forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

CUMHURİYET BALBAY ÜZERİNDEN 'İKTİDAR SAVAŞI'NA SAHNE OLUYOR...

Aktif .

cumhuriyet_gazetesiCumhuriyet Gazetesi'nde Mustafa Balbay'ın görevden alınması ve İlhan Selçuk'un hastalığı nedeniyle gazete yönetimini bırakacak olması sonrası su yüzüne çıkan iktidar kavgasını nasıl yorumlamak gerekiyor?  



Konuyla ilgili en dikkat çekici yazıyı Ahmet Kekeç Star'da yazmış... Cumhuriyet gazetesinde yaşanan geçmiş yıllardaki iç karışıklıkları ve kavgaları hatırlatan Kekeç, Cumhuriyet'te yaşananları "Balbay üzerinden yürüyen bir “iç kapışma” ve “iktidar savaşı”na sahne oluyordur gazete..." diye yorumlamış..

Kekeç'in yazısından ilgili bölüm şöyle:

....

Öğreniyoruz ki, mesele sadece Balbay değilmiş. Depremin daha “deruni” sebepleri varmış.

Mümkündür...

Muhtemelen Balbay üzerinden yürüyen bir “iç kapışma” ve “iktidar savaşı”na sahne oluyordur gazete...

Cumhuriyet gazetesinde depremlere alışık olduğumuz için son haberleri yadırgamadım. Kaldı ki, sadece bir gazete değildir Cumhuriyet... Bir gazeteden daha fazlasıdır. Bir ocaktır, okuldur, ekoldür, dergahtır, “yolu laik cumhuriyet düşüncesinden geçenlerin buluşma noktası”dır...

Bir tarihlerde İlhan Selçuk depremi vardı...
12 Mart’tan hemen sonra yanlış hatırlamıyorsam... Bir gidip, bir gelmiş miydi? Yoksa gelmişti de bir türlü gitmek mi bilmemişti?

Hasan Cemal depremi vardı örneğin.

Uğur Mumcu depremi vardı.

Nadir Nadi depremi vardı.

Bu depremlerin öyküsü, Hasan Cemal’in “Cumhuriyet’i Çok Sevmiştim” kitabında tafsilatıyla anlatılmaktadır... “Okuyun” diyeceğim, okumayacaksınız... “Bir liboş ve dönekten öğreneceğimiz ne var ki?” diyerek bidon kafa türü “yetersiz yazarlara” sardıracaksınız.

Depremlere, daha çok, gazete içindeki, her türlü yeniliğe ve değişime karşı çıkan “grup” neden oluyor.

Bu grup, vaktiyle ofset teknolojisine de direnmişti.

Hasan Cemal’e de direnmişti.

Hasan Cemal döneminde daha makul çizgilere çekilen yayın politikasına da direnmişti.

Denilebilirse, Cumhuriyet gazetesindeki mahut grup, yeni şeylerden ve yeni isimlerden hoşlanmıyor. Yeni yordamlara, farklı kavrayışlara, aykırı seslere tamamen kapalı...

Son kavga görünüşte Balbay üzerinden yürüyor ama mesele Balbay’ın tenzil-i rütbeye uğraması değil bence...

Mesele şu: Gazete, geçtiğimiz hafta içinde üç yeni yazarla anlaştı: Süheyl Batum, Tuna Kiremitçi ve Kürşat Başar.

Kongar’lar, Akbal’lar, Acar’lar, Behramoğlu’lar muhtemeldir ki bundan hoşlanmadılar. Belki de kendi dönemlerinin kapandığını düşünüyorlardır ve durumu kabullenmek istemiyorlardır.

Batum, Kiremitçi ve Başar Cumhuriyet’e ne katarlar, bilmiyorum ama, demokrasi ve farklı düşünüşler konusunda, “öncekiler” kadar “kıyıcı” olmadıkları kesin.

Bu da, takdir edersiniz ki, ciddi bir “problem” Cumhuriyet gazetesi açısından.



http://www.stargazete.com/

 

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN