forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

DİLEK YARAŞ'IN KALEMİNDEN; MAVİ MARMARA BASKINININ HİÇ BİLİNMEYENLERİ...

Aktif .

dilek_yaras_200DKM Yazarı Dilek Yaraş, 31 Mayıs 2010'da İsrail askerlerinin Filistin'e yardım götüren Mavi Marmara gemisine baskın düzenleyip 9 yardım gönüllüsünün hayatına son verdiği saldırıyı ve sonrasında yaşananları kitap haline getiriyor. Hayatını kaybedenlerin aileleri ve tanıdıklarıyla tek tek görüşen Yaraş'ın kitabı yıl sonuna kadar okurlarıyla buluşacak.
Hazırladığı kitapla ilgili DKM'nin sorularını yanıtlayan Yaraş, neden Mavi Marmara olayını kitaplaştırmak istediğini anlattı...

Neden böyle bir kitap hazırlama ihtiyacı hissettiniz?

Mavi Marmara olayı çoğu vicdan sahibi insan gibi beni de çok etkiledi. Düşünsenize, uluslararası sularda sivil/silahsız, bir gemi dolusu insan ve bu insanlara en gelişmiş silahlarla saldıran bir ordu… Hangi yürek dayanabilirdi ki böyle bir vahşete… En önemlisi de Mavi Marmara’daki insanların iyi insanlar olduğu apaçık ortadaydı. Benim de -kısır siyasi tartışmaların dışında-, iyi insanları iyi insanlara anlatmak gibi bir derdim var…
Bu derdin üstüne bir de kara propaganda sarmalı eklenince böyle bir kitap için yola çıkmak farz oldu….

Çünkü, bir kısım medyada, İsrailli askerlerden çok gemide hayatını kaybeden insanlar ve yardım eylemi sorgulanmaya başlanmıştı. Bu yayınlar benim algı dünyama hiç uymuyorsa da toplumun bir kesimini etkilemeyi başarmıştı. İnsanlar vicdanlarını bir yana koyup, silahsız insanların uluslararası sularda vurulduğunu göz ardı ettiler ve ‘’Ne işleri vardı orada?’’ şeklinde sorular sormaya başladılar.  Ben de bunun ve diğer soruların peşine düştüm. Sahi, nasıl insanlardı bunlar, ne işleri vardı Gazze’de, ne uğruna ölmüşlerdi, ölüme gittiklerini biliyorlar mıydı.... gibi cevabını arayan o kadar çok soru vardı ki…

Nasıl bir kitap hazırlıyorsunuz?


Olaydan iki ay sonra, 31 Temmuz’da başladığım bu çalışma için ateşin düştüğü yerleri ziyaret edip acının içinden geçtim.  Gazze şehitlerini, yüreği yanan ailelerinden, arkadaşlarından, konu komşusundan dinledim. Sadece onlarla değil, gemideki direnişe aktif olarak katılan eylemciler ve hatta 80’li yıllarda Filistin kamplarında bulunmuş solcularla da görüştüm.

Sonuç olarak elli-altmış kişiyle saatler boyu görüştüğüm kapsamlı bir çalışma oldu. Sokaktaki vatandaşın merak ettiği –daha önce bu konuda yazılmış olan kitapların doğurduğu sorular dâhil- her şeyi sordum. Ve bütün sorularıma son derece açık yürekli cevaplar aldım. Bu röportajlar sırasında, ben de hayata dair, Anadolu insanına ve kendime dair çok şey öğrendim ve önemli farkındalıklar yaşadım.
İtiraf etmeliyim ki ağır bir çalışma. Çünkü olay ağır... Yüreği yaralı insanlarla konuşurken üzülüyorsunuz ama sonra evde tek başına kulaklıkları takıp da o konuşmaları, ağıtları, İsrailli askerlerin saldırdığı anları dinlerken helâk oluyorsunuz.

Peki kitap ne zaman okurların karşısına çıkacak?

Gecemi gündüzüme katıp çalışıyorum ama bitirmek için çok da acele etmiyorum. Çünkü pazara mal yetiştirmiyorum. Eli yüzü düzgün, derdini doğru dürüst anlatan, en önemlisi bana yüreklerini açan o insanların meramlarını ve çığlıklarını hakkıyla aktaran bir eser olması için gayret gösteriyorum. Dolayısıyla zamanla pek işim yok;  ama sanırım bir iki ay içinde biter.

MEDYAKRİTİK'TE KONUŞULDU...

Ahmet Tezcan'la Doğan Akın'ın Habertürk TV'de birlikte sundukları Medyakritik programında da Dilek Yaraş'ın kitabı gündeme geldi. Köşe yazarlarının oturduğu yerden nasıl ahkam kestiklerinin konuşulduğu bölümde Tezcan, Dilek Yaraş'ın hazırladığı kitabın hikayesini anlattı.


MEDYAJANS.COM

DKM ARŞİVİ