forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

YENİ TARTIŞMA: HER GÜN KÖŞE YAZISI YAZILIR MI?

Aktif .

 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Mehmet Tezkan'ın yazısına atfen "Köşe yazarları, siz ne kadar az yazarsanız ülke o kadar huzur bulur." şeklindeki sözü tartışma konusu oldu. Fatih Altaylı, "Başbakan haklı" derken, Mehmet Barlas, "Keşke köşe yazarlarını hedef almasaydı" değerlendirmesinde bulundu.
FATİH ALTAYLI'NIN GAZETE HABERTÜRK'TEKİ YAZISI

Her gün yazı yazılır mı?

BAŞBAKAN Erdoğan haklı.
Köşe yazarı dediğin 6 gün yazmaz.
Köşe yazmaya ilk başladığım Güneş Gazetesi'nde haftada 1 gün yazardım.
Sonra Güneş battı. Ben de askere gittim.
Dönüşte radyoculuk deneyeyim derken bir yandan da gazetelerle görüşüyoruz. Hürriyet'ten yazarlık teklifi geldi.
Ertuğrul Özkök'le oturup konuştuk.
"Haftada 2 gün yazayım" dedim.
"Olmaz, en az 5 gün" dedi.
"Yapmayın Ertuğrul Bey, ben Sokrates miyim, Platon muyum? Haftada 6 gün kim fikir üretecek" dedim.
3 gün üzerinde mutabık kaldık.
Ancak gördüm ki, bizim memlekette haftada en az 5, hatta 6 gün yazmıyorsan, okur seni adam yerine koymuyor.
Konuk yazar muamelesi görüyorsun.
Yazarlığın raconu 6 günden az yazmamak. Ama bu yazarın değil, okurun tercihi. Bir süre sonra Özkök, "Gördün mü" dedi.
"Gördüm ama inadım inat" dedim.
Sonunda pes ettim. Haftada 6 gün Hürriyet'in orta sayfasına yerleşmek zorunda kaldım.
Ama Başbakan, köşe yazarlarının gereğinden fazla yazı yazdığı konusunda haklı.
Haftada 6 gün yazı yazmak insani değil. Zaten 6 gün yazsan da iyi yazı ya 1 tane çıkıyor, ya iki tane. Gerisi laf kalabalığı.
Dünyanın başka yerinde de bu kadar yazan yazar yok.
Başbakan bu konuda Batı standardını istemekte haklı.
Ama bizim de aynı standardı siyasette isteme hakkımız var.

MEHMET BARLAS'IN SABAH'TAKİ YAZISI

Başbakanları kızdıran bazı köşe yazarları üzerine...


Başbakan Erdoğan'ın AK Parti Grup toplantısında gazete köşe yazarlarını hedef alan konuşmasını sizler de ya okudunuz ya da televizyon haberlerinde dinlediniz.


Başbakan şöyle konuştu:


- Bazı köşe yazarları hâlâ açık tahrik içinde... Bunlar ne kadar az yazarlarsa bu millet o kadar huzur bulur. Eskiden haftada bir yazarlardı. Artık yarım saat içinde yazı yazmaya başladılar. Sipariş geliyor yazıyı döktürüyor. Bunları istismar edenler millet düşmanı ve devlet düşmanıdır. Millet bu oyunlara gelmez.


Bu konuşmadaki "Bazı" kelimesine sarılıp "Başbakan beni hedef aldı" diye kendini ortaya atacak meslektaşlarımız mutlaka çıkacaktır.
Adamın biri tıklım tıklım dolu bir sinema salonunda sahneye çıkmış ve seyircilere dönerek "Ulan Ahmet, ne biçim adamsın sen" diye bağırmış.


Seyircilerden hiçbir reaksiyon veya bir cevap gelmemiş bu seslenişe.


Adam yine "Ulan Ahmet, erkeksen çık ortaya" diye bağırmış.


Bu sırada ön sıralardan bir seyirci ayağa kalkmış...


O da sahnedeki adama bağırarak "Benim adım Ahmet değil, ne diye öyle bağırıyorsun bana" diye seslenmiş.

Acaba hesabı ne?


İşte öyle bir şey Başbakan'ın gazete köşe yazarlarından bazılarına "Az yazın" diye çıkışması...


Bir açıdan bakılınca tabii ki yanlış bir tutum Başbakan'ın öfkesini böyle seslendirmesi.


Ama yedi yıldır Başbakan olduğuna göre, onun yanlışlarının ve doğrularının da kendince bir hesaba dayalı olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.
Acaba gündemi belirlemek için mi böyle konuşuyor?
Ya da belki şu hesabı yapıyor:
- Bakalım kimler kendilerini "Bazı köşe yazarları" kapsamında görerek bana cevap verecekler?


Başbakan'ın hesabı ne olursa olsun, keşke gazete köşe yazarlarını hedef almasaydı konuşmasında.


Çünkü sırası geldiğinde onu kıyasıya eleştiren köşe yazarları arasında, gerektiği zaman onun savunduğu konularda ondan daha etkili biçimde savları kamuoyuna yansıtanlar da var.


Mesela kimse Radikal'in İsmet Berkan'ı için "AK Parti yandaşıdır" diyemez.


İsmet Berkan mesela "Bu Danıştay Tanzimat Fermanı'nı da iptal ederdi" başlıklı dünkü yazısında "Katsayı olayı"nı öyle güzel irdelenmiş ki, hiçbir AK Parti sözcüsü olayı bu kadar açık ve seçik anlatamazdı.
Şöyle yazmış:

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN