forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:446. Error 9: Invalid character

Aktif .

taraf_gulenbelgeleriGünlerdir 'Çar?ambay? bekleyin' diya anonslar yapan Taraf dün nihayet, WikiLeaks'in elindeki Türkiyebelgelerini yay?nlayaca??n? duyurmu?tu. Taraf belgeleri yay?nlamaya Gülen'le ilgili ABD istihbarat belgeleriyle ba?lad?...

 

??te Taraf Gazetesi'nde yay?nlanan haberin baz? bölümleri...

(...)

Fethullah Gülen halen Amerika’da “sürekli mûkim” statüsünde ya??yor. Ama bu statüyü elde etmesi kolay olmad?. 1999’da “turist” vizesiyle ABD’ye giden Gülen, bu vizeyi daha fazla uzatmas?n?n mümkün olmad??? noktada, bu kez farkl? bir statüyle, dinadamlar?na verilen “R” vizesi ile ikâmetini sürdürdü. “R” vizesinin de s?n?r?na dayan?nca, Gülen’in avukatlar?, sürekli oturma izni (Ye?il Kart) için ba?vuruda bulundular. Bu ba?vuru, önce Amerikan Vatanda?l?k ve Göçmenlik Hizmetleri Bürosu taraf?ndan reddedildi. Daha sonra, yine Gülen’in avukatlar?, Amerikan hükümetinin “ret” karar?na kar?? Amerikan mahkemelerine itirazda bulundular ve davay? kazanarak müvekillerinin 2008’den itibaren “Ye?il Kart” sahibi olmas?n? sa?lad?lar. ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, WikiLeaks belgelerine yans?yan bir bas?n de?erlendirmesinde bu durumu, “Gülen, Ye?il Kart’?n? hükümet karar?yla de?il, ABD mahkemelerinin karar?yla ald?. ABD hükümeti onu korumad?. ABD hükümeti, Gülen’in Ye?il Kart talebini reddedince, o ki?isel olarak ABD mahkemesine ba?vurdu ve mahkeme karar?yla Ye?il Kart’?n? elde etti” diye özetliyor.


Fethullah Gülen’in ABD’de yasal ko?ullarda ve s?k s?k ülkeyi terketme zorunlulu?u olmadan ya?ayabilmek için verdi?i hukuk mücadelesinde önüne ç?kan en büyük engel Federal Soru?turma Bürosu’ydu (FBI). Nitekim, Gülen’in avukatlar? “Ye?il Kart” için açt?klar? davada, bu talebi reddeden Göçmenlik Bürosu’nun yan? s?ra dönemin ABD Yurtiçi Güvenlik Bakan? Michael Chertoff ve FBI Direktörü Robert S. Mueller’dan da ?ikâyetçi oldular.

?imdi, bu bilgiyi de ak?lda tutarak, ABD’nin ?stanbul Ba?konsolos Vekili Smith’in telgraf?n?n devam?n? okuyal?m:

“Gülencilerin ABD’nin Gülen’e kar?? olumsuz tav?rlar? konusundaki spesifik endi?esinin, Gülen’in avukat?n?n ‘Bilgi Edinme Özgürlü?ü Yasas?’ndan yararlanarak elde etti?i 2004 tarihli bir FBI raporundan kaynakland??? anla??l?yor. Türk Ulusal Polis Te?kilat?’nda irtibatl? oldu?umuz üç üst düzey yetkili, k?sa süre önce bu konuyu ?stanbul’daki ‘legat’?n (?stanbul Ba?konsoloslu?u’nda FBI’? temsil eden diplomat kastediliyor) dikkatine getirdiler ve bu görü?mede ayn? zamanda Gülen’le ilgili bas?l? malzemeler sunarak, FBI’?n, kendisi hakk?nda bir tür ‘temiz ka??d?’ verip veremeyece?ini sordular. (Not: Legat, bu tip bir ka??d? bir PR kampanyas? ba?latmakta kullanma niyetini gözönünde tuttu?u için, buna yana?mad?.)”

“Her yere s?z?yorlar” endi?esi hâkim...

Bu telgraf?n sonundaki “yorum” bölümünü, hem ABD’nin 2005 y?l?nda Gülen’e nas?l bakt???na ili?kin bir belge hem de bu bak???n daha sonraki y?llarda nas?l de?i?ti?ini görmek için “baz” olarak aynen aktar?yoruz:

“Gülen’in kamuoyuna verdi?i ho?görü ve diyalog mesaj?n? ve buna paralel olan ?slam’? bilim ve moderniteyle uzla?t?rma çabas?n? hesaba katan baz? Bat?l? gözlemciler, onu Müslüman bir e?itimci (ya da “hoca”) olarak benimsiyor ve onu “?l?ml? ?slam”?n sesi olarak görmeyi tercih ediyorlar. Gülen, s?kl?kla terörizme kar?? konu?uyor (Kur’an’?n baz? tefsirleriyle ?slam ad?na uygulanan terörist ?iddet aras?ndaki ba?lant?y? irdelememek konusunda dikkatli davranmas?na ra?men...) Gülen ayr?ca, Yahudi cemaatince kendi varl???na destek olarak alg?lanan tav?rlar da sergiliyor.

Ancak Gülen hareketinin nihai niyetleri konusunda derin ve yayg?n ku?kular hâlâ geçerli. Bu hareketin bünyesindeki çe?itli çevrelerin içine çekti?i insanlar üzerinde uygulad??? bask?ya ili?kin ipucu veren anekdotlara sahibiz; i?adamlar?na Gülenci okullar? ve di?er faaliyetleri desteklemek için para vermeyi sürdürmeleri yönünde yap?lan a??r bask? buna örnek. Gülencilerin kendi okul a?lar?n? (buna ABD’deki düzinelerce okullar? da dahil), din propagandac?s? haline getirilmeye müsait bulduklar? ö?rencileri büyük bir dikkatle seçmek için kulland?klar? hakk?nda çok say?da güvenilir rapor elde ettik ve bu okullardaki yat?l? ö?rencilerin beyinlerinin y?kand???n? da defaatle i?ittik.

Bu gerçekler, Gülencilerin Türk Milli Polis Te?kilat? dahil (?stanbul’daki ‘legat’la yapt?klar? toplant?da ortaya ç?kt??? gibi Ankara bu geli?menin polisin terörizmle mücadele çabalar?na etkisini ayr?ca ele alacak) birçok devlet kurumuna s?zmalar?yla birle?ti?inde, yüzeyin alt?nda çok daha kat? bir çizginin, dünya çap?nda bir ?slamc? yay?lma propagandas? misyonunun yatt???na i?aret ediyor. K?sacas?, Gülencilerin sahip olduklar? uluslararas? okullar a?? ile gelecek nesillere ?ekil verme çabalar? ve sadece Türk i? dünyas?na de?il, resmi kurumlara da s?zma konusundaki belgeli gayretleri, Türk ?slam? içinde bask?n bir ses haline gelmeleri halinde, ?l?ml? tav?rlar?n?n sürüp sürmeyece?i konusunda soru i?aretleri do?mas?na yol açt?. Bu nedenle Haleva’n?n temkinli tutumu do?ru bir tav?r gibi görünüyor.”

Bu Gülenciler de ne çok seyahat ediyor

ABD’nin Fethullah Gülen cemaatine bak???, yukar?daki telgraf itibariyle, en iyimser tarifiyle “ku?kucu” diye tan?mlanabilir. Ama 2005’ten sonra Gülen cemaatiyle temaslar?n? ve harekete ili?kin gözlemlerini yo?unla?t?ran Amerikal? diplomatlar?n giderek daha kapsaml? analizler yapt?klar?n? da görüyoruz.

Bu temaslar?n artmas?nda rol oynayan çok basit bir gerekçe, 23 May?s 2006 tarihinde ABD’nin ?stanbul Ba?konsolosu Deborah K. Jones’un Washington’a gönderdi?i telgraf?n da konusu. Telgraf?n konu sat?r?nda aynen ?öyle yaz?yor: “Fethullah Gülen: Onun takipçileri niye bu kadar çok seyahat ediyorlar?” Ve evet, telgraf, Gülen cemaatine mensup olan ya da oldu?u tahmin edilen ki?ilerin ABD’ye seyahatlerini, daha do?rusu vize ba?vurular?n? konu al?yor.

Bu telgraf?n ba??nda, “Fethullah Gülen” diye yazm?? dönemin Ba?konsolosu, “30’dan fazla ülkede, 50’den fazlas? ABD’de olmak üzere 160’tan fazla örgütten olu?an ve büyümeye devam eden devasa bir a??n merkezinde oturuyor. Sonuç olarak da, Gülen’in destekçileri Türkiye Misyonu’na (ABD’nin buradaki diplomatik temsilcilikleri kastediliyor) ula?an ziyaretçi vizesi ba?vurular?n?n giderek artan bir oran?n? olu?turuyor. Ba?vuru yapan Gülenciler seyahat gerekçeleri ve Gülen’le ili?kileri konusunda hemen her zaman kaçamak davran?yorlar; bu da, Konsolosluk memurlar?nda soru i?aretleri yarat?yor. Bu rahats?zl???m?z Türk toplumunun laik kesimlerince de payla??l?yor.”

Ayn? telgrafta, Jones’un, her y?l ABD’ye ziyaretçi vizesi almak için Türkiye Misyonu’na ba?vuran 75 bin ki?iden yüzde 3-5 kadar?n?n “Gülenci” oldu?una ili?kin tahmini de yer al?yor.

Orijinalini bugünden itibaren WikiLeaks sitesinde bulabilece?iniz telgraf?n en tuhaf taraf? ise, Amerikal? diplomatlar?n “Gülenci” diye etiketledikleri vize adaylar?n?n “profilini” ç?karm?? olmas?. Telgrafta, ku?kusuz isim-isim fi?leme yap?lm?yor ama “Gülenci” oldu?una kanaat getirilen vize adaylar?n?n profili, “tek ba??na seyahat eden ve hiç ?ngilizce bilmeyen evli erkek” ya da “ortaokul ça??nda ?ngilizce ö?rencisi” benzeri ba?l?klar alt?nda detayland?r?l?yor.

Yedik içtik ve hep cemaat konu?tuk

Bu “profil” telgraf?ndan bir y?l sonra, 27 Nisan 2007’de, yine Ba?konsolos Deborah K. Jones, bu kez Gülen cemaatini anlay?p anlatmaya yönelik daha samimi bir çabay? yans?tan bir telgraf yazm??.

“Gülencilerle az viskili bir toplant?” ba?l???n? ta??yan telgraf, 17 Nisan 2007’de ABD’nin ?stanbul Ba?konsoloslu?u’nda verilen ak?am yeme?ini konu al?yor. “Dinî lider Fethullah Gülen’e sempati duyan ve/veya onun hakk?nda bilgi sahibi Türklerden olu?an eklektik bir grup” diye tarif edilen misafirlerin listesine Nazl? Il?cak’?n karar verdi?i de telgrafta belirtilmi?. Davetliler ise “gazeteci-yazarlar Fehmi Koru, Ali Bulaç ve Mustafa Akyol, Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Profesörü Niyazi Öktem ve Galatasaray Üniversitesi’nde ders veren o?lu Emre, Marmara Üniversitesi’nde ilahiyat dersi veren Mahmut K?l?ç, sosyolog (Türk yazar Cemil Meriç’in k?z?) Ümit Meriç, Fatih Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekan? Alparslan Aç?kgenç, Türkiye Katolik Cemaatleri Ruhaniler Kurulu Sözcüsü Georges Marovitch ve Türkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakf? Ba?kan? Harun Tokak” diye s?ralan?yor.

Ba?konsolos Jones, konuklar?n yemekte Gülen’i 1960 ve 1970’lerde ?zmir’deki bir camide imaml?k yapt??? günlerden itibaren anlatt?klar?n?, onun ilahiyatç? yönü ve e?itime verdi?i önem üzerinde durduklar?n? aktar?yor.

Papa’yla tan??t?rmak için arac? oldular

Yeme?in en ilginç konu?malar?ndan birini Monsenyör Marovitch yap?yor. Telgraf?n o bölümünü aynen aktar?yoruz:

“Monsenyör Marovitch, kendisinin di?er dinî cemaat liderlerine ve nihayet Papa ?kinci John Paul’a onu tan??t?rmak da dahil olmak üzere, Gülen’in ekümenik (evrensel) gündemini destekleme amaçl? çabalar?n? co?kuyla ve uzun uzun anlatt?. Marovitch ve di?erleri, Hoca’n?n birkaç y?l önce bir Müslüman mezarl???nda öldürülmü? olarak bulunan ve dinleraras? diyaloga ve dünya bar???na hizmet ad?na, Gülen’in daha geni? bir muhatap kitleyle ba?lant?s?n? sa?lamak için Marovitch’le birlikte çal??an varl?kl? Yahudi-Türk i?adam? Üzeyir Garih’le geçmi?teki ba?lar?n? teyid ettiler. Marovitch, Gülen’in Papa’yla bulu?mas?n? organize etti?ini ancak sonra Vatikan’?n Türkiye Misyonu’nun (Vatikan Büyükelçili?i kastediliyor) randevuyu iptal etti?ini ö?rendi?ini anlatt?. (Not: Bu bilgi, asl?nda Garih’in Gülen’i, Abe Foxman’la ?nkâr ve ?ftiraya Kar?? Birlik (ADL) adl? Yahudi kurulu?unun ba?kan? , sonra da Foxman’?n Gülen’i New York Kardinali’yle tan??t?rd???, en sonunda da Kardinal’in Gülen’i Papa’yla tan??t?rd??? yönünde daha önce duydu?umuz bilgilerle çeli?iyor. Notun sonu.) Marovitch bu iptal karar?n?n de?i?tirilmesi için büyük gayret gösterdi?ini ve sonuçta Türk hükümetini öfkelendiren bulu?man?n gerçekle?ti?ini söyledi. Marovitch, daha sonra, bu i?te ABD hükümetinin bir dahli oldu?u yönündeki ku?kular?n, bas?n?n görü?meyi ‘Marovitch’ yerine, dönemin ABD Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz’in ayarlad???na ili?kin hatal? haberlerinden kaynakland???n? aç?klad?.”

Washington’?n bak??? de?i?iyor

Jones’un telgraf?n?n en sonundaki “YORUM” bölümü de, Gülen hakk?nda “laikçi” kesimin ku?kular?n? dinlemeye al??m?? bir Amerikal? diplomat?n, farkl? yakla??mlar i?ittikten sonraki yeni de?erlendirmesini yans?t?yor:

“Gülen’e akademik, mesleki ve dinî aç?dan hayranl?k duyan ya da onun takipçisi olanlar?n olu?turdu?u bu etkileyici grubun ortaya koydu?u Fethullah Gülen portresi ile, Gülen’i, entrikalar çeviren, Türkiye’yi ?ran’dan pek de fark? olmayan ?eriata dayal? bir ?slamî devlete dönü?türme plan? yapan bir kripto-Molla olarak gören laikçi alg?lamalar aras?nda ???k y?llar? var. Bu konuklar, Gülen’in günümüz Türk hayat?yla ve modern dünyayla uyumlu ve ba?da??k bir ayd?nlanm?? ?slam için model ve hatta Türkiye’nin her iki taraftaki radikalle?mi? unsurlar taraf?ndan da istismar?n? önlemek için bir ihtiyaç oldu?una aç?kça inan?yorlar. Onlar, Gülen’in laik devlet ayg?t?yla ya?ad??? sorunlar?, devletin ‘her?eyi denetleme’ ihtiyac?na ba?l?yorlar ve bu darkafal?l??a örnek olarak, Türk hükümetinin Rum Ortodoks Patri?i’nin unvan?ndaki ‘ekümenik’ kelimesine duydu?u antipatiyi gösteriyorlar. En etkileyici olan ise, kendi içinde bariz bir çe?itlilik ta??yan, kimi alkollü içki içen kimi içmeyen, kimi örtünen kimi örtünmeyen bu gruptakilerin kendi aralar?ndaki ho?görü ve mesleki i?birli?i tablosuydu.”

“Hoca, Humeyni gibi de?il...”

Amerikal? diplomatlar?n Gülen’e olan ilgisi, 2008 sonras?nda birkaç konu ba?l???nda yo?unla?m??; Gülen cemaatinin siyasi gündemi, AKP hükümetiyle ili?kileri, Ergenekon soru?turmas?ndaki rolü ve Kürt meselesinin çözümünde bir i?lev üstlenip üstlenemeyece?i bu konu ba?l?klar? aras?nda yer al?yor. Tabii, Gülen hareketinin dünyan?n dört yan?ndaki faaliyetlerinin incelenmesi, Türkmenistan’dan Avusturya’ya kadar birçok ülkedeki okullar?n gezilerek rapor tutulmas? da Amerikan diplomatik mesaisinin parças?. Di?er konularla ilgili belgelere geçmeden, önce, 25 Temmuz 2008 tarihinde, dönemin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson’?n onay?yla Washington’a gönderilen “Türk Gülenci okullar: Ya her yerde ol, ya hiçbir yerde olma” ba?l?kl? telgrafa bakal?m.

Bu telgrafta Amerikal? diplomatlar?n Ankara’daki Samanyolu Lisesi’ne yapt?klar? ziyarette edindikleri izlenimler ve gerek okul çal??anlar?n?n, gerekse Türkiye ve di?er ülkelerdeki cemaat okullar? hakk?nda bilgi sahibi di?er ki?ilerin Amerikal?lara anlatt?klar? geni? yer tutuyor.

Telgraf?n en sonundaki “YORUM” bölümü, Amerika’n?n bu okullara ve cemaate bak??? konusunda ipucu veriyor. “Sadece tek bir kitap okuyan adama güvenmeyin” ba?l?kl? o bölümü aynen aktar?yoruz:

“Ku?kusuz Samanyolu Lisesi’nin ö?rencilerinin ve idarecilerinin gurur duyacaklar? çok ?ey var. Ö?rencileri çok ba?ar?l?; okullar?, ortalama bir Türk devlet okuluyla k?yasland???nda birinci s?n?f; ve Türklerle dünyan?n geri kalan bölümü, özellikle de geli?mekte olan dünya aras?nda de?erli ve nadir nitelikte kültürel de?i?im programlar? gerçekle?tiriyorlar. Bu ve di?er Gülenci okullar?n somut, müspet kazan?mlar?na bak?ld???nda, bu okullar?n ya da bu okullar?n öncülük yapt??? Gülenci hareketin Türkiye’nin demokratik laik sistemine nas?l tehdit olu?turabilece?ini anlamak güç. Ama hareketin d???ndaki Türklerin derin ku?kular? var; hatta konuya kuvvetli bir laik tav?rla yakla?mayanlar?n bile. K?sa süre önce görü?tü?ümüz etnik kökeni Uygur olan ve Gülenci okullar?n Orta Asya’daki faaliyetlerini bilen bir Ankara Üniversitesi Profesörü eski bir Çin atasözü söyledi bize: ‘Sadece tek bir kitap okuyan adama güvenme.’ Gülenci okullar?n ö?rencilerinin, özellikle de evinden uzaktaki yat?l?lar?n, kitap okumalar?n?n ve televizyon izlemelerinin s?k? biçimde denetlendi?ini anlatt?. O?lunu Gülenci bir okula gönderen bir akademisyen arkada??ndan bahsetti. Çocuk, fizik dersinde çok ba?ar?l? olmu? ama ?imdi babas?n? rak? içti?i (Türkler için ulusal bir me?gale bu) için ele?tiriyormu? ve babas? da o?lunu kaybetmi? olmaktan yak?n?yormu?. Gülen ve Ayetullah Humeyni aras?ndaki benzetmelerin ise yersiz oldu?unu söyledi bu profesör. Gülenciler Türkiye’nin laik düzenini dramatik biçimde y?kmak istemiyorlar; onlar içeriden bir de?i?imin pe?inde.”

Gülenciler, Polis te?kilat?na hâkim

?imdi en ba?a, 4 Aral?k 2009 tarihinde Büyükelçi James Jeffrey’nin Washington’a yazd??? ve Gülen hakk?ndaki sorulara nas?l cevap verilece?i konusunda tavsiyelerde bulundu?u telgrafa dönelim.

“Gülen: Türkiye’nin görünmez adam?n?n uzun bir gölgesi var” ba?l?kl? bu telgraf?n büyük bir bölümünü, Washington’?n Fethullah Gülen’in ?ahs?na ve cemaatine güncel bak???n? yans?tt??? inanc?yla aktar?yoruz:

“1) ÖZET: Fethullah Gülen Türkiye’de hâlâ siyasi bir fenomen. Son on y?l boyunca Pennsylvania’da ‘sürgünde’ olsa da, Gülen’in etkisi, sad?k destekçilerinden olu?an tümenler ve elit bir okullar a?? sayesinde devam ediyor. Gülen Hareketi’nin öne sürülen hedefleri dinleraras? diyalog ve ho?görü ama mevcut ‘AKP-laikçiler’ bölünmesinde, pekçok Türk, Gülen’in daha derin ve muhtemelen sinsi bir siyasi gündemi oldu?una inan?yor; hatta baz? ?slami gruplar bile Gülen’in ?effafl?ktan yoksun olu?unu ele?tiriyor ve bunun kendisinin amaçlar? konusunda ?üphe yaratt???n? söylüyorlar.

2) Gülen 1938 ile 1942 aras?ndaki bir tarihte (de?i?ik tarihler veriliyor) do?du ve ba?lang?çta imam ve Diyanet ??leri Ba?kanl???’n?n memuru olarak çal??t?. Hareketini, 1970’li y?llarda, takipçileri ‘Nurcu’ olarak bilinen, Kürt kökenli ?slami dü?ünür Said Nursi’nin ö?retilerini temel alarak kurdu. Gülen daha sonra Nursi’nin çerçevesinin d???na ç?kt?. Gülen’in kendi felsefesi ?slam’da bilimin rolünü vurguluyor. O, dinleraras? diyalogu destekliyor ve terörizmi lanetliyor. Son yirmi y?lda ise, Gülen sadece Türkiye’de de?il, dünyada da a??rl?kl? olarak e?itim üzerine odakland?. Onun okullar? özellikle Orta ve Güney Asya’da, akademik mükemmeliyetleri ve ?l?ml? ?slami görü?leri savunmalar? nedeniyle itibar kazand?.

SUÇLANDI, SONRA AKLANDI

3) Gülen, 1999’dan beri, görünürde tedavi (kalp rahats?zl??? ve diabet) gerekçesiyle gitti?i ABD’de ya??yor. Ancak, bu dönemde, Türkiye’de devleti y?kma plan? yapma suçundan da yarg?land?. Bu suçlama, Gülen’in 1986’da yapt??? bir konu?madan kaynakland?. (...) Hakk?ndaki iddianame nedeniyle, Gülen’in ABD’ye seyahati, Türk yarg?s?ndan kaçt??? izlenimini yaratt?. 2006’da bir Türk mahkemesinde hakk?ndaki bütün suçlamalardan beraat etti. Bu karar temyiz edildi ama 2008’de yeniden onand?.

4) Bu arada, Gülen ABD’de Sürekli Oturum statüsü için ba?vurdu. Göçmenlik Bürosu yetkilileri ilk ba?ta Gülen’in ‘ola?anüstü yetenekli bir yabanc?’ olarak s?n?fland?r?lmas? ba?vurusunu geri çevirdiler ama bir Federal Mahkeme 2008’de bu geri çevirme karar?n?n yanl?? oldu?una hükmetti. Gülen’in ?imdi Ye?il Kart’? var ve Pennsylvania’n?n Pocono Da?lar?’nda gözden ?rak bir yerle?imde ya??yor.

5) Fethullah Gülen Hareketi’nin çekirde?inde Güney Afrika’dan ABD’ye kadar uzanan bir okullar a?? var. Bu okullar yüksek seviyede akademik ba?ar?ya önem veriyor ve i?çi s?n?f?na mensup ve yoksul ailelerden gelen en parlak ö?rencileri al?p onlara burs sa?l?yorlar. Türkiye’deki Gülenci okullar, her y?l yap?lan üniversite giri? s?nav?nda, rutin biçimde en üstteki yüzde birlik puan grubuna giren mezunlar veriyorlar. Bu parlak mezunlar?n ço?u da genellikle (bu okullarda) ö?retmen oluyor. Gülenci doktrin, muhafazakâr ve dinî vecibelere ba?l? yönüyle, 1990’larda Gülencileri toplu halde s?n?rd??? eden Rusya gibi rejimlerde keskin bir husumetle kar??la?t?.

6) Ama bu hareketin kökleri, en kalabal?k takipçi grubu ve en büyük sorunlar? Türkiye’nin içinde. Gülen Hareketi sadece Ankara’daki ünlü Samanyolu Lisesi ve Fatih Üniversitesi gibi e?itim kurumlar?ndan de?il ama ayn? zamanda Gazeteciler ve Yazarlar Vakf?’ndan, çe?itli ?irketlerden, Zaman, Today’s Zaman, Samanyolu TV ve Aksiyon gibi medya organlar?ndan olu?uyor. Gülencilerin ayr?ca Ergenekon (...) soru?turmas?n?n öncüsü olarak görev yapt?klar? Türk Milli Polisi’ne de hâkim olduklar? belirtiliyor. Bu soru?turma, askerî ?ahsiyetler dahil olmak üzere iktidardaki Adalet ve Kalk?nma Partisi’nin pek çok laik muhalifinin derdest edilmesine neden oldu ve bu da Gülencilerin nihai hedefinin, Türkiye’nin görünür biçimde ?slamc? bir hale gelmesini onaylamayan bütün kurumlar?n y?prat?lmas? oldu?u yönündeki ithamlara sebebiyet Verdi. (YORUM: Türk Milli Polisi’nin Gülencilerin kontrolünde oldu?u iddias?n? teyid etmek imkâns?z ama biz buna kar?? ç?kan kimseye rastlamad?k ve Gülenci yurtlarda kalan polis adaylar?na polislik s?nav?ndaki sorular?n cevaplar?n?n önceden verildi?ine ili?kin tan?kl?klar i?ittik.)

ERGENEKON SORU?TURMASININ BAYRAKTARLI?INI YAPMAK

7) Zaman gibi Gülenci gazeteler Atatürk’ün miras?n?n geçerlili?ini b?kmadan sorguluyor ve AB heveslisi bir ülke olarak Türkiye’nin siyasi konularda Türk ordusunun sesinin k?s?lmas?n? sa?lamas? gerekti?ini savunuyorlar. Bu gazeteler, Ergenekon soru?turmas?n?n bayraktarl???n? yap?yor ve Türk ordusunun geleneksel hâkimiyetinin Türkiye’nin tarihinde olumsuz bir etken oldu?unu sürekli olarak vurguluyorlar. ?a??rt?c? olmayan bir ?ekilde, Türk Genelkurmay?’na yak?n kaynaklar Gülen’den aç?kça nefret ediyor; onun ve onun destekçilerinin sadece Türk ordusunu y?pratmak de?il, ayn? zamanda Türkiye’yi ?ran benzeri bir ?slami cumhuriyete dönü?türmek için de amans?z bir mücadaleye giri?tiklerini savunuyorlar.

8) Hatta baz? ?slamc? örgütler nezdinde bile, Fethullah Gülen Hareketi’nin karanl?k bir imaj? var. Ba?kent Kad?n Platformu’nun eski ba?kan? Hidayet Tuksal bize kendi grubunun, ?iddet kullan?m?na kar?? ç?kmas? yüzünden Gülen’e olumlu bakt???n? ama ?effafl?ktan yoksun olmas?n?n Gülen’in amaçlar? hakk?nda ?üphe do?urdu?unu ve bunun, Gülen’in en etkin oldu?u topluluklar aras?nda bile gelece?e ili?kin ku?kular? besledi?ini söyledi. Gülen’in temel hedefinin dinlerararas? diyalog ve ho?görü oldu?u öne sürülse de, onun gündeminin daha derin ve daha sinsi oldu?u dü?üncesi Türkiye’deki pek çok çevrede yayg?n.

9) Gülen Hareketi, Sünni Hanefi ?slam’?n modernle?mi? bir versiyonu olarak tarif ediliyor. Bu e?ilimi, eski Ba?bakan Necmettin Erbakan’?n Milli Görü? grubuyla payla?sa da, Milli Görü?, Türkiye merkezli bir hareketken, Gülen Hareketi’nin daha geni? bir kapsam? var ve amaca ula?maya yard?mc? her arac? mubah gören bir yakla??mdan rahats?zl?k duymuyor; mesela, gerekti?inde ba?örtüsünü de ç?kartabiliyor. Yine de, ba?ka baz? ortak paydalar sözkonusu: AKP’nin kurucular?n?n ço?u Milli Görü?’ten gelirken, AKP’nin birçok yetkilisinin de Gülen Hareketi’ne yak?n oldu?u biliniyor.

10) Türkiye’de Gülen’e de?inen tart??malar?n büyük bölümü nezaket ve incelikli bir ustal?k içeriyor. Bizim irtibatta oldu?umuz ki?iler, konu?malar? halinde bunun sonradan kendilerine zarar verip vermeyece?inden emin de?illermi?çesine, bu konuda görü?lerini aç?klamakta s?kl?kla tereddüt gösteriyorlar. Dahas?, Gülen’le ilgili konu?malar?n siyasi ba?lam? da karma??k, zira Cumhurba?kan? Gül, bizim ili?kide oldu?umuz ki?ilerin hemen hepsi taraf?ndan Gülenci olarak görülüyor ama Ba?bakan Erdo?an öyle görülmüyor. Esasen, görü?tü?ümüz baz? ki?ilerin iddias?na göre, Erdo?an, o kadar kararl? biçimde Gülen cephesinin d???nda duruyor ki, Gülen’in sad?k çevresi onu bir yük (liability) gibi görüyor. Bu arada, Cumhuriyet Halk Partisi ve AKP’nin di?er muhalifleri ABD’yi, sözümona Türkiye’nin laik temellerini zay?flatarak bir ?l?ml? ?slami devlet “modeli” yaratmak amac?yla, gizliden gizliye Gülen’i desteklemekle itham etmekte pek aceleci. Bu itham, Türkiye’de laiklik kar??t? faaliyetleri nedeniyle yarg?land??? bir s?rada Gülen’e ABD’ye s???nma imkân? ve nihayetinde de sürekli oturum statüsü tan?nm?? olmas? gerekçesine dayand?r?l?yor.

11) Gülen’in ?slami olmayan destekçileri de var ve ?stanbul’daki Ekümenik Patrik bunlardan biri. Patrik, k?sa süre önce Büyükelçi ile yapt??? bir konu?mada, ABD’ye yapt??? son gezi s?ras?nda Gülen’i ziyaret etti?ini ve bir saatten fazla ba?ba?a görü?tüklerini anlatt?. New York’a yapt??? ziyarette de Gülen’i yeniden görmeyi planlad???n? söyledi. Patrik, Büyükelçi’ye Gülen’den “çok etkilendi?ini” anlatt? ve Kazakistan’da Süleyman Demirel’in ad? verilen bir üniversite dahil olmak üzere Gülen okullar?n?n kalitesini övdü.

12) Türkiye’de mevcut AKP-laik bölünmesi veri al?nd???nda, herhangi bir ?slami hareketin kendi amaçlar? konusunda temkinli konu?mas? ?a??rt?c? olmamal?. Ne yaz?k ki bu durum, Türk toplumunda adeta bir refleks olan komplo teorilerine inanma e?ilimini besliyor ve Gülen Hareketi’ne ili?kin ku?kular?n üzerine de büyüteç tutuyor. Gülen’in amaç edindi?i öne sürülen dinleraras? diyalog ve ho?görüye söylenecek söz yok ama Gülen Hareketi’nin arkas?nda ABD hükümetinin oldu?u iddialar?nda kayg? verici baz? yönler görüyoruz.”

Cemaat devlet için aç?k ve yak?n bir tehlike de?il

ABD’nin Fethullah Gülen’e bak???n? genel hatlar?yla yans?tan “K???YE ÖZEL” bir di?er telgraf 11 Kas?m 2003 tarihini ta??yor. Bu tarihte, Ankara 2 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Fethullah Gülen Davas?’n?n kesin hükme ba?lanmas?n? 4616 say?l? ?artla Sal?verme ve Dava ve Cezalar?n Ertelenmesi Yasas? kapsam?nda be? y?l süreyle ertelemi?ti. Zaten dönemin Ankara Büyükelçisi W. Robert Pearson’?n yazd??? telgraf?n ba?l??? da, “Türk Sivil Toplumu: ?slamî lider Fethullah Gülen aleyhindeki hüküm ertelendi.” Pearson, Gülen’i ?öyle tarif etmi?:

“1970’lerde i?e ba?lad???nda çok daha militan olan Gülen, ekümenik (evrensel) bir anlay??la ilgilendi?ini iddia eden ama kökleri yo?un biçimde ?slami olan bir ruhani liderdir. Bu hareket di?er ?slami tarikatlar gibi çal???yor ama nispeten daha hiyerar?ik ve daha disiplinli. Gülen ve takipçileri, eski Cumhurba?kan? Demirel ve ba?-laikçimilliyetçi eski Ba?bakan Ecevit dahil olmak üzere kendi içinde çok geni? bir yelpazedeki Türk siyasetçileriyle ileti?im halinde ve onlardan kamuoyu önünde destek alm?? durumda.”

Bu telgraf?n sonundaki “YORUM” bölümünü ise aynen aktar?yoruz:

“Her ne kadar, tecrübelerimize göre, bu hareket (Gülen Hareketi) Devlet’in bask?s? alt?nda gizemli bir hale geldiyse, temsilcileri bize kar?? daha temkinli davran?yorsa ve dolay?s?yla hedeflerini okumak daha zor oluyorsa da, devletin Gülen’e yönelik tacizi, bize bulan?k ve keyfi ?ekilde yorumlanm?? bir dizi delile dayal?ym?? gibi görünüyor. Ayr?ca, daha militan ?slamc?lar?n Türkiye’deki baz? Gülen yap?lanmalar?na girdiklerini de tecrübe ettik. Ama Gülencilerle kapsaml? ve sürekli temaslar?m?za dayanarak ?u sonuca var?yoruz: Gülen’in yakla??m? öylesine tedricî ve onun kurmaylar? militan olarak karalanmamak konusunda öylesine sak?ngan ki, bu hareket Devlet’e kar?? aç?k ve yak?n bir tehlike olu?turmamaktad?r.”

Polisler FBI’a ba?vurdu

Gülen’in Amerika’da oturma izni alabilmesi için devreye giren üç üst düzey polis FBI’dan temiz kâ??d? istemi?

Fethullah Gülen’in ABD’de yasal ko?ullarda ve s?k s?k ülkeyi terketme zorunlulu?u olmadan ya?ayabilmek için verdi?i hukuk mücadelesinde önüne ç?kan en büyük engel Federal Soru?turma Bürosu’ydu (FBI). Nitekim, Gülen’in avukatlar? “Ye?il Kart” için açt?klar? davada, bu talebi reddeden Göçmenlik Bürosu’nun yan? s?ra dönemin ABD Yurtiçi Güvenlik Bakan? Michael Chertoff ve FBI Direktörü Robert S. Mueller’dan da ?ikâyetçi oldular.

?imdi, bu bilgiyi de ak?lda tutarak, ABD’nin ?stanbul Ba?konsolos Vekili Smith’in telgraf?n?n devam?n? okuyal?m:

“Gülencilerin ABD’nin Gülen’e kar?? olumsuz tav?rlar? konusundaki spesifik endi?esinin, Gülen’in avukat?n?n ‘Bilgi Edinme Özgürlü?ü Yasas?’ndan yararlanarak elde etti?i 2004 tarihli bir FBI raporundan kaynakland??? anla??l?yor. Türk Ulusal Polis Te?kilat?’nda irtibatl? oldu?umuz üç üst düzey yetkili, k?sa süre önce bu konuyu ?stanbul’daki ‘legat’?n (?stanbul Ba?konsoloslu?u’nda FBI’? temsil eden diplomat kastediliyor) dikkatine getirdiler ve bu görü?mede ayn? zamanda Gülen’le ilgili bas?l? malzemeler sunarak, FBI’?n, kendisi hakk?nda bir tür ‘temiz ka??d?’ verip veremeyece?ini sordular. (Not: Legat, bu tip bir ka??d? bir PR kampanyas? ba?latmakta kullanma niyetini gözönünde tuttu?u için, buna yana?mad?.)”

....

Haberin tamam?n? Taraf Gazetesi'nde okuyabilirsiniz...

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri