanlar Kent Otel’de yemeğe çağrılıyor. Fikir alışverişi için. Kocaman restoran,bütün masalar birleştirilir. Büyük dikdörtgen haline getirilir. Katılanlar 70-80 kişi olurdu. Seyyar bir mikrofon elden ele dolaşır. 7-8 tane de garson servis yapardı. Yemeğin parasını herkes kendi cebinden öderdi. O da 35-40 milyon du galiba.Ne olacak bu memleketin halini insanlar tartışıyor.Kim bu insanlar? Hepsi de AKP’ye karşı olanlar. Ergenekon sanıklarının bir kısmı da geliyordu. İlhan Abi matrak birisidir. Mikrofonu alır, her olayda ABD’yi suçlar. Kafasındaki suçlu mutlaka ABD’dir. Bir başkası söz ister, o konuşur. İş en sonunda AKP’ye karşı bir şeyler yapmalı olayına gelir. Biz bu işi CHP ile mi yapalım? Yoksa başka oluşum mu gerekir? Bu konuşulur. Orda bulunan CHP’li belediye başkanları Baykal’ı savunur. Bir kısmı Baykal ile olmaz der. Orda tek bir gün ne darbe konuşuldu, ne ima edildi. 

MİNİK KUŞ NE YAPIYOR? 

Minik kuş emekli oldu.
 
BEKİR COŞKUN'UN AÇIKLAMALARI ŞÖYLE: 

5 YILLIK GELECEĞİMİ SATARAK GİTTİM

Tabiî ki bedavaya gitmedim, aldığım para var. Gelecek beş yılımı satarak aldığım para. 3-5 milyon aldığımı konuşmak ayıptır. Aldığım paranın kuruşuna kadar vergisini verdim.Bunlara cevabımı ilk yazılarımda vereceğim.

TÜRKİYE FAŞİZMLE YÖNETİLİYOR, LAİK CUMHURİYET BİTTİ

Türkiye’de rejim değişiyor, faşist yönetim başladı. Bunu Ayşe Arman’da söylüyor. Hepimizin kefil olacağı Haberal,Balbay gibi insanlar şu anda hapisteler. Laik Cumhuriyet bitti. Türkiye değişiyor. Bu orman yangını gibi,lütfen uyanalım.

HÜRRİYET CUMHURİYET KURUMUDUR

Ben o kuruma nasıl kıyarım. Önemli Cumhuriyet kurumlarını saydığımız zaman, hürriyeti de saymak lazım. Hürriyet yıkılırsa rejim bitmişti.
 
ŞAMİL TAYYAR'IN AÇIKLAMALARI İSE ŞÖYLE: 

ERGENEKON TOPARLANIRSA 1 NUMARA DEĞİŞİR

1 Numara değişmedi ama etkisi, gücü azaldı. Ergenekon’da büyük bir dalga beklemiyorum. Devletin zirvesinde yeni bir mutabakat olursa o zaman iş değişir. Ergenekon yeniden toparlanırsa 1 Numara değişir.

ERGENEKONCULAR TSK’DA GÜÇLENİYOR

Ergenekoncular son dönemde silahlı kuvvetlerin içinde güçleniyor. Dursun Çiçek karargah değil de Mersin’de bir subay olsaydı bu kadar destek bulamazdı.

 
ŞAMİL TAYYAR KÖŞESİNDE YAZDI
 

Bir yalnız adam

Kanal A’da moderatörlüğünü Ömer Şahin’in yaptığı “Görüş Farkı” programında Emin Çölaşan’la birlikteydik. Kanımca seviyeli bir program oldu, muhtevaya ilişkin takdir, izleyicilere aittir.

Çölaşan, program öncesi ve sonrası çok yakın davrandı. Kimileri “eli sıkı” der, itiraf etmeliyim, Beykoz lokantasındaki sahur ziyafetinin faturasını kendi ödedi. Bu arada çok özel sohbet imkanımız oldu.

Konuştuklarımızı yazmak, sohbet adabına uymaz. Sanırım, gözlemlerimi aktarabilirim.

Aynı düşünmesek de Çölaşan, ormancı türküsüyle limon direnişindeki zibidilerin cirit attığı Hürriyet’ten kovulmasını hükümete bağlıyor. Bir tasfiye listesinden söz ediyor. Bu konudaki düşüncelerimi biliyorsunuz, öyle bir liste olsaydı, hepsinin tasfiyesine tereddütsüz vize çıkardı.

Velev ki, bu iddiası bir an için doğru olsun. Medyadaki koordinatları AK Parti karşıtlığı üzerine kurulu veya kendilerini üçüncü yolda konuşlanmış gibi izah edenlerin, Çölaşan’a kucak açmasını beklersiniz.  

Hadi onları geçtik.

Önemli isimleri Ergenekon’da yargılanan ve kendilerini AK Parti’nin devrilmesine adamışların vücut bulduğu Cumhuriyet Gazetesi veya ART, kucak açabilirdi. Üstelik ART’de Mustafa Balbay’la ortak programı vardı.

İkisi de olmadı. Birileri engelledi. Engelleyenler, can ciğer arkadaşlarıydı. Dedim ki; “Aynı davaya inansanız bile hiç kimse çöplüğünde başka horoz istemiyor...”

Çölaşan: “Aynen öyle...”

Solcusu, sağcısı, Ergenekoncusu, demokratı hiç fark etmiyor; sistem her yerde aynı.(http://www.stargazete.com/)

 

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN