forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:446. Error 9: Invalid character
Yazdır
PDF

Aktif .

ET?KETLER:Necla Mora

neclamoraDOÇ. DR. NECLA MORA - MAKALE

Küreselle?me sürecinde öteki ile ayn?la?ma, tektiple?me, kendine ve kendi kültürüne yabanc?la?may? gerekli k?lmaktad?r. Kendine ait de?erler, küresel pazar?n hizmetine sunuldu?unda yapay, tektip, özgünlü?ünü yitirmi? olmaktad?r. Dolay?s?yla kültür endüstrisi, tüketime yönelik içi bo?alt?lm??, yapay kültürel ürünlerle kitleleri tüketim bombard?man?na tutarak, zihinsel fonksiyonlar? olumsuz etkilemekte, dü?ünüp sorgulamayan, demokratik tepkilerini gösteremeyen edilgen, kolay yönetilen kitleler yaratmaktad?r.

*****


MEDYA KÜRESELLE?ME VE K?ML?K

Necla MORA

Giri?

Serge Latouche (1993: 30-35)’a göre, Bat?’n?n kolonisi olmaktan yasal anlamda kurtulan Üçüncü Dünya ülkeleri gerçek anlamda özgürlüklerini kazanm?? de?illerdir. Bat?’n?n soyut egemenli?i art?k simgesel güçlere dayal?d?r. Bu egemenli?in yeni araçlar?, bilim, teknik, ekonomi ve bu süreç zarf?nda kazand?klar? geli?me de?erleridir. Bat? sistemi, bir bütün olarak alg?lan?r, bilimsel dünya görü?ü, teknik mühendislik ve dinsel törenler bu bütünün parçalar?d?r. Üçüncü Dünya ülkeleri Bat?’n?n kolonisi olduklar? için Bat? ile özde?le?erek onun de?erlerini, ya?am tarzlar?n? benimsemek zorunda kalm??lard?r. Bat?, kolonile?tirme hareketlerine en ücra kö?elere kadar ula?arak bütün bölgelerin ekonomik yap?lar?n? altüst etmi?tir. Bütün halklar dünya pazar?n?n i?leyi?inden etkilenerek küresel i?bölümüne kat?lm??lard?r. Pazar talepleri, rekabet ortam?, aç?k ?iddet ve ileti?im teknolojilerinin geli?mesiyle küresel ileti?im a??n?n kurulmas? geleneksel üretim ve tüketim modellerinin ortadan kalkmas?na ve tüm dünyay? birle?tiren tek bir dünya pazar?n?n egemen olmas?na neden olmu?tur. Bat?’n?n bak?? aç?s?yla de?erlendirilen haberler, dizi, film, kitap müzik benzeri kültürel ürünlerle Bat? ya?am tarz? Üçüncü Dünya ülkelerinin kültürel dokusunu etkileyerek Pazar yaratm??t?r. Zaten amaçlanan talep olu?turarak Pazar yaratmakt?r. Ayr?ca küresel sermayenin çok ucuza üreterek dünya pazar?na sundu?u bu ürünler Üçüncü Dünya ülkelerinin üretimini olumsuz etkilemi?tir. Bu ülkeler, küresel sermayenin Pazar? olmalar?n?n yan?nda, Bat?’n?n üretimini bu ülkelere kayd?rmas? nedeniyle hem ucuz insan gücü olarak küresel sermayeye hizmet etmekte, hem de enerji ve do?al kaynaklar? bu ülkeler taraf?ndan kullan?lmaktad?r. Bunun yan?nda çevre kirlenmesi nedeniyle su, toprak ve di?er do?al ya?am kaynaklar? da çe?itli zararlar görmektedir. Küresel sermaye ise, buradan elde etti?i kâr? kendi ülkesine aktarmaktad?r. Çal??mada literatür taramas? yap?larak konu tart???lacak, medya, tüketim kültürü ve kültürel de?i?imle ili?kilendirilerek küreselle?menin Üçüncü Dünya ülkelerinin geli?mesi aç?s?ndan olumsuz yönleri vurgulanarak, olumlu anlamda neler yap?labilece?i konusunda öneriler geli?tiilmeye çal???lacakt?r.

Kültürel Emperyalizm

Dünyada yakla??k 3500 sözel ve 500 kadar yaz?l? dil bulunmas?na ra?men, bas?l? malzemenin üçte ikisinden fazlas?n?n ?ngilizce, Almanca, ?spanyolca ve Frans?zca yay?mlanmas?n?n kültürel emperyalizmin önemli göstergelerinden biri oldu?u söylenebilir (Tomlinson,1999: 27-30). Dillerin bu tahakkümü, hem  uluslar?n dünyaya seslerini duyurabilmeleri aç?s?ndan, hem de  kültürel emperyalizm ba?lam?nda de?erlendirilebilir.

Serbest Pazar ve serbest ak?? doktrinini benimseyen Bat?l? ülkeler, küresel ileti?im ak???n?n modernle?meye ve kalk?nmaya katk? sa?layaca??n? savunmalar?na ra?men, durumun ileri sürülenden tamamen farkl? geli?ti?i görülür (Uluç, 2003: 105, 111). Bu uygulama Güney Amerika ve Üçüncü Dünya ülkelerini eski emperyal güçlere borçlu ve ba??ml? k?lan farkl? bir kolonicilik türünü ortaya ç?karm??t?r. Kültürel emperyalizm, belirli bir kültürel grubun üretti?i kültürel ürünlerin bir ba?ka kültürel grup taraf?ndan tüketilmesi anlam?na gelir. Dolay?s?yla ili?kide tek yönlülük ve gruplar aras? e?itsizlik söz konusu oldu?undan bu durum, sosyal, siyasal ve ekonomik etkilerinin oldu?unu gösterir. Böylece ülkeler aras?nda ekonomik ve siyasal bak?mdan var olan ba??ml?l?k, kültürel emperyalizm ile desteklenerek geli?mektedir. Modernle?me ve az geli?me birbiriyle etkile?im halinde birbirini besleyerek yeniden üreten bir yap?ya bürünür. Örne?in Üçüncü Dünya ülkeleri hem kitle ileti?im araçlar?n? hem de bunlar?n içeri?ini sat?n almak zorunda olduklar?ndan ekonomik ve kültürel anlamda ba??ml? ve etki alt?nda kalmaya devam etmektedir.

Kültürel emperyalizm ba?lam?nda geli?tirilen bir görü? olan medya emperyalizmi, kitle ileti?im araçlar?n?n mülkiyeti, yap?s?, da??t?m? ve içeri?inin ba?ka ülkelerdeki ç?kar gruplar?n?n etkisi ve denetimi alt?nda olmas? ile ortaya ç?kan bir durum olarak tan?mlanabilir.

Küreselle?me

?çinde bulundu?umuz ça?a siyasal, sosyal ve ekonomik aç?dan egemen olan sistem küreselle?me, dünya genelinde Pazar ve üretimi birle?tiren çokuluslu ?irketlerin, ürüne ve hizmete dayal? ticaretin yan?nda, sermaye ak???, para ve finansal kaynaklar?n dola??m?n? da içine alan bir yap?lanmad?r. Bu yap?lanmada topluma ait karar alma süreçleri halktan yal?tarak pazar?n yetkisi dâhilinde i?letilir. Böylece küresel medya ve ileti?imin deste?iyle küresel kapitalizm geli?ir. ABD’nin temellendirdi?i çokuluslu ?irketler küresel medya ve ileti?im sektöründe egemen güç durumundad?r (Robert W. McChesney, 2003: 7-9). John Tomlinson, kültürel emperyalizmi küresel kültürel gücün da??l?m?n?n, yan?nda, dünyan?n Amerikanla?ma, bat?l?la?ma, kültürel homojenle?me söylemini temsil etti?ini belirtir (2007: 226-227).

Di?er yandan küreselle?me, her alanda mesafenin önemini kaybetti?i siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda dünyan?n daha çok bütünle?mesidir. Diyalektik bir özellik gösteren, z?t e?ilimleri de içeren bir geli?medir. Küresel sermaye, yerel sermayeler arac?l???yla di?er ekonomik seçkinlerin i?birli?i içinde girece?i piyasaya tutunarak geli?ir. Zamanla onlar? k?smen içine alarak yerel piyasada yerle?ir. Bu konuda Zeitgeist Addendum (Peter Joseph, 2008) adl? belgeselde, insan?n sosyal kurumlar?n biçimlendirdi?i dünyaya do?du?u ve dünya nimetlerinin % 40’?n?n dünya nüfusunun % 1’i taraf?ndan tüketildi?i, % 99’unun ise % 60’l?k k?sm?n? payla?mak zorunda oldu?u belirtilir.

Dolay?s?yla krizlerin asl?nda kendilerine ç?kar sa?lamak isteyenler taraf?ndan di?er insanlar?n zarar görmesine ald?rmadan çe?itli yollarla ve özellikle medya arac?l???yla toplumu yönlendirmesi, olaylar? yönetmesiyle zihinlerimizde yarat?lan krizler oldu?u vurgulan?r. ‘Paray? kontrol eden her ?eyi kontrol eder’, anlay???yla insanlar, tüketime yönlendirilerek borçland?r?lmakta, borçlar?n? ödeyebilmek için itaat ederek çal??t?r?lmaktad?r. Borç ve buna uygulanan faiz, uluslar aras? boyutta da toplumlar? kölele?tirmek için kullan?lan bir silaht?r. ?nsanlar bütün gün bu borçlar? ödeyebilmek ve gerekli bar?nma, beslenme ihtiyaçlar?n? sa?layabilmek için çal???r. Ak?am evine döndü?ünde medya üzerinden yine tüketime yönlendiren ve alg?lamas? köreltilen, zihni buland?r?lan insanlar, dürtülerini kamç?layan, baya??, basit enformasyon bombard?man?na tutulurlar. Film ve dizilerde özendirici ya?am tarzlar?, tatiller, marka giysiler, e?lence ortamlar? ve bunlar? sa?lama olana??, tüketici kredileriyle bankalar taraf?ndan verilmektedir. Böylece borçlanma ve bu borçlar? ödemek için ücretli köleler olarak çal??ma k?s?rdöngüsü sürüp gitmektedir. Bankalar ve bunlar?n destekledikleri ?irketlerle hükümetler toplumun gerçek efendileri konumundad?r. Bu efendili?i sürdürmek için Dünya Bankas?, uluslar aras? Para Fonu (IMF) gibi araçlardan yararlan?l?r. John Perkins’e göre, bu sömürü düzeninin küresel boyutunda, silah ve borç araçlar?ndan yararlan?l?r. Uluslar aras? ba?lamda yukar?dakine benzer bir siyaset izlenerek uygun ülkeler seçilir. Dünya Bankas? ve benzeri kurulu?lardan bu ülkeye kredi sa?lan?r. Ancak gerçek anlamda para hiçbir zaman bu ülkeye girmez, bunun yerine para, bu ülkelerde yap?lacak birtak?m projelere aktar?l?r. Dolay?s?yla bu krediden kendi ülkelerinin ?irketleri ile borçlanan ülkelerin üst düzey yöneticileri kâr sa?lar, kredi verilen ülke ise, büyük borç yükü alt?na girer (Joseph, 2008). Böylece bu ülkeler borçlar?n? ödeyebilmek için sahip olduklar? do?al kaynaklar?n? ve kârl? ?irketlerini özelle?tirmeye açarak çok ucuza bu ülkelerin hizmetine sunmak zorunda kal?rlar.

Dolay?s?yla günümüz toplumlar?, çal??mak, seyretmek ve tüketmek üçgeninde ya?ayarak küresel sisteme hizmet etmektedir. Küresel anlamda bütün dünyada bulunan ve standart hizmet veren McDonald fast food i?letme zinciri, küreselle?me için bir semboldür. Dünya genelinde insanlar?n tüm ihtiyaçlar?n?n, beklentilerinin Pazar ko?ullar?nda kar??lanmas?, dünyan?n McDonaldla?t?rmas? olarak ele al?nabilir.

George Ritzer (1998)’e göre, toplumun McDonaldla?t?r?lmas?, restoran, e?itim, i?, sa?l?k, seyahat, e?lence, spor, aile, politika, do?um ve ölüm olmak üzere ya?am?n tüm alanlar?n? kapsayan tüketime yönelik bir müdahaledir. ?nsanlar kendilerine cazip bir biçimde sunulan bu kolayla?t?r?lm?? hizmetleri tüketirken kendilerinden baz? ödünler verirler. McDonaldla?t?rma topluma, verimlilik, hesaplanabilirlik, ürün standardizasyonu, denetim olana?? sunar. Bu standardizasyonu sa?lama yolu, malzemeden ürüne, çal??anlar?n mü?teri ile konu?aca?? sözcüklere var?ncaya kadar belirli kli?elerle belirlenmesiyle sa?lan?r. Çal??anlar? insani tepkilerden uzakla?t?ran, adeta robotla?t?ran bir uygulamad?r. Mü?teriler aç?s?ndan ise, hizmetin mekanik bir biçimde al?narak zaman kazan?lmas?d?r. Medya taraf?ndan h?rsl? tüketiciler olmaya programlanan insanlar, özellikle çocuklar ve gençler, küresel sermayenin denetimine ve etkisine aç?kt?r. Küresel sermaye, insanla ilgili olan her ?eye el atarak onu kendi pazar? için bir tüketim nesnesi haline getirir. Örne?in, her kültüre ait yiyecek fast food olarak dünyan?n her yerinde haz?r olarak tüketime sunulur. Ayr?ca McDonaldla?t?rma insani her faaliyetin içine girmi?tir.  Bunlar, çe?itli tatil paketleri, sperm ve yumurta bankas?, ta??y?c? anneler, teknoloji yard?m?yla hamilelik, istenilen cinsiyette çocuk sahibi olma seçenekleri, do?um paketleri, cenaze töreni paketleri vb olarak s?ralanabilir.  Ritzer’e göre, McDonaldla?t?rma, toplumu giderek bu sistemi yöneten bir avuç liderin denetiminde olan Weberyan anlamda  demir bir kafese dönü?türebilir. Hatta ileri a?amada sistemin onlar? da denetler hale gelmesi olas?d?r (1998: 209-210).

Sonuç

Küreselle?me, kapitalizmin küresel anlamda yay?lmas?d?r. Küreselle?me ile pazarlar ulusüstü küresel sermayelerin tekelleri alt?na girmi?tir. Küreselle?me ile dünya üzerinde kültürel homojenle?tirme yarat?lmaya çal???lmaktad?r. Kültür, Amerikan men?eli olarak kitleselle?mekte, tektiple?mekte ve yapayla?maktad?r. Bilinen her alanda tektiple?me getirerek dura?anla?maktad?r. Bu durum özellikle Üçüncü Dünya ülkeleri aç?s?ndan olumsuz olmaktad?r. Çünkü sadece ucuza sunuldu?u için tüketen, üretime kat?lmayan bu ülkeler önce kültürel daha sonra ekonomik emperyalizme u?ramaktad?r. Çok uluslu ?irketler, yerel kültürlere tutunarak ve onlar?n özgün kültürel de?erlerini de kitleselle?tirerek kendi pazar?na katmaktad?r. Dolay?s?yla bu aç?dan küreselle?me, emperyalizmin farkl? bir uygulamas?d?r.

Küreselle?me sürecinde öteki ile ayn?la?ma, tektiple?me, kendine ve kendi kültürüne yabanc?la?may? gerekli k?lmaktad?r. Kendine ait de?erler, küresel pazar?n hizmetine sunuldu?unda yapay, tektip, özgünlü?ünü yitirmi? olmaktad?r. Dolay?s?yla kültür endüstrisi, tüketime yönelik içi bo?alt?lm??, yapay kültürel ürünlerle kitleleri tüketim bombard?man?na tutarak, zihinsel fonksiyonlar? olumsuz etkilemekte, dü?ünüp sorgulamayan, demokratik tepkilerini gösteremeyen edilgen, kolay yönetilen kitleler yaratmaktad?r.

Küreselle?me, co?rafi anlamda sabit mekânlarda, teknolojinin sa?lad??? ileti?im a?lar? sayesinde iç içe ve geçirgen bir dünya yaratm??t?r. Ancak bu olanak gücü elinde bulunduran ülkelerin denetim ve engellemelerine aç?kt?r. Dolay?s?yla tüketmek geli?mi?lik düzeyinin belirleyicisi olmamaktad?r. Bilimi ve teknolojiyi üretmek bu konuda emperyalist ili?kileri engelleme aç?s?ndan gereklidir.

Kaynakça

Makaleler

McChesney, Robert W. (2003), “Küresel ?leti?imin Politik Ekonomisi”, Kapitalizm ve Enformasyon Ça??, (Der. Robert W. Mc Chesney, Ellen Meissins Wood, John Bellamy Foster),  Ankara: Epos Yay?nlar?, ss. 7

Tomlinson, John, “Küreselle?me ve Kültürel Emperyalizm”, Kültür Sosyolojisi, (Der. Köksal Alver ve Necmettin Do?an), Ankara: Hece yay?nlar?, 2007,  ss. 225-226, 233.

Kitaplar

Latouche, Serge (1993), Dünyan?n Bat?l?la?mas?, ?stanbul: Ayr?nt? Yay?nlar?.

Ritzer, George (1998), Toplumun McDonaldla?t?r?lmas?, ?stanbul: Ayr?nt? Yay?nlar?.

Tomlinson, John (1999), Kültürel Emperyalizm, ?stanbul: Ayr?nt? Yay?nlar?.

Uluç, Güniz (2003), Küreselle?en Medya: ?ktidar Ve Mücadele Alan?, ?stanbul: Anahtar Kitaplar Yay?nevi.

 



Doç. Dr., ?stanbul Ayd?n Üniversitesi ?leti?im Fakültesi Ö?retim Üyesi
Gazetecilik Bölüm Ba?kan?

neclamora@aydin.edu.tr

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri