forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

SORUN ASKER KÖKENLİ GAZETECİLERDE Mİ, GAZETECİ-ASKER İLİŞKİLERİNDE Mİ?

Aktif .

asker_gazeteciler
Aksiyon dergisi bu haftaki sayısında Medya-Asker ilişkilerini masaya yatırmış. Medyadaki kilit noktadaki birçok ismin Asker kökenli olduğuna dikkat çekilen dosyada şu noktanın altı çiziliyor: Sorun asker kökenli olmakta değil, gazeteci-asker ilişkisinde.
 
AKSİYON'UN SON SAYISINDA YAYINLANAN DOSYA
 
BABIÂLİ TABURU EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR, KOMUTANIM!
CEMAL A. KALYONCU  

Medyanın kadim tartışmalarından biri alaylı-mektepli kutuplaşmasıdır. İlginçtir bu çatışma Osmanlı ordusunun son dönemlerinde ortaya çıkmıştı. Sanki askerî bir bölgeymiş gibi medyanın aynı tartışmayı tevarüs etmesi boşuna değil aslında. Çünkü medyada hatırı sayılır miktarda 'asker' var. Kimi bir darbenin rüzgârıyla savrulmuş, kimi doğuştan kalemşor; yazmaya üniformalıyken başlamış.
Ali Kırca mesela; 69 Subay Bildirisi'ni kaleme alan oydu. Bildiri şu cümlelerle bitiyordu: "Yüce Türk halkı, senden yana olanları vuranlara, 'Artık yeter, dur!' diyoruz ve devrimci şarkımızı bir kere, bin kere daha birlikte söylüyoruz. Ne değişir, isterse kesilsin devrimcilerin başları birer birer. Oysa bir yasadır bu, mümkünü yok! Devrimciler ölür, devrimler sürer."
 
69 Subay Bildirileri'nden sonra ordudan ilişiği kesilmiş, daha sonra gazeteciliğe soyunmuş. 1948'de doğan ve Deniz Harp Okulu'nda okuyan Kırca, 1969 yılında deniz teğmeni iken hazırladığı bildiri sebebiyle ordudan atılan 83 kişiden biriydi. Daha sonra İstanbul Üniversitesi'nde tıp ve hukuk tahsiline girişir; 1974'te de TRT'de muhabirliğe başlar. Solmazer Davası'nda idamı istenen Kırca'nın, boy gösterdiği medya dünyasında demokrat kimlik edindiğini söylemek pek mümkün değildir.
 
Savaş Süzal onlardan biri. Hem eski bir asker, hem asker oğlu. Babasının karşı olmasına rağmen izinsiz Kuleli Askerî Lisesi'ne başvuran, Talat Aydemir hadiseleri vuku bulduğunda ilişiği kesilen 1459 subaydan biri. Önce Sabah'ın Washington temsilcisi olarak tanıdık onu, şimdilerde Yeniçağ'da yazıyor. Şu satırlar, 22 Mayıs 2009'da, Talat Aydemir olaylarına vurgu yapıp hadiseyi Ergenekon'a karışmış askerlere bağladığı yazısından: "… Demek istediğim, hâlâ şu gözaltına alınan subaylar konusu. Adam görevde binlerce kişiye komuta ederken darbe yapmayacak, emekli olduktan sonra bu işe kalkacak. Bence komik bir durum. Bu ayıp herkese yeter. Tarihi unutanlara bundan 46 yıl öncesini hatırlatmak gerek."
 
Darbe girişimlerini 'komik' bulan Süzal, aynı yazısında, bu ülkenin vatandaşlarından birinin, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasını hâlâ içine sindiremediğini, "Atatürk'ün evine kimler taşındı. Bu o makama zarar değil mi?" sözleriyle dillendiriyor.
 
Sabah'ın yeni Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak da Deniz Harp Okulu mezunu. 1948 Kırşehir doğumlu. Sonradan gazeteciliğe adım atmış. Asker kökenli gazeteciler bu kadar değil elbet.
 
 Önce hâlen kalem sahibi olanları ele alalım isterseniz. Metehan Demir, Hava Harp Okulu mezunu. 27 Nisan bildirisini haber alıp kamuoyuna ilk o duyurmuştu. Askerî kaynaklarla yakınlığını muhafaza ediyor; kendisine duyulan güven tam. Ağırlıklı olarak Hürriyet-online'da yazıyor, ama gazetede de çıkıyor yazıları.
 
Ercan Çitlioğlu. Ortadoğu, Kıbrıs ve terör konularında uzman olan Çitlioğlu, Talat Aydemir olayı sebebiyle Kara Harp Okulu'ndan ilişiği kesildikten sonra basına yöneldi. Londra Büyükelçiliği Basın Müşaviri, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. NTV'ye danışmanlık yapan Çitlioğlu, Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanlığı'nı da yürütüyordu.
 
İhlas Holding'in sahibi Enver Ören, asker kökenli bir gazete sahibi. 10 Şubat 1939'da Denizli'de doğan Ören, Kuleli Askerî Lisesi'nin ardından İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'ne girdi. Basında Hakikat Gazetesi ile yola çıkan Ören, daha sonra Türkiye Gazetesi adını verdiği yayınla medyada kalıcı oldu, TGRT ve İhlas Holding ile sektörde yerini aldı. İhlas Medya Grubu Ankara Temsilcisi Nuri Elibol da uzun seneler Silahlı Kuvvetler'de bulunduktan sonra binbaşı rütbesiyle emekli olup asker gazeteciler arasındaki yerini aldı.
 
Mete Çubukçu. 1986'da gazeteciliğe başlayan Çubukçu, Nokta'da çalıştıktan sonra görsel medyaya geçti. Kanal 6'dan ATV, Star ve NTV'ye kadar pek çok yerde mesai yaptı. Savaş bölgelerinde görev alan Çubukçu, Kuleli Askerî Lisesi mezunu. 12 Eylül'den sonra Kara Harp Okulu'ndan ayrılıp Marmara Üniversitesi'nde basın üzerine eğitim gördü. Ntvmsnbc, Birgün Gazetesi ve Birikim'de yazdıktan sonra Referans'a geçti ve üniversitede gazetecilik dersleri veriyor.
 
12 Mart'ı deşifre eden ünlü istihbaratçı Mahir Kaynak, 1953'te Harp Okulu'nu istihkâm sınıfı subayı olarak bitirdi. 1957'de askerlikten ayrıldı. 71'de 9 Mart darbe girişimini ortaya çıkardı. Sonra kendisi deşifre oldu. Gazetelerde analizlerini sürdürüyor.
 
Adı Ergenekon'da geçen, savcılık sorgusunun ardından salıverilen 1954 Kars doğumlu Erol Mütercimler, emekli binbaşı. Deniz tarihi konusunda çalışmaları var. Yazılı medyanın yanında çeşitli TV kanallarında program yaptı, üniversitelerde dersler veriyor.
 
12 Mart'la Deniz Kuvvetleri'nden binbaşı rütbesindeyken uzaklaştırılan Erol Bilbilik, aralıklı olarak Cumhuriyet'te yazılar yazmış birisi. Aydınlık, Teori, Yeni Hayat ve Türkeli dergilerinde makaleleri çıkan 1935 doğumlu Bilbilik, aylık İlk Kurşun'da yazıyor artık.
 
Mesut Günsev. O da Harp Okulu mezunu. Kıbrıs Barış Harekâtı'na katılan Günsev, Kıbrıs'ta TGRT, İHA, Nokta temsilcisi. Aynı zamanda Kıbrıs Kanal T TV'nin haberlerini sunuyor.
 
Harp Okulu'ndan 1965'te mezun olan Erbil Tuşalp da bu sınıfta yer alıyor. TRT'de kameraman olarak basın sektörüne giren Tuşalp, 1945 doğumlu. Günaydın, Vatan, Dünya, Cumhuriyet, Radikal, Posta, Milliyet ve Birgün gazeteleri ile ANKA ve UBA ajanslarında çalıştı. Tuşalp, kamuoyunda çok tartışılan dinî konulu çalışmalara imza attı.
 
Birikim ekolünün öncü isimlerinden Ömer Laçiner, 12 Mart sürecinde tasfiye edilenlerden. 1946, Sivas doğumlu, 1966 Kara Harp Okulu mezunu. 1971'de Silahlı Kuvvetler içinde bir sosyalist siyasi örgüte katıldığı gerekçesiyle ordudan uzaklaştırıldı. Üç yıl hapis yatan Laçiner, bu sürecin sonunda, 1975'te Murat Belge ile Birikim dergisini çıkarmaya başladı. Gençlik üzerindeki Sovyet ve Çin güdümünü reddeden Birikim ekibi, ulusalcı Marksist bir çizgiyi temsil ediyordu. 12 Eylül'de Fransa'ya gitmek durumunda kalan Laçiner, 1989'da tekrar Türkiye'ye döndü, Birikim'in yayın yönetmenliğini üstlendi.
 
1948, Ankara doğumlu Atilla Özsever, özellikle çalışanın dünyası ile alakalı yazıları ile öne çıktı. Askeriyeden gazeteciliğe intisap edenlerden. 15-16 Haziran Olayları sırasında Kartal Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı Piyade Taburu'nda Takım Komutanı olarak görevli olan Özsever, askeriyeden sonra TRT'de gazeteciliğe başladığında yıl 1974'tü. Anlaşılan 12 Mart müdahalesi sebebiyle epey kişi askeriyeden uzaklaştırılmıştı. Özsever TRT'den sonra Politika, Hürriyet, Günaydın, Sabah ve Milliyet'te çalıştı.
 
Kara Harp Okulu mezunu bir diğer gazeteci Mürşit Balabanlılar. 1981'de Cumhuriyet ekolünde yetişerek gazeteciliğe başlayan, 1949 İzmir doğumlu Balabanlılar, dergiciliğin yanında yayınevlerinde editörlük yapıyor.
 
Hastalığı sebebiyle bugünlerde duaya muhtaç Hekimoğlu İsmail, nam-ı diğer Ömer Okçu da medya mahallesinin asker kökenli isimlerinden. 1967'de Minyeli Abdullah'ı Türkiye'ye kazandıran Hekimoğlu İsmail, o yıldan bu yana medyada yazılarını sürdürüyor.
 
Divan şiirine popülarite kazandıran, edebiyat dünyasından tanıdığımız İskender Pala'nın bu alandaki serüveni diğerlerininkinden farklı. Önce asistanlık girişiminde bulunmuş, ekonomik şartları iyi olduğu için denizci olmuş. 15 yıl sonunda ancak sivile dönebilmiş.
 
Günümüzün popüler isimlerinden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, artık kitaplarından da bildiğiniz eski bir Aksiyoner Aydoğan Vatandaş, şair Can Bahadır Yüce de yolu asker ocağından geçenlerden; Yeniçağ yazarı Yavuz Selim Demirağ da.
 
Ayrıca bugün pek göz önünde olmayan asker kökenli isimler var. İrtica ile mücadelenin bin yıl süreceği sözünün sıcaklığını koruduğu yıllarda, 2000'de, o zaman çalıştığı Hürriyet Gazetesi'nde, rüyasında Atatürk'ten aldığı demeci yayınlamakla ünlü İsmet Uluğ Solak. 10 Nisan tarihli köşesine aktardığı kısa mülakatta Atatürk aynen şunları söylemiş Solak'a: "Yüksek millet iradesinin tecelli etmesini sağlayın. Bu makama herhangi birisini seçmek yetmez. Nereden nereye geldiğimizi anlamamız lazım. Not al çocuk. Bilinsin ki ümidimi kaybetmiş değilim. Beni fevkalade müteessir eden hadiselerle karşılaştım. Tesellim, ziyaretimin kısa olması."
 
Hatırlayamayanlar için hatırlatalım. Nisan 2000'de, o sırada görev süresi dolmakta olan Süleyman Demirel'in yerine Türkiye onuncu cumhurbaşkanını arıyordu. Atatürk'ün orada söylediği "Yüksek millet iradesinin tecelli etmesini sağlayın." sözüne dikkatlerinizi çekelim. 'Yüksek milletin iradesi' mi 'milletin yüksek iradesi' mi? Solak, bunu bilinçli mi yazdı, yoksa…
 
İsmet Solak'a dönelim. Solak da, Ercan Çitlioğlu ve Savaş Süzal gibi Talat Aydemir olayından dolayı ordudan uzaklaştırılıp daha sonra gazeteci olanlardandı. Aydemir hadisesinde ordudan atılıp gazetecilik yapanlar arasında bunların dışında Ayhan Fırıldak da vardı. Ordudan uzaklaştırıldıktan sonra Ulus'ta gazeteciliğe başlayan Fırıldak, THA, Günaydın, Yeni Ortam, Güneş ve Tercüman, sonra da Yankı ve Bugün'de çalıştı. Fırıldak, 20-21 Mayıs 1963 Harbiyelileri Yardımlaşma Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu yedek üyesi. Müştak Korulu da, Aydemir olayına kurban gidip sonra gazeteci olanlardandı.
 
CHP Milletvekili Eşref Erdem de asker kökenli gazetecilerden biri. Anka Ajansı ile Turizm ve Tanıtma Bakanlığı'nda görevler almıştı.
 
Mustafa Necati Özfatura, 1950'de Harp Okulu'ndan topçu subayı çıktı. 1976'da, emekli olduğunda, Hava Kuvvetleri'nde görevi füze subaylığıydı. 1930'da dünyaya gelen Özfatura, emekliliğinden sonra Türkiye Gazetesi'nde dış politika yazdı. Mustafa Necati, Mustafa Ahmetoğlu ve İrfan Öz isimleri ile günde üç yazı kaleme aldığı da oldu.
 
Vefat etmiş olan asker kökenli bildik isimler var. Bu isimlerin en önemlisi belki de Mehmet Nusret Nesin. Yani Aziz Nesin. Harp Okulu mezunu. 1944'te Karagöz ile basın dünyasına girmiş, bir daha çıkmamıştı.
 
Gültekin Samancı (Samanoğlu), 1927'de Konya'da doğdu. 1949'da Harp Okulu'nu bitirdi, 10 yıl sonra kendi isteğiyle ordudan ayrıldı. Basın Yayın Turizm Bakanlığı'na girip (1973) Basın İlân Kurumu Genel Müdürlüğü yaptı. 1988'den itibaren iki dönem TRT Yönetim Kurulu üyeliğinde bulunmuştu.
 
Ayrıca bugün sadece Gazeteciler Cemiyeti Albümü'nde isimlerine rastladığımız Harp Okulu mensubu olup, kimi muhabir, kimi yönetim kadrolarında yer alarak bir şekilde basın dünyasına adım atmış isimler de var. 1928 Amasya doğumlu Mehmet Nafiz Ilıcak. Kemal Ilıcak'ın ağabeyi olan Nafiz Bey, kardeşinin Türkiye Birlik Gazetesi'nde başladı, sonra Tercüman'da devam etti mesleğe. TRT Yönetim Kurulu Üyeliği yapan Sezai Orkunt, Tevfik Pars Piremehmetoğlu, Emin Rodop, Cahit Obrukkaya, Ahmet Kemal Aksu, M. Şakir Bostancıoğlu, Cezmi Hakman, Alaeddin Berk, Bülent Özcan, Hasan Özgen, Sadık Öztekin, Seyfettin Turhan, Mehmet Fuat Yüceer, İlhan Başarı, İlhan Baş, Cihat Dilerge, İbrahim İşsevenler, Nevzat Kızılcan, İlhan Sazel...
 

DKM ARŞİVİ